Walmart, Mağazalarına Müşteri Çekebilmek İçin Ürünlerinin Online Fiyatlarını Artırdı

Günümüzde herhangi bir ürünü internetten satın almak, fiziksel mağazadan satın almaya göre daha avantajlıdır, çünkü genel olarak internet fiyatları daha düşüktür. Ancak ABD’nin en büyük perakende satış yapan mağazalar zincirlerinden biri olan Walmart, bu anlayışı yıkan ilginç bir hamleye imza attı.

Son dönemlerde sık sık Amazon ile girdiği rekabetle gündeme gelen Walmart, alışveriş çılgınlığının yaşandığı ve büyük indirim kampanyalarının yapıldığı Black Friday ve Cyber Monday öncesinde insanları fiziksel mağazalarına çekebilmek için online olarak satışa sunduğu ürünlerin fiyatlarını artırdı. The Wall Street Journal’ın yaptığı habere göre mega mağaza, satışa sunduğu ev ve gıda ürünlerinin internet sitesindeki fiyatlarını artırırken bu ürünlerin mağaza fiyatları aynı kaldı. Şirket, internet fiyatı mağaza fiyatından daha yüksek olan ürünlerde bu durumu vurgulayarak müşterilerini bu ürünleri fiziksel mağazalardan almaya teşvik edecek.

Walmart’ın bazı ürünlerinin online fiyatlarını artırmasının bir başka nedeni ise maliyetleri düşürmek ve online satışlardaki karı artırmak. Çünkü insanların mağazadan alışveriş yapması, teslimat maliyetlerinin düşmesi anlamına geliyor. The Wall Street Journal’ın belirttiğine göre bir paket makarna ve bir kutu peyniri Chicago’dan Atlanta’ya taşımanın Walmart’a maliyeti 10 doları bulabilir.

Walmart’ın stratejisi, ABD’nin bir başka büyük perakende markası olan Costco‘nun stratejisine benziyor. Costco da ürünlerinin mağaza fiyatlarını internet fiyatlarından daha düşük tutuyor. Ancak The Wall Street Journal’ın da dikkat çektiği gibi sloganı “her zaman düşük fiyatlar” olan Walmart’ın bu stratejisi oldukça tuhaf. Özellikle de Amazon ile rekabet edebilmek amacıyla birçok hamle yaparken… Bu amaçla geçtiğimiz yıl 3 milyar dolar karşılığında jet.com’u satın alan Walmart, geçtiğimiz ay ise online market işine girmişti.

Tüm bunlara rağmen, bu alışılmadık hamle geçtiğimiz iki yılda net gelirleri düşen perakende devinin gelirlerini artırmasını sağlayabilir. Ancak yine de şirket, Amazon ile rekabet etmek istiyorsa hiç şüphesiz daha kalıcı çözümler bulmalı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Yonca Gıda’nın 15 Yıl Önce Çıkarttığı Ürünün Benzerini Heinz Çıkarttı

Yonca Gıda, 2003 yılında Aşkım Aşkım isimli yeni bir ürün piyasaya sürmüştü. Aşkım Aşkım, ketçap ve mayonez karışımı bir üründü. Hatta o zamanlar, bu yenilikçi ürün için bir reklam filmi bile yayımlanmıştı. Bu tarz bir ürün için neden böyle bir isim seçildiğini düşünenler, aşağıda paylaştığımız reklam filmini izlediklerinde aradıkları cevabı bulacaklar.

Dile kolay! Ürünün piyasaya sürülmesinin üzerinden koca bir 15 sene geçmiş. Bu süre zarfında ürünün pek tutulduğunu söylemek zor. Tabii, bu tarz yeni ürünlerde, ürünün tüketiciler tarafından benimsenebilmesi için tabir-i caizse hedefi 12’den vuran reklam ve pazarlama kampanyalarının yapılması gerekiyor. Belki Yonca Gıda bu nokta da başarız oldu, belki de ürün gerçekten tat anlamında bekleneni veremedi bilinmez. Ancak yabancı bir marka, Yonca Gıda’nın 15 sene önce piyasaya sürdüğü bu ürünün bir benzerini piyasaya sürdü.

