Mağaza İçi Deneyimlere Odaklanan 3 Perakende Şirketi

  • Son dönemde başarılı olan bazı perakende şirketlerinin ortak bir noktası var: Hepsi mağaza içi deneyimlere odaklanıyorlar.
  • Target, son 13 yıldaki en güçlü mağaza satış rakamlarına ulaştı ve mağaza içi trafik, şirketin 2008’de bu metriği raporlamaya başlamasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
  • Walmart, Nordstrom ve Kohl ise analistlerin beklentilerini aşarak sırasıyla %4,5, % 4 ve %3,1 oranında bir artış kaydetti.
  • İlgili Yazı: Perakendede Yeni Trend: Konteyner AVM’ler

Son dönemde başarılı ve başarısız perakende şirketleri arasındaki uçurum giderek artıyor ve bunun en büyük nedeni ise mağaza içi deneyimi olabilir. Business Insider’ın yaptığı habere göre; Target, Walmart, Nordstrom ve Kohl, son çeyrekte rakiplerine göre daha başarılı olan perakende şirketleri arasında yer aldı. Target, son 13 yıldaki en güçlü mağaza satış rakamlarına ulaştı ve mağaza içi trafik, şirketin 2008’de bu metriği raporlamaya başlamasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Walmart, Nordstrom ve Kohl ise analistlerin beklentilerini aşarak sırasıyla %4,5, % 4 ve %3,1 oranında bir artış kaydetti.

Bu perakende şirketlerinin ortak noktaları ise son zamanlarda e-ticaret ve mağaza içi alışverişi daha iyi bir şekilde harmanlayan yeni girişimler başlatmış olmalarıdır. Örneğin Kohl’s, müşterilerinin mağaza içinde Amazon iadelerini yapmasına olanak tanıyan bir program başlatırken Target ve Walmart da siparişleri teslim alma konusunda birkaç farklı seçenek sundu. Şimdi bu perakende şirketlerinin mağaza içi deneyimi geliştirmek için yaptıkları yeniliklere daha yakından bakalım.

Walmart

Walmart, perakende sektöründeki rekabeti son derece ciddiye alıyor. Bu yüzden şirket, bu yarışta Amazon‘a ayak uydurabilmek için geçtiğimiz yıl birçok yeni teknolojiyi kullanıma sundu ya da test etti. Perakende şirketi, market ürünleri dağıtım hizmetini ülke çapında genişletmenin yanı sıra, ürünlerin raf ömrünü tahmin edebilecek bir teknoloji de geliştiriyor. Bununla birlikte Walmart’ın, Amazon Go benzeri kasiyersiz bir mağaza geliştirme sürecinde olduğu belirtiliyor. Ayrıca şirket, 1.800 mağazasında ürün teslim alma alanları oluşturdu ve yakın gelecekte bunu daha da genişletme planları yapıyor.

Target

Target; şehir merkezlerinde daha küçük mağazalar açarak, yeni ortaklıklar yaparak ve özel markalı ürünler sunarak uzun bir süredir mağazalarına ciddi bir şekilde yatırım yapıyor. Aynı zamanda perakende şirketi, geçmişte rakiplerinin gerisinde kaldığı e-ticaret alanında yaptığı yarımı da iki katına çıkardı.

Bunların yanı sıra Target, alışveriş yapan kullanıcıların, satın aldıkları ürünleri eve nasıl götürecekleri konusunda endişe etmeden alışveriş arabalarını yüklemelerini daha kolay bir hale getirmenin yollarını da araştırıyor. Bu amaçla kentsel konumlar için sunulan yeni bir hizmet, 7 dolarlık sabit bir ücret karşılığında müşterilerin satın aldıkları ürünlerin aynı gün içinde evlerine gönderilmesini sağlıyor. Daha büyük mobilyalar içinse bu hizmetin bedeli 25 dolar. Başka bir hizmet ise müşterilerin uygulama üzerinden ürün satın almalarına ve bu ürünlerin bir ekip üyesi tarafından arabalarına getirilmesine imkan tanıyor.

Nordstrom

Nordstrom, geçtiğimiz nisan ayında New York’ta, yüksek teknolojili dijital sipariş ve iade sistemleriyle birlikte terzilik, ayakkabı parlatma ve gıda gibi mağaza içi hizmetleri bir araya getiren erkeklere yönelik yeni bir mağaza açtı. Müşteriler, online olarak ürün satın almayı ve mağazadan satın almayı seçebilir ya da Nordstrom uygulaması aracılığıyla en fazla 10 ürünü kendileri için ayırtabilir ve bu ürünleri mağazanın deneme kabinlerinde denemeye hazır olarak bekletebilirler. Bunların yanı sıra mağazanın girişinde, insanların mağazaya girmelerine gerek kalmadan fişlerini taramalarına ve ürünleri bir kutuya yerleştirmelerina imkan sağlayan kullanışlı bir iade sistemi de bulunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Perakendede Yeni Trend: Konteyner AVM’ler

  • Yeni yeni yaygınlaşan bir trend doğrultusunda, dünyanın çeşitli yerlerinde nakliye konteynerlerinden oluşan alışveriş merkezleri hizmet vermeye başladı.
  • ABD’nin Texas eyaletinin El Paso şehrinde ve Londra’da bu tarz alışveriş merkezleri bulunuyor. Bununla birlikte yine El Paso ve Londra’da, nakliye konteynerlerinden meydana gelen yeni alışveriş merkezleri inşa ediliyor.
  • İlgili Yazı: AVM’lerin Varlıklarını Sürdürmek İçin Uygulayabilecekleri 4 Temel Model

Her sektörde zaman zaman belli trendlerin yükselişe geçtiğine ve sektörün gidişatına yön verdiğine tanık oluyoruz. İnşaat sektöründe de son dönemde böyle bir trend ortaya çıktı: Konteynerlerden oluşan alışveriş merkezleri. Son dönemde birçok firma, perakende alanları meydana getirmek için bu büyük çelik kutulardan yararlanıyor.

