Esra Erol Başrolde, Netflix Yerlerde

Esra Erol

Bir giysi satın alırken nelere dikkat edersiniz? Meselâ sırf dikkat çekecek diye sizi gülünç duruma düşürecek bir rengi seçme ihtimaliniz var mı? Boyut açısından düşünelim, vücudunuza dar gelen bir giysi sizi komik duruma düşürmez mi? Yani eninde sonunda bir uyum yakalamak zorunda olduğunuzun bilincindesinizdir ki kendi çizginizi çevrenize doğru bir şekilde yansıtın. Gelin görün ki Netflix, kurumsal imajının kaç gömlek altında olduğunu bilemediğimiz öyle bir çalışma yayınladı ki pek çok insan “Oldu mu şimdi?” demekten kendini alamadı. Televizyon kanallarının sabah kuşağını bir dönem acımadan işgal eden ve kültürel erozyonumuza müthiş bir katkı yapan izdivaç programlarının en popüler sunucusu Esra Erol, Netflix tarafından Black Mirror için hazırlanan reklamda yer aldı.

Reklamda birbirine “talip” olan kadın ve erkek, bir masada oturup onca insanın önünde sözde birbirlerini tanımaya çalışıyorlar. Maddiyata önem verdiğini açıkça belli eden kadın ve bu tavra hiç gelemeyen erkek arasında gerilim oluşuyor ve kadın “elektrik alamadığını” söylüyor. Esra Erol bir hakem edasıyla araya giriyor ve ikilinin “kaderine” önce salondaki izleyiciler ve ardından sanal karakter Şirin Ana karar veriyor. Yani anlayacağınız, bir izdivaç programında reyting uğruna yapılabilecek bütün ucuz cambazlıklar yapılıyor. Çalışma, Black Mirror dizisinin bu sezonki bölümlerinden olan “Hang the DJ” bölümünden izler taşıyor.

Netflix, Stranger Things dizisinin yeni sezonu için de yerelleşme mantığında bir tanıtım filmi hazırlamış ve pek çok kesim tarafından olumlu geri bildirimler almıştı. Şu bir gerçek ki baktığınız zaman Saadettin Teksoy’un kişiliği ve gazetecilik anlayışı da öyle seçkin bir kimliğe sahip değil. Fakat kendisinin bugüne kadar hep tuhaf olayları, efsaneleri araştırması; Stranger Things dizisinin içeriğiyle son derece uyumluydu. Kaldı ki Saadettin Teksoy hakikaten de nev-î şahsına münhasır biri olduğundan, ona ilgi göstermeyenler bile sempatiyle yaklaşabiliyor, en azından onu komik buluyordu. Hâliyle ortada ilgisizlik ya da kalitesizlik de söz konusu olmadı ve film kalabalık bir kitle tarafından izlenip beğenildi.

Burada durumun öyle olmadığı öyle belli ki bu tip kriz zamanlarında en şeffaf yorumları aktaran sosyal medya, yine gözlerin çevrildiği ilk alan oldu. Ana akım medyadan ve onun ürettiği anlamsız içeriklerden bunalıp Netflix’e geçen, içerik olarak aradığını orada bulan bir kesimin Esra Erol figürüne ne kadar tahammül edebileceğini üç aşağı beş yukarı hepimiz tahmin edebiliriz. Kaldı ki evlilik programları, toplumsal erozyon yarattığı gerekçesiyle defalarca kaldırılması istenmiş bir televizyon kuşağı hâline de geldi. Öyle ki işe devlet yetkililerinin müdahalesi bile söz konusu oldu.

Günün birinde Netflix’in karşımıza bu görüntülerle çıkacağı, hangimizin aklına gelirdi ki?

Fakat anlaşılan o ki Netflix bunu her nasıl olmuşsa hesaplayamamış ve parodi yapayım derken, odaklandığı kitleyi çileden çıkarmış görünüyor. Sayısız Twitter hesabından paylaşılan yorumlarda, “Bu işler nasip, kısmet” adlı tanıtım filminin hem içerikle ilgisiz hem de Netflix’e hiç yakışmadığı söyleniyor. Netflix gibi küresel bir yayıncının, Türkiye’deki hedef kitlesini hâlâ tanıyamamış olmasına mı, yoksa “yerel içerik”ten kastının nasıl bu olabileceğine mi yanalım, açıkçası ben de bilmiyorum.

Reklam öylesine olumsuz tepkiler aldı ki Promoqube Kurucu Ortağı Korhan Kurt’un da aralarında bulunduğu farklı kesimlerden pek çok kişi, çalışmanın oldukça kötü, anlamsız ve gereksiz olduğuna dair tweet’ler paylaştı. Abonelik için ödediği paraların Esra Erol’a gittiğinden yakınan Netflix izleyicileri, yüksek perdeden konuştu. İşte konuyla ilgili olarak Twitter’da paylaşılan bazı yorumlar:

Elbette kimse bu kötü çalışma nedeniyle Netflix aboneliğini iptal edip Black Mirror’a veda etmeyecek. Fakat sonuç olarak bir marka yaratmak, bir kitlenin ihtiyaçlarına cevap vermek ve hatta başarılıysanız onlara yeni bir kimlik vermekle eş anlamlıdır. Bu aşamaları geçmiş bir marka olarak, bir gün âniden kendi kimliğinizi yalanlayan bir içerikle ortaya çıkarsanız, insanlarda hayal kırıklığı yaratırsınız ki bu durum, küresel bir marka olsanız bile, sizin için de geçerlidir.

Umarız Netflix yaptığı hatadan döner ve izleyicilerinin gönlünü, onlara uygun yeni bir tanıtım filmiyle alır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

BluTv, TV’ye Karşı Gelmeye Gazete İlanlarıyla Devam Ediyor

BluTv istediğiniz zaman, istediğiniz yerden, birbirinden farklı dizi, film ve canlı yayını reklamsız izlemenizi sağlayan, Doğan Holding çatısı altında kurulmuş bir dijital televizyondur. Son dönemde art arda yayınladıkları dizilerle adından oldukça söz ettiren BluTv geleneksel televizyon kanallarına meydan okumuştu. Şimdi de verdiği gazete ilanlarıyla televizyona karşı gelmeye devam ediyor.

BluTv’nin geçtiğimiz aylarda başlattığı kampanya kapsamında yayınladığı videoları izleyelim öncelikle. Bu videolar aracılığıyla “BluTv’de yayınlanan programlar eğer televizyonda yayınlansaydı ne olurdu?” diyerek televizyon kanallarının olumsuzluklarına değinmişler…

Gördüğünüz gibi BluTv televizyonda 2 saat boyunca izleyiciyi kitleyen dizilere ve dizilerin en heyecanlı yerinde gelen reklamlara bu videolarla tepki gösteriyor. Şimdi aynı kampanyanın devamı olarak yaratıcı ajansı McCann gazete ilanları vermiş. Bu ilanlar ile gereksiz tüm detayları veren, uzun uzun bakışmalarla vakit geçiren televizyon dizilerinden farkını ortaya koyuyor…

 

Ayrıca herhangi bir söz vermeniz gerekmeden sadece ayda 14,90 TL ödeyerek taahhüte gerek olmadan kaliteli içeriğe ulaşacağınızın vaadini de veriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link