İyi Reklam İçin Çok Para Gerekir Anlayışı “Out” 2

Haşlanmış kurbağa teorisini hiç duydunuz mu?

Bence duydunuz. Daha doğrusu gördünüz. Yani Facebook’ta, Twitter’da arkadaşlarınızdan biri bu teoriyi siyasi veya toplumsal bir yanlışa vurgu yapmak adına en az bir defa paylaşmıştır. Hiç şüphesiz siz de like etmişsinizdir.

Bana kalırsa bugünün girişimcileri çok şanslı fakat haşlanmış kurbağa fenomeninden hiç ders çıkarmıyorlar. Hem her fırsatta“inovasyon”a vurgu yapıyorlar hem de “klasik KOBİ kafası”nı terk etmiyorlar.

Jack Welch’in tabiriyle “sınırdakiler”den olmayan her girişimci, düpedüz klasik KOBİ kafasındadır. Üstelik bahsedeceğim şey öyle üzerine çok düşünülerek alınacak bir karar değil, yani “sınırdakiler”den olmak sanıldığından daha kolay. Yeri gelmişken söyleyeyim; Jack Welch, lideri tanımlarken; “en zor kararları almaktan utanmayacak olan liderlere sınırdakiler” diyor.

“Klasik KOBİ kafası”nda en zor karar ise reklam anlayışını değiştirip değiştirmemekle ilgilidir.

Haşlanmış kurbağa fenomeninden ders çıkarmayan grupların başında işin PR ayağını yürüten reklam ajanslarıdır.

Bugün özellikle Anadolu’da –belki bunun içine Ankara ve İzmir’i de katabiliriz- en mühim problemlerden biri inovasyon sahibi PR ajanslarının olmayışıdır. PR ajansının inovasyon sahibi olup olmadığını anlamak içinse ajansın işlerine genel anlamda göz atmak yeterli olacaktır.

Reklam veren firmaların tümünü aynı açıdan seyreden, sektör farkı gözetmeksizin bütün şirketleri tek potada gören ajans sıradandır. Çok büyük bir sürpriz olmazsa yavaş yavaş kaynayıp nihayetinde sıcağı fark etmeyen kurbağa gibi haşlanırlar.

Yeri geldiğinde orijinal ve düşük bütçeli reklam fikirleri üreten ajans ise Welch’in tabiriyle “sınırdakiler”dendir.

Onlar haşlanmadan evvel tencereden zıplar ve kurtulurlar. Isındıkları yanlarına kâr kalır…

İyi Reklam İçin Çok Para Gerekir Anlayışı “Out”

Haşlanmış kurbağa teorisinin diğer mağduru ise direkt olarak “KOBİ”lerdir.

Girişimcimiz devlet desteği veya şahsi sermayesini kullanarak bir firma kurdu. Geliştirdiği veya zaten kullanılagelen bir iş fikrini hayata geçirip tabelasını astı. Şimdi sırada müşteriye ulaşmak var.

“KOBİ”lerin bu aşamadan sonra atacağı her adım aleyhlerine delil olacaktır. Zira bir KOBİ, marka olarak ilk 6 ay içinde belirli bir konumlandırmayı yakalayamazsa haşlanır.

Eğer “klasik KOBİ kafası”nda bir girişimci tarafından yönetiliyor ve haşlanmış kurbağa olayından ders çıkarmayan bir ajans tarafından PR’ı yapılıyorsa üzgünüm ki o “KOBİ” feci halde haşlanacaktır.

Problemin nedenini ana hatlarıyla konuştuk şimdi de çözüme yönelik birkaç ipucu vermeliyiz.

  • Girişimci yatırım yapmadan evvel kendine zaman tanımalı.
  • Firma başlangıçta satış odaklı değil, markalaşmaya yönelik kampanyalar üretmeli.
  • Girişimci, firmasını en az 6 ay ayakta tutacak sermayeye sahip olmalı.

“KOBİ”lerin atladığı bir gerçek var; unutmayın ki PR ajansları, müşteriye ulaşmak konusunda çözüm değil, olsa olsa çözüm ortağınızdır.

