Her yıl düzenlenen Cannes Lions International Festival, yaratıcı endüstrinin en saygın ödülü olarak bütün reklamcıların ve marka temsilcilerinin hayallerini süslüyor. Dünyanın farklı yerlerinden gelen yaratıcı reklamların, bu alandaki en saygın ödüle kavuştuğu festivalde, geçen yıl gibi bu yıl da oldukça yaratıcı işlerle karşı karşıyayız. İşte Cannes Lions 2017’de ödüle en yakın 10 reklam ve öne çıkan tarafları:

We’re The Superhumans

Şüphesiz ki geçen yılın en çok dikkat çeken işlerinden biri, 4Creative London’ın televizyon kanalı Channel 4 için yaptığı Rio 2016 Paralimpik Oyunları reklamıydı. Video, engelli bireylerin aslında yapamayacakları bir şey olmadığını gösteriyor ve Sammy Davis Jr.’ın “Yes, I can” şarkısı ile mükemmel bir uyum yakalıyor. Basketboldan yüzmeye, halterden artistik jimnastiğe kadar uzanan birçok dalda engellilerin yarıştığını gördüğümüz video, Cannes Lions’da ödüle yakın.

Fearless Girl

Televizyon, dijital reklamlar, reklam panoları ve dahası… McCann New York, bu sınırların hepsini aşıp bambaşka bir yöntem denedi. Kadın liderlere sahip şirketlerin daha iyi yönetildiğinden yola çıkarak Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan çalışmada, “Korkusuz Kız” adlı bir heykel yapıldı ve ABD’de ekonominin ve iş dünyasının kalbinin attığı yer olan Wall Street’teki boğa heykelinin karşısına dikildi. Korkusuz Kız’ın duruşu, erkek egemen iş dünyasına sert ve kararlı bir cevaptı.

Caddeden geçenler Korkusuz Kız ile fotoğraf çektirdi.

Unlimited Stadium

Sıra dışı reklamlarla karşımıza çıkan Nike, bu kez Filipinler’in başkenti Manila’yı seçti. Şehrin ortasına 200 metre genişliğinde ve ayak izi şeklinde dev bir koşu parkuru yaptıran marka, alanın tamamını LED ışıklarla donatarak ortaya görsel açıdan da harika bir çalışma çıkardı. Marka, ulusal rekor sahiplerinden seçkin atletlere değin birçok sporcunun performanslarına göre farklı profiller çıkardı ve parkur duvarlarına bunları yansıtarak gelenleri bu silüetlerle yarıştırdı. Çalışma, BBH Singapur imzalı.

The Line Up Song

“X takımlıyım ama fanatik değilim, ilk 11’i say desen sayamam.” diyenlerle mutlaka karşılaşmışsınızdır. Peki, ya milli takımınızın futbolcularını da tanımıyorsanız? Coca Cola, 6 yıldır bir turnuvaya katılamamış Mısır Milli Takımı için Afrika Uluslar Kupası’ndan önce, futbolcularını ülkeye hatırlatmak istedi. Bizde “Ali Baba’nın Çiftliği” olarak geçen “Old McDonald Had A Farm” adlı çocuk şarkısı, futbolcuların oynadıkları mevkiler ile kişisel ve fiziksel özelliklerini birleştirdi. Çalışma, FP7 Kahire ajansının imzasını taşıyor.

The World’s Biggest Asshole

Hiç birine “Ne lanet adam!”, “Terbiyesiz, ahlaksız herif!” dediğiniz oldu mu? İşte Coleman Sweeney, tam da öyle bir adam olarak yaşıyor-du. Öyle diyoruz, çünkü kaba saba davranışlarıyla insanlara bela olan bu kişi, trajikomik bir şekilde ölüyor ama önceden bağışladığı organlarla başkalarına hayat veriyor. The Martin Agency’nin Donate Life oluşumu için hazırladığı bu ilginç çalışma, organ bağışı gibi toplumsal farkındalık temelli bir konuda güldürürken düşündüren bir yol izlemesi açısından son derece başarılı.

Refugee Flag

Bir yere ait olamamanın, yurdunuzdan sürülmenin veya ayrılmanın dayanılmaz ağırlığını hissettiğiniz oldu mu? Uluslararası Af Örgütü’nün dünyadaki mülteci sorununa dikkat çekmesi için Ogilvy & Mather New York tarafından hazırlanan kampanyada, umut yolculuğuna çıkan mültecilerin giydiği geri dönüştürülebilir eski can yeleklerinden esinlenen bir “mülteci bayrağı” yapıyor ve onlar için bir de ulusal marş besteliyor.

Like My Addiction

“Şeytan ayrıntıda gizlidir.” deyimi oldukça bilinir. Madde bağımlılığıyla savaşan Addict AIDE’in alkolizme dikkat çekmesi için BETC Paris tarafından hazırlanan çalışmada, günümüzde gençler arasında en popüler sosyal medya platformlarından olan Instagram üzerinden hareket edilmiş. Ajans öncelikle, Louise Delage adındaki olmayan bir kullanıcı adına sahte bir Instagram hesabı açmış. Profilden, partilerden havuz sefalarına, eğlence kulüplerinden plajlara kadar birçok ilgi çekici fonda ve alkolle ilgili hashtag’ler eşliğinde selfie pozları paylaşılmış. Uzun soluklu ve sabır gerektiren çalışma, bağımlılığın küçük ayrıntılarda saklı olduğunu gösteriyor.

Come Together

Geçen yılın göze batan reklamlarından biri de H&M’in “Come Together” adlı Noel videosuydu. Başrolünde, Büyük Budapeşte Oteli’nde oynayan Adrien Brody’nin yer aldığı reklam, yine aynı filmin yönetmeni Wes Anderson tarafından çekildi. Yeni yıla yetişmek isteyen yolcuları zamanında yetiştiremeyeceğini anlayan makinistin, onları mutlu etme çabalarını konu alan video, gerek renkli atmosferi gerekse “bir araya gelme”nin mekân tanımayan paylaşımcı ruhunu yansıtmasıyla Cannes Lions’da öne çıkabilir.

Evan

Bu reklamı izlerken bir gençlik aşkına tanık olmanın mutluluğuyla içiniz tarif edilemez hislerle dolabilir. Fakat olay bununla sınırlı değil. ABD’deki bireysel silahlanmaya karşı mücadelesinde Sandy Hook Promise’e yarım eden BBDO New York da bunu biliyor olacak ki, izleyiciyi buradan yakalıyor. Evan bize, şiddet kültürünün sinsice büyümesinde çevremizde olup bitenlere yakından bakmamamızın büyük payı olduğunu anlatıyor.

Spanish Lottery, 21st December

Yılbaşının en büyük heyecanlarından biri de piyango çekilişidir. Fakat “piyango” dediğimiz çoğu zaman bir hayal kırıklığı anlamına da gelir. İspanya’daki yılbaşı çekilişi için Leo Burnett Madrid’in hazırladığı reklamda, asıl büyük ikramiyenin “paylaşmak” olduğu mesajı veriliyor. Kötü bir tesadüf eseri, çekilişe daha bir gün varken büyük ikramiyeyi kazandığını sanan bir büyükannenin mutluluğunun, gerçeği bilen ailesi, komşuları ve arkadaşları tarafından yine de paylaşılmasını izlediğimiz reklam, dokunaklı ama ajitasyona kaçmamış, naif bir bakış açısı sunuyor.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan Erkan Mert, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, kariyerini İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi'nde metin yazarı ve editör olarak sürdürüyor. Bu arada, Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın