Gucci’nin Yeni Reklamı Modellerin ‘Aşırı Zayıflığı’ Nedeniyle Yasaklandı!

İtalyan modasının önde gelen temsilcisi Gucci’nin Cruise 2016 dijital kampanyasının bir parçası olarak internete özel hazırladığı reklam filmi Reklam Standartları Otoritesi Advertising Standards Authority (ASA) tarafından yasaklandı.

CEO’su Marco Bizzarri olan Fransız-İtalyan ortak sahipli lüks marka Gucci internet reklam filminde yer alan modellerin ‘sağlıksızca zayıf’ olmasından dolayı gelen şikayetleri dikkate alan Reklam Standartları Otoritesi Gucci’nin reklam filmini yasaklama kararı aldı.

Geçtiğimiz yılın son ayında Times’ gazetesi websitesine bir okuyucu tarafından gönderilen şikayet mektubunda reklam filminde yer alan modellerin sağlıksız derece zayıf olduğundan bahsediyor bu reklamın sorumsuzluk olduğunu ifade ediyordu.

Gucci’nin Cruise 2016 reklamı için sezon kıyafetlerinin modeller tarafından dans eşliğinde tanıtıldığı video film de özellikle duvara yaslanmış bir şekilde dans eden uzun bir elbise giyen modelin zayıflığının bu tartışmanın fitilini ateşlediği belirtiliyor.

Gucci ise reklam filmi ile ilgili yaptığı açıklamada dans partisinin bir kesitini oluşturan videonun yaşlı ve tecrübeli bir hedef kitleye hitap ettiğini ve Times okuyucusunun da ‘yetişkin ve olgun’ okuyuculardan oluştuğunu ve bir kadının çok zayıf olması ya da olmasının da öznel bir yargı olduğunun altını çizdi.

Reklam Standartları Otoritesi reklam filminde görünen kadının çok zayıf olmasından dolayı bu imajın sorumsuzca olduğuna karar vermiş. Model hakkında ‘”Gövdesi ve kolları oldukça ince ve vücudu ve kafası ile orantılı değil.” şeklinde açıklama yapmış.

Aynı zamanda düzenleyici de Bu nedenlerle duvara yaslanmış şekilde duran modelin sağlıksız bir zayıflık imajı yarattığına ve bu reklamın sorumsuz bir reklam olduğuna karar verdik.” şeklinde açıklama yapmış.

Gucci ise tüm modellerin ‘ince bir yapıya ‘ sahip olabileceği ama onların sağlıksız olarak yorumlanmalarına gerektiğine inanmadıklarının altını çiziyor.

Reklam sonrasunda şimdiki haliyle tekrardan yayınlanamayacak ve ASA Gucci’ye reklamın gelecekte ki formu için “Reklam içinde yer alan tüm görsellerin yeniden gözden geçirilmesi” gerekliliğini ifade etmiş.

Özellikle küresel açıdan stile yön veren moda liderlerinin reklamlarda kullandığı modellerde zayıflığı ön plana çıkarması geniş bir kitlede bir stili takip etmek adına bununla beraber endüstride yer alan modeller arasında sağlıksız bir zayıflama dalgasını ortaya çıkarabiliyor. Yakın geçmişte hem ülkemiz hem de dünyada sağlıksız zayıflama ve 0 beden olma gündemi bir çok sorunu beraberinde getirmişti.

Bununla beraber moda sektöründe bu tarz reklamlar sadece Gucci tarafından değil, geçtiğimiz yıllarda modaya yön veren diğer küresel markalar Saint Laurent, Miu Miu, ve Marc Jacobs reklamları da bir çok nedenden dolayı ‘sorumsuz’ olarak kabul edilmişti.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Gerçek Bir Reklamcı Olmak İçin Yapmanız Ve Sahip Olmanız Gerekenler

“Her mesleğin kendine has bazı zorlukları vardır” klişesini ne kadar çok duysak da kesinlikle her mesleğin kendine özel zorlukları olduğu doğrudur. Fakat her mesleğin zorluğu olduğu kadar güzelliği ve farklılıkları da vardır elbet. Her geçen gün yeni bir meslek dalı çıksa ve eski meslekler saniyede bir kendini yenilese de bazı mesleklerin olmazsa olmazları her zaman vardır. Biz de bugün sizlere gerçek bir reklamcı olabilmek için sahip olmanız veya yapmanız gerekenlerden biraz bahsedeceğiz.

1) Nike – Air Force veya Adidas Stan Smith Sahibi Olmak

Eğer gerçek bir reklamcıysanız bu ayakkabılardan en az birine mutlaka sahip olmanız gerekir. Beyaz ayakkabı reklamcının imzasıdır. Ama ayakkabınızın beyaz olmasının yeterli olduğunu sakın düşünmeyin. Eğer Nike seviyorsanız Air Force eğer Adidas seviyorsanız Stan Smith modellerine özellikle sahip olmanız gerekir.

