İnsanları Markanıza Aşık Edin

Saatchi & Saatchi’nin  CEO’su olan Kevin Roberts, aynı zamanda da Lovemarks yani Aşk Markası kavramının yaratıcısı. Roberts’e göre bir şeyi başarmak için önce hissettirmek zorundayız. Bu kural pazarlama için altın değerindedir. Mantığın insanları sonuca götürdüğünü söyleyen Roberts, duyguların satın alma eylemine geçirdiğini savunur.

Roberts’e göre birçok şirket, tüketicilerin saygısını kazanmaya odaklıdır. Bunun yeterli olmadığını belirten Roberts, geliştirmiş olduğu aşk markasının 3 özelliğinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Gizem – Mystery

İnsanlar bir şeyi ne kadar az tanırsa o kadar ilgi duyarlar. Her markanın bir hikayesi ve öyküsü vardır, bunlar ne kadar gizemli olursa o kadar ilgi uyandırır.

Tutku – Sensuality

Bir marka olarak ne kadar çok duyguya hitap ederseniz o kadar vazgeçilmez olursunuz. İnsanlara tutku ve şehvet hissettirmelisiniz.

İçtenlik – Intimacy

Duygusallık, samimiyet, adanmışlık ve empati, yakınlık getirir.

Aşk markası kuramının yaratıcısına göre günümüzde insanlar kalabalığın içinde yalnızlık çekiyor. Yalnızlık da, insanların markalarla ilişkisini farklılaştırıyor. Tam bu noktada aşk markası devreye giriyor. Yalnızlık ve insanlar arasındaki duygusal bağların zayıflığı sonucunda, bu boşluk duygusal markalarla dolduruluyor. Tüketici, kendisiyle duygusal bağ kuran markayı tercih ediyor. Onun duygularına hitap edebilen marka ise benzerleri arasından sıyrılıyor, daha çok tercih ediliyor ve elbette daha çok para kazanıyor.

Son olarak, Roberts’e göre aşk markalarının aşk araçları ekranlardır. Günümüzde, iş yerlerimizden tutun, evlerimizin içine kadar hatta ceplerimiz bile ekranlarla doludur. İnsanların kalbine giden bu araçları en duygu dolu reklamlar ile doğru kullanmalıyız. Tüketiciye doğrudan beni al diye seslenerek değilde, duygularını okşayarak hatta duygu sömürüsü yaparak bu işlemi gerçekleştirmeliyiz. Ancak bu şekilde tüketiciler markanız krizde olduğu zamanlarda bile sahip çıkarak ayakta kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Aşk markası olmasını başaran bir çok şirket vardır. Benim için en özeli Coca Cola’dır. Global marka stratejileri haricinde lokal olarak çok başarılı stratejilere imza atmış bir markadır. Her ülkenin kültürüne göre reklam kampanyaları hazırlayan Coca Cola, tüketicilere aşk duygusunu iliklerine kadar aşılamaktadır. İşte bununla ilgili bir kaç video:

httpv://www.youtube.com/watch?v=jPLLMIjnGeI

Ramazan ayı millet olarak duygularımızı yoğun yaşadığımız bir aydır. Bu duygu bağını yakalamak amaçlı çok iyi düşünülmüş bir reklamdır.

httpv://www.youtube.com/watch?v=zV7N21LSr_Y

Bu mutluluk kamyonu ile sadece Türkiye’de değil tüm dünyanın beğenisini kazanmıştır. Yayınlandığı zamanlarda sosyal medya sitelerinde bir patlama yaparak, insanlar tarafından paylaşılmış ve olumlu yorumlar almıştır.

