Dijital Video Reklam Kampanyalarında Herkes Alternatif Arayışında

IAB Avrupa tarafından gerçekleştirilen Dijital Video Reklam Formatları Araştırması sonuçlandı. Araştırma sonuçlarına göre, reklam verenler, ajanslar ve yayıncılar dijital video reklam kampanyalarında alternatif arıyor.

31 ülkeden, 700 reklam veren, ajans ve yayıncının katıldığı araştırma, şu anda Avrupa’da marka kampanyalarında kullanılan video reklam formatlarındaki eğilim ve teknik özellikler hakkında fikir veriyor.

Araştırmaya göre Avrupa video reklam pazarına hakim üç format bulunuyor. Bunlar; in-streampre-roll formatı, out-stream in-article/in-page formatı ve 30 saniyelik spot. Bu formatlar, reklam veren, ajans ve yayıncılar arasında küçük farklılıklarla sektördeki trendlere ve yatırımın geri dönüşüne (ROI) öncülük ediyor.

Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

  • Bazı bölgelerde out-stream formatlar, in-stream formatlardan daha fazla kullanılıyor. Örneğin Batı Avrupa’da out-stream in-article-in page format kullanımı, pre-roll kullanımına göre daha fazla.
  • Araştırmanın sonuçlarına göre, ajansların üçte ikisi tüm cihazlarda 30 saniyelik yayın formatını kullandığı için reklam verenler çapraz medya stratejili reklam kampanyalarını tercih ediyorlar.
  • Bütün formatların kullanıldığı PC/Masaüstü, video reklamcılığında hala en yaygın kullanılan cihaz. Ancak mobil cihaz kullanımının artmasıyla tüm formatların mobilde de artacağı öngörülüyor. Örneğin, son 12 ayda mobilde pre-roll kullanımının yüzde 80 arttığı görülüyor.
  • Reklamlam verenler ve ajanslar cihazları çeşitlendirmenin yanı sıra formatları da zenginleştirme yollarını arıyorlar ve bu amaçla out-stream formata yöneliyorlar. Reklam verenlerin yarısından fazlası in-feed formatı kullanmayı tercih ediyor.
  • Diğer tarafta, yayıncılar da sayfalarını ve içeriklerini güncellemek ve iyileştirmek için out-stream’i tercih ediyorlar. Yayıncıların yarısından fazlası in-article /in-page formatı kullanıyorlar.
  • Sektördeki tüm oyuncuların amacı kullanıcıyı rahatsız eden formatları yok etmek olduğu için, overlay ve interstitial kullanımı oldukça azalmış durumda.

Video reklamcılığı, IAB Avrupa 2017 yıllık planının en önemli konularından biri ve Video Reklam Formatları Çalışma Grubu konuyla ilgili çeşitli projeler yürütüyor. Son dönemlerin çıktılarından biri de Dijital Video Reklamcılığına Bakış Raporu. Konu 23-24 Mayıs tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilecek olan IAB Avrupa Interact Konferans’ında derinlemesine ele alınacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

KFC Türkiye’nin “Bakması Bedava” Sloganı Tepki Çekti

Markaların pazarlama ve reklam kampanyaları yaparken son derece dikkatli olması gerektiğini bu zamana kadar ortaya çıkan çok sayıda olumsuz örnekle birçok kez gördük. Zira hazırlanan kampanyalarda insanların farklı yorumlayabileceği herhangi bir detay, markanın tüm eleştiri oklarını üzerine çekmesine neden olabiliyor. Puma’nın uyuşturucu temalı partisi, McDonald’s’ın müzeleri kötüleyen reklamı ve Starbucks’ın tepki çeken noel reklamı bu konuda dikkat çeken son örnekler.

Ancak bazı kampanyalar ise insanlara gerçekten “Bu kampanyayı hazırlarken ne düşündüler acaba?” sorusunu sorduruyor. KFC Türkiye‘nin son reklam kampanyası, işte tam da bu kategoriye giriyor. KFC Türkiye’nin üzerinde “Bakması Bedava” sloganının yer aldığı reklam afişi, dün sosyal medyada adeta bir infial yarattı. Birçok Twitter kullanıcısı, haklı olarak reklamın rahatsız edici olduğuna yönelik yorumlarda bulundu.