ABD’li sos üreticisi Heinz, Mayochup isimli mayonez ve ketçabın birleşiminden oluşan sos karışımını duyurdu. Ürünün ismi, tahmin edebileceğiniz üzere İngilizce mayonez (mayonnaisse) ve ketçap (ketchup) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. İşin ilginç tarafı, Heinz’ın bu yeni ürünü, görünüşe göre şu anda sadece Kuveyt’te satılıyor. Yani en azından ürün, ilk olarak bu ülkede ortaya çıktı. Ancak sürekli olarak markaların, yeni ürünlerin ilk başta sadece belli ülkelerde çıkartarak tüketicilerin nabzını yokladığına şahit oluyoruz. Bu nedenle ilerleyen zamanlarda, ürünü başka ülkelerde de göreceğimiz kesin.

Sonuç olarak Yonca Gıda ve Heinz’ın farklı klasmanlarda mücadele eden iki marka. Heinz’ın kendi alanında son derece başarılı bir global marka olduğunu göz önüne alırsak, Mayochup’ın piyasada tutunma ihtimalinin Aşkım Aşkım’a göre daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Ancak böyle bir şey gerçekleşse bile, bizler her zaman bu ürünü senin Heinz’dan yıllar önce çıkarttığını hiçbir zaman unutmayacağız Yonca Gıda!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İçecek Sektörünün Geleceği “Şekersiz”

İçecek sektörü, Coca-Cola’nın 1977 yılında Hindistan pazarında operasyona başladığı dönemden beri değerli bir dönem yaşıyor. Coca- Cola ve Pepsi başta olmak üzere dünyada bulunabilirlik ve ulaşılabilirlik anlamında başarılı olmuş bir içecek sektöründen söz ediyoruz. Öyle ki Coca-Cola grubunun değeri 1 milyar Amerikan Dolarını aşmış tam 20 markası bulunuyor.

Bu sektördeki ürünler gazlı ve şekerli yapıları ile ön plana çıkıyor. Serinletici, yenileyici ve tazeleyici özellikleri vurgulanan ürünler, pazarlama iletişiminde sıklıkla kullanılan sosyalleşme ve mutluluk teması ile tüketicilerine ulaşıyor. Ne var ki, sektördeki ürünlerin içeriği son birkaç yılda sağlık açısından önemli eleştiriler almaya başladı. Eleştiriler ürün satışlarına yansıyor ve devletlerin kısıtlayıcı tedbirler almasına sebep oluyor.

Eleştiri konularının en önemlisi ürünlerde bulunan şeker miktarı. Kola ve meyve içerikli ürünlerdeki yüksek şeker miktarı, tüketicilerin gözünde sağlıksız ürün imajının artmasına neden olmayı sürdürüyor. Yakın zamanda Coca-Cola Zero’nun, grubun ana markası olan Coca-Cola’nın “tahtını” sallamaya başlayacak kadar ilgi görmesi, Zero’nun bitirilmesi ile sonuçlandı.

Ürünlerin içindeki şeker miktarının yanı sıra, şekerin kaynağı da daha fazla sorgulanmaya başladı. Ülkemizde özellikle nişasta bazlı şeker kaynaklarının kullanılmamasına yönelik bir kamuoyu oluşuyor. Uludağ markası, geçtiğimiz günlerde ürünlerinde nişasta bazlı şeker kullanmama politikasının süreceğini belirtti.

Büyük Britanya ise içeceklerin içerdiği şeker miktarına göre içecek üreticilerinden vergi alınması uygulamasını başlattı. Bu uygulamanın ardından Britanya’da satılan Coca-Cola ve Fanta’daki şeker miktarı yarı yarıya azaltıldı.

Oluşan tüm bu gelişmeler, içecek markalarına sektörün geleceği ile ilgili ipuçları veriyor. Genel olarak 5 farklı kategoriye ayrılan içecek sektöründe (gazlı içecekler, enerji içecekleri, süt/meyve/bitki içerikli içecekler, su/zenginleştirilmiş su/sporcu içecekleri) gazsız ve doğal şekerli ürünlerin daha çok talep göreceği öngörülebilir. Bu da meyve şekeri veya doğal şekere sahip/az şekerli/şekersiz, besin değeri yüksek ve sağlıklı içeceklerin yakın gelecekte raflardaki yerini artırabileceğini gösteriyor. Uzun vadeli satış hacmi yüksek olan gazlı içeceklerin yakın gelecekte pazar payını yitirmesi söz konusu olabilir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link