Air New Zealand: Orta Dünyadan Reklama

Orta Dünya Yüzüklerin Efendisi ile birlikte hayatımıza giren kavramlardan biri. Bize sunulan bu fantastik dünyanın o kadar çok sevgilisi oldu ki Star Wars gibi epik bir hikayenin yanında yerini almayı başardı. Yüzükleri, kıyafetleri ile kendine has gerçekliği ile yaşadığımız dünyanın en güzel alternatiflerinden biri oldu.

Filmlerin çekiminin yapıldığı Yeni Zelanda da artık filmlerin yarattığı etki ile tüm dünyanın çekim merkezi haline geldi. Bu fantastik dünyayı başarılı bir şekilde dünyamıza entegre etmenin yolunu ise Air New Zealand başardı. Geçtiğimiz günlerde yayınladığı reklam filmi ile hem markasının tanıtımını yaptı, hem de serinin yeni filmi olan The Hobbit’in.

http://www.youtube.com/watch?v=cBlRbrB_Gnc

Serinin yeni filmine özel yapılan ilk çalışmanın ardından, başarıyı koklayan Air New Zealand ikinci reklamı da çekti. Bu sefer uçağın içinden çıkan kamera günlük yaşama giren Orta Dünya’yı anlatıyor.

http://www.youtube.com/watch?v=C7q7WFMuxsg

Hobbit film serisinin yeni iki filminin daha geleceğini düşünürsek, bu şekilde başarılı bir çalışmaya imza atan Air New Zealand ‘ın bu çalışmadan daha çok ekmek yiyeceğini söylemek için kahin olmaya pek gerek yok.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Modaya Yön Veren Markaların Evi Inditex Grup Nasıl Doğdu?

  • Moda yaratan ve markaları rekabete zorlayan Inditex grup 86 pazarda 6009 mağazası ve Bershka, Massimo Dutti, Oysho, Pull & Bear, Stradivarius, Zara ve Zara Home ve Uterqüe markalarını barındırıyor.
  • Babası demiryolu işçisi olan Amancio Ortega bugün 67 milyar dolarlık serveti ile dünyanın sayılı zenginlerinden birisi ve kalabalıklardan uzaklarda bir yaşam sürüyor.
  • Benzeri yazılar için; Zara’nın E-Ticaret Özelliklerini Fiziksel Mağazacılığa Taşıyan Konsept Mağazası

Ülkemizde varlığını sürdüren markaları ile neredeyse hepimizin artık tanıdığı İspanya merkezli Inditex Grup, (Industria de Diseño Textil S.A )dünyanın en büyük moda perakendecisi olarak biliniyor.

86 pazarda 6009 mağazası ve Bershka, Massimo Dutti, Oysho, Pull & Bear, Stradivarius, Zara ve Zara Home ve Uterqüe gibi markalarıyla tanıdığımız perakendenin gerçek devi, her yıl ortalama 840 milyon giysinin tasarım aşamasından dağıtım aşamasına kadar her sürecini başarılı bir şekilde yöneterek hızlı modaya yön veriyor.

Son moda trendlerini tüketiciye uygun fiyat ve fazla seçenekle sunan Inditex Grup “hızlı moda” alanında Benetton ve H&M gibi rakiplere sahip olsa da özgün iş modeli ile rakiplerinden sıyrılabiliyor. Tüm perakende, moda ve sektörde tasarımdan dağıtıma ortalama 6 aylık bir süreyi kapsayan tedarik zinciri sürecini doğru yönetmesi ile sadece 10- 15 günlük bir süre içinde bir ürünü olgunlaştırıp tüketiciye sunabiliyor.

Gelin bu grubun hikayesine yakından beraber bakalım;

Babası bir demiryolu işçisi olan Amancio Ortega, 14 yaşında gömlek dikmek için okulu bırakırken bugün 67 milyar dolarlık serveti ile dünyanın sayılı zenginleri arasına gireceğini hayal etti mi bilmiyoruz ama tüm bu süreci başlatan Zara’nın kurucu başkanı 1972’de Confecciones Goa isimli bir şirket kurdu. O dönemde nişanlısı ve kardeşleri ile sattıkları ilk ürünleri ellerinde diken Ortega, ve nişanlısı 3 yıl sonra “Zara” ismini verdikleri, tasarım ürünleri uygun fiyatlarla satması ile ün yapan mağazası ile ilk ateşi yakmışlardı.

Zara’nın Inditex Grup’a dönüşmesi 1980’lerde Zara’nın İspanya’nın her yerine yayılması ve başarıdan başarıya koşması sayesinde oldu diyebiliriz. Inditex’in kurulması bundan yaklaşık beş yıl sonraya dayanıyor. Ortega 1985’te Inditex’i kurarken Zara’da adımını İspanya dışına atmış ve ilk mağazasını Portekiz’e sonrasında New York ve Paris’e de açmıştı.

Zara yavaş yavaş moda merkezi olan şehirde yayılırken Inditex’in de gelecekteki saygınlığı için yatırım yapıyordu.

Ve yıl 1991 olduğunda Massimo Dutti ve Pull and Bear ile Inditex Grup resmen bünyesinde Zara ile beraber 3 markayı barındıran bir holding haline geldi.

1985’te kurulan İtalyan ismine rağmen İspanya markası olan Massimo Dutti, hayatına erkek koleksiyonu ile başlayan ve 1991’de kadın hattını da kuran bir marka olarak yine aynı yıl hisselerinin %65’i ve sonradan hepsi Inditex tarafından satın alınan bir marka olarak hızlı modanın amiral gemisine katıldı.

