Karşılaştırmalı Reklamlar Serbest: İlk Taşı Günahsız Olan Atsın

Artık Türkiye’de karşılaştırmalı reklam yapmak serbest. Reklamcıların yıllardır beklediği bir serbestlik bu. Karşılaştırmalı reklam yasal olursa, fikir bulmak oldukça kolaylaşır. Daha etkili mesaj verebilmenin önü sonuna kadar açılır. “Tüketici aptal değil ki canım, herhalde anlıyordur reklamda eleştirdiğimiz rakip markanın hangisi olduğunu” muamması tamamen ortadan kalkar. Markalar derdini daha iyi anlatır. Tüketici, markanın derdini daha rahat anlar.

Tabi ki tüm bu varsayımlar ideal olan üzerine… Türkiye’de bu işi yüzümüze gözümüze bulaştırma riskimiz de yok değil bana kalırsa. Malum, yılların birikmişliği var. Markalar yasanın verdiği gazla olaya bodoslama dalarsa işimiz var demektir. Egosunu tatmin etmek isteyen fırıldak reklamcıların bulacağı cin fikirlerin bir şekilde hayata geçmesi durumunda, rakip markalardan gelecek ataklarla ortalık savaş alanına dönebilir!

karsilastirmali-reklama-izin-cikiyor-1

Malum, ne kadar inkar etsek de dedikoduyu çok severiz. Arkadan eleştirmek kolaydır da, birini yüzüne karşı eleştirmek zordur bu memlekette. Karşılaştırmalı reklamın en iyi yapıldığı Amerika’da ise durum pek böyle değildir. Orada düello kültürü vardır. Yüz yüze hesaplaşma makbuldür. Açık bir toplum olmanın sonucu olarak kompleks düzeyleri düşüktür. Amerika’da IBM tüketicileri, kendilerini aşağılayan Apple reklamlarına gülüp geçebiliyorlar. Dolayısıyla o kültürde gayet normal karşılanan karşılaştırmalı reklam bu kültürde nasıl karşılanacak hep beraber göreceğiz.

Özellikle GSM sektöründe ciddi bir kapışma beklemeliyiz. Malum en büyük rekabet hala GSM sektöründe yaşanıyor. Akaryakıt ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinden de bir atak bekliyorum. Tıpkı ABD’de olduğu gibi elektronik markaları da kapışabilir. Ancak Coca Cola-Pepsi savaşının Türkiye’de yaşanacağını zannetmiyorum.

Korkum, bu işin abartılıp sakız markalarımızın bile karşılaştırmalı reklam yapma aşamasına gelmesi. İşte o zaman iş, içinden çıkılmaz bir noktaya gelir. O noktaya varırsa da yasaklamayı çok seven devletimiz “size bu kadar özgürlük fazlaymış” diyerek karşılaştırmalı reklamı tekrar yasaklayabilir.

Şu an ajanslarda ne yaratıcı fikirler dönüyordur kim bilir. Yakın zamanda bizleri çok eğlenceli günlerin beklediğine eminim. Haydi bakalım “ilk taşı günahsız olanınız atsın!”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

Bir Cevap Yazın

IKEA Şık Olanın Pahalı Olan Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Genelde “şık”, “klas” gibi kelimeleri lüks ortamlar veya markalar için kullanırız ve bu da hemen bize “pahalı” kavramını çağrıştırır. Ancak IKEA yeni yayınladığı 2 reklam filmiyle bu algıyı yıkmaya çalışmış.

IKEA İspanya’nın, İspanya McCann ile yaptığı yeni reklam filmlerindeki lüksü çağrıştıran ortamlar, eşyalar ve kıyafetlerin arasından filmlerin en sonunda IKEA ürünleri gösteriliyor. İspanyolca konuşmalar ve sanatsal figürlerle dolu ortamdaki IKEA ürünleri gerçekten hiçbir şekilde sırıtmıyor ve reklam filmlerinin ana karakterleri de reklamların sonunda bu duruma oldukça şaşırıyorlar.

Bizim ülkemizde IKEA çok da ucuz olmasa da (özellikle de kur artışlarından sonra) yurt dışında IKEA ev alışverişi için gidilebilecek en uygun fiyatlı yerlerden birisi. Ancak IKEA bunun şık ve kaliteli ürünler üretmedikleri anlamına gelmediğini göstermek istemiş olacak ki reklam stratejisini bu yönde geliştirmiş.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yapay Zekanın Pazarlamada Kullanılacağı 5 Alan

Facebook, AT&T ve IBM gibi önemli markalar yapay zekanın uygulama alanlarını genişletmek için yoğun mesai harcıyor. Son yıllarda pazarlamaya yönelik uygulamaların geliştirilmesine oldukça önem veriliyor. Yapay zekanın pazarlamada kullanılan alanlarını açıklarken, çalışmaların geçmişleri ile ilgili kısa bilgiler vermeye de çalışacağım:

