Cola Turka: Türkiye’nin Kolası

Nostaljik bir kampanya olan Cola Turka’nın ilk reklam kampanyasının üzerinden on yıl geçmiş. Ülker’in genç markalarından biri olan Cola Turka onuncu yaşını da devirmiş oluyor böylelikle. İlk reklamın tadı hala damağımızdan düşmemişken biz tüketicilerden bir süredir uzak kalan Cola Turka yeni reklamını yayına soktu.

Grey İstanbul tarafından hazırlanan çalışmada öne çıkarılan slogan ‘Türkiye’nin Kolası‘ oldu. İlk çıktığı günden bu yana Türkiye’ye ait dokular üzerinde duran ve bu ülkenin kendi markası olduğunu her fırsatta duyuran Cola Turka bunu bir kez daha pekiştirdi. Reklam filminde birçok Türkiye dokusuna ve önceki reklamlarda kullanılan görsellere rastlamak mümkün. Bu kesitlerle aslında tutarlı bir duruş sergileyen bir marka olarak gözümüze çarpıyor da denilebilir Cola Turka için.

Reklam filminde ülkemize ait dokuların, eski reklamlardan karelerin yanı sıra bir de müzik seçimi dikkat çekiyor. Minik serçe Sezen Aksu’nun dillere dolanmış ve özellikle de tribünlerde sıkça seslendirilen şarkısı ‘Olmaz Olsun’ da reklam filminin en çok dikkat çeken yanlarından biri.

Markaların tutarlı bir duruş sergilemesi önemlidir, reklam için de marka bilinirliği için de. Uzun bir aradan sonra aramıza dönen Cola Turka bu tutarlı duruşunu bozmadan karşımızda. Bakalım yakın dönemde bunun meyvesini nasıl toplayacak?

http://www.youtube.com/watch?v=MIUqzQEubgE

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

3 Comments

  1. El yazısı ile Kola yazmaları biraz kötü durmuş… Daha farklı motifler ve reklam stratejisi kullanılabilirdi…

Bir Cevap Yazın

6 Adımda Web Tasarım İşine Nasıl Başlanır?

  • Birçok işte olduğu gibi web tasarım işi de yeni başlayanlar için birçok soru işareti barındırıyor.
  • GoDaddy’nin bu konuda paylaştığı rehber niteliğindeki yazı web tasarım işine başlarken izlenecek adımları birer birer sıralıyor.
  • İlgili yazı; Web Sitenizi Tekrar Tasarlamadan Önce Sormanız Gereken İlk 5 Soru

Bir freelance internet sitesi tasarımcısı olma yolculuğu, yeni başlayanlar için oldukça zorlu bir süreçtir. Ancak işinizi doğru yaparsanız, bağımsız bir çalışan olarak başarılı bir kariyere sahip olabilirsiniz. Tek başınıza bir iş kurmanın en zor yanı, genelde nereden başlayacağınızı bilememektir. GoDaddy’nin bu konu hakkında paylaştığı yazı ise bir web tasarım işine nasıl başlanabileceğini adım adım anlatıyor.

1. Zemin Hazırla

Gerçek bir tasarım işine başlamadan önce işe uygun bir zemin hazırlamak için planlama yapmak gerekiyor.

Uzmanlığınızı Güçlendirin

Becerilerinizi mümkün olan en üst düzeye getirmek için bir plan yapın. Her şeyde uzman olamazsınız, ama en azından temel bilgilerde ustalık seviyesinde olduğunuzdan emin olun. Bunun için öncelikle katılmak istediğiniz dersleri, atölyeleri ve seminerleri belirleyebilirsiniz.

Freelance Zihniyetini Benimseyin

Diğer freelance web profesyonellerinin ilk elden deneyimleriyle ilgili tüm bilgileri okumak bunun için güzel bir başlangıç olabilir. Bu kişiler tarafından yazılan makalelere göz atmanın yanı sıra, serbest çalışma ile ilgili kitaplara göz atabilir ve bilgi edinme amaçlı görüşmeler için diğer freelance web tasarımcılarıyla iletişime geçebilirsiniz.

