Bu Elektrik Süpürgesiyle Gökdelene Bile Tırmanabiliyorsunuz

Bir elektrik süpürgesinden beklentiniz nedir? Sessiz çalışması, iyi bir temizlik ve emiş gücü. Peki bir elektrik süpürgesinin emiş gücünü nasıl anlatırdınız? LG kablosuz elektrik süpürgesinin emiş gücünü anlatmak için bir hayli ekstrem bir yol seçmiş. Extreme Rock Climbing Yarışmasının 2015 birincisi Sierra Blair-Coyle ile yaptığı reklam kampanyasında LG elektrik süpürgesinin emiş gücünün bir gökdelene tırmanmak için bile yeterli olacağını görüyoruz.

Son zamanlarda oldukça ilginç deneysel reklamlarla karşımıza çıkan LG’nin bu seferki zorlu hedefinde Blair-Coyle’un işi aslında oldukça zordu. Gösteri sırasında gücünü uzun süre dayanabilen ion pillerden alan kablosuz elektrik süpürgesi ve gökdelenin kaymaya elverişli cam yüzeyinde siyah ve camı tutmaya elverişli vakumlara aktarılan süpürgenin emiş gücü sayesinde tırmanışını gerçekleştiren Blair Coyle süpürgelerin gücünün tükenmesi ihtimaline karşılık güvenlik halatına da bağlanmış.

Biri sağ diğer sol eline bağlı olmak üzere iki tane LG CordZero elektrik süpürgesi bağlanan Blair-Coyle  140 metre uzunluğundaki 33 katlı  gökdelene yarım saatten az bir sürede tırmanmayı başarmış.

Aslında LG’nin yeni elektrik süpürgesi CordZero’ya bu gücü sağlayan yine şirketin ürettiği Smart-Inventer Motor, özelikle kablosuz kategorisinde yüksek performansı ile dikkat çeken elektrik süpürgesi 80 Volt lithium-ion batarya ile 4 saat şarj süresi sonunda 40 dakika kesintisiz güç sağlayabiliyor.

Öyle ki motorun sağladığı güç cam yüzeyde 70 kilogram ağırlığında olan Blair-Coyle’un başarıyla tutunmasını sağlamasına rağmen her ne kadar ekstrem kategorisinde kaya tırmanışı ile beraber yer alabilecek olan gökdelen tırmanışı en az kaya tırmanışı kadar heyecanlı geçmişe benziyor.

Projenin amacını inovatif teknolojilere dikkat çekmek olduğunu belirten LG Elektrikli Ev Aletleri ve Hava Çözümleri başkan yardımcısı bugünün teknolojisi ile üretilen elektrik süpürgesinin sıra dışı zorluklara bile dayanıklı olduğu Sierra sayesinde gösterme imkanı bulduk dedi.

Siz ne dersiniz, bir elektrik süpürgesi için oldukça ilginç bir fikir değil mi?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

E-Ticarette En Çok Reklam Harcamasını Giyim Sektörü Yapıyor

  • Dijital pazarlamanın lider platformu SEMrush, Türkiye’den verilerle zenginleştirilen ‘SEMrush Yıllık E-Ticaret 2018 Trendleri Raporu’nu İstanbul’da yapmış olduğu bir toplantı ile açıkladı. 
  • Araştırmaya göre, e-ticaretin en cimri sektörleri müzik, kitap ve çiçek olurken, en cömert sektörü giyim oldu. Online giyim mağazaları 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor. 
  • Türkiye’de ABD ve İngiltere pazarlarına benzer şekilde “bedava kargo ve “alışveriş” gözde. E-ticaret siteleri tüketicinin kalbini “yüzde 50 indirim” anahtar kelimesi ile fethediyor. 

Dünyanın lider dijital pazarlama platformu SEMrush’ın Yıllık E-ticaret 2018 Trendleri Raporu’na göre e-ticaret sitelerinin yarısı reklamlara yıllık 1000 Dolar veya daha az yatırım yapıyor. Müzik, kitap ve çiçek en tutumlu sektörler olurken, giyim reklamlara en fazla yatırım yapan sektör konumunda. Online giyim mağazaları, 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor. Türkiye’deki e-ticaret siteleri ise reklamlarında en çok “alışveriş” ve “bedava kargo” ifadelerini kullanıyor. “Yüzde 50 indirim” ise Türkiye’deki indirim kampanyalarının en popüler kelimesi oldu.  

‘SEMrush Yıllık E-Ticaret Araştırma’sını basın toplantısıyla açıklayan SEMrush Global Pazarlama Grubu Müdürü Olga Andrienko ve SEMrush Türkiye ve Körfez Arap ülkeleri Kurumsal İletişim Müdürü Adam Zeidan, Türkiye’de dijital pazarlama alanındaki gelişmeleri de değerlendirdi.  

