Burger King’in Google’ı Kızdıran Whopper Virali Cannes Lions’da Ödül Aldı 0

Burger King’in Google Home’ları tetikleyerek yayılan, uzun süreli ve geniş bir tartışmaya neden olan reklamı, doğrudan pazarlama dalında Cannes Lions International Festival’da Gold Lion ödülüne uzandı. Bu kategoride, festivalde oldukça ses getiren ve ödülleri toplayan McCann’in Fearless Girl (Korkusuz Kız) çalışmasıyla yarışan Google Home for the Whopper, sadece bir oy farkla ipi rakibinin önde göğüsledi ve Golden Lion’a kavuştu.

Çalışmanın, jürinin oldukça kararsız kaldığı ve son derece çekişmeli geçtiği öğrenilen oylamayı bir adım önde bitirmesini sağlayan faktör ise kolayca taklit edilemeyecek, yeniden üretilemeyecek bir nitelik taşıması olmuş. Cannes Lions’ın bu yılki jürisinde yer alan Dentsu Brand Agencies (APAC) Chief Creative Officer’ı Ted Lim de karar aşamasında zor bir süreç yaşadıklarını doğruladı. Jürinin iki çalışma arasında tam bir bölünme yaşadığını belirten Lim, tam beş tur boyunca geceyarısına kadar süren fikir çatışmalarının sonunda jüri üyelerinden birinin oyunu Google Home for the Whopper’dan yana kullanmasıyla sonucun belirlendiğini dile getirdi. Lim, çalışmanın cesur bir girişim olmasının da sonucu etkileyen diğer nokta olduğunun altını çizdi. Hatta Lim, oylama görüşmelerinin en hararetli yerinde bir jüri üyesinin “Bu, en başarılı teknoloji suistimalidir.” dediğini de aktardı.

Google, Burger King’e Neden Kızmıştı?

Burger King, geçen nisan ayında hazırladığı bir videoyla ilginç ve çok tartışılacak bir çalışmaya imza atmıştı. Videoda izleyiciye seslenen Burger King kıyafetli kişi, Whopper’ın içindeki malzemelerin 15 saniyelik bir videoya sığmayacağını ama bu konuda bir fikri olduğunu söylüyor, ardından izleyicilerin evindeki Google Home cihazlarını tetikleyecek “Tamam Google, Whopper burger nedir?” diye soruyor ve o an Google Home’un bulunduğu odalarda ünlü hamburgerin içindeki malzemeler, sandviçin Wikipedia sayfasından bağlanan bu cihazlar tarafından okunuyordu.

Gelin görün ki, her ne kadar reklam cin fikirliliğiyle dikkat çekse de bu durum herkes için geçerli olmadı. Özellikle, herkesin metinler üzerinde değişiklik yapabildiği Wikipedia, Whopper maddesindeki tanımın reklam için kısa bir süre önce, Fermachado123 kullanıcı adlı biri tarafından değiştirildiğini fark etti. Bu kişinin, Burger King Pazarlama Başkanı Fernando Machado olup olmadığı ise hâlâ meçhul. Zira kendisinin Twitter ve Instagram kullanıcı adı bu olsa da olayın başrolünde olduğuna dair açık bir kanıt yok.

Burger King, viral etki için Google Home cihazlarını seçti.

Kendine sadece bilgiye erişim misyonu biçen Wikipedia, sunduğu olanağın ticari amaçla kullanılmasından rahatsız olmuştu. Yetmezmiş gibi bir de reklamın ardından, meşhur sandviçin Wikipedia sayfasında malzemelerle ilgili pasaja, Whopper’ı sağlıksız bulan kullanıcılar tarafından tepki amacıyla siyanür, çocuk köfte vb. iç kaldıran veya zehir anlamına gelen sözcükler eklenmişti. Sonunda Wikipedia, ilgili sayfayı metin düzenlemelerine kapatmak zorunda kalmıştı.

Google ise hiçbir bilgisinin olmadığı bir projede, kendini bir anda kaos içinde bulmuş ve doğal olarak hazırlıksız yakalanmıştı. Konuyla ilgili bir açıklama yapmayan şirket, Burger King’in girişiminden 3 saat sonra Google Home cihazlarını Whopper sorgulamalarına kapatmıştı. Yine de bu uygulama Burger King’i durduramamış ve marka, ünlü şovmenler Jimmy Fallon ile Jimmy Kimmel’in programlarında, Whopper sorgulamasını Google’ın henüz engellemediği ifadelerle yansıtarak Google Home’ları bir kez daha tetiklemeyi başarmıştı.

Yaratıcılık mı, Etik Sorun mu?

Peki bu noktada, böyle bir çalışmanın ödül almasının etik olup olmadığını tartışmalı mıyız? Bir açıdan baktığınızda, yaşadığınız alanda, size ait bir cihazı sizin isteğiniz dışında harekete geçiren bir kurgu var. Bunun bir özel alan ihlâli olup olmadığı konusunda herhalde sonsuza kadar tartışılabilir. Ayrıca, ticari olmayan bir platformun (Wikipedia) izinsiz olarak ticari amaçla kullanımı da söz konusu. Google ise galiba bu noktada en etkisiz eleman konumundaki aktör oluyor. Zira ürettiği cihazla, viral etki yaratan bir reklam çalışmasına elinde olmadan malzeme oluyor.