Ayakkabı kısmını reklamcılığa geçiş aşaması olarak düşünebilirsiniz. Reklamcı olmak gibi bir hedefiniz varsa ne yapıp edip daha işe başlamadan bu ayakkabılardan birini mutlaka edinin.

2) Renkli Çoraplar Giymek

Eğer meslek olarak kendinize reklamcılığı seçtiyseniz muhtemelen renkli bir kişiliksinizdir. Zira reklamcılık çok yorucu olduğu kadar eğlenceli ve yaratıcı bir meslek koludur. Bu canlılığınızı, renkli kişiliğinizi ve yaratıcılığınızı tabi ki kıyafetlerinize de yansıtmak zorundasınız ama öyle herkes gibi değil…

Çoraplar! Çoraplar önemli detaylardır. Son zamanlardaki tüm moda akımları da  paçaları kıvırıp renkli çorapları göstermek için çıktı adeta. Tek yapmanız gereken renkli, desenli çoraplar satın alıp onları gösterebileceğiniz şekilde giyinmek.

3) Mad Men İzlemek

Reklamcılıkla ilgili hiçbir hayaliniz yoksa bile Mad Men dizisini izledikten sonra olacaktır. Dönemin en iyi ve güzel reklamlarının stratejilerini ve o dönemde bile reklamcıların toplumdan bağımsız çok farklı düşünen insanlar olduğunu görünce reklamcılığa imrenmemek pek mümkün değil.

Her ne kadar şu anki reklamcılıkla o dönemdeki reklamcılığın arasında dağlar kadar fark olsa da reklamcı her zaman topluma yön verir. Reklam sektörünün neresinde olursanız olun bu gücü içinizde bir yerlerde hissedersiniz.

4) Yurt Dışı Müzik Festivallerine İlgi Duymak ve Mümkünse Katılmak

Reklamcıların çoğunluğu yeni neslin deyişiyle “kafası açık” insanlardan oluşur. Yani din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın herkesi kucaklar ve toplumun belirlediği keskin kuralların dışına çıkmayı severler. Kimseye zararları yoktur isyan çıkarmazlar ama bu hayatın eğlenilmesi gereken bir yer olduğunu bilirler.

Eğlence denince de akla ilk ne gelir? Tabi ki müzik. Özellikle yurt dışı ama eğer olmuyorsa yurt içi müzik festivallerine katılmak reklamcılar için önemlidir. Sürekli düşünen, sürekli üreten yaratıcı ruhun gıdası tabi ki sevdikleri müzikleri dinlemek olacaktı.

5) Happy Hour

“Happy Hour” küçük veya büyük bütün reklam ajanslarının vazgeçilmezidir. İstediğiniz kadar farklı reklamlar yapın, istediğiniz kadar müşteriniz olsun o Happy Hour mutlaka yapılır. Genellikle cuma günleri yapılan bu etkinlik reklamcıların moral deposu, eğlence kaynağıdır. Happy Hour tabi ki sadece reklam ajanslarına özel bir kavram değildir ancak bütün reklam ajanslarının süregelen geleneğidir. Reklam dünyasında her şey değişebilir ama “Happy Hour” kültürü asla değişmez. Eğer reklamcıysanız cuma günü cevap veremediğiniz bir telefona “Canım Happy Hour vardı da duymadım” şeklinde geri dönebilirsiniz. Karşı taraf bazen Happy hour’u bilmiyordur ve soramıyordur. İşte böyle durumlarda bazen insanların aklına “Eyes Wide Shut” gelebilir…

6) Kaş’a Gitmek ve Mümkünse Bir Dönem Orada Yaşamak

Kaş reklamcıların en sevdiği tatil beldelerinden birisidir. Genelde tüm reklamcılar Kaş’a hayatlarında en az bir kere giderler ve gittikten sonra da mutlaka bir yolunu bulup tekrar giderler. Bazen “sektörden” çok sıkıldıklarında, reklamcılardan bunaldıklarında Kaş’a gidip başka işlerle uğraşıp orada yeni  bir hayat kurabilirler. Ama çoğunlukla bir sonraki yaz olsa da tekrar Kaş’a gitsem diye beklerler.

7) Kamp Tatili

Kamp tatilleri genelde stajyer veya Junior reklamcılar için müthiş bir fırsattır ancak hali vakti yerinde reklamcılar da sırf zevk için kamp tatili yapabilirler. Kamp tatili genelde Kaş’ın bir önceki adımıdır. Veya Kaş’ta da kamp tatili yapılabilir. Kamp tatili için Türkiye’deki en uygun yerlerden birisi de Kabak Koyu’dur.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Efsane Olmuş Reklam ve Pazarlama Kampanyalarının Başarı Stratejileri

Nike – Just Do It

Bir zamanlar, Nike’nin ürünü neredeyse sadece maraton koşucularına yiyecek ve içecek olduğunu biliyor muydunuz? Ardından, bir fitness çılgınlığı ortaya çıktı ve Nike pazarlama departmanı üyeleri, ana rakibi Reebok’u geçmeleri için bu avantajdan yararlanacaklarını biliyorlardı. Böylece 1980’lerin sonunda Nike “Just Do It”i yarattı. Just Do It sloganının bir idam mahkümunun son sözünden esinlenilerek ortaya çıktığını daha önce sizlerle paylaşmıştık. 

