Nokia’dan Tüketicileri Kandıran Reklam

Nokia cep telefonu piyasasına damgasını vurmuş, son 15 yılın şüphesiz en etkili isimlerinden biri. Ancak Apple’ın oyunun kurallarını değiştirip baştan yazdığı, iPhone’la beraber piyasada köklü değişikliğe neden olduğu 2007’den beri zorlu günler geçirdiği ise bir gerçek. Sürekli düşen pazar payları, bekleneni veremeyen Symbian işletim sistemi, kendini kurtarması için anlaştığı Windows işletim sisteminin belirsizliği, ardı ardına çıkardığı modellerden beklenen verimi alamaması ve talebin giderek daha hızlı bir şekilde akıllı telefonlara doğru kaymasına karşı Nokia’nın bu alanda istenileni tüketiciye sunamaması Nokia’nın giderek daha da kötü bir geleceğe doğru yol aldığının göstergesi.

Gartner’ın 2012’nin 2. çeyreğinine yönelik yapmış olduğu pazar araştırması Nokia’nın durumunu daha net görmemizi sağlıyor. Önceki paragraftada bahsettiğimiz gibi Nokia’nın özellikle akıllı telefon piyasasına yönelik stabil ve performanslı bir işletim sistemi üretememesi ve kendini yeni çıkacak olan Windows işletim sistemli telefonlara bağlaması, Nokia’nın bu denli büyük kayıplar ( 2011’nin aynı çeyreğine göre işletim sistemi bazlı analizde yaklaşık %16’lık kayıp ) yaşamasının temel nedenlerinden biri. Ancak şunuda belirtmek gerekir ki, toplam telefon satışlarında, özellikle akıllı olmayan telefon pazarında Nokia’nın rekabetçi üstünlüğüne dayalı hakimiyeti devam ediyor.

Yazının buraya kadarki kısmı Nokia’nın pazar payındaki düşüş ve kötü gidişatına yönelikti. Gelelim ana konuya. Nokia geçtiğimiz günlerde Windows Phone işletim sistemine sahip yeni telefonu Nokia Lumia 920’yi duyurdu. Nokia’nın son dönemlerde piyasada kendini yeniden konumlandırmak adına piyasanın genelinden çok daha iyi ve özellikli kamera odaklı ürün çıkardığı bir gerçek. 41 mp kameraya sahip Nokia 808 PureView’dan sonra yeni çıkardığı Nokia Lumia 920’ye ait yeni reklam filminde de kamera odaklı bir reklam hazırlaması dediklerimizi doğrular nitelikte.

httpv://www.youtube.com/watch?v=cimDfEIEiu0

Ancak bir sorun var. Reklam, reklamda gösterildiği gibi Nokia Lumia 920’yle değil bir DSLR’la çekilmiş ! Video’da gösterilen teknoloji temelde Nokia’nın sahip olmadığı bir teknoloji değil. Ancak böyle bir teknolojiyi göstermek amacıyla farklı bir kamera kullanarak kendi kamerasıymış gibi göstermek, yapılmaması gereken kritik bir hata. Bu kritik hatayı Nokia’nın medya ilişkilerinden sorumlu başkan yardımcısı Doug Dawson’da kabul ederek şöyle bir açıklama yapıyor : ” Doğruyu söylemek gerekirse video, optik görüntü sabitleyicinin bir tanıtımı, PureView değil. ” 

Nokia’nın pazar payının giderek düşmesi ve hakimiyetini giderek kaybetmesi görünüşe göre onu daha hırçın ve sert hamleler yapmaya zorluyor. Böyle bir ortamda çok daha dikkatli hareket etmesi gereken Nokia ise yapmaması gereken kritik bir hata yaparak, tüketicilerin gözünde daha da değer kaybediyor. Dediğimiz gibi bu teknoloji Nokia’nın sahip olduğu bir teknoloji ancak bunu göstermek amacıyla farklı bir kamera kullanmak, yapılmaması gereken ciddi bir hata. Bakalım Windows Phone tabanlı yeni bir telefondan ve bu hatadan sonra Nokia pazarda nasıl bir konuma yerleşecek.

httpv://www.youtube.com/watch?v=6HSbhyaH0vw

 ( Nokia PureView teknolojisiyle çekilmiş Nokia Lumia 920’ye ait bir video )

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Dijital Reklamcılıktaki 4 Yeni Trend

  • Salesforce, Dijital Reklamcılık 2020 isimli bir araştırma raporu yayımladı.
  • Rapora göre, reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor.
  • Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka, Online Reklamcılıkta Başarıyı %35 Artırıyor

Dijital çağda olduğumuz şu günlerde, doğal olarak reklam sektöründe de dijital reklamcılık fazlasıyla ön plana çıkıyor. Ve başta teknoloji olmak üzere çeşitli etkenler nedeniyle dijital reklamcılıkta trendler yavaş yavaş değişiyor. Şirketlere CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) hizmeti sunan ve ABD merkezli bir şirket olan Salesforce da dijital reklamcılıktaki yeni trendleri tespit etmek amacıyla bir araştırma yaptı ve bu araştırma verilerine “Dijital Reklamcılık 2020” isimli raporunda yer verdi.

