Güçlü Markaların Altın Anahtarı: Reklam

Reklam, markanın temel ihtiyacıdır. Ancak günümüzde maruz kaldığımız reklam bombardımanını düşünecek olursak bunca reklam arasında markaların fark edilebilmesi daha da zor bir iş. Tüketici olarak reklamlardan ne kadar bunalmış olsak da farklı ve yaratıcı reklamları izlemekten bir o kadar keyif alıyoruz. İyi reklamlar sadece farklı ve yaratıcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda satış yaptırdığı da aşikar. Unutulmaması gereken bir şey var: En iyi reklam, memnun kalmış müşteri tarafından yapılan reklamdır. Bir markanın ürünü ne kadar iyiyse reklamına ayırması gereken bütçe de o kadar az olur.

Günümüzdeki globalleşmenin bir kasırga şeklinde dünyayı küçülterek ilerlemesi markalara birçok avantaj sunarken aynı zamanda önünü kesiyor. Çünkü her sektörde alanı domine etmiş güçlü markalar bulunuyor. Bu markalar o kadar ciddi reklam bütçeleriyle o alanları dolduruyor ki siz topla tüfekle savaşırken onlar uçakları ve tankları ile karşılık veriyor. Bu durum maalesef işleri bir hayli zorlaştırıyor. Konuyla ilgili otomobil sektöründen bir örnek vermek istiyorum:

F segmenti dendiğinde aklımıza kaç tane araba markası geliyor? Lamborghini, Ferrari, Porsche. Belki bir iki marka daha… Peki, mevcut güçlü markaların yanına bir marka daha eklenebiliyor mu? Neredeyse imkansız! Bunun en büyük nedeni, alanı domine etmiş ve zihinlere kazınmış markaların hiç bir zaman tedbiri elden bırakmayıp astronomik reklam bütçeleriyle alanlarını savunuyor olmaları.

Advertising55

Al Ries, “Bir kere doğduktan sonra, sağlıklı yaşayabilmesi için markanın reklama ihtiyacı vardır.” der. Ries’a göre tanıtım güçlü bir araçtır, ancak bir marka er ya da geç tanıtım potansiyelinin sonuna gelecektir ve süreci reklam devralacaktır. Bu süreç Ries’e göre 2 farklı aşamada geçekleşiyor. Birinci aşama yeni kategorinin yaratılmasıyla ilgili. Ries bu aşmayı Xerox markası örneği ile anlatıyor. Xerox 20.yüzyılın ortalarında düz kağıtlı fotokopi makinesini piyasaya sunuyor. Xerox’un piyasaya çıkardığı fotokopi makinesiyle ilgili yazılar dergilerde ve gazetelerde yerini alıyor. Aynı zamanda markanın yöneticileri ürünle alakalı sayısız TV programını katılarak, ürünü tüketicinin zihnine kazıyor. İkinci aşama ise markanın yarattığı yeni kategorideki yükselişi ile alakalı. Yaratılan yeni kategorinin potansiyeli hakkında pek çok yazı yayınlandıktan sonra, Xerox markasının pazarlama ve finansal başarıları hakkında sayısız makaleler de yayınlanıyor. Bugün herkes xerography’nin öncüsünün Xerox markası olduğunu ve fotokopi alanında global bir marka haline geldiğini biliyor. Lider markaların tüketicilere anlatacak başka hikayesi kalmayınca da, reklam artık görevi devralıyor.