1988’de Nike satışları 800 milyon dolardı; 1998’de satışlar 9,2 milyar doları aştı. “Sadece yap” sloganı basit ve kısaydı ancak insanların egzersiz yaptıklarında hissettikleri her şeyi kapsıyordu. Beş mil yürümek istemiyor musun? Sadece yap. Dört adım merdivenle çıkmak istemiyor musun? Sadece yap. Bu, hepimizin bağlantı kurabileceği ve herkesi harekete geçirebilecek bir slogandı. Hala da öyle. 

Volkswagen: Think Small

Valkswagen’in “Think Small” kampanyasını birçok pazarlamacı altın standart olarak değerlendirir. Doyle Dane & Bernbach’daki efsanevi bir reklam grubu tarafından 1960’da kurulan kampanya, bir soruyu yanıtlamak için yola çıktı: İnsanarın algılarını yalnızca bir ürüne karşı değil, aynı zamanda bir grup insana göre nasıl değiştirebiliriz?

Amerikalıların büyük araba sevme gibi bir özellikleri vardı ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki 15 yıl içinde küçük Alman arabalarını almıyorlardı. Ancak bu Valkwagen reklamı bu algıyı “Küçük olduğumu mu düşünüyorsun? Evet öyleyim.” diyerek değiştirdi.

Bu kampanyanın çıkış noktası ise: “Şirketinizi, ürününüzü ya da hizmetinizi bir şeymiş gibi satmaya çalışmayın. Müşteriler dürüstlüğü sever ve takdir eder.”

Apple: Get a Mac

Mac ile PC arasındaki tartışmalar Apple için en başarılı kampanyalardan biri haline geldi ve ilk yılında % 42 pazar payı artışı yaşadı. Kampanya Mac’i takip edenlere ürün hakkında aşırı ayrıntıya girmeden  bilmeleri gereken her şeyi anlatıyor.

Bu kampanyanın başarısının sırrı ise “İnsanlar her zaman ürününüz şaşırtıcı olduğu için onu satın almaz. Bunun yerine, ürününüzün faydalarını birbiriyle ilişkili olarak açıklayın, böylece tüketiciler onu kullanırken görebilir.”

Clairol: Does She or Doesn’t She?

Bir saç boyası markası olan Clairol 1957’de bu soruyu ilk kez yanıtladığında, 15 kişiden sadece 1’i suni saç rengi kullanıyordu. Sadece 11 yıl sonra, TIME Dergisine göre, cevap 1/2 idi.

Clairol diğer markaların pazarlama taktiktiğinin tam tersini yaparak başarılı oldu. Normalde bir marka ürününden memnun kalan kişilerin markayı diğer insanlarla paylaşmalarını bekler ancak Clairol ürünün doğallığının göstergesi olan kadınların saç boyası kullanmamış gibi davranmalarını istiyordu. “Kendi saç renginiz gibi doğal” ileitişimiyle yola çıkarak ürününün satışlarını arttırdı.

Bu stratejinin başarılı olmasındaki nokta ise: ” Bazen insanlara ürününüzün başarısını sadece göstermeniz yeterlidir. Göstermek söylemekten daha etkili olur.”

California Milk Processor Board: Got Milk?

Kaliforniya Süt İşlemci Kurulu’nun “Got Milk” sayesinde Kampanya, California’daki süt satışları sadece bir yılda% 7 arttı. Ancak etki, eyalet sınırlarının ötesine geçti ve bugüne kadar milyonlarca “Got ….” sloganı türemesine neden oldu. 

Bu kampanya dikkat ederseniz süt içmeyen insanları hedeflemiyor. Yani zaten süt tüketen insanlara odaklanıyor. Burdan çıkarabileceğimiz pazarlama stratejisi ise; “her zaman yeni müşteriler edinmek zorunda değilsiniz. Var olan hedef kitlenize ürününüzü daha sık kullandırabilirsiniz.”

Procter & Gamble (P&G): Thank You, Mom

P & G, Olimpiyat sporcularının öykülerinin arkasındaki hikayeleri, bu dünya çapındaki sporcuları ömür boyu sürdürecek destekleyici annelerin hikayelerini, anlattı. Anneler bu zorlu ve uzun yol boyunca çok fazla çamaşır yıkama ve temizlik yapmak zorundaydı ve muhtemelen P & G ürünleri kullanıyordu.

Bu reklamın stratejisi çok basit ve reklamların çoğuyla aynı: “Duygusal pazarlama.” Ancak bunu oldukça başarılı bir biçimde öne çıkarmışlar ve bunu insanların hayatlarına dokunarak yapmışlar.  “Duygusal ve nostalji pazarlaması, insanları satın alma seçenekleri haline getirmek için güçlü taktiklerdir; bu nedenle, ürününüzün veya hikayenin ardında daha büyük, daha evrensel bir hikaye varsa, içeri girip ön plana çıkarın.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link