Hürriyet Benim, Zaman Kardeşimin!

Türkiye’nin en büyük iki gazetesi Hürriyet ve Zaman bugünlerde büyük reklam kampanyalarıyla çeşitli mecralarda boy gösteriyor. Önce Zaman’ın “kardeşlik” temalı reklam filmi geldi ekranlara. Bahçelerindeki sarı bir çiçeği paylaşamayan komşuların kavgası üzerinden kardeşlik mesajı veren film aslında Zaman’ın yıllardır uyguladığı reklam stratejisinin tipik bir örneği. Alametifarika reklam ajansının yaratıcı fikirleri eşliğinde Zaman gazetesinin Hürriyet olma çabasını izliyoruz uzun süredir.

Zaman, 1 milyona yakın tirajıyla Türkiye’nin en çok okunan gazetesi. Ancak en çok satan gazetesi değil. En çok reklam alan gazetesi de değil. Çünkü Zaman’ın tirajının 20 bin kadarlık kısmını bayi satışı oluşturuyorken geri kalanı ise evlere, işyerlerine kurye ile dağıtılan gazetelerden oluşuyor. Dolayısıyla Zaman’ı sadece belli bir kesim okuyor. Oysa Zaman’ın amacı her kesimin çekinmeden okuduğu ana akım bir gazete olmak. “Zaman kardeşlik zamanı” temalı reklam kampanyasına da bu gözle bakmak lazım.

Kampanyanın en dikkat çekici mecrası outdoor. Bu hafta özellikle büyükşehirlerde billboardlar Zaman reklamlarıyla doluydu. Toplumdaki zıt karakterleri Zaman gazetesini okurken gösteren bu ilanlar gerçekten oldukça cesur. Örneğin bir ilanda, çevik kuvvet ile Gezi direnişçisi; diğerinde Alevi dedesi ile imam; ötekinde bir asker ile Kürt vatandaş; bir başkasında başı açık kız ile başı kapalı kız aynı gazeteyi (Zaman) okuyorlar.

Sizleri bilmem ama bana inandırıcı gelmiyor. Bazı liberallerin, demokratların, sağcıların bile pek içinden gelerek okumadığı Zaman’ı bir Alevi dedesinin, bir Gezi direnişçisinin okuduğunu söylemek apaçık bir ütopya. Ben de biliyorum Zaman’ın bir Akit, bir Yeni Şafak olmadığını. Kuşkusuz Zaman, onlardan çok daha demokrat bir gazete. Ancak yine de olmuyor, doku uyuşmuyor.

zaman-reklam-billboard-01

zaman-reklam-billboard-01a

zaman-reklam-billboard-02

zaman-reklam-billboard-02a

“Hürriyet benim” ise Türkiye’nin en popüler gazetesi olan Hürriyet’in son reklam kampanyasının teması. Aslında strateji Zaman’ınkiyle aynı. Hürriyet, her kesimin okuduğu bir gazete olmak hedefinde. Hürriyet, 28 Şubat sürecindeki Hürriyet değil artık. Özellikle Enis Berberoğlu yönetiminde birkaç yıldır tam bir merkez gazetesi konumuna gelmiş durumda. Bünyesinde Yılmaz Özdil ve Akif Beki gibi iki ayrı kutbu bulunduran bir gazeteyi her kesimin okuyabileceğini söylemek çok daha inandırıcı. Üstelik Hürriyet bunu “Hadi bakalım; siz kardeşsiniz. Öpüşün, barışın” şeklinde tepeden bakarak söylemiyor. Hürriyet; isminin verdiği anlam güzelliğini de kullanarak bireyselliğe, özgürlüğe, demokratlığa vurgu yapıyor. “Yazabilirim. Sorabilirim. Gönlümce konuşabilirim. İstersem susabilirim. Hürriyet benim. Sevebilirim. Seçebilirim. Aşkımdan ölebilirim. Ben kendim olabilirim. Hak benim. Hayat benim. Yol benim. Seçim benim. Başka dilde doğabilirim. Hayalime koşabilirim. Ben bir ağaç olabilirim. Hürriyet Benim.” Hepimizin haykırarak söylemek istediği cümleler bunlar.

Hürriyet; bir süre önce yıllardır çalıştığı Medina Turgul DDB ile yollarını ayırmış, TBWA İstanbul ile anlaşmıştı. TBWA İstanbul’un Hürriyet için yaptığı ilk büyük işten alnının akıyla çıktığını söylemek lazım. Tabi bunda mükemmel verilmiş olduğu anlaşılan brief’in de önemli payı var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

1 Comment

  1. Sadece 20 bin satan bir gazete (!)’yi Türkiye’nin en büyük 2 gazetesinden biriymiş gibi göstermeniz ilginç olmuş.. Nereden geldiği belli olmayan bütçelerle basılıp kapılara dağıtılıp zorlama bir şekilde çok okunuyor imajı vermeye çalışan bir gazete bence “büyük” sayılamaz.. Hürriyet dışında Posta, Sözcü vs.’yi büyük sayabiliriz diye düşünüyorum.. Ayrıca eklemem gerekirse tabii ki reklamları inandırıcı değil aksine komik.. Kimsenin de Zaman’ı ciddiye aldığını düşünmüyorum.. Biat kültürüne hizmet eden bir cemaat gazetesi ne kadar demokrat olabilir ki?