İş Planınızı Yazın

İş planınız hizmetlerinizi, finansal planlarınızı, hedef kitlenizi ve hizmetlerinizi sunma stratejilerinizi açık bir şekilde belirtmelidir. Şu adımları izleyerek düzgün bir iş planı hazırlayabilirsiniz:

  • İş vizyonunuzu ve kimliğinizi tanımlayın.
  • Finansal hedeflerinizi belirleyin.
  • Fiyatlandırma seçeneklerinizi belirleyin.
  • Yeni ürünler ya da hizmetler etrafında uzun vadeli iş hedefleri belirleyin.
  • Beklenen gider ve gelir konusunda bir tahmin yürütün.
  • İdeal müşterilerinizi tanımlayın.

2. Topluluğunuzu Meydana Getirin

Sizin gibi web tasarım işiyle uğraşan diğer freelance çalışanlarla irtibat halinde olun. Rakipler, iş birlikçiler ve potansiyel müşteriler de dahil olmak üzere diğer kişilerle sizi bağlayan network kurma fırsatlarını araştırın. Bununla birlikte yerel buluşmaları ve diğer freelance web tasarımcılardan oluşan grupları arayın.

İdeal Ekibinizi Oluşturun

Sizinle senkronize olarak çalışan, tamamlayıcı hizmetler sunan, bilinen ve güvenilir bir iş ortağı ağı oluşturun. Bununla birlikte teknik ya da yaratıcı becerilerinizi gerektirmeyen işleri (muhasebe vb.) dışarıdan halletmeyi düşünün. Ayrıca iş ortaklarınızla bizzat bağlantı kurun ve onları tanıyın.

3. Çalışma Ortamınızı Kurun

İşinizi kesintisiz olarak yapmanıza imkan tanıyan bir ev – ofis ortamı oluşturun. Çalışma alanınıza dokunulmamasını garanti altına alan kurallar da dahil olmak üzere sınırlar belirleyin ve bunları uygulayın. Çalışma saatleri ve kesintilerin nasıl idare edileceği ya da engelleneceği gibi belirli kurallar oluşturmak için birlikte yaşadığınız diğer ev sakinleriyle birlikte hareket edin.

Bunların yanı sıra yakınınızda bulunmasını isteyeceğiniz ofis malzemelerini belirleyin. Bir ofis tedarik istasyonu kurun, böylece işinizi yapmak için düzenli olarak bel bağladığınız yazıcı kağıdı, etiket, klasör ya da diğer sarf malzemelerinizin bitmesi durumuyla asla karşılaşmazsınız.

Acil Durum Planı Yapın

Elektrik ya da internet kesintileri, evden çalışan kişiler için büyük bir problemdir. Bu yüzden kablosuz ağını kullanarak birkaç saatliğine de olsa çalışabileceğiniz kahve dükkanları, kafeler, kütüphaneler vb. yerleri iyi öğrenin. Bir elektrik ya da internet kesintisi mahallenizden daha ötesine de sıçrayabileceği için değişik mesafelerde birkaç farklı acil durum mekanı belirleyin. Bu tarz durumlarda bu mekanlar sizin için hayat kurtarıcı olabilir.

4. Donanıma ve Yazılıma Yatırım Yapın

Bir web tasarımcısıysanız, sağlam ve yetenekli donanıma ve yazılıma yatırım yapmak hayati bir öneme sahiptir. Bu yüzden ilk iş olarak büyük bir monitör, yazıcı ve tarayıcı da dahil olmak üzere alabileceğiniz en iyi bilgisayar ve çevre birimlerini satın alın. Ayrıca müşterilerin internet sitelerinde kullanmak için fotoğraf çekiyorsanız, bir kamera satın almayı da düşünebilirsiniz. Bununla birlikte mevcut bilgisayarınızın çalışamaz hale gelmesi durumunu göz önüne alarak yedekte işlerinize devam edebileceğiniz bir dizüstü bilgisayar bulundurmanız iyi olabilir.