SEMrush Global Pazarlama Grup Müdürü Olga Andrienko, raporu açıklarken.

Tüm ülkelerde hassas nokta: “Ücretsiz teslimat”

Olga Andrienko, dijital pazarlama profesyonellerinin hangi noktada olduklarını daha iyi görmelerine, pazarlama stratejisi ve bütçe gibi kritik konularda daha bilinçli kararlar almalarına destek olmak amacıyla bu raporun hazırlandığını söyledi. Andrienko, otomotiv, giyim, seyahat, elektronik gibi 13 kritik sektörün e-ticaret sitelerinin mercek altına alındığını belirterek, şunları söyledi: “ABD, İngiltere ve Türkiye pazarlarında e-ticaret reklamları için en fazla kullanılan anahtar kelimeleri analiz ettik. ‘Ücretsiz kargo, teslimat’ bu ülkelerde en çok kullanılan ifadeler. Türkiye’de ise reklamlarda en sık kullanılan kelime ‘alışveriş’ olurken, bunu ikinci sırada ‘bedava kargo’ takip ediyor. Bu da bize tüketicinin teslimat konusundaki hassasiyetinin tüm pazarlarda aynı olduğunu ve uzun bir süre daha değişmeyeceğini gösteriyor. İndirim konusunda da yüzde 50 en popüler indirim konumunda. Aciliyet hissi yaratarak tüketicilere çağrı yapmak için ise en çok ‘hemen al’ ve ‘bugün’ ifadeleri kullanılıyor.” 

 Türkiye dünyanın yakın takibinde

Andrienko, dünya e-ticaret trendlerinin çok hızlı şekilde Türkiye’ye yansıdığına dikkat çekerek, “Genç nüfusu ve yüksek internet kullanımı ile Türkiye, geleceğin en büyük pazarlarından biri haline geliyor. Araştırmada Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle ile benzer sonuçlara sahip olması trendlerin çok yakından takip edildiğini gösteriyor. Bugün 40 milyar TL’lik hacmi olan Türkiye e-ticaret pazarının hızlı bir yükselişe geçeceğini düşünüyoruz” dedi. E-ticaretin sıkı rekabet ortamında, küresel pazarları hedefleyen şirketlerin yeni trendlere hızlı adaptasyonunun hayati olduğunu kaydeden Andrienko, Türkiye’den dünyaya açılan rekabetçi şirketlerinin dijital pazarlamasına destek vermeyi önemsediklerini belirtti.  

8 bin e-ticaret sitesi analiz edildi

Özellikle ABD, Almanya, İngiltere gibi gelişmiş e-ticaret pazarlarına odaklanan ve 8 bin e-ticaret sitesinin incelendiği rapor kapsamında web sitesi trafik kaynakları, sıklığı ve türleri, reklamlardan nasıl yararlandıkları, reklamlarındaki duygu kullanımını ve backlink profillerini gösteren veriler toplandı ve analiz edildi.  

Rapor hakkında kısa kısa: 

Müzik, kitap ve çiçek sektörleri en tutumlu sektörler  

  • Rapor kapsamında araştırılan e-ticaret sitelerinin yarısı reklamlara yıllık 1.000 Dolar veya daha az yatırım yapıyor.  Müzik, kitap ve çiçek sektörlerinin bu konuda en tutumlu olduğu dikkat çekiyor.  
  • Tüm kategoriler içinde giyim reklamlara en fazla yatırım yapan sektör konumunda. Online giyim mağazaları, 50 bin doları bulan reklam harcamasını gözden çıkarıyor.  

Trafiğin yüzde 6,19’u ücretli 

  • E-ticaret alanında 5 kritik web sitesi ziyaretçi trafiği kaynağı var. Bunlar: Doğrudan, referans, arama, sosyal ve Google Reklamları. Arama, web sitesi trafiğini sağlayan en önemli kaynak olarak görülürken, doğrudan (direct) ikinci kaynak olarak görülüyor. Bu ikisi tüm trafiğin yüzde 80’ini oluşturuyor.  
  • Referans, yani diğer sitelerdeki linkleri kullanarak belli bir sayfaya ulaşanlar, spor ve çiçek hariç, üçüncü sırada yer alıyor.   
  • Tüm trafiğin yüzde 6,19’u ücretli olarak gerçekleşiyor. Payı büyük olmasa da bu trafik e-ticaret sektörü için oldukça önemli. 

Mobil dostu reklamlar e-ticaretin gözdesi 

  •  E-ticaret siteleri reklamlar için geleneksel medya yerine, mobil dostu HTML display (görüntülü) reklamları tercih ediyor. Bu trend, e-ticaret sektörünün yüzde 70’i için geçerli. Sağlık, çocuk ve müzik kategorilerinde en fazla bu tip reklam görülürken, giyim, mücevher ve gıda gibi sektörler daha geleneksele yöneliyor.  
  • Reklam boyutları konusunda e-ticaret sektörü en fazla “leaderboard” (728×90) tercih ediyor. (Tüm reklamların yüzde 44.48’i) Onu “runner up” (300×250) takip ediyor.  
  • Google Ürün Listeleme Reklamları (PLA) da önemli bir yatırım aracı… Elektronik ve giyim bu alanda başı çeken iki sektör konumunda.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mountain Dew Türkiye Pazarında

2018 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren içecek işletmelerinin ürün ithalatında ve Amerikan menşeli markaların Türkiye’ye getirilmesinde artış yaşanıyor. Bu girişimlerin sonuncusu Pepsi Company‘den geldi ve Fruko meşrubata yetki verilerek limon aromalı gazlı içecek Mountain Dew’in Türkiye’de üretimi ve Türkiye pazarına giriş süreci başlatıldı.

Mountain Dew’i konu almamın birkaç sebebi var:

  1. ABD satış rakamlarının yüksek olması.
  2. Markanın çıkışından sonra gerçekleştirdiği başarılı konumlandırma stratejisi.

Tennessee eyaletinde 1940 yılında alkollü içecekler için bir karışım olarak düşünülen Mountain Dew, içecek formülünde değişikliğe gidilerek 1948 yılında gazlı içecek haline getirildi. Güney eyaletlerde “ay ışığı”nı tanımlamak için kullanılan Mountain Dew deyişi ise markanın ismi haline geldi. Mountain Dew, ABD’de “hillbilly” olarak tarif edilen çiftçileri ve çiftçi ailelerini hedef kitlesine almıştı. Tennessee’nin güney eyaletlerinden biri olması, öncelikle hedef pazarın güney eyaletler olmasına neden oldu. “Willy the Hillbilly” karakteri yaratılarak dönemin ilk reklam filmleri çekildi.

1964 yılında Pepsi grubu tarafından satın alınan marka, modern bir logo ile birlikte ürünün hedef kitlesini değiştirmeyi tercih etti ve hedefine genç nüfusu aldı. Logo tasarımında “mountain” kelimesini “mtn” olarak kısaltan marka, extreme sporlar ve e-spor kategorileri başta olmak üzere promosyon çalışmaları gerçekleştirmeyi sürdürüyor. World of Warcraft, Halo, Call of Duty, Dead Rising, Forza Motorsport gibi oyunlar için özel ambalaj tasarımı ve içecek aroması çeşitlendirmesi gibi çalışmalar yapılıyor.

Ekstrem spor kategorisinde sponsordan ziyade organizatör olmayı tercih eden marka “DEW Tour” serileriyle BMX, kaykay, motokross başta olmak üzere yaz ve kış ekstrem spor etkinlikleri düzenlemeye devam ediyor.

Markanın Amerikan Ulusal Futbol Ligi finali olan “Super Bowl” maçlarında verdiği reklamlar ise içeceğin ulusal pazar başta olmak üzere, faaliyette olunan pazarlarda bilinirliğini artırıyor. 2018 Super Bowl maçında yine bir Pepsi grubu markası olan Doritos cips ile ortak bir reklam çalışması yürütüldü. Reklamda Morgan Freeman ve Peter Dinklage başrol oynuyor. İlk çekilen reklam filmi ile en çok bütçe ayrılan reklam filmi arasındaki fark göz alıcı…

Mountain Dew’in ABD pazarında 8 farklı çeşidi bulunurken, marka yöneticileri Türkiye’ye giriş için kalorisiz Mountain Dew çeşidini seçti. Kalorisiz Mountain Dew ürünün seçilmesinde Türkiye’de son yıllarda şekerli ve gazlı içeceklerin toplam satışında yaşanan gerileme ve toplam satışlarda yaklaşık %6 seviyesinde olan şekersiz içecek talebinin artışı dikkate alınmış olabilir. Türk tüketicisi şekersiz ve kalorisiz ürünleri tercih etmeyi sürdürüyor. İçecek tüketiminde tüketicilerin şekersiz ürün talebi satışlara yansıyor.

Türkiye’de 450 mililitre ve yukarıda görülen şişe tasarımıyla satışa sürülen içecek, 2.25TL’ye satılıyor. Ürüne zincir marketlerden ulaşabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link