Marketlerdeki Naylon Poşetler Artık Para ile Satılacak

Uzun yıllardır Avrupa ve Amerika’da gördüğümüz ve ne zaman uygulanacağını merakla beklediğimiz para ile poşet sistemi Türkiye’ye de geliyor. Artık poşetler marketlerde, mağazalarda artık her alışveriş sonrası elimize umarsızca tutuşturulamayacak.

Günlük ortalama 50 milyon naylon poşet kullandığımızı göz önünde bulundurduğumuzda bu uygulamanın geç bile kaldığı aşikar.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, Avrupa Birliği Ambalaj Atıkları Kontrol Yönetmenliği kapsamında 1 Ocak 2019’dan itibaren plastik alışveriş poşetlerinin, satış noktalarında bedelsiz verilmemesini öngören uygulamayı AA muhabirine değerlendirerek, AB’nin her üründe olduğu gibi özellikle plastik poşetlerde sorumlu kullanımı arttırmayı hedeflediğini belirtti.

Kendi ağırlığının bin katı taşıma kapasitesi olan poşetin bu haliyle avantajlı olduğunu ancak dezavantajlarının da bulunduğuna dikkati çeken Eroğlu, “Eğer size büyük avantaj sağlayan bu ekonomik ürünü doğru şekilde doğru yere atmazsanız, doğada bırakırsanız ucuz olduğu için başta avantaj olan şeyi toplamak ekonomik olmuyor. Bunların doğru yere atılması için toplumun bilinçlendirilmesi gerekiyor. İkincisi de sorumlu kullanım. Yani market rafından bir poşet alacağına, üç, dört poşet alınmasının önüne geçilmesi.” diye konuştu.

1 Ocak 2019’dan itibaren 25 ila 50 kuruş arasında değişen fiyatlarla ücretli hale gelecek poşetler, haliyle vatandaşların davranış biçimini de değiştirecek ve çevreye verilen zarar önemli ölçüde azalacak.

Bu konunun Avrupa ve ABD’de nasıl işlediğinden de söz etmek gerekiyor. Özellikle Lidl, Tesco gibi marketlerde büyük ve dayanıklı poşetler veya geri dönüşümü olan kumaş/kartonlar tüketicilere satılıyor ve tüketiciler her alışverişlerinde evlerinden getiriyorlar. Böylelikle çevreye olan zarar %75-80 civarında azalmış oluyor.

Konu ile ilgili yeni gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz, takipte kalın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

İçecek Sektörünün Geleceği “Şekersiz”

İçecek sektörü, Coca-Cola’nın 1977 yılında Hindistan pazarında operasyona başladığı dönemden beri değerli bir dönem yaşıyor. Coca- Cola ve Pepsi başta olmak üzere dünyada bulunabilirlik ve ulaşılabilirlik anlamında başarılı olmuş bir içecek sektöründen söz ediyoruz. Öyle ki Coca-Cola grubunun değeri 1 milyar Amerikan Dolarını aşmış tam 20 markası bulunuyor.

Bu sektördeki ürünler gazlı ve şekerli yapıları ile ön plana çıkıyor. Serinletici, yenileyici ve tazeleyici özellikleri vurgulanan ürünler, pazarlama iletişiminde sıklıkla kullanılan sosyalleşme ve mutluluk teması ile tüketicilerine ulaşıyor. Ne var ki, sektördeki ürünlerin içeriği son birkaç yılda sağlık açısından önemli eleştiriler almaya başladı. Eleştiriler ürün satışlarına yansıyor ve devletlerin kısıtlayıcı tedbirler almasına sebep oluyor.

Eleştiri konularının en önemlisi ürünlerde bulunan şeker miktarı. Kola ve meyve içerikli ürünlerdeki yüksek şeker miktarı, tüketicilerin gözünde sağlıksız ürün imajının artmasına neden olmayı sürdürüyor. Yakın zamanda Coca-Cola Zero’nun, grubun ana markası olan Coca-Cola’nın “tahtını” sallamaya başlayacak kadar ilgi görmesi, Zero’nun bitirilmesi ile sonuçlandı.

Ürünlerin içindeki şeker miktarının yanı sıra, şekerin kaynağı da daha fazla sorgulanmaya başladı. Ülkemizde özellikle nişasta bazlı şeker kaynaklarının kullanılmamasına yönelik bir kamuoyu oluşuyor. Uludağ markası, geçtiğimiz günlerde ürünlerinde nişasta bazlı şeker kullanmama politikasının süreceğini belirtti.