Donanım işini hallettikten sonra sıra geldi yazılıma. Öncelikle hangi yazılımlara ihtiyaç duyacağınızı belirleyin ve yazılım satın almanın mı, aylık ücret ödeyerek bir bulut servisinden faydalanmanın mı daha uygun maliyetli olduğunu değerlendirin. Ayrıca finansal takibi sağlayan, Zoom gibi video toplantılar yapmaya imkan tanıyan ve LogMeIn ya da GoToMyPC gibi uzaktan oturum açma yeteneğine sahip bulut tabanlı yazılımları edinmeyi de unutmayın. Son olarak Dropbox ya da başka bir sağlayıcı aracılığıyla bir dosya paylaşım hesabı kurmanız da faydalı olabilir.

Bunların yanı sıra bilgisayarlarınız için güvenilir güvenlik ve yedekleme stratejilerini de göz ardı etmeyin. Mesela Crashplan ya da Carbonite gibi bir çevrimdışı dosya yedekleme sistemi seçebilirsiniz. Bunun dışında harici bir sunucuya tam bir bilgisayar yedeği isteyip istemediğinize karar verin ve istiyorsanız, bunun başlangıçtaki donanım bütçenize ekleyin.

5. Finans ve Muhasebe Sistemlerini ve Süreçlerini Ayarlayın

İşinize başlamadan önce ayrı bir banka hesabı açın, hatta gerekli olduğunu düşünüyorsanız bir kredi kartı da edinin. GoDaddy Online Bookkeeping, Quickbooks Online ya da FreshBooks gibi bir muhasebe yazılımı seçin. Hatta hesap tablonuzu ve muhasebe yapınızı oluşturmak için bir mali uzmandan danışmanlık almayı düşünmeniz yararınıza olur. Bununla birlikte finansal soruları yanıtlamanın yanı sıra vergilerle de başa çıkabilen bir vergi uzmanı ile uzun vadeli bir ilişki kurmayı da düşünün.

Ödeme Alın

Sürekli değişen vergi yasalarıyla uğraşmamak ve mali formların düzgün bir şekilde doldurulmasını garantiye almak için bir bordro hizmeti kullanmayı düşünebilirsiniz. Bunun haricinde fiyatlandırma modeli oluşturma, faturalandırma ve online ödeme kabul etme de dahil olmak üzere parayı nasıl idare edeceğinizi belirleyin.

Faturalandırma süreçlerini ve politikalarını belirleyin:

  • Fatura Oluşturma
  • Faturanın Müşteriye Teslimatı
  • Fatura Tarihlerine Göre Ödeme Bitiş Tarihi
  • Mevduat Şartları
  • Geç Ödemeler İçin Cezalar
  • Ödenmemiş Faturaların Sonuçları

Ödemeleri nasıl kabul edeceğinizi aydınlığa kavuşturun:

  • Çek
  • Kredi Kartı
  • PayPal Benzeri Hizmet Sağlayıcılar Aracılığıyla Online Ödeme

6. Pazarlama ve Reklama Dalış Yapın

Potansiyel müşterilerinizin rakipleriniz yerine sizinle çalışmak istemelerini sağlayacak ilgi çekici bir hikaye anlattığınızdan emin olun. Bunun için öncelikle markanızı ve markanızın ayırt edici özelliklerini tanımlayın. Daha sonrasında ise şu sorulara cevap bulun:

  • Rakibiniz yerine neden sizinle çalışmalıyım?
  • Sizi diğerlerinden daha iyi yapan şey nedir?
  • Neden bir ajans yerine bir freelancer ile çalışmalıyım?

