Honda, Müşterilerinin Garajlarını Araç Satış Bayilerine Dönüştürdü

Geçtiğimiz mayıs ayında sizlere İsveçli otomobil üreticisi Volvo’nun bir reklam kampanyasından söz etmiştik. Volvo’nun New York merkezli ajans We Believers ile birlikte hazırladığı reklam kampanyası kapsamında, Volvo marka araçlarıyla ciddi kazalar yapıp bu kazalardan sağ kurtulan kişiler Volvo’nun satış ekibine dahil edilmişti. Sonuçta bir markanın reklamını, o markanın müşterilerinden daha iyi kimse yapamaz, değil mi?

Volvo’nun bu reklam kampanyasından mı etkilendi bilinmez, Japon otomobil üreticisi Honda da benzer bir yol izledi. Honda’nın Fransa’da çok sayıda yetkili satış bayi bulunmuyor. Bu yüzden insanların, markanın en yeni CR-V ve HR-V modellerine kolay bir şekilde ulaşması pek mümkün olmayabiliyor. Adweek’in yaptığı habere göre Honda, Paris merkezli ajans Sid Lee ile birlikte bu sorunun üstesinden gelebilmek için markanın en büyük hayranlarına ulaştı ve onlardan yardım istedi.

“Honda Next Door” ismi verilen ve üç hafta süren kampanya kapsamında, markanın güncel araç modellerinden birine sahip olan kişiler arasından 10 tane marka elçisi seçildi. Bu kişilerin birçoğu daha önce CR-V ve HR-V sahibi olmuş kişilerdi, yani büyük ihtimalle bu araçları bir Honda satış bayisinde çalışan bir satış temsilcisinden daha çok tanıyorlardı. Marka elçisi olarak seçilen ve Fransa’nın banliyölerinde yaşayan bu insanların garajları, birer pop-up Honda satış bayisine dönüştürüldü.

Bu kampanya, sosyal medya ve televizyon kampanyasıyla da desteklendi. Hatta televizyon kampanyasında da Honda markasının Fransa’daki en büyük hayranı olarak nitelendirilebilecek Jean-Baptiste isimli sahış yer aldı ve insanları pop-up bayilerde test sürüşleri için kayıt yaptırmaya davet etti. Kampanya sonucunda, üç haftalık sürede 1 milyondan fazla insana ulaşıldı ve 1000’den fazla kişi, Honda satış bayilerine dönüştürülen garajları ziyaret etmek için kayıt yaptırdı.

Honda Next Door kampanyasının Fransa pazarındaki başarısından sonra, kampanyanın kısa bir süre içerisinde Belçika’dan başlayarak diğer Avrupa ülkelerinde de başlatılması planlanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?

Son dönemde büyük markaların ırkçı reklamlar yaptıklarına sık sık şahit olduk. Örneğin, geçtiğimiz ekim ayında kişisel bakım ürünleri markası Dove, siyahi bir kadın beyazlaştığı bir reklam paylaşmıştı. Bu olayın yaşanmasından çok kısa bir süre sonra ise bir başka kişisel bakım ürünleri markası Nivea da açık renkli teni öne çıkartan benzer bir reklam kampanyası yapmıştı. Bu yılın hemen başında da İsveçli hazır giyim markası H&M, siyahi bir çocuk mankenin giydiği kıyafetin üzerinde “Ormandaki En Havalı Maymun” yazması nedeniyle ırkçılık suçlamalarına maruz kalmıştı.

Bu kadar ırkçı reklamın art arda gelmesi ve bunların büyük markalar tarafından yapılıyor olması, bir soruyu da beraberinde getiriyor: Acaba markalar, daha fazla dikkat çekmek için kasıtlı olarak ırkçı reklamlar yapıyor olabilirler mi? Mantıklı olarak düşündüğümüzde, böylesi büyük markaların reklamları, yayınlamadan önce şirketteki birden fazla üst düzey yönetici tarafından gözden geçiriliyor ve onaylanıyor. Bununla birlikte bu markalar, son derece saygıdeğer ve büyük markalar için global çapta işler yapan reklam ve pazarlama ajanslarıyla çalışıyorlar. Örneğin, Dove’nun tepki çeken ırkçı reklamının arkasındaki ajans Ogilvy & Mather idi. Sonuç olarak reklamlardaki ırkçılık kokan detayların, bu önemli şirketlerde çalışan bu kadar nitelikli kişilerin hepsinin gözünden kaçması, çok çok düşük bir ihtimal.

