Güçlü İçgörü Hikaye Yaratır!

Bu yılın başında yürürlüğe giren -sisteme yatırılan her 100 liraya 25 lira devlet katkısını öngören- Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki değişiklik sigorta sektörünü hayli hareketlendirdi. Birbiri ardına bu konuyla ilgili kampanyaları duyuran reklam filmlerini yayınlandı. Sigorta şirketleri farklı promosyonlar uygulayarak müşteri kazanmaya çalıştılar. Reklamlarına hayran olduğum Anadolu Hayat Emeklilik’den yaratıcı bir çalışma beklerken İş Bankası reklamında  bir promosyon ile karşımıza çıktılar sadece. Ayrı bir reklam filmi hazırlamadılar bile. Doğrusu yakıştıramadım.

 httpv://www.youtube.com/watch?v=uA4WB3KIgIs

Bu konuda yayınlanan reklam filmleri arasında en çok dikkatimi çeken Yapı Kredi Emeklilik’in yeni yayınlanan reklam filmi. Genç yaşta bir taksici iken emeklilik hayalini anlatmaya başlayan ve reklam filminde yıllarca aynı emelilik hayalini anlatan taksici Ahmet abi, emekli olduğunda hala hayaline ulaşamamış durumdadır.

Reklamda işlenen içgörü özellikle dikkatimi çekti. Reklamdaki karakter Ahmet abi yıllar boyu emekli olduğunda sahil kasabasında bir ev satın almak istediğini, bahçede meyve, sebze yetiştirmek istediğini, eşiyle birlikte balık ızgara yapıp akşamları yürüyüş  yapacağını söylüyor taksideki müşterilerine .

httpv://www.youtube.com/watch?v=auLMqAx5wrw

Günümüz Türkiye’sinde ve belki de dünyada ortak bir gelecek hayali olarak değerlendirebiliriz reklama konu alan bu hayali. Sıradan insanların böyle hayalleri her zaman vardı. Yıllarca Hollywood’da karşımıza çıkan türden bahçeli evler falan. Reklamda kullanılan karakterin taksici olduğunu düşünürsek hedef kitlenin C2-D SES grubuna mensup 25-35 yaş arası erkek olduğu görünüyor. Bu da gösteriyor ki marka geniş kitlelere ulaşmak amacında.

Aslında bu tip bir yaşam tarzı ve emeklilik hayali günümüz gençleri için gayet geçerli bencede.  Hatta belkide hayattaki en büyük amacımız böyle bir hayata ve eve sahip olmak. Özellikle şehirlerdeki koşuşturmacadan daha yolun başındayken kaçmak istiyoruz. Böylesine bir yaşam tarzını istememizin diğer bir sebebi de sağlıklı bir yaşam sürmek istememiz. Kendi bahçemizde kendi yetiştirdiğimiz sebze, meyve ve belkide hayvansal gıdalarla beslenmek istiyoruz. Stresten uzak durmaya çalışıyoruz. Emekliliğin 65 yaşına kadar uzatılması biz gençleri SGK dışında özel emeklilik sistemlerine daha çok yöneltti. Şöyle bir kanıt göstereyim hemen. 15 Şubat 2013′e kadar BES sisteme kayıt yaptıranların içerisinde 18-34 yaş arası gençlerin sayısı 60 bin 760 kişiye yükselirken, bu grup toplam katılımcıların yüzde 41‘ini oluşturdu.

İşte bu durumu iyi gözlemlemişe benziyor Yapı Kredi Emeklilik. Özellikle gençleri kurdukları hayallere ulaşmanın yolunun kendilerinden geçtiğine inandırmaya çalışıyor. Sağlam bir içgörüden yola çıkılarak hazırlanan bu reklamın tüketicide nasıl bir karşılık bulacağını merak ediyorum doğrusu. İçgörünün dışında prodüksiyonun da başarılı olduğunu söyleyebilirim.

İşlenen içgörünün etkisiyle ortaya içinde kendimizi bulduğumuz bir hikaye çıkmış ve bu hikaye reklamı izlenir kılıyor. Dolayısıyla mesajın algılanmasına yol açıyor. İşte başarılı bulduğum nokta da tam da bu. Doğru içgörü etrafında ortaya çıkarılan hikaye.