Pull&Bear

1986’da New Wear ismiyle kurulan, genç ve şehirli bir stile sahip olan İspanyol marka Pull & Bear’da gruba 1991 yılında katılarak genç müşterilere sunulmaya başlandı. Konseptleri ilk etapta temel caddelerde Zara’dan daha küçük metrekarelere sahip mağazalar kurmak olan Pull&Bear’ın 59 ülkede 816 mağazası bulunuyor.

 Bershka

Yıl 1998’i gösterdiğinde bir başka genç ruhlu marka Bershka kuruldu. İlk mağazaları İngiltere Türkiye, BAE, Kuveyt, Japonya, Arjantin ve Venezuela’ya açılan Bershka ise 13-25 yaş aralığındaki genç kızlara hitap etmek için kurulsa da bir süre sonra gen erkek koleksiyonunu da çıkardı. Şimdilerde 62 ülkede 885 mağazası bulunuyor.

Stradivarius

Bershka’nın üzerinden 1 yıl geçmeden, 1994 yılında perakende sektörüne girişi yapmış bir aile şirketinin markası olan Stradivarius 1999 yılında Inditex’e katıldı. 16-30 yaş arası genç kadınlara hitap eden markanın 53 ülkede 842 adet mağazası bulunuyor.

Oysho

Trendin daha çok günlük giyime kaydığını öngören Inditex’in bir sonraki hamlesi sektöre iç giyim ve günlük giyim markası olarak konumlandırdığı Oysho’yu 2001 yılında kazandırması ile oldu. Sade şık parçalar ile başlayan Oysho’nun ürün seçkisi spor giyim, rahat ceketler ve aksesuarların da katılması ile zenginleşti.  Şimdilerde ise 35 ülkede 524 mağazası ile faaliyet gösteriyor.

Zara Home

Şimdiye kadarki markaları ile hep giyim içinde konumlanan Inditex, esnek tedarik modeli ile normalden yavaş giden piyasalara “modanın dokunuşunu” getirmek amacı ile 2003 yılında giyim perakendeciliğinin dışında bir hamle yaparak Zara Home’u kurdu. Ev dekorasyonununda trendleri takip eden bu yeni mağaza zincirinin 35 ülkede 357 mağazası bulunuyor.

Uterqüe

Şirketin perakende formatının son örneği 2008 yılında açılan Uterqüe eşarp, gözlük, çanta, ayakkabı gibi aksesuarlara odaklanmış, Inditex tarafından “demokratikleşmiş lüks” olarak tanımlanmış bir marka. 18 ülkede 92 mağaza ile faaliyet gösteren marka 2010 yılında Türkiye pazarına girmiş ancak 3 sene sonra rekabet koşullarına uyum sağlayamadığı için çekilmek durumunda kalmıştı.

 Dünyada modaya yön veren 7 markaya sahip olan Inditex Grubun başarısı kuşkusuz değişen tüketici ihtiyaçlarına ve alışveriş alışkanlıklarına hızlı yanıt verebilecek bir iş modeli ile bir markanın sınırlarını genişletmek yerine değişik tüketici grupları için değişik markaları başarılı bir şekilde sektöre entegre etmesinde saklı diyebiliriz. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

National Geographic’ten Plastik Kirliliğinin Görünmeyen Yüzüne Dikkat Çeken Çarpıcı Kapak Fotoğrafı

  • National Geographic’in plastik kirliliğine dikkat çeken çarpıcı Haziran ayı kapağı sosyal medyada hızla yayılıyor.
  • Geçtiğimiz yıl Dünya Ekonomik Forumu’nda başlatılan Ellen MacArthur Vakfı tarafından hazırlanan bir rapora göre; okyanusta 2025 yılına kadar her üç ton balığa tekabül bir ton plastik ve 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik olması bekleniyor.
  • İlgili yazı; WWF, Instagram Filtreleri ile Çevre Kirliliğine Dikkat Çekiyor.

National Geographic, Haziran sayısı için kullandığı kapak fotoğrafında farkında olduğumuz plastik kirliliğinin buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu çarpıcı bir şekilde vurguladı. Kapak resmi, derginin kıdemli fotoğraf editörü Vaughn Wallace tarafından bu sabah Twitter’da paylaşıldığından beri dünya genelinde çok büyük ilgi gördü ve çok beğenildi. 

Son zamanların en önemli çevre sorunlarından birisi olan plastik kirliliğine dikkat çeken bu fotoğraf sosyal medyada ilgiyle karşılandı. Tweet daha şimdiden 35 bin kişi tarafından beğenildi ve 18 bin kişi tarafından paylaşıldı.

Derginin son baskısı, Dünya’nın plastik tüketimine adanmışlığını ve gezegenimizi sarsan plastik kirliliğinin büyüklüğünü gösteren aşağıdaki gibi çarpıcı görüntüler ve bilgi grafikleriyle dolu olacak. 

Plastik kirliliği öyle bir boyut kazandı ki okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru’nda bir plastik torba bulundu. Dünya çapında her dakika bir milyon plastik şişe satın alınmakta ve bunların çoğu okyanus atıklarını oluşturup okyanus yaşamına zarar vermekte. Şişeler değilse, plastik torbalar ve su yollarımıza girip vahşi yaşama zarar verebilecek diğer plastik bazlı ambalajlar durdurulamaz bir şekilde kirliliğe yol açmaya devam ediyor. 

Bazı uzmanlar, plastik krizin iklim değişikliği kadar kötü olduğu konusunda uyardılar. Geçtiğimiz yıl Dünya Ekonomik Forumu’nda başlatılan Ellen MacArthur Vakfı tarafından hazırlanan bir rapora göre; okyanusta 2025 yılına kadar her üç ton balığa tekabülen bir ton plastik ve 2050 yılına kadar balıktan daha fazla plastik olması bekleniyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link