Jeff Bezos, Amazon’un Super Bowl Reklamında Rol Aldı

İnternetten alışverişin dünyadaki 1 numarası olan ve perakendecilik alanında faaliyet gösteren şirketleri satın almaya devam ederek fiziki mağaza tarafında hızla büyüyen Amazon, teslimat yöntemleri, satış sonrası destek ve müşteri memnuniyeti konularında da gösterdiği başarıyla müşterilerini memnun eden küresel bir marka hâline geldi. Markanın son arz-ı endâm edişi ise Super Bowl reklamıyla oldu. Çalışmada şirketin kurucusu Jeff Bezos da rol aldı.

Alexa ürünü için çekilen 90 saniyelik reklam, Amazon bünyesinde çalışan yaratıcı ekip D1 ve TBWA Worldwide’a bağlı çalışan Londra merkezli yaratıcı ajans Lucky Generals iş birliğiyle ortaya çıktı.

Super Bowl’da oldukça dikkat çekeceği düşünülen çalışmada, Amazon’un sesli asistanı Alexa senaryo gereği sesini kaybediyor. Ayna karşısında dişlerini fırçalayan bir kadının Alexa’ya hava durumunu sormasıyla başlayan reklam, Alexa’nın bilgileri paylaşırken öksürüp sesinin kesilmesiyle devam ediyor. Kadının şaşkın ve endişeli bakışını görmemizin ardından karşılaştığımız televizyon haberinde, bu “felaketin” ülke çapında yaşandığını öğreniyoruz. Sonrasındaki sahnede ise Jeff Bezos Hollywood oyuncularını aratmayan ve Amazon yetkilisinden tatlı sert hesap soran o panik dolu bakışları atarak izleyenleri gülümsetiyor. Bezos’un “Alexa sesini mi kaybetti, bu nasıl olur?” sözüne Amazon yetkilisi rolündeki oyuncu “Gereken müdahaleyi yaptık.” diyerek cevap veriyor. Jeff Bezos’un “Bunun işe yarayacağından emin misin?” sorusu ise kaygı dolu ve dokunsanız ağlayacak bir yüz ifadesiyle karşılık buluyor.

Amazon, Alexa için geçen yıl da her biri 10 saniye süren ve biri Frito-Lay iş birliğiyle çekilen üç reklamı hazırlamıştı. Alexa için hazırlanan ilk Super Bowl reklamını 2016 yılında yayınlayan markanın söz konusu reklamında Bettlejuice, Pearl Harbor, The Aviator, The Departed, Blue Jasmin ve daha pek çok filmde seyrettiğimiz deneyimli aktör Alec Baldwin rol almıştı.

Alexa
Amazon Alexa, Google Home’un en büyük rakibi durumunda.

Amazon’un Alexa için çektiği bu reklam, bir yandan da ünlü kullanımının sadece film endüstrisi ya da müzik piyasasındaki yıldızlarla sınırlı olmadığını, şirketlerin zirvesinde olmaları nedeniyle bütün dünyanın tanıdığı isimlerin de bu yönde kullanılabileceğinin güzel bir örneğini sergiliyor. Bakalım Amazon, bu çalışmasıyla yine izleyenlerin kalbine girmeyi başarabilecek mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Küçük Perakende Şirketleri, Amazon ile Nasıl Baş Edebilirler?

Amazon, büyüklüğünden ötürü hemen hemen yeni girdiği her pazarda kısa sürede ilk sıraya yerleşebilecek bir şirket. Ancak şirketin, Avustralya’da hizmet vermeye başlamasının üstünden yaklaşık üç ay geçmiş olmasına rağmen, yerel rakiplerin satışlarının herhangi bir şekilde etkilenmediği belirtiliyor.

Naaman Zhou’nun The Guardian gazetesi için hazırladığı habere göre, Avustralya’daki bazı perakende şirketleri, Amazon’un pazara girmesinden önceki kadar kar sağladıklarını ifade ediyorlar. Ayrıca analistler de aynı şekilde görüş belirtiyorlar.

Avustralya’nın en büyük perakende şirketlerinden biri olan ve genel olarak elektronik ürünlerin tedarikçiliğini yapan JB Hi-Fi, 12 Şubat Pazartesi günü 2018 yılının o zamanına kadarki kazancı ve pazar payıyla ilgili verileri paylaştı. Şirketin paylaştığı veriler, artan kar ve istikrarlı bir pazar payını işaret ediyordu. Ancak buna rağmen, aynı gün borsa açılmasının ardından yaklaşık üç saat içerisinde, şirketin hisse senedi değerleri %7,5 oranında düştü. Bu da yerel perakende şirketlerin satış rakamlarının direncine rağmen, yatırımcıların Amazon’dan ne kadar korktuklarını gözler önüne serdi.