1. Arama Motorlarında Geliştirme

Elektronik ticaret alanındaki çalışmalar 2000’li yılların başına kadar gidiyor. Web sitelerinin artmaya başladığı bu dönemde internet kullanıcıları internet sitelerinde ve arama motorlarında “anahtar sözcük” kullanarak aramalar yapmaya başlamıştı. Çağın teknolojisi istenen anahtar sözcüğe yönelik sonuçları kullanıcıya sunmakta günden güne iyileşme sağladı. Öyle ki 2010’lu yılların bitimine az kala arama motorlarında aradığımız anahtar sözcükle ilgili istediğimiz sonuçları ilk sayfada bulabilir hale geldik. “Elasticsearch” tipi yazılımlar büyüklük derecesi ne olursa olsun, internet sitelerinin arama motorlarından daha fazla verim almasına yardımcı oluyor. Yaptığımız yazım hatalarını düzelten ve “bunu mu demek istediniz?” şeklinde aslında yapmaya çalıştığımız aramayı ekrana getiren uygulamalar, yaptığımız araştırmaya uygun öneriler sunan yazılımlar arama motorlarının kendini geliştirdiği önemli alanlar olarak bizlere yansıyor.

2. Kullanıcıya Öneriler Sunan Yazılımlar

Kullanıcıya öneriler sunan yazılımlar, internette araştırmalar yapan, ürün arayan veya yeni şeyler keşfetmek isteyen kullanıcılara önemli bir hizmet sağlıyor. Spotify’da bir şarkıyı dinledikten sonra aynı “genre”deki diğer müzisyenleri öneren, internetten kitap alırken benzer türdeki kitapları öneren, internetten ayakkabı satın aldığınızda çorap, ayakkabı boyası gibi tamamlayıcı ürünleri öneren yazılımlar bu alanda değerlendiriliyor.

3. Programlanabilir Reklamlar

İnternette bir ürünü inceledikten sonra o ürünü başka siteleri gezerken bir anda ekranda mı gördünüz? İşte programlanabilir reklamlardan biriyle karşılaştınız. İnternet kullanıcıları ve işletmeler programlanabilir reklam sayesinde temaslarını sürdürebiliyor. Bu temasın temelinde internet kullanıcısının internetteki hareketlerinin etkisi var. Girilen sayfalar, incelenen içerikler, satın alınan veya satılan ürünler, kısacası yapılan tıklamaların önemli bir bölümü işletmelere bilgi sağlıyor. İşletmeler bu bilgiler doğrultusunda pazarlama çalışmalarını etkin hale getirebiliyorlar. Algoritmalar, programlanabilir reklamların ana parçalarından birini oluşturuyor. Bu aşamada kullanıcıdan gelen “data” verimli bir şekilde yönetilerek hem işletmelere hem de üçüncü parti işletmelere önemli bir iş kolu yaratıyor. “Cookie” toplamasına izin verdiğimiz her site programlanabilir reklam uygulamaları için değerli veriler toplama şansını elde ediyor.

4. Pazarlama Tahminleri

İnternet kullanıcılarının hareketlerinden, satın alımlarından ve incelemelerinden yola çıkarak gelecekteki pazarlama akımlarının neler olabileceğine veya nelerin gelecekte talep edilebileceğine dair tahminler, pazarlamada yapay zekanın kullanımı ile daha olası hale gelebilecek. Pazarlamayla ilgili toplanan data, işletmelere “insight” (içgörü) sağlayarak işletmenin ve pazarlamanın geleceğine yönelik tahminlerde bulunmasına yardımcı olabilecek. Gelecekte başarılı olabilecek bir pazarlama kampanyası nasıl hazırlanır, hangi içeriklerle kullanıcının dikkati ve ilgisi çekilebilir? gibi sorular yapay zekanın kullanımı ile birlikte daha verimli cevaplanabilir.

5. Sesli ve Yazılı İçeriğin Algılanması

“Konuşma tabanlı ticaret” olarak tanımlanabilecek bu alan, kullanıcının sesini algılayarak veya yazdığı içeriği yorumlayarak tüketicinin internetten alışveriş yapabilmesine olanak sağlıyor. 2016 gibi çok yakın bir geçmişte başlayan çalışmalarla, bazı uygulamalar sözlü komutlarla tüketicilere alışveriş imkanı sunuyor. ABD’de Facebook Messenger uygulaması ile çiçek sipariş edebilme, Amazon Echo programı ile Dominos Pizza’dan pizza veya Uber’den araç çağırma gibi hizmetler küresel boyutta yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

Gelecekte Pazarlama ve Yapay Zeka Ortaklığı

Tüketicinin sadece kelimelerle değil, fotoğraflarla arama yapmasına olanak verecek uygulamalar, tüketicilerin internetteki hareketlerinden yola çıkarak geliştirilecek paylaşım içerikleri ve bu doğrultuda tüketicilerin kategorilere ayrılması, sanal makineler tarafından yazılabilecek köşe yazıları ve içerikleri gelecekte görebiliriz. Gelişen bu dünyada “insanlar” pazarlamanın neresinde yer alacak? Sanırım bu başka bir konu başlığı olarak değerlendirilmeli.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?