İnsan Haklarını Savunmak

İnsanız, haklarımız var, peki asıl soru bunları ne kadar görüyor ve yaşayabiliyoruz?

Amnesty International adında bir dernek var dünyada bizi, yalnızca insan olduğumuz için savunmaya çalışıyor. İnsan haklarını ihlal eden durumları takip edip, peşinden korkutucu bir gölge gibi koşuyor ve hakkımızı, yalnızca insan olduğumuz için sahip olduklarımızı bizim adımıza savunuyor.

İşte bizim yerimize bu kadar çok iş yapan Amnesty International, 1961 yılında, Londra’da İngiliz avukat Peter Benenson ve Eric Baker adlı Quaker dinine mensup bir barışsever tarafından kuruldu. Bu günden sonra birçok çalışma ile sesini duyurmayı başaran Amnesty International, 1977 yılında ise Nobel Barış Ödülü‘nü kazandı. Bu başarısı kendisini şımartmak yerine, çalışmasını körükleyen mükemmel bir katalizör görevi yaptı aslında.

Örgütün çalışmaları 4 ana başlık altında toplanıyor;

Vaka çalışmaları

Acil eylem

Unutulmaya karşı mektuplar

Online kampanyalar

Aslında konumuz online kampanyalar ve bunların tanıtımları. Amnesty International dünya çapında birçok reklam ajansı ile işbirliği yapmakta, online kampanyaları bu reklam ajansları ile ortak hazırladıkları reklam çalışmaları ile tüm dünyaya yaymakta. İşte Amnesty International‘in birkaç reklam çalışması:

Amnesty International 50. YaşındaTBWABerlin

 Amnesty International ProjectionLa Chose, Paris

httpv://www.youtube.com/watch?v=s8K2Qt9gufA

Amnesty International TsunamiTBWAParis

Amnesty International Hooded

httpv://www.youtube.com/watch?v=ap1bKnucnKM

Bu başarılı reklam çalışmaları olmasa bu kadar ünlü bir insan hakları örgütü olur muydu Amnesty International bilemeyiz ancak eğer Amnesty International olmasaydı birçok istenmeyen durum engellenemeyecekti orası bariz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

KFC Türkiye’nin “Bakması Bedava” Sloganı Tepki Çekti

Markaların pazarlama ve reklam kampanyaları yaparken son derece dikkatli olması gerektiğini bu zamana kadar ortaya çıkan çok sayıda olumsuz örnekle birçok kez gördük. Zira hazırlanan kampanyalarda insanların farklı yorumlayabileceği herhangi bir detay, markanın tüm eleştiri oklarını üzerine çekmesine neden olabiliyor. Puma’nın uyuşturucu temalı partisi, McDonald’s’ın müzeleri kötüleyen reklamı ve Starbucks’ın tepki çeken noel reklamı bu konuda dikkat çeken son örnekler.

Ancak bazı kampanyalar ise insanlara gerçekten “Bu kampanyayı hazırlarken ne düşündüler acaba?” sorusunu sorduruyor. KFC Türkiye‘nin son reklam kampanyası, işte tam da bu kategoriye giriyor. KFC Türkiye’nin üzerinde “Bakması Bedava” sloganının yer aldığı reklam afişi, dün sosyal medyada adeta bir infial yarattı. Birçok Twitter kullanıcısı, haklı olarak reklamın rahatsız edici olduğuna yönelik yorumlarda bulundu.

Şubat ayında sizlerle “Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?” başlıklı bir yazı paylaşmıştık ve o yazıda markaların birbirini ardına yaptıkları “kör göze parmak” niteliğindeki ırkçı reklamların “Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?” sorusunu akıllara getirdiğine değinmiştik. KFC Türkiye’nin bu reklamı da bu soruyu yeniden akıllara getirdi. Aksi takdirde bu tarz bir reklamın, herhangi bir olumsuz tepki almayacağının düşünülmüş olması pek de mantıklı gelmiyor. Mesele sadece dikkat çekmekse, KFC Türkiye’nin bunun çok iyi bir şekilde başardığını söyleyebiliriz. Ancak bu reklam afişinin, KFC markası açısından olumlu bir izlenim yarattığını söylemek zor.

Kısa süre içinde Ekşi Sözlük‘te de “Bakması Bedava” başlığı altında bu reklam afişi ile alakalı çok sayıda yorum yapıldığını belirtelim. Bu arada “Bakması Bedava” sloganı ile ilgili olarak hem Twitter’da hem de Ekşi Sözlük’te yapılan yorumlar genel olarak olumsuz, ancak az sayıda da olsa bu tepkinin gereksiz olduğunu ifade eden kişiler de mevcut.

KFC Türkiye, konu ile ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. Açıklama yapıldığı takdirde sizlerle paylaşıyor olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Yeni Oyuncak Serisi ile Çocuklara “Sürdürülebilir Yaşamı” Öğretiyor

Konu çocuklar olduğunda evimizin her şeyi IKEA’nın güzel projelerini hatırlamamız zor olmuyor değil mi? Geçtiğimiz yıllarda çocukların resim kağıtlarına çizdiği hayvan figürlerini oyuncak haline getiren IKEA yeni oyuncak koleksiyonunda ilhamı da nesli tükenmekte olan hayvanlardan aldı.

Bu yeni pelüş oyuncak serisinin amacı, ailelerin çocuklarına sürdürülebilir yaşamı daha kolay anlatabilmeleri. Daha büyük çocuklar ise oyuncaklarla beraber renkli ve öğretici kitaplarla tek başlarına öğrenebilecekler.

Djungelskog (yabani orman) ve Urksog isimli iki pelüş oyuncak serisi, nesli tükenmekte olan hayvanlar hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Aslanlar, filler, pandalar ve orangutanlar gibi hayvanlardan oluşan yeni serinin içeriği de mesajı kadar sürdürülebilir. Polyester ve geri dönüştürülmüş plastik şişe atıklarından üretilen lifler, sürdürülebilir pamuktan oluşuyor.

Her biri yanında bir hikâye kitabı ile gelen oyuncaklar, “ailelerin sürdürülebilirlik hakkındaki sorularını yanıtlamalarına destek olmak ve daha büyük çocuklara da kendi başına öğrenme imkanı sağlıyor.”

Koleksiyonun hikayesi sürdürülebilirlik konusunda çocuklarla nasıl bağ kurabiliriz? Sorusu ile başlamış. Vahşi hayvanların çocukları her zaman büyülediğini bildiklerinden, vahşi ve nesli tükenmekte olan hayvanları ana tema alarak yola çıkan ekip, bu anlamlı koleksiyonu yaratmış.

Afrika aslanı nesli tükenmekte olmasa da tehlike sinyalleri veren, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) göre sadece 20.000 tane kaldığı açıklanan bir vahşi hayvan. Aynı zamanda 2016 yılında “nesli tükenmekte” listesinden kurtarılmış ama oldukça dikkat edilmesi gereken diğer hayvan ise panda. Fil ve orangutan ise listede panda ve aslanla aynı kaderi paylaşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için yapmamız gerekenleri hepimiz bilinçli bireyler olarak araştırmalıyız. Çocuklarımıza da bu bilinci aktarmamız gerekiyor ki dünya yaşanabilir bir yer olmaktan çıkmasın. Bunun için geç kaldıysak bile belki bu haber araştırmaya ve harekete geçmeye başlamamız için iyi bir neden olabilir, ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link