Ford, Kamyon Şoförleri İçin Uyuyakalmayı Engelleyen Akıllı Bir Şapka Tasarladı!

Ford Brezilya’da üretimine başladığı kamyon üretiminin 60.yılını kutlamak amaçlı, yollarda dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazaları minimuma indirmek için ‘akıllı bir şapka’ tasarladı.

Teknolojinin son ürünü olan akıllı şapkanın amacı, kamyon şoförlerinin başına dikkatsizlik sonucu gelebilecek kazaların önüne geçmek.

Trafik kazaların büyük bir çoğunluğunun dikkatsizlik, direksiyon başında uyuyakalma gibi sürücü hataları sonucu meydana geldiğini hepimiz biliyoruz.  Bu durumların önüne geçmek için Ford tarafından kamyon şoförlerine özel üretilen ‘SafeCap’ sürücünün kafa hareketlerini takip ediyor. Eğer şapka sürücünün uyuduğunu ya da uyuma sürecine geçtiğini algılarsa, sürücüyü kenara çekmesi konusunda uyarıyor.

Şapkanın içinde yer alan minik sensörler kişinin başının, belirli bir süre zarfında, belirli bir açıda dik ya da yatay olarak eğildiğini algılarsa alarma geçiyor ve kişiyi dinlenme vakti geldiği konusunda uyarıyor.

Ford Güney Amerika Başkanı Lyle Watters SafeCap’in hem araçları hem de daha kapsamlı bir sürüş kültürü geliştirmek açısından teknoloji kullanımının en güzel örneklerinden olarak değerlendirirken, şapkanın sürücülerin hayatını hem daha kolay hem de güvenli kılacağını ifade etti.

Sürücülerin güvenliğini sağlama konusunda ne kadar etkili olacağı konusunda Ford’dan henüz bir açıklama gelmemiş olsa da şirket gereken testler yapıldıktan sonra SafeCap’in gelecek sene dünya çapında yaygınlaşması için çalıştıklarını belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı hatta korumaya başladığı noktalara güzel bir örnek teşkil eden SafeCap, trafik kazalarının önleyici tedbirlerin yaygınlaşmasında teknolojin üstleneceği rolü de hatırlatması bakımından bir hayli dikkat çekici.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Kendimizi Robotlara Alkışlatır Olduk

Çoğu kişi yapay zekadan ve robotlardan korkuyor ve bu durum sürekli “ya işimizi elimizden alırlarsa” “ya dünyayı ele geçirirlerse” gibi soruları ve kaygıları beraberinde getiriyor. “Yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz ve yine de neden onu geliştirmeye devam ediyoruz?” bu ayrı bir konu ancak bununla bağlantılı bir haber paylaşacağım sizlerle: Hiç durmadan sizi alkışlayabilecek bir robot.

“Big Clapper” ismindeki robot kafasının üzerindeki elleri ile sizi durmadan alkışlayabiliyor ve “Hayatta yeterince takdir edilmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Daha fazla destek mi istiyorsunuz? Peki yaptığınız muhteşem işler için biraz alkışa ne dersiniz? Mükemmel. Kesinlikle bu domates suratlı robotu, hayatınız boyunca sizi alkışlaması ve desteklemesi için satın almalısınız.” şeklinde pazarlanıyormuş. Önce aşağıdaki videodan robotumuzu bir tanıyalım;

Big Clapper aslında yoldan geçen müşterilerin ilgilisini çekmek için tasarlanmış çok basit bir robot. Ancak bu robotun yaptıkları resmen insanların egolarını okşuyor desek yalan söylemiş olmayız. Doğum gününüzü kutluyor, sizi tebrik ediyor ve alkışlıyor. Tıpkı robotu  tanıtırken söyledikleri gibi sizi takdir ediyor. Aslında alkışlancak bir şey yapıp yapmadığınız onun için önemli değil…

İnsanlık şu ana kadar yapay zekayı ve robotları insan hayatını kolaylaştırmak için üretti ve geliştirdi. Hala daha hemen her gün bu konuda başka bir adım atılıyor. Yani robotlar şimdilik sadece bizim için varlar. Acaba insanları korkutan ve robotların intikam almak isteyeceğini düşündüren onlara haksızlık yapıyor olduğumuzu düşünmemiz olabilir mi? Kendimizi mutlu etmek, yalnızlık hissimizi atlatmak, egomuzu okşamak için bile robot geliştirdiğimiz için kendimizi suçlu mu hissediyoruz acaba?

Yapay zeka çalışmalarına veya robotlara karşı falan değilim yanlış bir anlaşılma olmasın ancak her şeyi onlara yaptırmaya çalışmak da bana çok doğru gelmiyor. İnsanların zekalarını kullanabileceği alanlara yönelmesi ve beden gücü gerektiren işlerin robotlara bırakılması ne kadar mantıklıysa insan egosu için gereksiz emek harcanan robotlar da bir o kadar saçma…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Her 100 Tasarımcının 84’ü Freelance İş de Yapıyor

Online matbaa sektörünün lideri bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu ile birlikte detaylı bir ankete imza attı. Anketi cevaplayan yaklaşık bin grafik tasarımcının yardımıyla ilginç sonuçlara ulaşan bidolubaski.com, bu yolla sektöre ilişkin problemlere de ışık tuttu. Tasarımcılara göre maaşlar oldukça yetersiz olduğundan, freelance işler bu ekosistemde önemli bir dinamik olarak öne çıkıyor.