Online Varlığınızı Oluşturun

İşinizi sergileyen, sunduğunuz ürünü ya da hizmeti gösteren ve politikalarınızı kapsayan aracı meydana getirin ve sosyal medya hesaplarınızı açın. Daha sonrasında ise kendi internet sitenizi hazırlayın ve internet sitesinde mutlaka hikayeniz, iletişim bilgileriniz, sağladığınız hizmetler, portfolyonuz, referanslarınız gibi bilgilere yer verin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hikaye Anlatarak Pazarlamak Neden Önemli?

Hayal etmek, mükemmel bir şey. Yuval Noah Harari’nin “Sapiens: A Brief History of Humankind” adlı kitabında anlattığı gibi; insanı bugünlere getiren şey, hayal kurma yeteneği. Hayal gücümüz sayesinde tarih boyunca medeniyetler inşa ettik, topluluklar oluşturduk ve yiyecek zincirinin en tepesine ulaştık. İmkansız olanı öngörme yeteneğimiz, bizi binlerce yıldır hayvanlardan ayıran en önemli özelliğimiz oldu.

O dönemlerde mağara evlerde anlatılan bu hikayeler, insanlar arasındaki iletişimin primitif örnekleri olarak hayal gücüyle süslendiler ve günümüze kadar uzanan destanlara dönüştüler. Ancak hiçbirimiz, lise dönemlerimizde edebiyat öğretmenlerimizin İlyada ve Odysseia gibi antik literatür destanlarını okutarak insanın ilkel iletişim süreçlerini ve hikayeye olan ihtiyacını anlamamızı istediğini elbette ki düşünmemiştik.

Dijital insanlar olarak, sorunlarımızı çözmesi için en güvendiğimiz kaynağın Google olduğu yalnız bir jenerasyonuz. Arama motoruna kelimeleri yazıyoruz ve o da bizi görmek istediğimiz kişilerin bağlı olduğu ağlara ve internet sitelerine yönlendiriyor. Peki sizce, tüm bu çabamızın nedeni ne? Aslında cevap çok basit: Çeşitli sanal ortamlarda insanlara hikayelerimizi daha iyi anlatabilmek. Çünkü, modern dünyada hepimiz birer hikayeyiz ve her hikaye gibi, bizimkilerin de menşei hayal gücü.

Büyük veya küçük fark etmeksizin, hemen her markanın pazarlama iletişim çalışmalarına önem verdiği günümüz dünyasında tüketicilerin maruz kaldığı mesajlar arasından sıyrılmak oldukça zorlaştı.Tüm bu şartlarda işe girerken insan kaynakları uzmanının, sunum yaparken üniversitedeki hocanın veya herhangi bir mal veya hizmet satarken tüketicinin ilgisini çekmek istiyorsanız ona verdiğiniz bilgiyi kişiselleştirmeniz gerekiyor. Kısacası, verdiğiniz bilgi ile alıcı arasında duygusal bağ oluşturmalısınız. Bu noktada hikaye anlatımı, hem mevcut hem de potansiyel tüketicilerin aklında markaların canlanmasını sağlamanın en güçlü yollarından biri. Eğer markalar, ürün ve hizmetlere insanların dikkatini çekecek bir hikaye verebilirlerse işte o zaman hedef kitleyle birlikte yolculuğa çıkabiliyorlar.

Hikaye Anlatımı Neden İşe Yarıyor?

19. yüzyılın sonlarında Adam Smith ve David Ricardo gibi teorisyenlerin geliştirdiği “homo economicus” terimine dayanarak John Stuart Mill’in ortaya attığı “ekonomik insan” kavramı dolayısıyla insan, ekonomik sistemde faydacı ve menfaati doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alındı. Ancak, davranışsal ekonomi modeli geliştirilerek insanın yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir varlık olarak ele alınmasının dar bir görüş olduğu ortaya atıldı. Nitekim homo economicus modeline göre, herhangi bir vakıfa veya derneğe yardım yapan ya da ekonomik çıkarı olmaksızın toplum için fayda sağlayan işlerde çalışan insanları açıklamak mümkün değildi. Çünkü bizler, salt mantıkla düşünen varlıklar değiliz. Hikayeler, bu noktada mantık dışı beynimize hitap ederler. Tüm bu mantık dışı eylemler, “duygu” adı altında hayatımızda yer alır ve söz konusu duygular olunca insan için her şeyin boyutu değişir.

