Dominos Bize Ne Anlatmak İstiyor? Dikkat Ayı Çıkabilir! 0

Bir insanı geğiren ayıdan daha hızlı ne rahatsız edebilir? Hiçbir şey.

Diyerek başlayayım. Nasıl ki daha önce Samsung, Filli Boya ve Oreo’nun yaptığı güzel işlere yazılarımda yer verdiysem, bu sefer de eleştirel bir yazı ile Dominos Pizza’yı konuk edeceğim. Pizza kalitesi, attığı pazarlama SMS’leri, 30 dakika garantisi, personel tutumu vb. konularda aldığı olumlu/olumsuz görüşleri bir kenara bırakıp son 1-2 aydır bolca gördüğümüz reklam filmini hem pazarlamacı hem müşteri gözüyle analiz etmek istiyorum.

Yazımı hazırlarken ilk önce bana göre reklamın olumsuz yanlarını bir kenara not ettim ve sonra da sosyal medyadaki görüşlere bir göz attım. Gördüğüm yorumların bir kısmını her maddenin altında ayrı ayrı olarak bulabilirsiniz. Kendi görüşlerimi desteklemek adına sadece olumsuz yorumları paylaştığımı, olumluları ise görmezden geldiğimi düşünmeyin. Zira olumlu yorum yok denecek kadar az.

Başrolde “ayı”

Pizzanın ne kadar kalorili bir yiyecek olduğu bilinen bir gerçek. Ve bu yiyeceği yerken içi çok rahat olan kişiler olduğu gibi “yememeliyim” diye düşündüğü halde sırf sevdiği için yiyen insanlar da var. Zaten kalorili olan bir yiyeceğin reklamında “ayı” karakterini oynatarak insanların zihninde “ayı gibi yemek” düşüncesini canlandırmanın ne gereği var?

Why so serious?

Karakter olarak ayı seçilmesine rağmen ona sempatiklik katarak durum kurtarılabilirdi. Gerek ses tonu gerek de sinirli mizacı başrol karakterini daha da antipatik yapan detaylar.

Geğirmek? Yarasın

Bu kelimeyi okuduğunda bile rahatsız olan kişiler olduğuna eminim. Recep İvedik serisindeki geğirme ve benzeri hareketlere gülünmesi mi cesaret vermiş bilemiyorum ancak çok çok gereksiz ve itici bir sahne. Ayı karakteri seçimi ve sert mizaç yeterli olmamış, bir de geğirtelim ki tam olsun demişler sanırım. Bir sonraki reklamda bu geğirmeyi 1 adım öteye taşımamalarını diliyor ve bir sonraki maddeye geçiyorum.

Seni bir yerden hatırlıyor gibiyim

Bir reklam karakteri seçerken çok dikkat edilmesi gereken bir nokta, karakterin tamamen özgün olmasıdır. Ancak bu durum Dominos ayısı için geçerli değil. Başta Duracell olmak üzere bu karakterin başka reklam karakterlerini çağrıştırdığı sosyal medyada da birçok kez belirtilmiş.

Ama iyiydik sanki?

“Acıkınca kafam Dominos’a gider” bence başarılı bir reklam çalışmasıydı. Eğer çok çarpıcı yeni bir kurgunuz yoksa istikrarı korumak adına ufak dokunuşlar yaparak mevcut konsept üzerinden ilerlemek daha faydalıdır.

Jingle? Eh işte

Akılda kalan jingle örneklerini paylaştığım yazımda da belirttiğim gibi bir jingle için en önemli kriter akılda kalıcı olmasıdır. “Acıkınca kafam Dominos’a gider” bu açıdan da başarılı bir reklamdı. Ancak Dominos’un bu son reklamında “Bir insanı Dominos’tan daha hızlı ne mutlu edebilir? Hiçbir şey” jingle’ının farklı farklı kelimelerden oluşan uzun bir jingle olması akılda kalıcılık açısından problem yaratıyor.

Bir Cevap Yazın

Nielsen’den Dijital Reklam Yatırımları İçin Güvenilir Ölçüm Sistemi 0

Nielsen’in globalde yapmış olduğu bir araştırmaya göre; dijital kampanyaların %56’sı hiç görülmüyor, görüntülenen %44’lük dilimin ise %37’si hedef kitlesini kaçırıyor.

Bu sonuçtan yola çıkarak markaların dijital bütçelerini çok daha dikkatli kullanmaları gerektiğini düşünen Nielsen, dijital kampanyaların ratingini en doğru şekilde ölçmek üzere geliştirdiği Digital Ad Ratings çözümünü hizmete sundu.