Endüstri pazar araştırmalarının yanı sıra, tedarik ve satın alma üzerine de araştırmalar yapan IBISWorld isimli şirkette kıdemli endüstri analisti olarak görev yapan Kim Do, Amazon’un henüz yerel perakende şirketlerinin satışlarını etkilemediğini, çünkü şirketin gelişmemiş tedarik zincirinin fiyatların yüksek kalmasına neden olduğunu ve bunun da müşterileri uzak tuttuğunu dile getirdi. Amazon’un şu anda Avustralya’da sadece tek bir ikmal merkezi bulunuyor.

Bununla birlikte Kim Do yaptığı açıklamada, Amazon’un, yerel perakende şirketlerinin kazançlarını doğrudan etkilemeyebileceğine, ancak bunun yerine hisse senedi değerlerinin düşmesine neden olabileceğine inandıklarını ifade etti. Ki, JB Hi-Fi şirketinin başına gelen durum da tam olarak bu.

Rekabet Edebilmek İçin Ürün Fiyatlarını Düşürmek

JB Hi-Fi şirketinin CEO’su Richard Murray, şirketin sahip olduğu başarılı kar ve pazar payı rakamlarına rağmen, Amazon ile rekabet edebilmek adına ürünlerin fiyatlarında indirim yaptıklarını belirtti. Ancak endüstri analisti Kim Do, şirketin mevcut hızında büyümeye devam etmek için uyguladığı bu indirim stratejisinin, bunun sürdürülebilir bir büyüme yolu olmadığını düşünen bazı yatırımcıları endişelendirebileceğini ifade etti.

The Australian gazetesinin paylaştığı bilgiye göre, Avustralya’daki tedarikçi firmalar, donanım konusunda Bunnings Warehouse isimli şirkete bağımlı durumdalar. Ve tedarikçi firmalar, şu sıralarda Bunnings Warehouse’un Amazon’a ürün tedarik edip etmeyeceğini aşırı derecede merak ediyorlar. Zira Bunnings Warehouse şirketinin Amazon’a ürün tedarik etmesi, pazardaki dengeleri yerel perakende şirketleri aleyhine değiştirerek Amazon’a ciddi bir avantaj sağlayabilir.

Kim Do, Amazon’un Avustralya pazarında gelecekteki etkisini tahmin etmenin zor olduğunu ve bunun, büyük oranda şirketin tedarik zinciri kurma yeteneğine bağlı olduğunu dile getirdi. Amazon için en büyük zorluğun dağıtım açısından pazara adapte olmak olduğunu belirten Do, ABD’dekinin aksine Avustralya popülasyonunun son derece dağınık olduğunu ve bunun da dağıtım maliyetlerinin ABD’dekinden daha yüksek olmasına neden olacağını vurguladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Gerçek Bir Reklamcı Olmak İçin Yapmanız Ve Sahip Olmanız Gerekenler

“Her mesleğin kendine has bazı zorlukları vardır” klişesini ne kadar çok duysak da kesinlikle her mesleğin kendine özel zorlukları olduğu doğrudur. Fakat her mesleğin zorluğu olduğu kadar güzelliği ve farklılıkları da vardır elbet. Her geçen gün yeni bir meslek dalı çıksa ve eski meslekler saniyede bir kendini yenilese de bazı mesleklerin olmazsa olmazları her zaman vardır. Biz de bugün sizlere gerçek bir reklamcı olabilmek için sahip olmanız veya yapmanız gerekenlerden biraz bahsedeceğiz.

1) Nike – Air Force veya Adidas Stan Smith Sahibi Olmak

Eğer gerçek bir reklamcıysanız bu ayakkabılardan en az birine mutlaka sahip olmanız gerekir. Beyaz ayakkabı reklamcının imzasıdır. Ama ayakkabınızın beyaz olmasının yeterli olduğunu sakın düşünmeyin. Eğer Nike seviyorsanız Air Force eğer Adidas seviyorsanız Stan Smith modellerine özellikle sahip olmanız gerekir.

Ayakkabı kısmını reklamcılığa geçiş aşaması olarak düşünebilirsiniz. Reklamcı olmak gibi bir hedefiniz varsa ne yapıp edip daha işe başlamadan bu ayakkabılardan birini mutlaka edinin.