Coca Cola factory reklamı bir aşk markası yaratmak için tüm özellikleri içermektedir. Coca Cola dolabın içinde para atıldıktan sonraki gizem, içerideki animasyon, karakterlerin Cola’yı hazırlayışındaki tutku ve içtenlik beni her izlediğimde büyülüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

iPhone Xs, iPhone Xs Max ve iPhone Xr Tanıtımı ve Satış Fiyatları

Apple merakla beklenen yeni ürünleri iPhone Xs, iPhone Xs Plus, iPhone Xr ve Apple Watch Series 4‘ü Getting Round etkinliğinde tanıttı. Apple’ın ürün tanıtım etkinliği California’daki Steve Jobs Theatre’da düzenlendi. Yeni Apple ürünleri 21 Eylül’de ABD’de satışa çıkacak. Türkiye için tarih henüz açıklanmadı. iPhone Xs’in bayi karı hariç fiyatı yaklaşık 10 bin 800 TL olacak. iPhone Xs’in başlangıç modelinin yaklaşık 4.140 TL’si vergi olacak. iPhone Xr ise 749 dolardan başlayan fiyatlarla satılacak.

Apple’ın CEO’su Tim Cook ilk açıklamasında, daha etkileyici bir dünya yaratmak istediklerini söyledi.  Apple Watch Series 4’ün ardından yeni iPhone modellerini tanıtan Apple, iPhone XS ve büyük ekranlı modelin iPhone XS Max modeliyle karşımıza çıktı.

Apple’ın tanıttığı yeni iPhone modellerinin en üst versiyonu iPhone Xs Max oldu. 6.5 inçlik OLED ekranı ile Apple’ın en büyük akıllı telefonu olan iPhone Xs Max, A12 Bionic işlemci barındırıyor. iPhone XS Max’te de 64 GB, 256 GB ve 512 GB depolama kapasitesine sahip seçenekler sunuluyor.

Apple’ın yeni saati Series 4, Saat EKG çekebilmesiyle dikkat çekiyor. Aynı zamanda kişi düştüğü zaman ambulansı arayabiliyor. Series 4 bir insanın düştüğünü tespit edebilecek. Böylece düşüşün nasıl olduğuna ilişkin veriler toplayacak. Acil servise otomatik çağrı gönderebilecek.

Dünyada 21 Eylül’de satışa çıkacak olan cihazın Türkiye’de ne zaman satışa çıkacağı bilinmiyor.

Türkiye Satış Fiyatları Ne Olacak?

Türkiye’de ne zaman satışa sunulacağı henüz açıklanmamasına karşın, dolar kurunun bugünkü seviyesi ve vergiler ile  perakende satış kanalındaki marjlar dikkate alındığında, yeni iPhone Türkiye’de de fiyat rekoru kıracak. Apple’ın birkaç saat önce Türkiye’deki iPhone 8 ve iPhone 7 modellerine yaptığı zam da dikkate alındığında iPhone Xs Max’in en düşük kapasiteli modelinin Türkiye’deki  satış fiyatının 10 bin TL’yi aşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Üstelik bu fiyat 64 GB’lik iPhone Xs Max için söz konusu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Google’ın İlk Günleri Hakkında 5 İlginç Gerçek

  • Bu yazımızda, kuruluşunun üzerinden tam 20 sene geçen Google’ın kurulduğu ilk günlerle ilgili bazı ilginç gerçekleri sizlerle paylaştık.
  • Google’ın ilk sunucusu, Lego parçalarından yapılmış bir kasa içerisinde yer alıyordu.
  • Google’ın tarihteki önemli olayları ya da kişileri anmak için hazırladığı doodle’ların ilki, Burning Man festivalini temsil eden bir sopa figürüydü. Bu, şirketin ziyaretçilerine, tüm çalışanlarının festivalde olduğunu ifade etme şekliydi.
  • İlgili Yazı: Google, Alibaba’nın Rakibine 550 Milyon Dolarlık Yatırım Yaptı

Şu anda dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Google, bundan tam 20 sene önce üniversite yurt odalarında çalışan iki doktora öğrencisinin bir arama motoru geliştirme fikriyle ortaya çıktı. Bir Silikon Vadisi yatırımcısından 100.000 dolarlık bir yatırım alan Google, 4 Eylül 1998’de faaliyetlerine başladı ve sadece birkaç yıl içinde birçok kişinin bildiği bir şirket haline geldi. Şu anda ise Google, 50 ülkede yaklaşık olarak 60.000 çalışanı bulunan dev bir şirket. World Economic Forum geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir yazıda, ABD’li teknoloji şirketinin ilk günleri hakkında bilmiyor olabileceğiniz bazı ilginç gerçekleri paylaştı.