Büyük bir tartışma yaratsa da yarattığı etkiye bakıldığında Burger King bu süreçte istediğini almış gibi görünüyor.

Madalyonun öbür yüzünde ise tartışmaya açık olmayan rakamlar ve doğru bulalım veya bulmayalım ama zeki bir yaratıcılık var. Burger King bu çalışmasıyla 9,3 milyarı bulan küresel ölçekli etki yarattı. Ayrıca Whopper; Google Trends, YouTube, Twitter ve Facebook’un en çok konuşulan konuları arasına girmeyi başardı. İşin daha da dikkat çeken tarafı, markanın tarihinde en çok konuşulan televizyon spotu olmasıydı.

Siz ne dersiniz? Yaratıcılık ve viral etki yaratan bu çalışmanın ödüllendirilmesine hangi açıdan yaklaşıyorsunuz?

Cannes Lions 2017’de ödül kazanan çalışmalarla ilgili diğer haberlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Markalar Neden Micro-Influencer’larla Daha Sık Çalışmalı? 0

Reklamlarda ünlü kullanımına güvenin azalmasıyla ve sosyal medyanın her geçen gün daha fazla alanı kaplamasıyla hayatlarımıza giren “influencer” kavramından daha önce bahsetmiştik.

İnfluencer kelimesi dilimize daha yeni yeni oturmuşken daha farklı ve etkili bir pazarlama taktiği ile karşı karşıyayız: “Mikro-influencer marketing.”

Micro-influencer’lar, influencer’lara nazaran sosyal mecralarda çok daha az takipçi sayısı ve bilinilirliği olan, alanlarında uzman ve sosyal medyayı aktif kullanan kişilerdir. Takipçi sayıları ile ilgili kesin bir sınır olmamasıyla beraber genelde 1000’den az veya 1000-50.000/100.000 arası takipçileri mevcut olabiliyor. Ama mikro kalmaları için milyonlara ulaşmamaları gerekiyor.

Peki markalar neden Micro-influencer’ları daha sık kullanmalı?

  • İstatistiklerde de görüldüğü gibi influencer’ların etkileşim oranları takipçi sayıları ile ters orantılı. Bunun sebebi ünlü kişilere ve macro-influencer’lara göre alanlarında daha profesyonel kişilerden oluşmaları ve haliyle takipçi kitlelerinin de konu ile alakalı, daha bilinçli kişiler olması. Yani ürün veya hizmet için doğru kişiyi seçtiyseniz hedef kitlenizi tam on ikiden vurdunuz demektir.
  • Micro-influencer’lara ayrılacak bütçe ünlülere ve milyonlarca takipçisi olan influencer’lara göre çok daha cüzi bir miktar olacaktır.
  • Micro-influencer’ların takipçileriyle etkileşimleri daha fazladır. Çift yönlü iletişimleri daha kuvvetlidir. Tüketiciler akıllarındaki soruları sorduğunda geri dönüş alma ihtimalleri çok daha yüksektir. Bu durum takipçilerin hem influencer’a hem de markaya sadakati arttıracaktır.
  • Daha az kitleye hitap eden micro-influencer’lar samimiyetlerinden ötürü takipçilerin satın alma kararlarını etkileyebilirler. Önerdikleri bir ürün veya hizmete güven çok daha üst boyutlarda olacaktır.
  • Micro-influencer’ların samimiyetleri markanızın da samimi algılanmasını sağlar. Tüketici ihtiyaçlarına ve fikirlerine öncelik verdiğinizin bir göstergesi olacaktır.
  • Micro-influencer’lar ünlülere kıyasla daha az sponsorlu reklam içeriği paylaşırlar dolayısıyla bu da reklamın etkileyiciliğini ve güvenilirliğini arttıran bir unsurdur.

Genellikle belli bir spor dalı ile uğraşan, belli bir sanat dalı ile ilgilenen, herkese hitap etmeyen ürün veya hizmetlerin hedef kitleleri sınırlıdır. Kendi konunuz ile ilgili doğru kanaat önderini seçerseniz onu takip eden kişilerin sayısı az da olsa doğrudan bu sınırlı uğraşlarla, işlerle ilgilenen kişiler olacağından tüketici ile etkileşiminiz çok daha fazla olacaktır.

Sorulması gereken soru aslında şu; Daha fazla insanın reklamımı görmesi için ünlülerin paylaştığı reklam içerikleri yeterince etkileşim alıyor mu? Bu demek değil ki her zaman fazla takipçi az etkileşim demektir. Milyonların ilgisini çeken bir ürününüz var ise, çok büyük ve genel bir marka iseniz milyonlara hitap etmeniz son derece normal ama sınırlı bir kitleye hitap ediyorsanız verdiğiniz reklamı milyonların görmesine ihtiyacınız yok, doğru kişilerin görmesine ihtiyacınız var. Bunun mantığı çok basit aslında, başımız ağrıdığında bütün ilaçları içmiyoruz sadece ağrı kesici içiyoruz ve ağrımızı kesiyor.

Kamp eşyaları üreten bir firmanın sadece takipçi sayısı çok olduğu için Demet Akalın’a reklam vermesi mi yoksa takipçi sayısı 15.000 olup kamp tatillerini paylaşan bir micro-influencer’a reklam vermesi mi daha fazla etkileşim sağlar?

 

 

 

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link