Dove’nun Tepki Çeken Reklamından Bir Kare

Markaların neden böyle bir strateji izlemiş olabileceklerine değinecek olursak, bunun başlıca sebebi internette daha fazla görünürlük elde etmek olabilir. Zira günümüzde farklı farklı sektörlerden sayısız marka, yaptıkları reklamlarla insanların dikkatini kendi ürünlerine çekmeye çalışıyorlar. Ancak bu reklamların pek azı insanlara ulaşıyor. Yani bu açıdan bakacak olursak, markalar kendi sektörleri dışındaki markalarla da rekabet halindeler. Ve bu rekabet, her geçen gün daha da sıkı bir hale geliyor.

En nihayetinde bu markaların yaptıkları ırkçı reklamlar, sosyal medyada markaya karşı çok büyük bir tepkinin oluşmasına neden oluyor ve bunun hemen akabinde bu olay, dünya genelindeki birçok haber sitesi tarafından gündeme taşınıyor. Yani markalar, belki de çok büyük bir reklam bütçesiyle bile yapılamayacak bir şekilde, adlarını dünyanın birçok yerinde duyurmuş oluyorlar.

Reklamın İyi Kötüsü Olmaz (mı?)

Nivea’nın Tepki Çeken Reklamından Bir Kare

Peki, insanlar bu kadar olumsuz bir şekilde gündeme gelen bir markanın ürününü neden almak istesin? Evet, birçok insan bu gibi durumlarda sosyal medyada tepkisini dile getiriyor olabilir. Ancak bu insanların, yaşanan bu olayların üzerinden bir süre geçtikten sonra, bu markaların ürünlerini satın almadıklarının bir garantisi yok. Ayrıca bu reklamları hiçbir şekilde sorun etmeyen ya da reklamı yanlış bulsa da bu markaların ürünlerini almakta bir sakınca görmeyen büyük bir kitlenin olabileceğini de unutmamak lazım.

Eğer bu durum gerçekse, zaten markalar bu işin artısını eksinini hesaplamışlardır. Sonuç olarak sosyal medyada gösterilen onca tepkiye ve şirketin insanlarda yarattığı olumsuz izlenime rağmen, bu dolaylı olarak da olsa markanın kasasına daha fazla paranın girmesini sağlıyorsa, böyle bir yolun izlenmesi gayet normal olarak karşılanabilir. Belki de markalar, bunu reklam bütçesinden tasarruf etmenin bir yolu olarak görüyorlardır.

Tabii, bütün bunların bir varsayımdan ibaret olduğunu tekrar belirteyim. Ancak son dönemde yaşanan olaylara baktığımızda, bu varsayımın gerçek olma ihtimalinin pek de düşük olmadığını söyleyebiliriz. Sonuç olarak markalar, “Reklamın iyisi kötüsü olmaz.” sözünden yola çıkarak böyle bir strateji belirlemiş olabilirler.

Ne dersiniz? Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markalar Sosyal Medya’da 14 Şubat’ı Nasıl Geçirdi?

Markalar, Sevgililer Gününde gerçekleştirdikleri sosyal medya paylaşımları ile takipçilerine birbirinden değişik, keyifli deneyimler sundu.

Markalar, hedef kitlelerine ulaşabilmek için kullandıkları önemli pazarlama kanalları arasında olan sosyal medyada, “Sevgililer Günü” sebebiyle oldukça hareketli bir günler geçirdi. Bazıları sadece basit bir görsel ve hashtag kullanarak geçirirken bazıları bu günü çok iyi değerlendirdi. İşte bunlardan bazıları:

1.Getir

2. Yemeksepeti

3. Hyundai Türkiye

4. BKM

5. Teknosa

6. Muratbey

7. Ford Türkiye

8. BiTaksi

9. Honda Türkiye

10. Little Caesars

11. Vakıfbank

12. Karaca

13. ING Bank

14. BİP

15. İGA

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link