1. Google’ın Kurucuları, Brin, Page’e Okulu Gezdirirken Tanıştılar

Dünyanın en başarılı şirketlerinden biri olan Google’ın arkasındaki iki adam, ilk kez 1995 yılında Stanford Üniversitesi’nde birbirleriyle karşılaştılar. İkinci yıl bilgisayar bilimi öğrencisi olan Sergey Brin, kampüsü potansiyel öğrenci adaylarına göstermek için gönüllü oldu. Bu sırada Larry Page de kampüsü gezenlerden biriydi ve ona kampüsü gezdiren kişi de Brin idi. Brin, Wired dergisine Page ile olan ilk zamanlarını anlatırken “İkimiz de birbirimizi iğrenç bulduk.” gibi ilginç bir itirafta bulundu. Ancak ikili, buna rağmen tanışmalarından kısa bir süre sonra bu kalıcı ortaklığın ilk adımlarını attılar.

2. Google’ın İlk Sunucusu, Lego’dan Yapılmış Bir Kasadaydı

1996 yılında, doktora öğrencileri Page ve Brin, Stanford Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nün Dijital Kütüphane Projesi kapsamında Pagerank algoritmalarını geliştirdiler. İkili, algoritmalarını test etmek için o anda mevcut olan 4 GB maksimum disk kapasitesinden daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyuyordu. Her zaman alışılmadık iş uygulamalarıyla tanınan ikili, 10 adet 4 GB diski, Lego parçalarından yapılmış düşük maliyetli, parlak renkli bir kasaya sığdırdı ve böylece dünyanın ilk arama motoru ortaya çıktı.

3. Google’ın Orjinal İsmi Backrub (Sırt Masajı) İdi

Google arama motorunun ilk adı Backrub (sırt masajı) idi. Ancak neyse ki, bu isim kalıcı olmadı. Arama motorunun şimdiki ismi olan Google, aynı zamanda bir fiil görevi görüyor. “Google’lamak” fiili özellikle yurt dışında yıllardır yaygın bir şekilde kullanılıyor. Ancak arama motorunun orijinal ismi kalmış olsaydı, onu fiil olarak kullanmamız biraz garip olabilirdi.

4. Google İsmi, Çok Büyük Bir Sayı Olan “Googol” İfadesinden Türetildi

Backrub isminden vazgeçerek yeniden adlandırılan arama motoru yeni ismini bir kelime oyunundan aldı. Daha da spesifik olmak gerekirse, Google ismi, 1 sayısının yanına 100 adet sıfır eklendiğinde ortaya çıkan sayısı ifade etmek için kullanılan matematiksel bir terim olan “googol” kelimesinden türetilmiştir. Zira googol’un büyük ölçeği, şirketin bilgi dünyasını organize etme, işleme ve buna erişme hedefini yansıtıyor gibi görünüyordu.

5. Google’ın İlk Doodle’ı, Burning Man Festivalini Temsil Eden Bir Sopa Figürüydü

Google’ın, tarihi figürlerin başarılarını kutlamak ya da dünya tarihindeki önemli olayları anmak için zaman zaman ana sayfasında yer verdiği doodle’ları mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Ancak doodle’ın ilk kullanım amacı aslında bu değildi. Google’ın ilk doodle’ı, 1998 yılında Burning Man festivalinin temsili kuklasını tasvir eden bir sopa figürü olarak kendini gösterdi. Bu doodle, Google’ın site ziyaretçilerine, tüm personelin Nevada çölündeki etkinliğe katılmak için görevlerini terk ettiğini söyleme şekliydi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?