Fiziksel Mağazacılık Ölüyor mu?

Son yıllarda sağladığı fiyat avantajı ve kolaylık gibi nedenlerden ötürü, insanların online alışverişe yöneldiği yadsınamaz bir gerçek. Online alışverişin bu yükselişi, doğal olarak insanların fiziksel mağazalara eskisi kadar gitmemesine neden oldu. Bu da online tarafa yeterince ağırlık vermeyen ya da başka bir deyişle online alışveriş trendine ayak uyduramayan firmaların iflasın eşiğine gelmesine ya da iflas etmesine neden oldu. Bu durum akıllara tek bir soruyu getiriyor: Fiziksel mağazacılık ölüyor mu?

Business Insider’ın geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir habere göre ABD’de, 2017 yılı içerisinde müşteri trafiğinin ve satışlarının azalması nedeniyle tamı tamına 8.053 mağaza kapandı. Asıl dikkat çekici olan nokta ise mağazalarını kapatmak zorunda kalan firmaların önemli bir kısmı ya iflas etti ya da iflasın eşiğine geldi. Henüz ABD’deki herhangi bir mağazasını kapatmasa da bu yıl içerisinde iflasın eşiğine gelen en önemli perakende markalardan biri de geçtiğimiz eylül ayında iflas koruma başvurusu yapan Toys R Us. Dev oyuncak perakendecisinin, 2018 yılı içerisinde ABD’deki mağazalarının 200 tanesini kapatmayı düşündüğü ifade ediliyor.

Business Insider, bu yıl içerisinde ABD’de çok sayıda mağazasını kapatan markaların bir listesini yayımladı. Listenin en başında elektronik ürün perakendecisi RadioShack yer alıyor. RadioShack’in 2017 yılında kapattığı mağaza sayısı 1.430 olarak belirtilmiş. Listede yer alan diğer bilindik markalardan biri olan giyim markası Gap Inc. 200 mağazasını kapatırken lüks giyim markası Michael Kors‘un ise 125 mağazasını kapattığı görülüyor. Listede yer alan bir diğer giyim markası olan ve bu yıl içerisinde satışa çıkarılan, ancak alıcı bulamayan Abercrombie & Fitch 60 mağazasını kapattığı görülürken bir başka giyim markası olan Guess‘ın da aynı sayıda mağaza kapattığı görülüyor.

Fiziksel perakende açısından işlerin yolunda gitmediğinin bir başka göstergesi de özellikle bu yıl içinde markaların büyük ilgi gösterdiği pop-up mağaza konsepti. AVM’lerde giderek yaygın hale gelen pop-up mağazalar, sadece belirli bir zaman aralığında hizmet veren mağazalar olarak adlandırılabilir. Bu süre kimi zaman birkaç gün ile sınırlı kalırken kimi zamansa haftaları bulabiliyor, bu tamamen markanın inisiyatifinde olan bir durum. Pop-up mağazaların, özellikle maliyet avantajı sağlaması nedeniyle markalar tarafından tercih edildiğini söyleyebiliriz. Bu yıl içinde Amazon, Honda ve Xbox gibi birçok büyük markanın pop-up mağazaları tercih ettiğini gördük.

Sonuç olarak birçok büyük perakendecinin müşteri trafiğinin ve dolayısıyla satışlarının azalması nedeniyle fiziksel mağazalarını kapattığı ve markaların pop-up mağazalar gibi yeni konsept arayışlarına girdiği düşünülürse en azından bildiğimiz anlamdaki fiziksel mağazacılığın yavaş yavaş ölmeye başladığını söyleyebiliriz. İnsanların her geçen gün online alışverişe daha fazla ilgi göstermesi, önümüzdeki süreçte markaların online tarafa daha fazla ağırlık verdiği ve fiziksel tarafta da daha verimli olabilecek, online ve offline deneyimi bir noktada birleştiren stratejiler belirlemesini zorunlu hale getirecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Alışverişte Söylenen ve Klişe Haline Gelmiş 5 Yalan

İnsan, yalan söyleyen bir varlıktır. Bunu kimse inkar edemez. Ve yalan söylemenin ilk kuralı, herhalde klişelerden kaçınmaktır. Ancak perakende alışveriş yaparken hepimiz en azından bir defa da olsa bazı klişe yalanlara maruz kalmışızdır. Bazı esnafımızın küçük düşünerek müşteriyi kaçırmamak adına söylediği bu yalanlar yıllar boyunca o kadar çok kullanılmıştır ki, artık birer kalıp haline gelmişlerdir. Şimdi perakende alışverişte en sık kullanılan ve kalıplaşmış bu yalanları bir hatırlayalım.

Sana … TL’ye Bırakırım

Evet, bu aslında sürekli kullanılan genel bir tabir. Ancak bazı esnaf abilerimiz, bu lafı bir adım daha ileri götürüp “Senden başkasına bu fiyata bırakmam.” bile diyorlar. Bu cümleyi duyunca insanın aklından şu soruyu sormak geçiyor: Abicim, ben senin babanın oğlum muyum da bana böyle bir güzellik yapıyorsun?

