Target, Amazon ve Walmart ile Yarışabilmek İçin Tarihindeki En Büyük Satın Almayı Yapıyor

ABD’nin en büyük perakende şirketlerinden biri olan Target, Amazon ve Walmart‘ın son dönemde yaptığı atılımlar nedeniyle bu yarışta onlardan biraz ayrı kaldı. Ancak şirket, bu durumu tersine çevirmek için birtakım hamleler yapmaya başladı. Bu doğrultuda son olarak iki farklı deneyim sunan yeni nesil perakende mağazasını hizmete sunan şirketin, Shipt isimli teslimat platformunu satın alacağını açıklaması ise bu hamlelerin en büyüğü oldu.

Business Insider’ın yaptığı habere göre Target, 550 milyon dolar karşılığında Shipt’i satın alacak ve şirketin yaptığı açıklamaya göre bu, şirketin tarihindeki en büyük satın alma olarak kayıtlara geçecek. Shipt, sipariş edilen ürünleri aynı gün içerisinde teslim eden bir teslimat platformu. Target de bu satın almayla birlikte, ABD içerisinde aynı günde teslimat hizmetini kullanıma sunmayı amaçlıyor.

Target’in aynı günde teslimat hizmetinin, gelecek yılın ilk aylarında kullanıma sunulması bekleniyor. Bununla birlikte şirket, 2018’in tatil döneminde, ABD’nin büyük şehirlerinde yer alan neredeyse bütün mağazalarında aynı günde teslimat hizmeti vermeyi planlıyor.

Tüm bunların yanı sıra Target, aynı günde teslimat hizmetinin şimdilik temel ihtiyaç, gıda, ev, elektronik vb. ürünlerle sınırlı olduğunu belirtiyor. Ancak şirket, 2019 yılında her ürün kategorisi için bu hizmeti sunmayı amaçlıyor.

Shipt, tamamıyla Target’in bünyesine geçecek olsa da bir iş ortağı gibi çalışmaya devam edecek. Shipt çalışanları, diğer perakende firmaları için yaptıkları şekilde, Target mağazalarından alışveriş yapmaya devam edecekler.

Sınırsız teslimat hizmeti için yıllık 99 dolar ücretli bir üyelik imkanı sunan Shipt, diğer müşterileri için gerçekleştireceği teslimatlarda, sipariş tutarı olarak 35 dolarlık bir alt sınır belirlemiş durumda. Ancak Target, bu satın alma gerçekleştikten sonra, kendi mağazalarından verilen siparişler için bu alt sınırı düşürebilir ya da tamamen ortadan kaldırabilir.

Bununla birlikte, Shipt şu anda ABD’nin 72 şehrinde hizmet veriyor. Ama Target’in bünyesine geçtikten sonra, şirketin faaliyet alanının hızlı bir şekilde genişleyeceğine hiç şüphe yok.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Modanın Geleceği Unisex Kıyafetlere mi Emanet?

  • Unisex kıyafetler cinsiyet ayrımı yapmadan kişileri bir kalıbın içine sokmaya çalışmıyor, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlıyor.
  • Şimdilerde fazla bilinmese, ya da hızlı moda markalarının olduğu moda dünyasında biraz daha arkalarda dursalar da artık daha fazla biliniyor ve talep edilir hale geliyorlar.
  • Benzeri yazılar için; River Island ile Çeşitliliği Kutluyoruz: #EtiketlerKıyafetlerİçindir

Kızlar pembe giyer, erkekler mavi… Kızlar etek giyer, erkekler pantolon… Bunun gibi birçok önyargıya sahibiz. Ama artık bu basmakalıp yargılara “hayır efendim kızlar da erkekler de istediğini giyer” diyebilenlere de sahibiz. Çünkü artık cinsiyetimiz giydiğimiz kıyafetler üzerinde belirleyici olmayı bıraktı. İyi ki de yaptı!

Birçok marka ve tasarımcı hem podyum hem de yeni koleksiyonlarında unisex kıyafetlere yer vermeye başladı. 2017 yılında ilk unisex denim koleksiyonunu çıkaran H&M, sweatshirt ve rahat giysilerden oluşan kıyafet koleksiyonu ile Zara’da hızlı moda markaları arasında bu akıma uyanlardan oldu.

Örneğin; rahat ve sokak stili bir tarzı kendine yol edinen Wildfang, unisex kıyafetlerle kendini ifade etmek isteyen kişiler için birçok ürün sunuyor. Bir kadın tarafından kurulmanın ve yönetilmekle ayrıca övünen Wildfang için cinsiyet moda için görece kısıtlayıcı bir konsept.

Independent ile yaptığı röportajda; “Tarihsel olarak kişilere hangi işleri yapması gerektiği, nasıl davranması gerektiği, nasıl giyinmesi gerektiği dikte edilerek kişinin kendini doğru bir biçimde ifade edip, potansiyeline ulaşması kısıtlandı.” Diyen Wildfang’in CEO’su Emma McIlroy “ cinsiyet ayrımı yapmayan bu kıyafetler kişileri bir kalıbın içine sokmaya çalışmıyor, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlıyor.”  İfadeleri ile markasının ana temasını açıklıyor.

Sadece Wildfang değil, unisex kıyafet akımını kendilerine düstur edinmiş birçok marka bulunuyor. Şimdilerde fazla bilinmese, ya da hızlı moda markalarının olduğu moda dünyasında biraz daha arkalarda dursalar da artık daha fazla biliniyor ve talep edilir hale geliyorlar.

Örneğin; One DNA stilden ödün vermeyen unisex kıyafet tasarlamak isteyen tasarımcıların buluştuğu bir New York markası, VEEA ise maskülen bir tarza sahip kadınlara erkek giyim modasını kadın ölçülerinde sunmayı hedefliyor.

Tüm bu güzel ve artan örnekleri ile beraber unisex moda hayatımızda daha fazla yer almaya başlayacak gibi. Ancak asıl soru unisex giyimin kişilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek bir noktada, ana akım modada nasıl yer alacağı ile ilgili. Arz-talep meselesi olarak değerlendirebileceğimiz bu soru, kişilerin unisex kıyafetleri daha fazla talep etmesi ile ana akım modada kendine yer bulabilir gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

AVM’lerin Varlıklarını Sürdürmek İçin Uygulayabilecekleri 4 Temel Model

  • E-ticaretin son yıllardaki hızlı yükselişiyle birlikte alışveriş merkezleri de önemli bir darbe aldı.
  • A.T. Kearney isimli global yönetim danışmanlığı şirketinin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, 2030 yılı itibarıyla toplam perakende satışının üçte biri online olarak gerçekleşecek.
  • A.T. Kearney, yarının alışveriş merkezlerinin dört temel modelde başarılı olabileceklerini ifade ediyor.
  • İlgili Yazı: Perakendenin Geleceğinde Pop-up Mağazalar mı Var?

Her geçen gün ülkemizde -özellikle de İstanbul’da- yeni bir alışveriş merkezi açılıyor olsa da, genel olarak e-ticaretin son yıllardaki hızlı yükselişiyle birlikte geleneksel mağazacılığın ciddi bir güç kaybettiği bir gerçek. Bu durumdan dolayı son yıllarda özellikle ABD’de birçok alışveriş merkezi kapandı. Hatta TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamaya göre, daha şimdiden Türkiye’de de çok sayıda işlevini yitirmiş alışveriş merkezi alanı bulunuyor. Ve geleneksel mağazacılıkta köklü değişiklikler yapılmadığı takdirde, çok sayıda alışveriş merkezinin bulunduğu diğer ülkeler de er ya da geç bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaklar.

A.T. Kearney isimli global yönetim danışmanlığı şirketinin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, 2030 yılı itibarıyla toplam perakende satışının üçte biri online olarak gerçekleşecek. Bu nedenle perakende markalarının, vakit kaybetmeden fiziksel mağazalarını geleceğin müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde dönüştürmeleri gerekiyor.

