Basit Bir İçgörüyle Başlar Her Şey

Stratejik Planlamanın genel kabul görmüş kısa tanımı şudur: “Tüketicinin sesinin iletişim kararlarının alınmasında etkin olarak duyulmasını sağlayan disiplin.” Biraz metaforik anlatmak gerekirse, stratejik planlamadan mahrum iletişim yatırımları karanlık bir odada siyah bir kedi aramaya benzer, hatta odadaki siyah kedinin başka bir odaya kaçtığını strateji olmadan anlamak biraz zordur.

Bernbach, Ogilvy, Gossage gibi dahi babalar henüz dünya üzerinde stratejik planlama diye bir kavram yokken bile zaten adı konmamış bir şekilde bunu uyguluyorlardı. 1968’de Stephen King, JWT’de varolan pazarlama bölümünü, Stanley Pollit ise BMP’nin araştırma bölümünü dönüştürerek neredeyse eş zamanlı ve birbirlerinden habersiz bir şekilde stratejik planlama disiplinini ortaya atmış oldular. Stratejik planlama, “gerçek” bir reklam ajansının olmazsa olmaz bir birimi haline gelmiş durumda. Aykırı seslere inat öyle de kalacağına inanıyorum.

Stratejik Planlama disiplinine verdiğim önem dolayısıyla, sağlam bir içgörü barındıran reklamlara ayrıca önem veriyorum. Reklamcılık bilim olmadığı kadar sanat da değil. Bu yüzden reklamın amacı salt eğlendirmek, hüzünlendirmek, his yoğunluğu yaşatmak vs. olamaz. Reklamın en büyük amacı reklamverenin en büyük amacıdır. Bu, zaman zaman ürün sattırmak, marka imajı arttırmak, lansman, relansman olur. Ne olursa olsun tek bir esas amaç vardır; fayda.

Namet’in son reklam kampanyası sağlam bir içgörü barındırıyor. Belli ki Namet, ajansa (Propoganda) şöyle bir brief vermiş; “Özellikle sakatat ürünlerimizin satışında son yıllarda ciddi bir düşüş görüyoruz. Büyük kentlerde bu düşüş daha dramatik bir seyir izlemekte. Sizden AB ses grubundaki insanları tekrar sucuk, pastırma yemeye teşvik etmenizi istiyoruz.” Bu brief’e bakan ekip, sağlam bir içgörü bulmuş. Son yıllarda özellikle AB grubunda artan zayıflama ve fit görünme tutkusu, sakatat satışlarına engel. Bu insanlar güzel görünmek uğruna lezzetine doyum olmayan sucuk ve pastırmaları yemiyorlar. Ama bunun için adeta acı çekiyorlar. Mesela bir diyetisyen “sucuğun kilo aldırmadığına dair Patagonyalı bazı bilim adamlarının araştırmaları söz konusu” dese, hepsi sabah akşam sucuk yiyebilir. Ama öyle bir araştırma söz konusu dahi olamaz tabii ki.

“Sakatat kilo al-dı-rır.” Bu gerçeği kabul ederek ikna etmek gerekiyor insanları. Bulunan çözüm akıllıca. Arada bir de olsa sucuk yemeyeceksen, o sporu niye yapıyorsun, o tatsız tuzsuz salataları niye yiyorsun? İnsanoğlu doğası gereği ödül meraklısıdır. Reklam, bu merakı kaşıyor. İnsanın kendi kendine vereceği ödül. İşte bütün mesele bu. Hem sporunu yapacaksın hem sucuk yiyeceksin, hem salata yiyeceksin hem de pastırma. Bunları yaparken hiç pişman olmayacaksın, çünkü sen bunu hak ettin.

httpv://www.youtube.com/watch?v=O3wuj-1O5MY

httpv://www.youtube.com/watch?v=7-_Wkc6vnhc

BDdKJ8tCUAAbX_3 k

Güzel bir stratejik fikir örneği de MNG Kargo’dan… Şirketin 10.yılı nedeniyle yapılan basın ilanından anlaşıldığı kadarıyla reklamverenin derdi şu; “kargo sektöründe en önemli şey güven. Tüketici, kargo şirketlerine güvenmiyor. Bunda, acemi ve bilgisiz çalışanların yaptığı hataların da büyük payı var tabi. Bu sektörde tecrübe çok önemli. Çünkü tecrübeli bir markanın, ekibi de tecrübeli olur. Adresleri karıştırmaz, isimleri karıştırmaz vs.” Bu brief’i alan ajansın cevabı da şu olmuş, eğer tecrübeli bir kargo şirketi; isimleri, adresleri karıştırmazsa, mesela Türkiye’de 33.049 Mehmet Yılmaz olduğunu da bilir. Değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

Bir Cevap Yazın

IKEA Şık Olanın Pahalı Olan Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Genelde “şık”, “klas” gibi kelimeleri lüks ortamlar veya markalar için kullanırız ve bu da hemen bize “pahalı” kavramını çağrıştırır. Ancak IKEA yeni yayınladığı 2 reklam filmiyle bu algıyı yıkmaya çalışmış.