2) Renkli Çoraplar Giymek

Eğer meslek olarak kendinize reklamcılığı seçtiyseniz muhtemelen renkli bir kişiliksinizdir. Zira reklamcılık çok yorucu olduğu kadar eğlenceli ve yaratıcı bir meslek koludur. Bu canlılığınızı, renkli kişiliğinizi ve yaratıcılığınızı tabi ki kıyafetlerinize de yansıtmak zorundasınız ama öyle herkes gibi değil…

Çoraplar! Çoraplar önemli detaylardır. Son zamanlardaki tüm moda akımları da  paçaları kıvırıp renkli çorapları göstermek için çıktı adeta. Tek yapmanız gereken renkli, desenli çoraplar satın alıp onları gösterebileceğiniz şekilde giyinmek.

3) Mad Men İzlemek

Reklamcılıkla ilgili hiçbir hayaliniz yoksa bile Mad Men dizisini izledikten sonra olacaktır. Dönemin en iyi ve güzel reklamlarının stratejilerini ve o dönemde bile reklamcıların toplumdan bağımsız çok farklı düşünen insanlar olduğunu görünce reklamcılığa imrenmemek pek mümkün değil.

Her ne kadar şu anki reklamcılıkla o dönemdeki reklamcılığın arasında dağlar kadar fark olsa da reklamcı her zaman topluma yön verir. Reklam sektörünün neresinde olursanız olun bu gücü içinizde bir yerlerde hissedersiniz.

4) Yurt Dışı Müzik Festivallerine İlgi Duymak ve Mümkünse Katılmak

Reklamcıların çoğunluğu yeni neslin deyişiyle “kafası açık” insanlardan oluşur. Yani din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın herkesi kucaklar ve toplumun belirlediği keskin kuralların dışına çıkmayı severler. Kimseye zararları yoktur isyan çıkarmazlar ama bu hayatın eğlenilmesi gereken bir yer olduğunu bilirler.

Eğlence denince de akla ilk ne gelir? Tabi ki müzik. Özellikle yurt dışı ama eğer olmuyorsa yurt içi müzik festivallerine katılmak reklamcılar için önemlidir. Sürekli düşünen, sürekli üreten yaratıcı ruhun gıdası tabi ki sevdikleri müzikleri dinlemek olacaktı.

5) Happy Hour

“Happy Hour” küçük veya büyük bütün reklam ajanslarının vazgeçilmezidir. İstediğiniz kadar farklı reklamlar yapın, istediğiniz kadar müşteriniz olsun o Happy Hour mutlaka yapılır. Genellikle cuma günleri yapılan bu etkinlik reklamcıların moral deposu, eğlence kaynağıdır. Happy Hour tabi ki sadece reklam ajanslarına özel bir kavram değildir ancak bütün reklam ajanslarının süregelen geleneğidir. Reklam dünyasında her şey değişebilir ama “Happy Hour” kültürü asla değişmez. Eğer reklamcıysanız cuma günü cevap veremediğiniz bir telefona “Canım Happy Hour vardı da duymadım” şeklinde geri dönebilirsiniz. Karşı taraf bazen Happy hour’u bilmiyordur ve soramıyordur. İşte böyle durumlarda bazen insanların aklına “Eyes Wide Shut” gelebilir…

6) Kaş’a Gitmek ve Mümkünse Bir Dönem Orada Yaşamak

Kaş reklamcıların en sevdiği tatil beldelerinden birisidir. Genelde tüm reklamcılar Kaş’a hayatlarında en az bir kere giderler ve gittikten sonra da mutlaka bir yolunu bulup tekrar giderler. Bazen “sektörden” çok sıkıldıklarında, reklamcılardan bunaldıklarında Kaş’a gidip başka işlerle uğraşıp orada yeni  bir hayat kurabilirler. Ama çoğunlukla bir sonraki yaz olsa da tekrar Kaş’a gitsem diye beklerler.

7) Kamp Tatili

Kamp tatilleri genelde stajyer veya Junior reklamcılar için müthiş bir fırsattır ancak hali vakti yerinde reklamcılar da sırf zevk için kamp tatili yapabilirler. Kamp tatili genelde Kaş’ın bir önceki adımıdır. Veya Kaş’ta da kamp tatili yapılabilir. Kamp tatili için Türkiye’deki en uygun yerlerden birisi de Kabak Koyu’dur.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link