Dijital Reklamcılık 2020; Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), Avrupa (Fransa, Almanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İrlanda) ve Asya – Pasifik (Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda) bölgesinde yer alan çeşitli şirketlerde görev yapan 900 reklamcının katılımıyla hazırlanan bir araştırma raporu. Kasım 2017’de gerçekleştirilen araştırma kapsamında her bir bölgeden 300 katılımcı seçildi ve araştırma raporu, bu katılımcıların görüşlerine dayanılarak hazırlandı. Bu araştırma raporunda, dijital reklamcılığın geleceğine dair dört ana başlık ön plana çıktı.

Reklam ve Pazarlama Birleşiyor

Günümüzde reklam ve pazarlama organizasyonların büyük kısmı, ortak bütçeleri paylaşıyor ve e-posta göndermek ve reklam kampanyaları oluşturmak için aynı ekibi kullanıyor. Araştırma verilerine göre, Kuzey Amerika’da yer alan şirketler bu dönüşüme öncülük ediyorlar. Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuna göre, reklam ve pazarlamanın yakınlaşmasıyla ilgili olarak dikkat çeken veriler şunlar:

  • Genel olarak reklam ve pazarlama ekipleri, marka ya da yaratıcı ekipleri ortak kullanan şirketlerin oranı %61. Bunu uygulamayı planlayan şirketlerin oranı ise %31.
  • Reklam ve pazarlama ekiplerinin ortak bir bütçeye sahip olduğu şirketlerin oranı %59. Bunu uygulamayı planlayan organizasyonların oranı ise %31.
  • Şirketlerdeki reklam ve pazarlama ekiplerinin 57’si, e-posta kampanyaları oluşturmaktan ve medya satın almadan sorumlu tek bir departman sorumlusuna rapor veriyor. Bu sisteme geçmeyi planlayan şirketlerin oranı ise %34.

Birçok reklamcı, artık ajanslara daha az bel bağlıyor ve bunun yerine kampanya planlarını kendileri hazırlıyorlar. Yaklaşık olarak şirketlerin yarısı, herhangi bir dijital kanalda reklam harcamalarını optimize etmek için tamamen kendi çalışanlarına güveniyor. Reklam harcamalarının optimizasyonunu dahili personeline yaptıran şirketlerin oranı, Facebook ve Instagram için %59 iken Google aramaları için %57, YouTube ve diğer video platformlarındaki reklamlar içinse %52. Şirketlerin en az beşte biri ise reklam çalışmalarını kendi çalışanları ile ajanslar arasında paylaştırmayı tercih ediyor.

Veri, Reklamcılıkta Daha Fazla Öne Çıkıyor

Dijital reklamcılığı bilgilendirmek için kullanılan mevcut veri kaynaklarının sayısı, her geçen gün artmaya devam ediyor. Şu anda üç temel veri kategorisi mevcut: CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) verisi, online veri ve demografik veri. Reklamcıların büyük çoğunluğu bu üç kategoriyi kullanıyor ve reklamcıların kullandığı bireysel veri kaynaklarının sayısı sürekli artıyor.

Reklamcıların %94’ü reklam hedeflemek için e-posta adresi ve telefon numarası gibi çeşitli CRM verilerini kullanıyor. Satın alma işlemleri, posta adresi ve müşteri hizmetleri bilgileri gibi CRM verilerine göre hedefleme yapan şirketlerin oranı, 2016 yılında %56 iken geçtiğimiz yıl bu oran %68’e yükseldi.

Reklamcıların %90’ı ise reklam hedefleme için çeşitli online verileri kullanıyor. Bu online veriler; birinci taraf anonim veri, ikinci taraf verisi ve üçüncü taraf verisi olmak üzere üçe ayrılıyor. Birinci taraf anonim veri %71 oranla en çok kullanılan online veri türüyken ikinci taraf verisinin kullanım oranı %63 ve üçüncü taraf verisinin kullanım oranı ise %52. Bununla birlikte önümüzdeki iki yıl boyunca reklamcıların ikinci taraf verisi kullanımının %26, üçüncü taraf verisi kullanımının ise %30 oranında artacağı tahmin ediliyor.

Reklamcıların %95’i potansiyel müşterileri belirlemek için kişisel veri, lokasyon bilgisi ve ilgi alanları gibi çeşitli demografik verileri kullanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde, reklamcılar tarafından lokasyon bilgisinin kullanımının %14 oranında artacağı tahmin edilirken ilgi alanına dayalı verinin kullanımının ise %26 oranında artması bekleniyor.

Markalar, kitlelerini hedeflemek için birden fazla veri kaynağı kullanırken aynı zamanda bu veriyi içeri aktarmak, hedeflenecek bölümleri bulmak ve de ağlara ve internet sitelerine talimatlar göndermek için gittikçe artan bir şekilde veri yönetim platformlarını dönüştürüyorlar. Rapora göre, reklam şirketlerinin %91’i halihazırda bir veri yönetim platformu kullanıyor ya da kullanmayı planlıyor. Bununla birlikte üç yıldan uzun bir süredir bir veri yönetim platformuna sahip olan reklam şirketlerinin oranı %20 iken 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca veri yönetim platformu kullanan şirketlerin oranı ise %38.

Dijital Reklamcılıkta Facebook ve Google Egemenliği Sürüyor

Rakamlara bakıldığında, dijital reklamcılık alanındaki Facebook ve Google egemenliği yakın zamanda son bulacak gibi görünmüyor. Bu yıl içerisindeki dijital reklam harcamalarının %66’sının Google aramaları, YouTube, Facebook ve Instagram’a gitmesi bekleniyor. Facebook ve Google devasa kullanıcı kitlelerinin yanı sıra, özellikle gerçek kimliklere göre müşteri hedefleme yetenekleri nedeniyle reklamcılara cazip geliyorlar.

Dijital reklam harcamalarındaki payı %16’dan %14’e düşse de, görüntüleme esaslı reklam bu karışımın hala önemli bir parçası. Araştırmadan çıkan sonuca göre, Facebook’un haricindeki LinkedIn, Pinterest, Snapchat ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında ise %11 oranında bir planlı harcama yapılmış. Ancak bu platformların, reklam bütçelerindeki ortak pay oranı düşüşte.

Video içerik, her geçen gün daha yaygın bir hale geliyor. 2016 yılında şirketler video reklam yatırımlarını %65 oranın artırdılar. Bu da reklamcıların %52’sinin, video reklamları şirket içinde üreterek onlar üzerinde kontrol sağlamayı tercih etmesinin nedenini açıklıyor. Bununla birlikte B2B şirketlerinin video reklamlarının yıllık artış oranı %65 iken B2C şirketleri için bu oran %59’da kaldı.

Yeni Teknolojiler, Yeni Reklam Mecraları Anlamına Geliyor

Son dönemde akıllı televizyonlar, sese duyarlı dijital asistanlar ve giyilebilir cihazlar gibi birçok yeni teknoloji ürünü hayatımıza girdi. Bu tarz yeni teknoloji ürünleri ve özellikle artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi yeni teknolojiler, yeni yöntemlerle hedef kitlelerine ulaşabilmeleri reklamcılara harika fırsatlar sunuyorlar. Reklamcılar, bu yeni teknolojiler sayesinde, hedef kitlelerinin kişisel ve profesyonel saatlerinin daha fazlasını yakalayacaklarını ümit ediyorlar.

Halihazırda reklamcıların %44’ü akıllı televizyonları bir reklam mecrası olarak kullanırken %39’u reklam yapmak için yapay zeka ile desteklenen sese duyarlı dijital asistanları, %36’lık bir kesim ise giyilebilir cihazları kullanıyor. Yeni bir reklam mecrası olarak artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerinden yararlanan reklamcıların oranı ise %32. Bununla birlikte araştırmaya katılanların %29’u akıllı televizyonları, %35’i dijital asistanları, %31’i giyilebilir cihazları ve %36’sı ise artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik teknolojilerini bir yıl içerisinde kullanmayı planladıklarını belirtmişler.

*Salesforce’un Dijital Reklamcılık 2020 raporuyla ilgili daha detaylı verilere erişmek istiyorsanız, buraya tıklayarak raporun tamamına erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Beko, FC Barcelona ve UNICEF’ten Çocuklarda Obeziteye Karşı 1 Milyon Euro’luk Global Adım

  • Beko‘nun Barcelona‘nın üç ana sponsorundan biri olarak sponsorluk sözleşmesini 3 yıl daha uzattığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sponsorluk kapsamında Beko ve FCB’nin kısa süre önce duyurduğu küresel sosyal girişimi ‘Şampiyonlar Gibi Beslen’ (Eat Like a Pro) projesi de yeni sponsorluk döneminin temel odaklardan biri olacaktı.
  • Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki her gönderi için çocuklarda görülen fazla kilo ve obezite ile mücadele için UNICEF’e 1 Euro bağış yapacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.
  • Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak.