World Economic Forum’un yaptığı habere göre, ABD’nin Texas eyaletinin en büyük şehirlerinden biri olan El Paso’da bu tarzda bir alışveriş merkezi inşa ediliyor. Root Architects isimli yerel mimarlık firması tarafından, kentin Pebble Hills isimli bölgesinde inşa edilen bu alışveriş merkezi, genel olarak nakliye konteynerlerinden meydana geliyor. Belirtilene göre, bu yıl içerisinde açılması beklenen alışveriş merkezinin bünyesinde birkaç dükkan, restoran, bar ve bir spor salonu bulunacak.

Bu Texas şehri, bu tarz ilginç alışveriş merkezlerine hiç yabancı değil. 2014 yılında, şehrin Montecillo isimli bölgesinde, yine Root Architects tarafından inşa edilen, Time isimli, bu tarzda bir alışveriş merkezi hizmete başladı. Kısmen yenilenmiş nakliye konteynerleri kullanılarak inşa edilen Time’ın içerisinde birkaç perakende alanı ve restoranlar bulunuyor. 2015 yılında ise El Paso şehir merkezinde, sadece iki konteyner kullanılarak inşa edilen The Coffee Box isimli mekan açıldı.

Ancak bu konsept, sadece El Paso’ya özgü değil. Londra’da da nakliye konteynerlerinden meydana gelen birkaç alışveriş merkezi bulunuyor. Örneğin şehirde, moda markası girişimcisi Roger Wade tarafından ortaya çıkarılan Boxpark projesi kapsamında, küçük ve bağımsız işletmelere uygun fiyatlı perakende alanı sunmak için tasarlanan pop-up tarzı bir alışveriş merkezi bulunuyor ve bu alışveriş merkezi, yenilenmiş nakliye konteynerlerinden oluşuyor. Bu projenin ilk uygulaması, 2011 yılında başkentin Shoreditch isimli bölgesinde hayata geçirildi.

2016 yılında ise Londra’nın güneyinde yer alan Croydon ismindeki bölgede, Boxpark projesi kapsamında ikinci bir perakende alanı açıldı. Boxpark Croydon, BDP isimli mimarlık firması tarafından tasarlandı ve şirket, Londra’nın kuzeyinde yer alan Wembley bölgesinde üçüncü bir perakende alanı oluşturmak için görevlendirildi. Bu yıl içinde hizmete başlaması beklenen Boxpark Wembley‘in mimarları; yemek, içmek ve eğlenmek için alternatif bir mekan sunmayı amaçlıyorlar. Bununla birlikte Boxpark Wembley, İngiliz futbolunda çok önemli bir yere sahip olan Wembley Stadyumu‘nun yanında yer alacak.

Nakliye konteynerlerinden meydana gelen alışveriş merkezleri, dünyanın birçok yerinde bulunuyor. Örneğin Güney Kore’nin başkenti Seul’da, dünyanın en büyük “nakliye konteyneri alışveriş merkezi” yer alıyor. Bununla birlikte Arjantin ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkede de bu tarz örnekleri görmek mümkün.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Burberry Ürünlerini Neden Yakıyor?


Burberry’nin satılmayan stoklarını, yanlış ellere geçmesin ve ucuza satılmasın diye yaktığı ortaya çıktı. Lüks marka, 12 ay içerisinde neredeyse 38 milyon dolar değerinde ürün imha etmiş. Markanın yüksek etiket fiyatlarına rağmen bu rakam markaya ait neredeyse 20.000 trençkota tekabül etmekte.

Markanın sözcüsü “Ürettiğimiz fazla stoğun miktarını en aza indirmek için dikkatle çalışıyoruz.” Dedi. “Ürünlerin bertaraf edilmesinin gerekli olduğu durumlarda bu işi sorumlu bir şekilde yapıyoruz ve atıklarımızı azaltmaya veya  yeniden değerlendirme yollarını aramaya devam ediyoruz.” şeklinde de devam etti. 

Markanın bunu yapmasının sebebi kaba bir tabirle marka ürünlerinin indirimlerle ele ayağa düşmesini önlemek ve aslında Burberry’den alışveriş yapamayacak kişilerin markanın ürünleriyle markayı kötü temsil edecek olması.

Bu konuda siz ne düşünürsünüz bilmem ama fiyatlarıyla gerekli sınıfsal ayrımı yapan bir marka olarak Burberry zaten adını duyurdu ve bütün dünyanın gözünde prestijli bir yere sahip. Gerek etiketini çıkararak gerek ismini değiştirerek o ürünleri satabilecekken yakması hem doğaya hem de insanlığa hakaret etmekmiş gibi geldi. Açlık, susuzluk, kıyafetsizlik gibi nedenlerle temel haklarına ulaşamayan binlerce insan varken yapılan bu uygulama zaten oldukça tepki çekti.

Burberry’nin satılmayan kıyafetlerini yakılıyor olması sosyal medyayı ikiye böldü. Kimileri bu eşyaların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını veya daha ucuza satılmasını savunurken markanın kalitesini ve prestijini korumak için bunu yapmasının çok normal olduğunu söyleyenler de var.

Üstelik, Chanel ve Louis Vuitton gibi lüks markaların da satılmayan ürünlerini değeri düşmesin diye yakarak imha ettiği ortaya çıkarken lüks markaların dışında kalan perakende zinciri H&M’in de prestijini korumak için aynı yönteme başvurduğu belirtildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?