Büyük Britanya ise içeceklerin içerdiği şeker miktarına göre içecek üreticilerinden vergi alınması uygulamasını başlattı. Bu uygulamanın ardından Britanya’da satılan Coca-Cola ve Fanta’daki şeker miktarı yarı yarıya azaltıldı.

Oluşan tüm bu gelişmeler, içecek markalarına sektörün geleceği ile ilgili ipuçları veriyor. Genel olarak 5 farklı kategoriye ayrılan içecek sektöründe (gazlı içecekler, enerji içecekleri, süt/meyve/bitki içerikli içecekler, su/zenginleştirilmiş su/sporcu içecekleri) gazsız ve doğal şekerli ürünlerin daha çok talep göreceği öngörülebilir. Bu da meyve şekeri veya doğal şekere sahip/az şekerli/şekersiz, besin değeri yüksek ve sağlıklı içeceklerin yakın gelecekte raflardaki yerini artırabileceğini gösteriyor. Uzun vadeli satış hacmi yüksek olan gazlı içeceklerin yakın gelecekte pazar payını yitirmesi söz konusu olabilir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Size Daha Fazla Para Harcatmak İçin Mağazaların Kullandığı 13 Taktik

Marketler, mağazalar ve restoranların hepsi, müşterilere daha fazla para harcatmak için çeşitli taktikler kullanırlar. Bu nedenle mağazalardaki ortam, çalan müzikten ürünleri nereye yerleştirileceğine kadar çok dikkatli bir şekilde oluşturulur. Bu taktiklerin en dikkat çekenlerini sizler için aşağıda sıraladık.

  • Mağazalar sürekli olarak sizi çekebilmek için vitrinlerinde ve mağaza içerisinde indirim işaretlerine yer verirler.

  • Bir indirim kampanyasının kısa bir süre boyunca devam edeceğine dikkat çekerek sizi hemen aksiyon almaya yönlendirirler. Bu da hiç planda olmayan şeyleri satın almanızla sonuçlanabilir.

  • Alışveriş arabalarının bu kadar büyük olmasının sebebi, sizin alışverişi abarttığınız izlenimine kapılmanızın istenmemesidir.

  • Taze ürünlerin parlak renkleri, sizi daha pozitif bir ruh haline sokar. Bu nedenle marketlerde bu ürünler daha çok öne çıkarılır ve bu da sizi daha fazla harcama yapmaya sürükler.

  • Mağazalarda genel olarak sıcak ve sakinleştirici renkler kullanılır. Çünkü bu renkler, sizi iyi karşılanmış hissettirir ve alışveriş yapma konusunda daha istekli olmanızı sağlar.

  • Süt ve süt ürünleri, marketlerde en çok satın alınan ürünlerin başında gelir. Marketler de bu ürünleri mağazanın en arka bölümüne yerleştirir ve dolaylı olarak sizi marketin geri kalanını da dolaşmaya zorlar.

  • Marketler sık sık reyonların yerlerini değiştirirler. Bunun sebebi de sizin bir ürünü bulmaya çalışırken mağazayı keşfetmenizi sağlamaktır.

  • Marketlerde müşterilere deneme amaçlı olarak ürünler sunulmasının sebebi ise tam olarak şu: İnsanlar, ücretsiz olarak denedikleri ürün nedeniyle kendilerini borçlu hissederler ve genellikle o üründen satın alırlar.

  • Marketler, kasanın yanına alırken çok fazla düşünmenizi gerektirmeyecek şeker, sakız ve dergi gibi cezbedici ve ufak ürünleri özellikle koyarlar.

  • Satın aldığınız ürünü kolay bir şekilde iade edebilme imkanı da aslında mağazaların sizi satın almaya teşvik etmek için kullandığı başka bir taktiktir.

  • Çoğu markette kasiyerler, müşterilere kampanyalı olduğunu söyledikleri ürünler önerirler. Ve emin olun, bu teklifi geri çevirmeyip bu ürünlerden satın alan insanların sayısı hiç de az değil.

  • Birçok market ve mağaza, müşterilerine özel indirimler ve kampanyalardan yararlanmalarını sağlayan kartlar sunarlar. Ve bir marketin ya da mağazanın kartına sahipseniz, genel olarak oradan alışveriş yapmaya daha çok meyilli olursunuz.

  • Marketlerde verilen alışveriş kuponları da sizi daha fazla alışveriş yapmaya teşvik eder.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link