Dijital reklam yatırımları için güvenilir ölçüm…

Bugün 23 ülkede kullanılan ve 2016 yılında Türkiye pazarına giren Digital Ad Ratings, dijital reklam yatırımları için şeffaf ve optimize edilebilir şekilde bağımsız ve güvenilir rating ölçümü sağlıyor. Dijital kampanyaların hedef kitleye ulaşma oranlarını, rating ölçümünü bilgisayar, mobil (akıllı telefon ve tablet / tarayıcı ve uygulama içi) gibi tüm cihazlar üzerinden yapan ve farklı cihazlar arasında hedef kitleyi tekil olarak raporlayabilen ürün, sektörün tek hedef kitle ölçüm aracı olarak dikkat çekiyor. Reklamların görülebilirlik (viewability) oranlarını da ölçen Digital Ad Ratings, ayrıca bot kaynaklı ve sahte olan gösterimleri ayırt edip raporlayarak marka güvenliğini de ön planda tutuyor. Media Rating Council’in akredite ettiği Digital Ad Ratings, reklamveren ve yayıncılar için somut ve güvenilir bir dijital yatırım geri dönüşü sağlıyor.

Digital Ad Ratings nasıl çalışıyor?

1- Etiketleme: Reklam kampanyasının farklı cihazlarda ölçülmesi sağlanıyor.

2- Sayım: Toplam gösterimin sayılması gerçekleştiriliyor.

3- Eşleştirme: Üçüncü parti veri sağlayıcılar üzerinden gösterimler tüketicilerin demografik özellikleri ile eşleştiriliyor. Türkiye’de eşleştirme işlemi yaklaşık 41 milyonluk bir veri kaynağı aracılığı ile gerçekleşiyor.

4- Ayarlama: Nielsen’in çapraz-platform paneli kullanılarak hedef kitle ölçümü için veriler kalibre ediliyor.

5- Raporlama: Yayıncı ve demografiye göre hedef kitle ve görünürlük raporları günlük olarak yayınlanıyor.

Digital Ad Ratings büyük yararlar sağlıyor…

Digital Ad Ratings, hem yayıncı hem ajans hem de markanın hayatına önemli katkılar sağlıyor. Dijital hedef kitlenizin çapraz platform (bilgisayar, akıllı telefon ve tablet) verilerine ulaşım, kampanyanın büyüklüğünden bağımsız günlük raporlama; yüksek kalitede, işlem yapmaya ve optimizasyona izin veren, eyleme geçilebilir ölçümleme, üçüncü parti veri sağlayıcıları üzerinden hedef kitlenin detaylı demografik raporlaması, geliştirilmiş fonksiyon ve görselleştirme ile dinamik ve kolay kullanıcı deneyimi gibi yararlar sunuyor.

Coca-Cola’dan Telaffuzu Ödeme Olarak Kabul Eden Dünyanın İlk Otomatı 0

Coca-Cola İsveç, bu yaz şişe kolalarını 90’dan fazla tatil yöresini tanıtan ambalajlarla birlikte sundu. Doğal olarak bu tatil yöreleri arasında İsveç’te bulunan bazı yerlere de yer verildi. İşte kampanyanın ilginç yanı burada ortaya çıkıyor.

İsveç’te çok sayıda yerel lehçe bulunuyor ve bu lehçelerin her biri farklı fonetiklere ve dilbilgisel özelliklere sahip olmalarından dolayı İsveçliler için bile karmaşık olabiliyor. Coca-Cola İsveç de buradan yola çıkarak lehçeyi ödeme olarak kabul eden bir otomatik satış makinesini İsveç’in başkenti Stockholm’de yer alan Stureplan isimli meydana yerleştirerek insanların kullanımına sundu.

Dialekt-o-maten ismindeki bu otomat, kullanıcının sesini, hatta dildeki şiveyi algılayabilme yeteneğine sahip. Bu teknoloji, kullanıcının orijinal lehçeyi ne kadar doğru telaffuz ettiklerini belirleyebilmek için kullanıcının ses, konuşma temposu ve tonlamasını bir değerlendirmeye tabi tutuyor.

Birçok meraklı hayran ve gazeteci, Coca-Cola’nın bu ilginç otomatik satış makinesini ilk elden deneyimleyebilmeleri için davet edildi. Söylemeleri istenen ifadeleri iyi telaffuz eden katılımcılar ise otomattan bedava Coca-Cola almayı başardılar.

Kampanya kapsamında “Smögen”, en popüler ve telaffuzu en kolay lehçe olarak ön plana çıkarken “Abisko” en az popüler olan lehçe ve “Vadstena” ise telaffuzu en zor lehçe olarak dikkat çekti.

Coca-Cola, bu tarz farklı pazarlama kampanyalarıyla dikkat çeken markaların başında geliyor. Örneğin, dev içecek markası yine bu yaza özel olarak “Share a Coke” isimli kampanyası kapsamında isme özel şarkılar hazırlamış ve Romanya’da festival bileti olarak kullanılabilen pet şişe ambalajlarını kullanıma sunmuştu.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link