Avrupa Dijital Reklam Yatırımları, 40 Milyar Euro’yu Aştı

IAB Avrupa, Interact Konferansı’nda, 2016’da Avrupa’da dijital reklam yatırımlarının yüzde 12 büyüyerek 41,8 milyar Euro’ya ulaştığını ve pazardaki en önemli reklam aracı olma konumunu güçlendirdiğini açıkladı.

Bu yıl 11.si açıklanan AdEx Benchmark Raporu, Avrupa dijital reklam pazarının durumunu gösteren önemli bir kılavuz. Araştırmaya göre dijital, TV reklam yatırımlarını bu yıl da geride bıraktı. Dijital araştırmaya katılan tüm ülkelerde büyümeye devam etti, toplam 20 pazar son 3 yıldır çift haneli rakamlarla büyüdü. Mobil, 2016’da da hem display hem de search ile yüzde 50’nin üzerinde bir orana ulaşırken ve bazı pazarlarda yüzde 100’ün üzerindeki büyüyerek dikkat çekti.

Mobil display 5,4 Milyar Euro’luk hacimle display pazarının yüzde 33,3’ünü kapsadı.

IAB Avrupa Dijital Video Reklamcılık Tutumları Raporu’na göre, imaj kampanyaları için çok önemli bir format olan video, istikrarlı artışını sürdürdü ve toplam display pazarından yüzde 18,2 pay aldı.
IAB Avrupa CEO’su Townsend Feehand sonuçları şu sözlerle değerlendirdi: “Dijital ekosistemin gelişmesi reklam sektörünün bütünün bağlı ve 11. AdEx Benchmark Araştırması diijitalin Avrupa ekonomisindeki önemini net biçimde gösteriyor. Sektör olarak öncelikle bu katkının altını çizmeli ve Avrupa4da yenilikçiliği destekleyerek işletmelerimizi güçlendirmeli ve kullanıcıların talep ettikleri kalitede bir deneyim sunmalıyız.”

IAB Avrupa AdEx Benchmark Araştırması dijital reklam pazarını üç ana başlıkta inceliyor: Display, arama motoru ve ilan sayfaları. Bu formatlardaki büyüme, gelişen cihaz kullanımı ve tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklerle de destekleniyor.

2016’da display reklamlar yüzde 13,8 büyümeyle üst üste 3 yıldır diğer kategorilere göre daha iyi bir performans göstererek 16 milyar Euro’ya ulaştı.

Arama motoru reklam yatırımları yüzde 12,9 büyüme oranıyla yılı 19,1 milyar Euro ile tamamladı ve böylece en büyük online reklam formatı olma özelliğini devam ettirdi.

IHS Technology Reklam Araştırmaları Direktörü Daniel Knapp ise görüşlerini şu cümlelerle paylaştı: “Mobil ve video, Avrupa online reklam sektörünün büyümesinde ana oyuncular olmaya devam etti. Dijital reklamcılığın kuralları ve pratikleri bu yeni formatlarla değişiyor. Ekranlar gelişiyor ve araştırmamız gösteriyor ki, pazarlamacılar ve yayıncıların ölçümleme, dağıtım, hedefleme ve kreatifte yeniliğe yönelik çalışmaları başarılı oluyor. 2016 verileri Arama Motoru ve ilan sayfalarının artan bir büyüme ile canlanma dönemine girdiğini de ortaya koyuyor. İlan sayfaları reklam yatırımları mobil cihazların yaygınlaşması ve arama motoru ara yüzlerinin gelişmesinin katkısıyla da artıyor.”

IHS Markit’te uzman analist Qingzhen Chen, araştırmayla ilgili olarak “2016’da Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri Avrupa’nın büyümesine önceki yıllara göre daha fazla katkıda bulundu. Bölgede büyümesi yüzde 15’den büyük 8 ülke var. Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Türkiye gibi ülkeler de mobil ve video reklamcılığında lider konumda. Kişi başına reklam harcamaları zaten yüksek olan gelişmiş Batı Avrupa pazarları da Avrupa ortalamasının üstünde büyüyen İngiltere ve İskandinav ülkeleri sayesinde istikrarlı büyümesine devam ediyor.” dedi.

Türkiye 2016’nın ikinci yarısında sıkıntı yaşamasına rağmen, yüzde 13,5’lik büyüme oranıyla Avrupa ortalamasının (yüzde 12,2) üstünde bir performans sergiledi. Özellikle yüzde 33,6 oranında büyüyen online videoyla dikkat çekti.

2016’da en yüksek büyüme oranı yakalayan 3 ülke:

  • Romanya – %36,9
  • Slovenya – %32,2
  • İrlanda – %31,4

Dijital reklam yatırımları bakımından en büyük 10 pazar:

  • İngiltere –14,2 milyar €
  • Almanya – 5,9 milyar €
  • Fransa – 4,2 milyar €
  • Rusya – 2,6 milyar €
  • İtalya -2,3 milyar €
  • Hollanda – 1,7 milyar €
  • İspanya – 1,6 milyar €
  • İsveç – 1,6 milyar €
  • Belçika – 0,9 milyar €
  • İsviçre – 0,9 milyar €

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

  • Son dönemde tüketici davranışlarını anlayabilmek amacıyla duygu takibi teknolojileri geliştirmek üzere birçok çalışma yürütülüyor. Yakın gelecekte bu tarz teknolojiler sayesinde tüketicilerin duyguları izlenerek onlara her alanda daha iyi bir deneyim sunulabilecek.
  • Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı Annette Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.” diyor.
  • PSFK’in yaptığı araştırmaya göre, duygu takibi teknolojilerini farklı şekillerde uygulayan dört şirket öne çıkıyor: mPath, us+, Emotiv ve NeuroSky.
  • İlgili Yazı: Nöropazarlama Nedir? Markalar Tarafından Nasıl Kullanılır?

Pazarlamanın önemli bir alt dalı olan nöropazarlamanın ilgilendiği alanlardan biri de tüketici davranışlarıdır. Tüketici davranışlarını etkileyen en önemli unsurlardan biri ise duygulardır. Yani tüketici duygularını anlayabilmek, tüketici davranışlarının büyük ölçüde anlaşılmasına yardımcı olur.

İşte bu yüzden son dönemde birçok farklı şirket, insan duygularını anlayabilen teknolojiler geliştirmek için çalışıyor ve bu çalışmalar, meyvelerini vermeye başladı. Yakın gelecekte, duygusal açıdan son derece hassas olan teknolojiler sayesinde tüketicilerin biyometrik tepkileri bile ölçülebilecek ve böylece her alanda tüketicilere daha iyi bir ürün ya da servis deneyimi sunulabilecek.

Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, 2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek. diyor. Bununla birlikte Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

PSFK, insan davranışlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla duygu takibi teknolojisini farklı şekillerde uygulayan dört şirketi şu şekilde sıralıyor:

mPath

Bir MIT (Massachusetts Institute of Technology) girişimi olan mPath, bir süredir MOXO adını verdikleri “emotyping” (“duygusal yazım” ya da “duygu yazımı” olarak çevrilebilir) cihazı aracılığıyla insanların tepkilerini ve hayal kırıklığı, can sıkıntısı ve stres gibi duygularını bir grafik haline getirmek için çalışıyor. Giyilebilir stres sensörleri, analiz ve başka teknolojiler kullanan mPath, tüketicilerin belirli uyaranlara karşı verdikleri tepkileri doğru bir şekilde resmedebilmek için tüketicilerin ürünlere karşı tepkilerini tecrübe ettikleri doğru anı tam olarak belirleyebiliyor.

mPath’in MOXO İsimli Cihazı

Bununla birlikte girişim, duygularını düzgün bir şekilde ifade etmekte sorun yaşadıkları için özellikle çocukların duygularını ölçebilmek için de MOXO isimli sensörü kullanıyor. MOXO, insanların bilinçaltını ve duygusal tepkilerini ölçme imkanı tanımasının yanı sıra, odak grup araştırmalarında elde edilenden daha fazla doğruluk sağlıyor.

us+

ABD’li sanatçı Lauren McCarthy tarafından ortaya çıkartılan us+, “Dilbilimsel Sorgu Kelime Sayımı” veritabanı ve “Dilbilimsel Stil Eşleştirme” kavramına dayalı sohbetleri optimize etmek için ses, yüz ifadesi ve dilbilimsel analiz kullanan bir video sohbet uygulaması. Bu uygulama sayesinde, bir kişi pozitiflik, sadece kendisiyle ilgilenme, küstahlık, saldırganlık ve dürüstlüğü açığa vurduğunda, bu gerçek zamanlı analiz olarak görülebiliyor.

Emotiv

Emotiv, elektroensefalografi kullanarak insan beyninin anlaşılması alanında ilerleyen bir biyobilişim şirketidir. Şirket, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenimi aracılığıyla sanal ve fiziksel nesneleri kontrol etmeyi, duyguları izlemeyi ve de bilişsel performansı takip etmeyi amaçlıyor.

NeuroSky

NeuroSky, direkt olarak tüketicilere beyin aktivitesi takibi yapabilen çeşitli giyilebilir cihazlar pazarlıyor. Şirketin sunduğu başlıklar kullanıcıların streslerini azaltmalarına, dikkatlerini artırmalarına ve öğrenme konusunda kendilerini geliştirmelerine imkan tanımak amacıyla elektroensefalografi sinyallerinden yararlanmak için birtakım uygulamalarla birlikte kullanılabiliyor. Dikkatli ve dalgın durumların tespiti, birkaç bandın aynı anda takip edilmesiyle yapılıyor ve başlığın sinyal işleme yazılımına gömülü olan NeuroSky’ın özel algoritmaları tarafından gerçekleştiriliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

EasyJet Neden Dünyada En Fazla Veriye Sahip Olan Havayolu Şirketi Olmak İstiyor?

  • Verinin ve müşteri deneyiminin hakim olduğu yeni nesil pazarlama dünyasında easyJet dünyada en fazla veriye sahip olan havayolu şirketi olmak istediğini duyurdu.
  • “Müşteri deneyimi sadece bir kişinin işi değildir, herkesin işidir.” Ünlü veri bilimci Michael Wu.
  • Müşteri kaybının nedeni kötü kalitedeki müşteri hizmetleri kaynaklı olmasına rağmen kuruluşların yalnızca % 31’inde, müşteri deneyimini iyileştirmek için şirket genelindeki çalışanlar takdir ediliyor ve ödüllendiriliyor.
  • İlgili yazı; Şirketlerin Müşteri Deneyimini Geliştirmek İçin Kullandığı 5 Yöntem

“Büyük veri”, “müşteri deneyimi” gibi kavramların şirketlerin ve markaların kaderini belirlediği artık su götürmez bir gerçek. Starbucks, Netflix, Spotify gibi başarılı yeni nesil markaların müşterilerine sunduğu farklı deneyimler toplumdaki beklentiyi de bu yöne çekti. Günümüzde pek çok marka bu farkındalıkla yoluna devam etmeye hazırlanıyor ve easyJet de bunlardan birisi.

easyJet’ten kısaca bahsetmek gerekirse; şirket İngiltere’nin en büyük ve Avrupanın ikinci en büyük tarifeli havayolu şirketi. 1995 yılında Sahibi olan Stelios Haji-Ioannou adlı İngiliz bir iş adamı tarafından İngiltere merkezli olarak kuruldu.

easyJet‘in şu anki CEO’su Johan Lundgren dün yaptığı konuşmada göre şirketin veri kullanımını üst düzeye çıkararak, tatilleri, iş müşterilerini ve sadakat programını kapsayan bir model ile büyüme sağlayabileceğine inandıklarını belirtti. Johan Lundgren, düşük maliyet ile geliri ve müşteri sadakatini artırıp dünyanın en fazla veriye sahip hava yolu şirketleri olacaklarına dair söz verdi.

Şirket son çeyrekte %8,8 artışla 36,8 milyon yolcuya sahip olmasına rağmen, Lundgren şirketin müşteri deneyimi ve müşteri korumasının geliştirilmesi ile ilgili “daha ​​iyisi yapılabilir” dedi. Çünkü yaşadığımız çağda daha iyisini yapmanın yolu olabildiğince çok veriye sahip olup bu verileri doğru kullanmaktan geçiyor. Markanıza sadık müşteriler kazandırmak istiyorsanız onlara kaliteli deneyimler yaşatmanız gerekiyor.

Lundgren konuşmasına “Sadık düzenli müşteriler bir marka için en yüksek değeri yaratıyor ve şu anda müşterilerimizin %46’sı bizimle yılda bir kez uçuyor, bu da büyük bir fırsat yaratıyor.” şeklinde devam etti. Bağlılık ve sadakat büyümeyi etkileyen en önemli faktör olduğu için Lundgren kendilerine üç kilit noktası belirlediklerini söyledi. Bunlar; tatil, iş ve sadakat.

Veri kullanımının “mükemmel” olmasını sağlamak için easyJet, havayolu şirketinin yönetim kuruluna katılacak olan Luca Zuccoli’deki ilk ana veri memurunu işe aldı. Lundgren, müşteri deneyimini geliştirmek için uçuş sürelerini de optimize etmeyi planladıklarını açıkladı. Ayrıca Lundgren müşterilerinin tatil deneyimini artırmak için konaklama hizmetlerini de kapsayan tatil paketlerini artıracaklarını söyledi. 

easyJet’in bu açıklamaları ve attığı adımlar büyümek ve yeni nesle ayak uydurmak isteyen diğer şirketler için güzel bir örnek teşkil edebilir. Zira markanız bu zamana kadar Starbucks, Netflix olamadı diye bundan sonra olamayacağı anlamına gelmiyor. Tek yapmanız gereken rakiplerinizden farklılaşmak ve Johan Lundgren’ın da dediği gibi olabildiğince çok veriye sahip olmak.

Nisan 2018’de gerçekleştirdiğimiz Marketing Meetup’a dünyaca ünlü veri bilimci Dr. Michael Wu’yu davet etmiştik. Konuşmasında müşteriye sunulan hizmet ile müşteri beklentisinin arasında fark olduğunu belirten Dr. Michael Wu, günümüzde müşteri beklentisinin artmasından ötürü hayal kırıklığının da arttığını ifade etmişti.  Buradan rahatlıkla şu sonucu çıkarabiliriz diye düşünüyorum: Müşterilerinizin beklentilerine uygun hizmet verebilmeniz için müşterilerin ne beklediğini anlayacak kadar veri toplamalısınız. Elde ettiğiniz verileri doğru kullandığınız takdirde büyümenizin önünde fazla engel kalmayacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link