Lider ev teknolojileri markası Beko, ana sponsoru olduğu FC Barcelona, FC Barcelona Vakfı ve UNICEF’le çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için küresel bir ortaklığa imza atıyor. Beko, FC Barcelona ile birlikte sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için dünya çapında yürüttüğü Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen kampanyası kapsamında farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medya üzerinden bağış kampanyası düzenleyecek. Beko, Instagram veya Twitter’da #EatLikeAPro hashtag’i altındaki sağlıklı yeme alışkanlıklarını yönelik her paylaşım için UNICEF’e 1 Euro bağışlayacak. Kampanya ile 1.000.000 Euro toplanması hedefleniyor.

Beko, El Clasico derbisinde formadaki yerini Eat Like A Pro’ya bırakacak

Mevcut eğilimin sürmesi halinde şu anda dünya genelinde 41 milyon olan fazla kilolu ya da obezite sorunu yaşayan çocukların sayısı, 2025 yılına kadar 70 milyonu aşacak. Beko, dünya çapında farkındalık yaratarak ve insanları harekete geçirerek sorunun önüne geçmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda 6 Mayıs’ta oynanacak dünyanın en çok izlenen derbilerinden El Clasico’da, futbolcular Eat Like A Pro (Şampiyonlar Gibi Beslen) kampanyası için hazırlanan özel formalarıyla sahaya çıkacak. FC Barcelona’nın yıldız oyuncularının formalarının sol omzunda Beko logosu yerine #EatLikeAPro yazacak. Dünyada milyonlarca çocuğa ilham olan FC Barcelona’nın yıldız oyuncuları, dengeli beslenme ve fiziksel egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çocuklara örnek olacak.

Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sosyal medyada paylaşanlar, FC Barcelona’nın sınırlı sayıda üretilen, üzerinde El Clasico haftasına özel olarak #EatLikeAPro sloganının bulunduğu imzalı antrenman ve maç formalarından birini kazanma şansı yakalayacak. Barça Vakfı, medya kanalları aracılığıyla bu girişimi destekleyerek dünya çapında beş milyondan fazla sayıda takipçisini girişime katılmaya teşvik edecek.

Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu, kampanyayla ilgili olarak “Küresel bir sorun olan çocuklarda obeziteye “dur” demek için FC Barcelona ve UNICEF gibi iki büyük ortakla güçlerimizi birleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Beko olarak geliştirdiğimiz sağlıklı beslenmeyi kolaylaştıran yenilikçi teknolojiler ve toplumda yarattığımız farkındalıkla sorunun çözümüne katkıda bulunacağımıza inanıyoruz. FC Barcelona ile bu yılki El Clasico derbisinde gerçekleştireceğimiz forma etkinliğiyle futbolun kitleler üzerindeki olumlu etkisinden faydalanarak toplulukları harekete geçirmeyi ve UNICEF için topladığımız bağışla sorunun parçası olmayı amaçlıyoruz” dedi.

Barça Vakfı Başkan Yardımcısı Jordi Cardoner ise “Sporun kendisinde var olan değerlerin çocuklara aşılanmasını hedefleyen FutbolNet metodolojisinin kullandığımız, dünya çapında 120.000 çocuk ve gence ulaşan programlarımızda fiziksel aktivitenin yanı sıra “saygı” değerine odaklanıyoruz. Bu girişimle amacımız çocuklarda sağlıklı alışkanlıkları artırmak yoluyla kendilerine saygı duymalarını sağlamak” diye konuştu.

UNICEF Küresel Beslenme Programı Başkanı Victor Aguayo da şunları söyledi: “Çocukluk çağı obezitesi, özellikle çocukların sağlıklı büyümesi için gereken besinleri sağlayamayan yoksul aileleri ve ülkeleri giderek daha fazla etkiliyor. Küresel ölçekte çocuklar için olumlu değişiklikler yapabilmek adına bizimle yakın iş birliği içinde olan ortaklarımız Beko ve FC Barcelona’ya desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz.”

UNICEF toplanan bağışlarla, çocuklarda beslenme bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan aşırı kilo ve obezite gibi sorunları önlemek çeşitli programlar yürütecek. Çocukların yeme alışkanlıklarını değiştirmek için evde ve okulda sağlıklı beslenmenin önemi üzerine eğitim programları başlatacak.

Eat Like a Pro-Şampiyonlar Gibi Beslen girişimi, dünyanın her yerinden çocuklara ve ebeveynlere sağlıklı beslenme ve dengeli bir yaşam tarzının önemi konusunda eğitim vererek, aileleri Barcelona takımının yıldız oyuncularının beslenme alışkanlıklarıyla tanıştırmayı amaçlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link