Banka Dünyasının Reklamları 1

“Ayrıcalıklar Parafta
Parafla hayat benden tarafta
Ayrıcalıklar bu tarafta ayrıcalıklar bu parafta”

Böyle diyordu Murat Boz ve dillerde geziyordu bu cingıl. Söylenen bu nakarat Halk Bankası‘nın reklamındaki sözlerdi. Bu reklamdan yola çıkarak  reklamda kullanılan ünlünün itibarını ve algısını markaya transfer ettiğini görüyoruz.

Odea Bank ve Hülya Avşar ile ilgili  yazılan çizilen onca yorumun ardında biz Odea Bank’ı tanıdık. Çünkü bize reklamda oynayan kişinin bilinirliği ile kendini tanıttı.

İş Bankası Servet Bey’le Cem Yılmaz’ın itibarı ile bize kendini sundu. Kredi verirken sevimli olan bu markaların kredisini isterken sevimsiz olabilitesine karşın reklamlarında oynattığı bu güler yüzlü kişilerin onları daha sempatik hale getirdiğini söyleyebiliriz.

Misal Deniz Bank’ta Beyaz’ın “Hayat deniz de güzel” sloganı ile deniz kenarında ve “Deniz” isimli birine karşı olan sevgisini içeren konseptle Beyaz her zamanki “Evimizin sevimli insanı” olmaya devam ediyor. Bankaya da bu imajıyla anlam katıyor.

Ya da TEB’in reklamlarında Olgun Şimşek’in olması da yine bize gördüğümüzde gülümseyebileceğimiz bir yüzle markayı özdeştiriyor.’Yalan Dünya’ dizisindeki karakteri sürdüren bu haliyle diziyi izleyenler için oluşmuş bir algıyı reklama yüklemekte.

Bu reklama bir ek de bu karakteri ortaya çıkaran Gülse Birsel’in oynadığı Garanti Bank reklamı. Komedi dizileriyle tanıdığımız Gülse Birsel yine bizi gülümseten diyologlarla reklama can veriyor.

Bir diğeri ise Şafak Sezer’in yer aldığı Finans Bank reklamları. İlk başta ‘Enpara.com’ ne demek anlayamasak da, reklamı izleyen kişilerin diline dolanan cingılı ile tanıdık onu.”Zengin faizi kazanmak için siz de uğrayın.” diyen reklamda Şafak Sezer’in esprileri ile reklam sevimli hale geliyor.

Ona ne kadar gülüyoruz bilmesem de ‘onu çok izliyoruz’ dediğim kişilerden birinin oynadığı reklam da Acun Ilıcalı’nın oynadığı ING Bank reklamı. ING Bank aslan figürüyle yoluna devam ederken ne kadar başarılı emin olamasam da  bu reklamın da güldürmeyi amaçladığı aşikar.

Bu kervana katılan taze ünlülerden biri de Kıvanç Tatlıtuğ. Akbank reklamlarında İlker Ayrık ile birlikte yer alan Tatlıtuğ’un oynadığı bu reklamsa bize iki yönden hitap ediyor. Son zamanlarda yaptığı programla izleyicinin sempatisini kazanmış olan İlker Ayrık, markaya samimi bir hava verirken, girdiği her projede başarısı ve yakışıklılığı ile kendinden söz ettiren  Kıvanç Tatlıtuğ’un sürekli yükselen yıldız etkisi ile bu reklam izleyenleri çift yönlü yakalayabilecek bir yapı oluşturulmuş.

Tüm bunların dışında, bizim gibi ama bizden cesur olanların oynadığı, onların sıra dışı hikayelerinin yer aldığı reklamlara öncü ise Vakıf Bank olarak karşımıza çıkıyor.”Halden anlayana” mesajını taşıyan banka, örneklerini soyuttan somuta çevirerek reklam dizisini yayınlıyor.

Tüm bunlar bize gösteriyor ki yalnızca ürünün değil hizmetin de reklama ve reklam yönetimine ihtiyacı var. Burada iki soruya dikkat çekmek gerekiyor, bu reklamlar bizlere hizmetini ne ölçüde yansıtıyor ve markaların istediği yalnızca ürünün aklımızda kalması mıdır?

Esasen gönlünü pazarlamaya vermiş bu genç düz yazıya da bir o kadar meraklıdır, yazmayı sever,etrafındaki her olay, her nesnede pazarlamayı arar, bulur, yorumlar.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Yılmaz Vural’ın hayali ‘UpCall’ ile gerçek oldu 0

Türk futbolunun en renkli kişiliklerinden Yılmaz Vural, hangi takımın teknik direktörü olursa olsun, herkes tarafından sevilen bir insan olmayı başarıyor. İlginç gol sevinçleri ve sinirlendiği zaman verdiği tepkiler, sosyal medyada bir fenomen haline gelmiş durumda. Güleryüzlülüğü, samimi konuşmaları ve belki de yaptığı gaflarla gönüllerde taht kuran Yılmaz Vural, şimdilerde Turkcell’in yeni uygulaması UpCall reklamlarında karşımıza çıkıyor.