Aynı gün yayına giren BNP Paribas Cardif Emeklilik’in aynı konu ile alakalı reklamını ise beğenmedim doğrusu. Son günlerde Digiturk, Albeni ve Bellona ile süren cingıllı reklam filmleri kuşağına eklemlenmiş durumda.  Çok zorlama olmuş gibi görünüyor. Bilinirliliğinin çok az olduğunu tahmin ettiğim markanın bu tip bir strateji seçmesi sorgulanabilir. Kendisini anlatması bu iletişim bombardmanında hiç kolay değil.

httpv://www.youtube.com/watch?v=EcRRpD5Qxy4

Öncelik böyle bir konuda mı olmalıydı yoksa kendilerini net bir şekilde anlatacakları bir lansman kampanyasında mı, bir daha düşünülmeli. 2007 yılından bu yana ülkemizde olan şirket 2011 yılından bu yana da emeklilik hizmeti de vermekte. Avrupa’nın en büyük 15 sigorta şirketinden biri olan markanın daha net anlaşılır işler yapması gerekir. İşe BES kanunundaki değişiklikle ilgili bir reklamla değil öncelikle kendilerini anlatan bir reklamla başlamalıydı.

Son olarak BES düzenlenmesinin ardından sektörün durumuna göz atalım.1 Ocak 2013’te başlayan yeni döneme vatandaşların ilgisi de büyük oldu. Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre 1 Ocak-1 Mart 2013 tarihleri arasında yani yeni düzenleme hayata geçtikten 2 ay sonra sisteme 202 bin yeni katılımcı dahil oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Gelecek Erkeklere Bırakılmayacak Kadar Önemlidir

“Kadın” nedir? Böyle bir soruya siz ne cevap verirdiniz? Dikkat ederseniz soru “Kimdir?” demiyor. Bunun nedeni sadece bizim toplumumuzda değil, dünyanın her yerinde kadının bir kimlik kazanması için önce “ne olduğu”nun zihinlere oturması gerekliliğidir. Türk Dil Kurumu’nun tanımlamasında bile kadının analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan hizmetçi olarak ifade edildiğini göreceksiniz. Kadın daha kendi kimliğini “kazanamadan” belli sıfatlar arasına sıkıştırılıyor. Feminist felsefenin en önemli temsilcilerinden Fransız yazar ve filozof Simone de Beauvoir, 1949 yılında yayınlanan İkinci Cins adlı eserinde kadının kimliğine dair insanlık tarihi boyunca söylenmiş en önemli sözlerden birini sarf eder: “Kadın doğulmaz, kadın olunur!”

Dünya Ekonomi Forumu 2016 raporuna göre kadın ve erkeğin iş hayatında eşit temsili için 117 sene gerekiyor. İş hayatında kadın ve erkek eşit olsa bile kadının toplumdaki geleneksel rolü özel hayatta da devam ediyor. Çalışan kadın eve geldiğinde ev işleri ve çocuklar ile ilgilenirken, eşleri hobilerine zaman ayırabiliyor ya da köşelerine çekilip dinlenebiliyorlar. Toplumun kadınlara biçtiği geleneksel rollerin dışında, varoluşsal kimliklerine dair inanışlar bununla da sınırlı kalmıyor elbette. “Sarışınlar aptaldır.” efsanesini bilirsiniz, ki günümüzde bilimsel araştırmalar böyle bir önermenin kesinlikle doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Peki bu mitin yayılmasında en büyük pay sahiplerinden birinin reklamlar olduğunu biliyor muydunuz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Medyanın toplum algısını değiştirmedeki rolü tartışılmaz. Medya ekosisteminin en büyük gelir grubunu oluşturan reklamlar da  olumlu ya da olumsuz anlamda bu algıya katkı sağlıyor. Reklam ajansları her ne kadar “feminist” olarak etiketlenmek istemeseler de, pazarlama kampanyalarında günden güne artan bir oranla “geleceğin kadını” felsefesine hizmet eden çalışmalarda bulunuyorlar. Bu durumu tetikleyen en büyük sebep ise sosyal medya paylaşım ve ürün satın alım oranlarında kadınların erkeklere kıyasla büyük bir yüzdeye sahip olmaları. Femvertising (Feminist Reklamcılık) akımı ile markalar kadınların yeteneklerini, dünyaya haykırmak istedikleri mesajları ön plana çıkarırken, aynı zamanda kadınları daha güçlü bir kimlik oluşturmaları konusunda da adeta yüreklendiriyorlar. Bu noktada Dove ve Nivea’nın ırkçı çalışmaları ya da Doğadan Yeşilçay Reklamı gibi kötü örnekler olsa da, global çapta kadınları motive eden, kadının kimliğini özgür bir şekilde inşa etmesini teşvik eden başarılı reklamlar da mevcut.