Grafik tasarım uzmanlığı, içinde bulunduğumuz çağın birçok alanında gerekliliğini ispatlayan bir meslek olarak öne çıkıyor. Ancak ne yazık ki, reklam ve tasarım ajanslarından basım ve yayıncılık sektörüne kadar uzanan çok geniş bir yelpazede görev alan grafik tasarımcıların dâhil olduğu dünya, üzerinde fazla araştırma yapılmayan bir sahadan oluşuyor. Hem bu gerçeği gözlemleyen, hem de tasarım ve baskı sektörünün birbirine doğrudan etkileri bulunduğunu yakından bilen bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK) ile birlikte bir anket çalışmasına imza attı.

Bu yaratıcı dünyanın içinde yer alan tüm paydaşlar tarafından doğru okunduğu takdirde grafik tasarımcılara önemli katkılar sağlayacak ankete, yaklaşık bin sektör profesyoneli katıldı. Anketi yanıtlayan tasarımcıların düşüncelerini anlamaya ve anlamlandırılabilecek sonuçlar çıkarmaya çaba gösteren bidolubaski.com’un analizleri, eğitimden çalışılan sektöre, alınanücretlerden baskı süreçlerinde yaşanılan sorunlara kadar birçok soruya da ışık tutuyor.

Sektör gençlerin himayesinde

Katılım gösterenlerin yüzde 76’sını erkeklerin oluşturduğu ankette, grafik tasarımcıların büyük kısmının 35 yaş altında olduğu görülüyor. 18- 25 yaş aralığında bulunanların yüzde 44, 26-35 yaş aralığında bulunanların ise yüzde 42 orana sahip olduğu düşünüldüğünde, bu mesleğin güç kaybetmeden popülerliğini sürdürmeye devam ettiğini ve gücünü gelecekte de sürdüreceğini söylemek mümkün.

Üniversite eğitimleri yetersiz

Teknik bilgi gerektiren grafik tasarımcılığı, meslek olarak seçen katılımcıların büyük bir kısmını lisans ve lisansüstü eğitim alanlar oluşturuyor. Tasarımcıların yüzde 56’sının üniversite mezunu, yaklaşık 5’te 1’inin ise lise düzeyinde eğitim aldığı görülüyor. Ancak anketi yanıtlayanların yüzde 91’i üniversitede verilen eğitimlerin kesinlikle yetersiz olduğu görüşünü taşıyor. Ayrıca katılım gösterenlerin sadece yüzde 40’ının grafik tasarım alanında üniversite eğitimi aldığı düşünülürse, tasarımcı olmak için akademik eğitimin şart olmadığı da ortaya çıkıyor.

Her 100 tasarımcının 84’ü freelance iş de yapıyor

Anket sonuçlarına bakıldığında, grafik tasarımcıların yüzde 28’inin ajanslarda görev aldığı görülüyor. Bu, şaşırtıcı bir sonuç olmamakla birlikte, katılımcıların yüzde 21’inin kurumsal şirketlerde çalışıyor olması markaların tasarıma verdikleri önemin artmasının etkisi olarak yorumlanabilir.Yaklaşık yüzde 20’lik bir orana sahip olan “diğer” seçeneğinde ise çoğunluğu sadece freelance işler yapan tasarımcılar oluşturuyor.

Freelancer’ların oranı çok fazla olmasa da tam zamanlı bir işte çalışan ve ek olarak bağımsız iş yapan grafik tasarımcıların oranına gelince işin şekli biraz değişiyor. Ankete katılanların yüzde 84’ü tam zamanlı işlerine ek olarak freelance işler de yaptığını belirtiyor. Bu oranlara göre freelance çalışmanın grafik tasarım alanında çok önemli bir dinamik haline geldiğini söylemek mümkün.

Maaşlar tatmin etmiyor

Freelance çalışmaya gösterilen yönelim, bir bakıma piyasadaki maaşlar hakkında fikir sahibi olunmasını da sağlıyor. Öyle ki, katılımcıların yüzde 92’si aldıkları maaşın tatmin edici olmadığı görüşünü taşıyor. Bu da tasarımcılar için sunulan çalışma şartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

En büyük problem kalite

Katılım gösterenlerin yüzde 41’i baskı ve matbaa ile ilgili işlerde çalıştığını ifade ederken, zamanlarının büyük bir bölümünü baskı için tasarımlar hazırlamakla geçirdiklerini de belirtiyorlar. Baskı süreçlerinde en sık yaşadıkları sorunun yüzde 44 oranla kalite kaynaklı olduğunu ileten tasarımcıların, yaşadıkları sıkıntıların çoğunun geleneksel matbaalardan kaynaklanıyor. Bidolubaski.com gibi online matbaa platformları ile bu problemlerde azalmaların yaşanması da oldukça mümkün.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link