UpCall reklam filmi, izleyenleri Yılmaz Vural’ın dünyasında ufak bir yolculuğa çıkarıyor. Yıllardır akıllarda olan bir soru UpCall lansman filmi ile cevap buluyor!

Nasıl oldu da Yılmaz Vural bazı takımları hiç çalıştırmadı?

Yılmaz Vural, bütün büyük spor kulüpleriyle ismi geçmesine rağmen bazılarında bir türlü teknik direktörlük yapamadı. Yılmaz Vural, bazı takımların boşalan teknik direktörlük koltuğuna talip oldu. Nedense her defasında bu çağrıları sonuçsuz kaldı. Sosyal medya da bu durumu başkanların Yılmaz Vural’ın aramasını açmamasına bağladı. Turkcell reklam filminde Yılmaz Vural’ın kariyer hayalini gerçeğe dönüştürdü. Yılmaz Vural, arama deneyiminde yeni bir dönemi başlatan UpCall ile, daha önce tanımadığı numara olduğu için açmadığı telefonun aslında beklediği başkandan geldiğini görüyor. Çünkü UpCall, telefon rehberinde kayıtlı olmasa bile arayanın kim olduğunu gösteriyor. Ve Yılmaz Vural beklediği kupalara hayal ettiği takımların Teknik Direktörü olarak kavuşuyor.

Arama deneyimini dijitalleştiren Turkcell’in ücretsiz uygulaması UpCall tanımadığımız numaraların kime ait olduğunu görebilmemizi, numarasını bilmediğimiz kişileri arayabilmemizi ve aramalarımıza resim ve konu ekleyebilmemizi sağlıyor. Bu fonksiyonlara sahip bir ürün olan UpCall için en uygun isimse yıllardır bazı kulüplerin başkanlarından telefon bekleyen Yılmaz Vural oluyor. Filmde, belki de çalışmayı çok istediği kulübün başkanı tarafından arandığı ama Yılmaz Vural’ın o numarayı tanımadığı için açmamış olabileceği anlatılıyor. Ardından “Peki ya UpCall’u olsaydı?” sorusu sorularak Yılmaz Vural’ın alternatif geleceği işleniyor.

IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme 0

Geçtiğimiz hafta ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin Salvator Mundi isimli tablosu bir açık artırmada 450 milyon dolara satılmış ve bu rakam, tablonun bugüne kadar satılan en pahalı sanat eseri unvanını almasını sağlamıştı. Tablonun ünlü ressama ait olması ve bu denli yüksek bir rakama satılması nedeniyle de bu olay, geçtiğimiz haftanın önemli haberleri arasında kendine yer bulmuştu. Sürekli olarak pahalı şeylerle ilgili göndermelerde bulunan İsveçli mobilya üreticisi IKEA, tabii ki bu fırsatı da boş geçmedi ve bu olayı bir reklam malzemesi olarak kullandı.

Daha önce moda markası Balenciaga’nın 2145 dolardan satışa sunduğu ve IKEA’nın 99 cent’lik çantasına benzeyen çantaya göndermede bulunan IKEA, Acne isimli reklam ajansını hazırladığı yeni reklam kampanyasında, muhtemelen söz konusu bir sanat eseri olduğu -ve de tarihin gördüğü en iyi ressamlardan birine ait olduğu- için ürünün fiyatına odaklanmadı. Bunun yerine tablonun çerçevesine odaklandı.

Bu reklam kampanyası için hazırlanan görselde, IKEA‘nın Virserum isimli altın sarısı rengindeki ve 9,99 dolar fiyat etiketine sahip çerçevesine yerleştirilmiş Salvator Mundi tablosu ön plana çıkartılırken tablonun altında “Bir tablo için 450 milyon dolar harcadığınızda, ama çerçeveyi beğenmediğinizde…” ifadesi yer alıyor.

Bu noktada milyon dolarlık tablolar satın alan hangi sanat düşkününün bu tabloları 9,99 dolarlık çerçevelere yerleştirmek isteyeceği sorusu akıllara gelebilir. Ancak tabii ki, burada vurgulanmak istenen şey bu değil. IKEA sadece her zaman olduğu gibi bu olaya farklı ve mizahi bir açıdan yaklaşmış. Başka bir deyişle, IKEA’nın olayın popülerliğinden yararlanarak güzel bir gerçek zamanlı pazarlama örneği sergilediğini söyleyebiliriz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link