IKEA İspanya’nın, İspanya McCann ile yaptığı yeni reklam filmlerindeki lüksü çağrıştıran ortamlar, eşyalar ve kıyafetlerin arasından filmlerin en sonunda IKEA ürünleri gösteriliyor. İspanyolca konuşmalar ve sanatsal figürlerle dolu ortamdaki IKEA ürünleri gerçekten hiçbir şekilde sırıtmıyor ve reklam filmlerinin ana karakterleri de reklamların sonunda bu duruma oldukça şaşırıyorlar.

Bizim ülkemizde IKEA çok da ucuz olmasa da (özellikle de kur artışlarından sonra) yurt dışında IKEA ev alışverişi için gidilebilecek en uygun fiyatlı yerlerden birisi. Ancak IKEA bunun şık ve kaliteli ürünler üretmedikleri anlamına gelmediğini göstermek istemiş olacak ki reklam stratejisini bu yönde geliştirmiş.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Samsung, Davut ve Düşünen Adam Heykellerini Yeniden Yorumladı

  • Samsung, “QuickDrive” isimli çamaşır makinesi için yaptığı yeni reklam kampanyası kapsamında, Michelangelo’nun “Davut” ve Auguste Rodin’in “Düşünen Adam” heykellerini yeniden yorumladı.
  • Samsung’un yeniden tasarladığı Davut heykeli, haftalık çamaşır yıkama görevini üstlendiği için iç çamaşırı giymiş bir şekilde, bir çamaşır makinesinin üstünde tasvir edilirken Düşünen Adam heykelinin ise önüne bir çamaşır makinesi yerleştirildi ve çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını düşünüyor gibi bir izlenim yaratıldı.
  • İlgili Yazı: IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme

Michelangelo’nun “Davut” heykeli ve Auguste Rodin’in “Düşünen Adam” heykelini mutlaka duymuşsunuzdur. Zira bu iki heykel, güzel sanatlar tarihinin en meşhur eserlerinin başında geliyor. Güney Koreli teknoloji devi Samsung, yeni çıkarttığı “QuickDrive” isimli çamaşır makinesi için yaptığı kampanya kapsamında, bu iki heykeli yeniden tasarladı.

Design Taxi’nin yaptığı habere göre, Samsung’un yeniden tasarladığı Davut heykeli, haftalık çamaşır yıkama görevini üstlendiği için iç çamaşırı giymiş bir şekilde, bir çamaşır makinesinin üstünde tasvir edilmiş. Düşünen Adam heykelinin ise önüne bir çamaşır makinesi yerleştirilmiş ve çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını düşünüyor gibi bir izlenim yaratılmış.

Bu yerleştirmeler, tabii ki çamaşır makinesinin modern tasarımı ve QuickDrive yıkama teknolojisinin uzun ömürlü dayanıklılığını göstermesinin yanı sıra, dikkat çekici bir gerçeği gözler önüne sermek için yapıldı. Samsung’un son olarak yaptığı bir araştırma, Birleşik Krallık’taki erkeklerin %75’inin, ev aletlerinin kullanımı konusunda bilgisiz olduklarını ortaya koydu. İşte meşhur sanat eserlerinin farklı bir şekilde tasvir edilmesini temel alan bu reklam kampanyası, bu gerçeği tiye almak için hayata geçirildi.

Her iki heykelin yapımında da altışar sanatçı görev aldı ve tamamlanmaları iki ay sürdü. Bu zaman süresince tasarım ekibi, mikroskopik detayda modelleri yeniden meydana getirmek için çeşitli sanatsal referansları inceledi. Samsung, bu sanatsal reklam kampanyasına yönelik olarak yaptığı basın açıkmasında, yeniden yorumladıkları Düşünen Adam heykeli ile ilgili olarak şunları ifade etti:

“Bu sanat çalışmaları, tabii ki yoruma açık. Tıpki orijinal Düşünen Adam’ın, bir düşünceye dalmış ya da bir yas pozunda olup olmadığı konusunda bizi tartışmaya davet ettiği gibi, Samsung’un modernize edilmiş erkek nesnesinin de hangi yıkama programını seçeceği üzerine düşündüğü için kafa karışıklığı durumunda olduğu şeklinde yorumlanabilir.”

Neredeyse aynı olan bu heykeller, Londra’nın merkezinde yer alan One New Change, King Kavşağı, Russell Meydanı ve Battersea Parkı gibi lokasyonlara yerleştirildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?