Son olarak Al Ries, “Reklama harcadığınız para kendini çıkarmaz ama böylece rakibinizin sizin pazar payına burnunu sokmaya çalıştığında ödeyeceği bedelin çok daha fazla olmasını sağlarsınız. Pek çoklarıda bu bedeli ödeyemez. Memnuniyetle, sizin kocaman pasta diliminizin kırıntılarıyla yetinirler.”diyerek, güçlü markaların rakiplerini boğmak için büyük ölçekli reklam kampanyalarına girişmekte tereddüt etmemelerini savunur.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Burger King’in Kötü Bir Eşyasını Getirene Sosisli Sandviç Verdiği İlginç Reklam Kampanyası

Burger King, kendine has reklamlarıyla sık sık karşımıza çıkan bir marka. Markanın geçtiğimiz yıl yaptığı yaratıcı reklam kampanyalarına örnek vermek gerekirse, gerçekten yanmış olan Burger King şubelerinin fotoğraflarının kullanıldığı reklam kampanyası ve Burger King’in Belçika Kralı ile krallık için yarıştığı reklam kampanyası bu yaratıcı reklamlardan sadece ikisiydi. Ve markanın kendine has reklamlarına bir yenisi daha eklendi.

Design Taxi’nin yaptığı habere göre Burger King’in son olarak çıkardığı ızgarada pişirilmiş sosisli sandvicini Hollanda’da tanıtmak için yapılan “Grill the Worst”, yani “En Kötüsünü Izgarada Pişir” isimli yeni reklam kampanyası bir kelime oyununa dayanıyor. Kampanyanın isminde yer alan ve Türkçe’de en kötü anlamına gelen “worst” kelimesi, Hollanda dilinde “sosisli sandviç” anlamına geliyor.

Amsterdam merkezli ve Etcetera isimli kreatif ajans tarafından Burger King Hollanda için hazırlanan esprili reklam kampanyası kapsamında, Burger King, müşterilerini 15 Ocak’ta Amsterdam’da düzenlenen bir etkinliğe davet etti ve yanlarında sahip olduklar “en kötü” eşyaları getirmelerini istedi. İnsanların yanlarında getirdikleri bu en kötü eşyalar karşılığında ise kendilerine Burger King’in yeni ızgarada pişirilmiş sosisli sandvici bedava olarak verildi.

Bu arada bu tuhaf reklam kampanyası için hazırlanan videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Peki, daha önce çok sayıda yaratıcı ve bir o kadar da başarılı reklam kampanyalarını hayata geçiren Burger King’in bu reklam kampanyası hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bu reklam kampanyası, markanın sizlerle daha önce paylaştığımız reklam kampanyaları kadar iyi mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bankaların Yarattığı Başarılı Reklam Karakterleri

Markalar, tüketicinin zihninde doğru yere konumlanabilmek ve bu konumu devamlı olarak muhafaza edebilmek için belli araçlar kullanırlar. Bu noktada en önemli araçları ise genellikle logo, slogan veya marka maskotları oluyor. Günümüz pazarlama dünyasına göz atmak gerekirse bu araçların içinden sıyrılan marka maskotu markaya kazandırdığı kimlik ve tüketicide yarattığı etki ile çok daha önemli bir konuma gelmiştir.

Başarılı bir marka maskotu yaratmanın anahtarı ise elbette ki markanın stratejileri ve hedefleri ile özdeşleşebilecek, tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek sevilen bir maskot kimliği yaratmaktır. Tüketici, markanın kimliğini maskotun karakteri ile kolayca eşleştirilebilmelidir. Markanın değerleri, bulunduğu konum ve vermek istediği imaj ile çelişmemelidir. Doğru maskot çalışmasının getirdiği faydayı ilk maskot­lardan olan ve Planters Peanut firmasının 1917’de yarattığı Mr.Peanut (Bay Fıstık) maskotunu kullanması beş yıl içeri­sinde 1 milyon dolardan 7 milyon dolara çıkardığı cirosuyla yakından görebiliriz.

Türkiye’de ise incelediğimizde başarılı marka maskotları olarak; Turkcell’in Emocanlar’ını, Arçelik’in Çelik ve Çeliknaz’ını örnek verebiliriz. Globalde düşündüğümüzde ise Milka’nın Mor İneği’ni, Mc Donalds’ın Palyaço McDonald’sı, Michelin’in Bibendum’u örnek olarak gösterebiliriz.