Bir diğer hayati konu ise, işleriniz kötü gitmeye başladığında değil, yatırım sürecinde reklama yoğunlaşın. Söylememe gerek yok gerçi, tüm bunları yaparken en düşük bütçeyle en uzun reklam kampanyası için plan üretmelisiniz. Alakasız kampanyalarla bütçeyi şişiren ve reklam sürecini uzatan ajansa, “Çok para iyi reklam anlayışı OUT” hatırlatmasını yapmayı da unutmayın.

Ajansı ikaz etmek konusunda sakın çekingen davranmayın. Bunu hem “KOBİ” hem de şahıslar (şarkıcı, yazar, ressam, siyasetçi, iş adamı, yönetici, fotoğraf sanatçısı, bestekâr vs.) için söylüyorum.

Benim, no name (yeni çıkış yapacak şarkıcılar ve yazarlar) sanatçılara ve yeni kurulan firmalara yönelik uyguladığım dijital pazarlama kampanyasında “59 gün” kuralım vardır. Bu “59 gün” kuralıyla hedeflenen; bir arının bal peteğini örmesindeki gayreti, kontrollü sürati ve sabrıdır.

Belki bir gün bu kuralı daha ayrıntılı anlatırım.

Özetlemek gerekirse reklam ve pazarlama süreci bir kompozisyondur. Her PR çalışması; giriş, gelişme ve sonuçtan ibarettir. Birinin eksikliği tüm emeğin boşa gitmesine ve kompozisyonun bozulmasına neden olur.

Ajans Paradise - Genel Müdür / Dijital Pazarlama & Sosyal Medya Uzmanı, Marka Yöneticisi, Yazar

2 Comments

  1. Mükemmel,ancak 59 gün kuralını açıklamayıp, insanı çatlatmaya hakkınız var mı?Keşke söylemeseydiniz.:)

    1. Merhaba Levent Bey, teşekkür ederim. Belki bir gün açıklarım şimdilik meslek sırrı diyelim :)

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

UberEATS Sanal Restoranlardan Yemek Siparişi Almaya Başladı 0

Uber’in bir araç paylaşım servisi olmaktan öte, yemek siparişi vermenizi sağlayan hizmeti UberEATS, çalıştığı fiziksel restoran sayısına sanal restoranları da ekleyerek yemek servisinde yeni bir dönem açtı.

Teknik olarak kişilere sevdikleri restoranlardan yemek şiparişi vermelerine olanak sağlayan bir yemek teslimatı platformu olan UberEATS servisi henüz ülkemizde hizmet vermeye başlamadı.

Müşterilerinin geniş yelpazedeki yemek tercihlerine daha fazla restoran ile yanıt vermeye çalışan servis, müşterileri kolay bulabilecekleri lezzetlerin yanında spesifik tatlara da ulaşabilsinler diye testler yaparak sanal restoranlar piyasasına girmeye hazırlanan şirket tabiri caizse müşterilerin yemek zevklerini ince ince araştırıyor.

Uygulama üzerinden yemek istediği şeyi yakınlarındaki restoranlarda bulamayan müşterileri için, bölgedeki restoranlara “kanıtlı talepler” ile gidiyor ve yemek bilgilerini paylaşıyor. Eğer yakınlardaki restoranlar bu taleplerle ilgilenir ve yemeği uygulama üzerinden sunmaya karar verirse UberEATS üzerinden sanal bir restoran oluşturabiliyor.

Henüz yapım aşamasında olan sanal restoran konsepti halihazırda birkaç restoran tarafından kullanılmaya başlandı bile.

Aslında yeni bir “icat” olduğunu söyleyemeyeceğimiz sanal restoran konsepti DoorDash ve Grubhub tarafından kendi müşterilerine sunuluyor. Hatta bu yılın başında GrubHub ise Green Summit Group isimli bir mutfak kullanarak dokuz farklı sanal restoran girişimine 1 milyon $ yatırım yaptı.

Görünen o ki sanal mutfak konsepti yayılmaya başlamış. Belki de aynı model ülkemizde en fazla bilinen yemek sipariş uygulaması Yemek Sepeti tarafından da hayata geçirilebilir. Ne dersiniz?

 

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link