Aynısını Ben Kendim Kullanıyorum

Satıcıların, müşteriyi ürünün kaliteli olduğuna ikna etmek için kullandığı en büyük yalanların başında gelir. İlla ki bu konuda samimi olan satıcılar da vardır, ancak bu cümlenin kullanıldığı birçok durumda bunun bir yalan olduğunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok.

Yıkayınca Çeker / Giydikçe Esner

Herhangi bir giyim mağazasında satın almak istediğiniz bir kıyafetin size uygun bedeni değil de bir büyük veya bir küçük bedeni mevcut olduğunda, satış elemanından çok yüksek ihtimalle bu cümlelerden birisini duyabilirsiniz. Bir kıyafetin yıkayınca çekmesi mümkün olsa da, bu durumda kıyafetin yapıldığı kumaşın türü ve kıyafetin yıkanma ve kurutma şartları etkilidir. Ancak satış elemanları, o kıyafeti müşteriye satabilmek amacıyla alakalı alakasız birçok kıyafet için bu klişe yalana başvurabilmektedir.

“Yıkayınca çeker.” yalanının bir başka değişik versiyonu da “Giydikçe esner.” yalanıdır. Aynı “Yıkayınca çeker.” klişesinde olduğu gibi, bunun da doğru payı olmakla birlikte, bunda da yukarıda belirttiğimiz şartlar büyük önem taşımaktadır ve bu cümle de asıl kullanılması gereken durumların dışında sıklıkla kullanılmaktadır.

Zararına Satıyorum / Daha Aşağısı Kurtarmaz

“Pazarlık sünnettir.” derler. Herhalde bu sözden dolayı, bizim insanımız da genel olarak pazarlık yapmayı çok sever. Her ne kadar mağaza zincirleri nedeniyle kendi dükkanının sahibi olan esnafların sayısının her geçen gün azalmasından ötürü pazarlık kültürü yavaş yavaş yok olsa da, hala birçok kişi fırsatını bulduğunda pazarlık girişiminde bulunmaktan çekinmiyor. Bu tip durumlarda ise pazarlıktan hazzetmeyen esnaf abilerimizin bir savunma taktiği olarak kullandığı klasik cümleler devreye giriyor:

  • “Kardeşim, inan zararına satıyoruz zaten bu malları.”
  • “Daha aşağısı kurtarmaz.”
  • “Bana gelişi bu kadar.”

O Fiyata Bulursan Ben Bir Kamyon Alırım

Bazen o sırada paranızın olmaması vb. nedenlerden ötürü bir ürünü satın alamazsınız. Daha sonra ise satın almak istediğiniz o ürünü bir dükkanda görürsünüz, ancak fiyatı daha pahalıdır. Bunu dükkan sahibine söylediğinizde ise şu klişe cümleyi ya da türevlerini duyma ihtimaliniz çok yüksektir: “O fiyata bulursan ben bir kamyon alırım.” Bu listede yer alan diğer klişe yalanlara nazaran, çok daha bariz bir yalandır ve son derece gereksizdir. Abicim ürünü gözümle görmüşüm zaten, neyin ısrarı bu?

Bonus: “Bunu dokuyan çocuk kör oldu.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ikea’da Neden Hiç Pencere Yok?

Ikea ülkemize geldiğinden beri çok ilgi gören, mobilyaları ve tarzı çok beğenilen bir mağaza oldu. Her ne kadar alınan eşyaları kurmak zorunda olmak Türkler için Ikea’nın tek kötü yanı olsa da yavaş yavaş buna da alışıyoruz.

Bugün sizlere hiçbir şey almayacak olsak bile hayal kurmaya, minyatür evlere “adamlar neler yapıyor” demek için bakmaya gittiğimiz Ikea’nın mağazalarında neden hiç pencere olmadığından bahsedeceğiz. 

Ikea’da pencere olmamasının sebebi kumarhanelerde ve alışveriş merkezlerinde pencere olmamasıyla aynı; zaman algısını yok etmek. Alışveriş merkezlerini, kumarhaneleri bir düşünün. Böyle yerlerde zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi?

Ikea’nın içini gözümüzün önüne getirdiğimizde alışveriş yapılan kısımlarda kesinlikle pencere yok ve bu sayede orada ne kadar vakit geçirdiğinizi anlayamıyorsunuz. Gördüğünüz her şeye bakmak istiyorsunuz ve kendinizi başka bir dünyadaymış gibi bırakabiliyorsunuz. Yani bu size daha çok alışveriş yaptırmak için kullanılan bir taktik!

Penceresi olmayan alanlarda daha çok para harcadığınızı daha önce siz de fark etmiş miydiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link





Migros’un katkı ve destekleri ile
Türkiye’deki perakende sektörünü ele alıyoruz