Ve çocukluğumuzun maskotu “Vadaa”… Yapı Kredi World’ün marka maskotu olarak tam 16 yıldır hayatımızda. Bu da Vadaa’yı Türkiye’nin en iyi tanınan maskotu haline getirdi. Sanıyoruz ki Vadaa’nın başarısını gören diğer bankalar geç de olsa güzel bir başarı gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.

Türkiye İş Bankası ve Cem Yılmaz

 

 

 

 

 

 

İş Bankası ve bir animasyon karakteri olarak Cem Yılmaz… Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam filminde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda çıkıyor.

Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam film serisinde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda, bir animasyon karakteri olarak çıkıyor. İş Bankası‘nın yeni reklam kampanyasında Cem Yılmaz’ı bir animasyon karakteri olarak akıllı telefonlar üzerine esprileriyle stand-up yaparken izliyoruz. Örneğin bir reklam filminde konu Siri’ye geliyor; Cem Yılmaz da sahnede Siri yardımı ile havale işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Seyirciler ile diyalogların da renk kattığı reklam filmlerinde karakteri Cem Yılmaz kendisi bizzat seslendiriyor.

Reklam filmleriyle fark ediyoruz ki Cem Yılmaz, bankanın mobil bankacılık uygulaması olan İşCep’i temsil ediyor. Sahnede İşCep’in hayatı kolaylaştıran taraflarını seyirciye güldüren kişiliğiyle anlatıyor. Hayatımızın dijitalleşmesi ile birlikte yaşadığımız komik olaylara da değinen Cem Yılmaz’ın bu animasyon hali İş bankası için başarılı bir marka maskotu kıvamında şimdilik bizlerde yerini almış gözüküyor.

Yapı Kredi Bankası ve Robot Gary ile Metin

Robot Gary, Silikon Vadisi’nden zekâ yüklemesi tamamlanmadan kaçan yapay zekâlı robot. Bir de Yapı Kredi teknolojisini hayatının her alanında kullanan Metin. İşte Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in hayat verdiği bu karakterler, Yapı Kredi’nin “Hizmette Sınır Yoktur” anlayışını dijital çağa taşıyan yeni iletişim konseptinin yüzleri.

Güldüren diyalogları ile karşımıza çıkan ikili, ilk reklamında tanıttıkları Yapı Kredi’nin “Göz-ID” uygulaması ile hayatımızda yavaş yavaş yer edinmeye başladı diyebiliriz. Robot Gary’nin maceraları ile eğlenceli diyalogları, günlük olarak bizlerin de dijitalle yaşadığımız zorluklara bulduğu çözümler ile hayatımızın bir parçası haline geldi.

EnPara.com ve Kıllanan Adam

Finansbank tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen ve temel bankacılık hizmetlerini, fiziksel şubeleri kullanmaksızın sadece dijital kanallar üzerinden sunan dijital bankacılık hizmeti Enpara.com’un kuruluşunun ikinci yılıyla birlikte görmeye başladığımız “Kıllanan Adam” karakteri Enpara.com’da hesap işletim, EFT ve havale ücretlerinin alınmaması, Çözüm Merkezi’nde müşteri temsilcisine 30 saniye içinde bağlanılması, her miktar paraya her zaman yüksek faiz verilmesi eğlenceli bir dille anlatılıyor.

Garanti Bankası ve Ugi 

Garanti Bankası, yeni iletişim platformunu hayata geçirmesi ile birlikte hayatlarımızda yer edinmeye başlayan Garanti’nin DNA’sında olan teknolojiyi yansıtan Ugi, hayatın içine karışarak insanlara kulak kabartıyor, finansal konularda kendini yalnız hissedenlere Garanti’nin çözümlerini hatırlatıyor, önerileriyle hayatlarını kolaylaştırıyor.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link