Kızlar da Bilim Yapar, Microsoft Amerika, Dünya Kadınlar Günü Reklamı

Kategori: Teknoloji

Kızlar Neyden Yapılmıştır?, Nike Hollanda

Kategori: Moda

Devler, İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü

Kategori: Eğitim

Klişeleri Yıkmak, Hornbach Almanya

Kategori: Ev, Bahçe

Nasıl Mükemmel Kadın Olunur?, Lenovo Peru

Kategori: Elektronik, Teknoloji

Ben Senim, I AM THAT GIRL Amerika

Kategori: Eğitim

Kız Gibi, Always Amerika

Kategori: Sağlık

Kız Gibi, Orkid Türkiye

Kategori: Sağlık

 

Bonus: Aamir Khan, Star Plus Hindistan

Kategori: Tv Ağı, Medya

 

Geleceğin dünyasının bir ütopya mı yoksa distopik bir Black Mirror toplum yapısına mı sahip olacağı konuşula dursun; markalar hümanizmi temel alıp seksist yaklaşımlardan uzak durarak hem cinsiyet farketmeksizin tüketicilerin “Kendini Gerçekleştirme” ihtiyacına hitap etmeli, hem de toplumun algılarını daha yapıcı yönlendirme gayretinde bulunmalıdırlar.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Audi Ay’a Çıkmaya Hazırlanıyor

NASA 7 Aralık 1972 tarihinde, Apollo programı kapsamında Ay’a iniş yapan son uzay mekiğini fırlattı. Aradan geçen tam 45 yılın ardından, Audi bu tarihi olayın yıldönümünü “Apollo 45” adlı özel bir reklam ile kutluyor. 65 saniyelik reklam 1990’ların ünlü Eskimo temalı quattro reklamına gönderme yaparak, Audi lunar quattro’nun gerçekleştireceği “Ay Görevleri”nin bir ön izlemesini sunuyor. Audi tarafından geliştirilen ay keşif aracının 2019’da göreve başlaması planlanıyor.

Audi, 7 Aralık 1972 tarihinde Apollo programı kapsamında Ay’a yapılan son insanlı uzay yolculuğu anısına “Apollo45” adıya özel bir reklam filmi çekti. Reklam filmi 45 yıl önce yapılan yolculuğa saygı duruşu niteliği taşırken, aynı zamanda Audi’nin lunar quattro keşif aracı ile 2019 yılında gerçekleştirmeyi planladığı görevi tanıtmayı amaçlıyor. 

2030 yılında geçen reklamda, Ay’ın yüzeyini araştıran iki astronot, yüzeyde bir dizi iz ile karşılaşıyor. Bunlar, Neil Armstrong’un 1969’da bıraktığı ayak izi, Apollo 17 görevinde 1972 tarihinde Ay’ın yüzeyine inen keşif aracının lastik izleri ve Audi lunar quattro’nun 2019 tarihinde bıraktığı lastik izleri.Yeni reklam, bir Eskimo yerlisinin oğluna farklı hayvanların kar üzerinde bıraktıkları izleri öğrettiği ve Audi quattro izleriyle karşılaşmalarıyla sonlanan 1990 tarihli quattro reklamından unsurlar barındırıyor.

Audi Lunar Quattro Ay Üzerinde Keşif Yapacak

Audi, lunar quattro ile Ay üzerinde gerçek bir keşif görevine hazırlanıyor. Bu amaçla Audi, keşif aracını geliştirmek için 2015 yılından bu yana PTScientists kurucusu ve CEO’su Robert Boehme’nın liderliğindeki bir ekip ile işbirliği yapıyor. Berlin merkezli start-up’a dört tekerlekten çekiş (quattro teknolojisi), hafif gövde, elektrikli ve hibrit motorlar (e-tron) ve tasarım optimizasyonu alanlarında Audi uzmanları destek veriyor. Audi tarafından geliştirilen ay keşif aracının 2019’da göreve başlaması planlanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link