Bir Cevap Yazın

IKEA Şık Olanın Pahalı Olan Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Genelde “şık”, “klas” gibi kelimeleri lüks ortamlar veya markalar için kullanırız ve bu da hemen bize “pahalı” kavramını çağrıştırır. Ancak IKEA yeni yayınladığı 2 reklam filmiyle bu algıyı yıkmaya çalışmış.

IKEA İspanya’nın, İspanya McCann ile yaptığı yeni reklam filmlerindeki lüksü çağrıştıran ortamlar, eşyalar ve kıyafetlerin arasından filmlerin en sonunda IKEA ürünleri gösteriliyor. İspanyolca konuşmalar ve sanatsal figürlerle dolu ortamdaki IKEA ürünleri gerçekten hiçbir şekilde sırıtmıyor ve reklam filmlerinin ana karakterleri de reklamların sonunda bu duruma oldukça şaşırıyorlar.

Bizim ülkemizde IKEA çok da ucuz olmasa da (özellikle de kur artışlarından sonra) yurt dışında IKEA ev alışverişi için gidilebilecek en uygun fiyatlı yerlerden birisi. Ancak IKEA bunun şık ve kaliteli ürünler üretmedikleri anlamına gelmediğini göstermek istemiş olacak ki reklam stratejisini bu yönde geliştirmiş.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Samsung, Davut ve Düşünen Adam Heykellerini Yeniden Yorumladı

  • Samsung, “QuickDrive” isimli çamaşır makinesi için yaptığı yeni reklam kampanyası kapsamında, Michelangelo’nun “Davut” ve Auguste Rodin’in “Düşünen Adam” heykellerini yeniden yorumladı.
  • Samsung’un yeniden tasarladığı Davut heykeli, haftalık çamaşır yıkama görevini üstlendiği için iç çamaşırı giymiş bir şekilde, bir çamaşır makinesinin üstünde tasvir edilirken Düşünen Adam heykelinin ise önüne bir çamaşır makinesi yerleştirildi ve çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını düşünüyor gibi bir izlenim yaratıldı.
  • İlgili Yazı: IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme

Michelangelo’nun “Davut” heykeli ve Auguste Rodin’in “Düşünen Adam” heykelini mutlaka duymuşsunuzdur. Zira bu iki heykel, güzel sanatlar tarihinin en meşhur eserlerinin başında geliyor. Güney Koreli teknoloji devi Samsung, yeni çıkarttığı “QuickDrive” isimli çamaşır makinesi için yaptığı kampanya kapsamında, bu iki heykeli yeniden tasarladı.

Design Taxi’nin yaptığı habere göre, Samsung’un yeniden tasarladığı Davut heykeli, haftalık çamaşır yıkama görevini üstlendiği için iç çamaşırı giymiş bir şekilde, bir çamaşır makinesinin üstünde tasvir edilmiş. Düşünen Adam heykelinin ise önüne bir çamaşır makinesi yerleştirilmiş ve çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını düşünüyor gibi bir izlenim yaratılmış.

Bu yerleştirmeler, tabii ki çamaşır makinesinin modern tasarımı ve QuickDrive yıkama teknolojisinin uzun ömürlü dayanıklılığını göstermesinin yanı sıra, dikkat çekici bir gerçeği gözler önüne sermek için yapıldı. Samsung’un son olarak yaptığı bir araştırma, Birleşik Krallık’taki erkeklerin %75’inin, ev aletlerinin kullanımı konusunda bilgisiz olduklarını ortaya koydu. İşte meşhur sanat eserlerinin farklı bir şekilde tasvir edilmesini temel alan bu reklam kampanyası, bu gerçeği tiye almak için hayata geçirildi.

Her iki heykelin yapımında da altışar sanatçı görev aldı ve tamamlanmaları iki ay sürdü. Bu zaman süresince tasarım ekibi, mikroskopik detayda modelleri yeniden meydana getirmek için çeşitli sanatsal referansları inceledi. Samsung, bu sanatsal reklam kampanyasına yönelik olarak yaptığı basın açıkmasında, yeniden yorumladıkları Düşünen Adam heykeli ile ilgili olarak şunları ifade etti:

“Bu sanat çalışmaları, tabii ki yoruma açık. Tıpki orijinal Düşünen Adam’ın, bir düşünceye dalmış ya da bir yas pozunda olup olmadığı konusunda bizi tartışmaya davet ettiği gibi, Samsung’un modernize edilmiş erkek nesnesinin de hangi yıkama programını seçeceği üzerine düşündüğü için kafa karışıklığı durumunda olduğu şeklinde yorumlanabilir.”

Neredeyse aynı olan bu heykeller, Londra’nın merkezinde yer alan One New Change, King Kavşağı, Russell Meydanı ve Battersea Parkı gibi lokasyonlara yerleştirildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?