Şubat ayında sizlerle “Markalar, Irkçı Reklamları Kasten mi Yapıyorlar?” başlıklı bir yazı paylaşmıştık ve o yazıda markaların birbirini ardına yaptıkları “kör göze parmak” niteliğindeki ırkçı reklamların “Gerçekten de reklamın iyisi kötüsü olmaz mı?” sorusunu akıllara getirdiğine değinmiştik. KFC Türkiye’nin bu reklamı da bu soruyu yeniden akıllara getirdi. Aksi takdirde bu tarz bir reklamın, herhangi bir olumsuz tepki almayacağının düşünülmüş olması pek de mantıklı gelmiyor. Mesele sadece dikkat çekmekse, KFC Türkiye’nin bunun çok iyi bir şekilde başardığını söyleyebiliriz. Ancak bu reklam afişinin, KFC markası açısından olumlu bir izlenim yarattığını söylemek zor.

Kısa süre içinde Ekşi Sözlük‘te de “Bakması Bedava” başlığı altında bu reklam afişi ile alakalı çok sayıda yorum yapıldığını belirtelim. Bu arada “Bakması Bedava” sloganı ile ilgili olarak hem Twitter’da hem de Ekşi Sözlük’te yapılan yorumlar genel olarak olumsuz, ancak az sayıda da olsa bu tepkinin gereksiz olduğunu ifade eden kişiler de mevcut.

KFC Türkiye, konu ile ilgili olarak şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapmadı. Açıklama yapıldığı takdirde sizlerle paylaşıyor olacağız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Yeni Oyuncak Serisi ile Çocuklara “Sürdürülebilir Yaşamı” Öğretiyor

Konu çocuklar olduğunda evimizin her şeyi IKEA’nın güzel projelerini hatırlamamız zor olmuyor değil mi? Geçtiğimiz yıllarda çocukların resim kağıtlarına çizdiği hayvan figürlerini oyuncak haline getiren IKEA yeni oyuncak koleksiyonunda ilhamı da nesli tükenmekte olan hayvanlardan aldı.

Bu yeni pelüş oyuncak serisinin amacı, ailelerin çocuklarına sürdürülebilir yaşamı daha kolay anlatabilmeleri. Daha büyük çocuklar ise oyuncaklarla beraber renkli ve öğretici kitaplarla tek başlarına öğrenebilecekler.

Djungelskog (yabani orman) ve Urksog isimli iki pelüş oyuncak serisi, nesli tükenmekte olan hayvanlar hakkında farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Aslanlar, filler, pandalar ve orangutanlar gibi hayvanlardan oluşan yeni serinin içeriği de mesajı kadar sürdürülebilir. Polyester ve geri dönüştürülmüş plastik şişe atıklarından üretilen lifler, sürdürülebilir pamuktan oluşuyor.

Her biri yanında bir hikâye kitabı ile gelen oyuncaklar, “ailelerin sürdürülebilirlik hakkındaki sorularını yanıtlamalarına destek olmak ve daha büyük çocuklara da kendi başına öğrenme imkanı sağlıyor.”

Koleksiyonun hikayesi sürdürülebilirlik konusunda çocuklarla nasıl bağ kurabiliriz? Sorusu ile başlamış. Vahşi hayvanların çocukları her zaman büyülediğini bildiklerinden, vahşi ve nesli tükenmekte olan hayvanları ana tema alarak yola çıkan ekip, bu anlamlı koleksiyonu yaratmış.

Afrika aslanı nesli tükenmekte olmasa da tehlike sinyalleri veren, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) göre sadece 20.000 tane kaldığı açıklanan bir vahşi hayvan. Aynı zamanda 2016 yılında “nesli tükenmekte” listesinden kurtarılmış ama oldukça dikkat edilmesi gereken diğer hayvan ise panda. Fil ve orangutan ise listede panda ve aslanla aynı kaderi paylaşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için yapmamız gerekenleri hepimiz bilinçli bireyler olarak araştırmalıyız. Çocuklarımıza da bu bilinci aktarmamız gerekiyor ki dünya yaşanabilir bir yer olmaktan çıkmasın. Bunun için geç kaldıysak bile belki bu haber araştırmaya ve harekete geçmeye başlamamız için iyi bir neden olabilir, ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link