A.T. Kearney şirketi, alışveriş merkezlerinin hızlı ve agresif inovasyon ve müşteri odağı ile birlikte, birer tüketici katılım alanına dönüştürülebileceğini ve yeni ve gelecek nesil müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış olan bu tüketici katılım alanlarının, çok çeşitli imkanlar sunabileceklerini ifade ediyor. Yarının fiziksel perakende dünyasında sadece tüketici odaklı bir anlayışı benimseyen markaların başarılı olabileceğini belirten yönetim danışmanlığı şirketi, tüketici katılım alanlarının dört temel model halinde var olabileceklerini düşünüyor.

Destinasyon Merkezleri: Büyük Bir Cazibe Merkezi Etrafında Yer Alan Geniş Mekanlar

Bunu geleneksel amiral gemisi mağaza deneyimini üstlenme olarak düşünün. Bir perakendecinin yerine buradaki dayanak noktası belki de kapalı bir kayak pisti, lunapark treni, konser alanı ya da müze gibi sürükleyici bir eğlence sunan, ilgi uyandıran bir sosyal deneyimdir. Bu mekanlar; keşif, eğitim ya da deneyimin, marka deneyiminin temel bileşenler olduğu yerlere ev sahipliği de yapabilir. İspanya’daki Xanadu, Dubai’deki Mall of the Emirates ve ABD’nin New Jersey ve Miami şehirlerinde inşa edilen American Dream Center, günümüzde faaliyet halinde olan bu tarz destinasyon merkezlerinden sadece bazıları.

İnovasyon Merkezleri: Hedeflenmiş Teklifler Oluşturmak İçin Toplanmış Kiracı Verilerinin Kullanıldığı Akıllı Mekanlar

Antropologlar, kültürel psikologlar ve alışveriş merkezi etnografları alandan alana ilerledikçe ve kiracılara gerçek zamanlı geri bildirim sağladıkça sürekli olarak alışveriş yapan kişileri gözlemleyecek, kaydedecek ve analiz edecek. Bu formatta, beta testi bir iş haline dönüşür. Alanın belirli bir yüzdesi, yeni konseptlerde toplanan verileri kullanan test mağazaları için tasarlanmış olabilir. Bunların yanı sıra tüketiciler, yeni teknolojileri test etme, uzmanlara erişme ve yeni ürünlerde indirimler için kişisel alışveriş ve ürün değerlendirme verilerini takas etme fırsatına sahip olacaklar.

Değer Merkezleri: Tüketicilerin Ortak Değerlerinden Kimliklerini ve Kiracılarını Alan Mekanlar

Değer merkezleri bir perakende tabelasına değil, bir fikre dayanır. Hayvan hakları, etnik kimlik ya da topluluk kimliği gibi politik ya da bir spor takımı gibi olabilir ve tüm kiracılar buna bağlı bir deneyim sağlayabilir. Dinamik pop-up lokasyonları ve sanal ya da grup showroom’ları, yerel tüccarların dönen bir temelde tekliflerini sergilemelerine imkan tanıyabilir ve yerel zanaatkar ve tasarımcılara müşterilerle etkileşim kurma, ortak ürünler tasarlama ve ürünleri gerçek zamanlı olarak üretme imkanı sağlayabilir. Bugün bu modelin uluslararası örnekleri arasında Çin’deki Büyük Gıda Hali, Portland’daki Meyve-Sebze Hali, Hollanda’daki Markthal ve Eataly yer alıyor.

Belirli Demografikleri Hedefleyen Yaşam Tarzı Merkezleri

Bu tarz perakende mekanları genç şehir hipster’ları ya da emekliler gibi belirli bir tüketici segmentini hedefler. Bu fazlasıyla düzenlenmiş yaşam tarzı merkezleri, ilerleyen zamanlarda insanlara demografiğe özgü ve uygun bir perakende, restoran, eğlence ve hizmet grubu sunacak. Örneğin yaşlı odaklı alışveriş merkezlerinde, üst düzey konutlar; medikal servisler, eczaneler, egzersiz tesisleri, yaşa özgü yasa konusunda uzmanlaşmış avukatlar ve emlak planlaması konusunda uzman muhasebeciler ve topluluk odaları tarafından desteklenecektir. Japonya’da Aeon Co. gibi geliştiriciler, modern ve yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş merkezlerinin bir kısmını buna uygun hale getiriyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link