BIOXCIN’in Pazarlama Başarısı

Böyle bir reklam nasıl dikkat çekmez? Hele yayınlandığı yazılı basın bir pazarlama dergisiyse. Hele siz bir iş kadını ya da olmaya bir adım uzaksanız. İşte çarpıcı ve direkt hedef kitleye yönelik bu reklam yıllardır duyduğumuz, kullanmayanların bile akıllarında “saç dökülmesine iyi gelen şampuan” olarak yer etmiş, çok akıllıca bir pazarlama stratejisinin ürünü.

Bioxcin’in düzenli kullanım sonucunda “6 ayda %86 saç dökülmesini azaltıyoruz” iddiası zaten tartışılmaz. Fakat olay sırf ürünün faydasıyla bitmiyor. 2002 yılında Türkiye B’IOTA Laboratuvarları’nda üretime başlayan Bioxcin gerekli yerlerde, gerekli hamlelerle global bir marka olma yönünde emin adımlarla ilerliyor. Mart ayında ABD’de Biota Botanicals ismi ile satılmaya başlayan Bioxcin’in, 2013 yılında da Kanada’da satılması planlanıyormuş.

Türkiye başta genetik saç dökülmesi sorunu yaşayan erkeklerin olduğu bir ülke. Kadınlar olarak bizim de bu genetik sorundan payımızı almadığımız söylenemez. Gerek genetik, gerekse stresli hayatın bir sonucu olarak dökülen saçlarımıza çareyi uzun seneler boyunca şaşaalı reklamlarda aradık. Her ne kadar saçlarımızın dökülmesinden şikayet ettiysek de, ekleme saç kullanıldığını adımız gibi bildiğimiz o hacimli saçların güvenle savrulduğu reklamların tanıttığı mis kokulu, kimyasal şampuanlardan vazgeçemedik. Hep o parlak, canlı saçlarını savuran güzel kadınlarla vurdular bizi. Pek azımız bu mis kokulu şampuanlardan bitkisel karışımlara yönelebildi. Hatta onların içinden de bunu sürdüren bir azınlık oldu mu orası bilinmez.

İşte bir çok şampuan markasının birbiriyle yarıştığı böyle bir pazarda çok cesur fakat mütevazi bir hamleyle çıktı Bioxcin. Reklamlarında hiç böyle keyifli senaryolara girişmeden, bizi direkt bilgilendirmeyi tercih etti. Ki o reklam filmleri de gece gündüz dönmedi televizyonlarda. Halbuki cazip bir senaryo ile o zamanın popüler bir ünlüsünü reklam filminde oynatarak dikkatleri üzerine çekebilirdi. Pazara yeni giren çoğu ürün gibi ideal benliğimize hitap edebilirdi. O, senaryo tadından çıkıp gerçekçi olmayı tercih etti. Diğer yandan sadece eczanelerde yer alarak bir diğer cesur ama bilinçli hamlesini de burada gerçekleştirdi. Çünkü çoğumuz evde bitmek üzere olan bir şeyi market rafında görünce almamız gerektiğini hatırlarız. Bioxcin için ise ekstradan bir eczaneye gitmek gerekiyordu. Böylece seçkin dağıtım yaparak kullanıcısını da seçkinleştirdi. Üstelik bir de diğer şampuanlardan daha fazla para ödeyecektik, saçlarımızda güzel koku bırakmayan bir şampuan için!

Tüm bu 1-0 geride başlanıldığı düşünülecek tabloda Bioxcin pazarlama müdürleri anlık satışlardan çok daha öte bir stratejiyle, -iyi ki böyle hareket etmişler ki- bugün Türkiye’de toplam şampuan pazarı 2011 verilerine göre %18 büyürken, Bioxcin pazarın büyümesinin üzerinde %25’lik gibi bir payla büyümüş. İşte tam olarak en başta da değindiğim, bu yazıyı yazmama sebep olan sessiz fakat nokta atışı yapan tanıtım faaliyetleriyle.

Her ne kadar bir iki kere kaçamak yapmış olsam da yıllardır kullandığım Bioxcin bana hep erkeklerin kellik problemine çözüm bulan bir şampuanmış gibi gelirdi. İşimi görse de, bana Bioxcin deseler bu çağrışım yapardı. Herkes için tek tip ürünü Genesis’ten çıkıp Femina ve Forte diye farklı segmentlere de yönelen Bioxcin akıllıca stratejilerine devam ediyor. Autoshow’a gitmenin bir cinsiyeti olmasa da daha çok erkeklerin gittiği göz önüne alınarak orada stand kurup saç dökülmesi sorunu yaşayan erkeklere Bioxcin serum uygulaması yapıyor. Yine gerekli yerde, gerekli hamle!

                         autoshow

Bioxcin’in  pazarlama bütçesine baktığımızda ise 2012 yılında 7 milyon TL olarak gerçekleşmiş. Yeni girdiği ve gireceği pazarlarla 2013 yılında bu bütçeyi daha da arttıracaklarını söylüyor Biota Eczane Pazarlama Müdürü Elif Öztürk. Pazarlamasına ciddi yatırım yapan Bioxcin, pazarlama stratejilerini ise reklamlarını iğreti bir şekilde gözümüze sokmadan, yavaş yavaş bilinçaltımıza kazınarak gerçekleştiriyor. Bir Türk markası olarak Bioxcin’in, yeni bir ürünün pazara girmesi, tutunması ve daha sonra uluslararası pazara yönelmesi safhalarında dikkatle incelenmesi gereken güzel bir örnek olduğu aşikar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link