Bunun yanı sıra, işin bilimsel kısmına odaklanmak gerekirse; düz bir enformasyonu okurken beynimizin yalnızca dil ile ilgili bölgeleri çalışıyor. Ancak bir hikaye okuduğumuzda yalnızca dil bölgeleri değil, aynı zamanda o hikayeyi yaşıyor olma durumunda aktif hale gelecek kısımları da çalışmaya başlıyor. Fast Company’nin yaptığı bir araştırmaya göre; ortalama bir insan günde 100.000 dijital kelime tüketiyor ve bu insanların %92’si, marka reklamlarını hikaye şeklinde görmek istiyor. Çünkü beyin, resimleri kelimelerden 60 kat daha iyi algılıyor. Hal böyle olunca pazarlamacıların hikayelerle tüketicilerin kalbini kazanmaya çalışmaları kaçınılmaz hale geliyor.

2018’de Markaları Hikaye Anlatımıyla İlgili Bekleyen Trendler Nelerdir?

  • CSO (Chief Storytelling Officer) Yükselecek

Evet, yanlış okumadınız. Pazarlama yöneticilerine taptaze bir unvan daha eklendi. United Airlines, kısa zaman önce marka hikayesi oluşturması ve tüm işletmeye entegre etmesi için bir CSO atadı. Görünen o ki, bu unvana sahip yöneticiler, pazarlama masasında daha çok yer bulacak.

  • Daha Fazla Marka, Müşterilerini, Hikayelerini Anlatmaya Teşvik Edecek

Markaların hikaye anlatımı güçlü olsa da kendi deneyimleri hakkında hikayeler anlatan müşteriler her zaman daha etkilidir. Bu hikayeler, gerçek dünyadaki deneyimleri yansıttığı için orijinallik ve inandırıcılıklarıyla kazanırlar. Airbnb ve GoPro gibi markalar, müşteri odaklı hikaye anlatımını oldukça iyi yöneterek ön plana çıkıyorlar.

  • Videolar Daha da Önem Kazanacak

Son yıllarda görsel hikaye anlatımı, kelimelerin değerini düşürdü dersek sanırım yanlış olmaz. İnsanlar fotoğraf, grafik veya videolar üzerinden kısa sürede ve kolayca bilgi toplamak istiyorlar. Yemek tariflerinin bile 60 saniye ile sınırlandığı dünyada uzun videoları izlemek için kimsenin vakti yok.

  • Sanal Gerçeklik Hikaye Anlatımı Ortaya Çıkmaya Başlayacak

Markalar, içerik sunmak için yeni yollar aradıklarından, sanal gerçekliği keşfetmeye ve kucaklamaya başladılar. Intel’in CMO’su Steve Fund, şirketin şimdiden fiziksel ve sanal ortamları bir araya getirdiği, drone’lar ve derinlik algılayıcı kameralar gibi teknolojileri kullanarak yeni içerik biçimleri oluşturduğu “Birleştirilmiş Gerçeklik” adlı bir sanal gerçeklik modelinin peşinde olduğunu açıkladı.

Hepimiz Hansel ve Gretel, Kibritçi Kız, Cinderella ve Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi sayısız masalları dinleyerek ve okuyarak büyüdük. Görünen o ki, dinleme ve okuma kaynaklarımız evrilse de hikayelere olan düşkünlüğümüz çocukluğumuzdaki kadar taze. Öyleyse, en ilginç hikayeyi anlatan kazansın!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link