Amazon ve Starbucks Gibi Şirketler, Nakit Para ile Alışverişi Bitirmek İstiyor

Nakit para ile alışveriş döneminin yavaş yavaş sonuna geliyor olabiliriz. Niye mi? Şöyle açıklayalım. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde e-ticaret devi Amazon, ilk kasiyersiz marketi olan Amazon Go‘yu ABD’nin Seattle şehrinde hizmete açtı ve bu markette, alınan ürünlerin ücreti otomatik olarak uygulamaya tanımlı kredi kartından çekiliyor.

Dünyanın en büyük kahve dükkanı zinciri olan Starbucks da aynı Amazon gibi Seattle’da nakit paranın geçmediği bir şube açtı. ABD’nin salatalarıyla öne çıkan restoran zinciri Sweetgreen ise 2016 yılının sonunda yaptığı açıklamayla tamamen nakitsiz bir sisteme geçiş yapacağını duyurmuştu. Bunların yanı sıra Çinli e-ticaret devi Alibaba, geçtiğimiz yıl aynı Amazon’unki gibi bir kasiyersiz alışveriş teknolojisini kullanıma sunmuştu. Ayrıca perakende şirketi Walmart‘ın da kasiyersiz bir alışveriş teknolojisi üzerinde çalıştığını bu ayın başında sizlere aktarmıştık.

Kısacası dev şirketler tarafından nakitsiz alışverişe odaklanma durumu var. Amazon, Starbucks, Alibaba ve Walmart gibi dev şirketlerin bu alana odaklandığı ve büyük şirketlerin sektörlerdeki trendlere yön verdiği gerçeğini de göz önünde bulunduracak olursak, nakit para ile alışverişin sona erecek olması fikri kulağa çok da mantıksız gelmiyor.

Amazon Go

Business Insider’ın yaptığı habere göre Starbucks’ın CEO’su Kevin Johnson, geçtiğimiz perşembe günü şirket yatırımcılarına yaptığı açıklamada konu ile ilgili olarak şunları söyledi:

“ABD’deki mobil ödemeler, toplam arzın %30’undan fazlasına ulaştı. Mobil ve kredi kartı ödemelerinin her yerden yapılabilmesi, ABD’deki nakitsiz mağazaların keşfine başlamamıza olanak sağlıyor.”

Perakende uygulamaları geliştiren GPShopper şirketinin CMO’su Maya Mikhailov, Business Insider’a yaptığı açıklamada, fast food restoranlarının ve Starbucks ve Sweetgreen gibi diğer zincirlerin, nakit para karşıya karşı başlatılan bu devrime öncülük etmeye hazırlandıklarını ifade etti.

Nakitsiz Alışverişin Avantajları Neler?

Bu noktada sorulması gereken asıl soru şu: Şirketler, neden tamamen nakitsiz bir sisteme geçiş yapmak istiyorlar? Öncelikle nakitsiz alışveriş, hizmet hızının artmasını sağlayabilir ve hırsızlıkları engelleyebilir. Nakitsiz alışverişin şirketlere sağlayacağı bir diğer avantaj ise şirketlerin müşterileriyle dijital olarak bir bağ kurarak onlar hakkında daha fazla bilgi toplayabilecek olması. Bu toplanan veriler, anlamlı hale getirilerek müşteri davranışları ve müşterilerin ne istediği kavranabilecek ve servisler, elde edilen veriler kullanılarak çok daha verimli ve kullanıcı dostu bir hale getirilebilecek.

CivicScience isimli şirket, bu ay içinde online olarak bir anket gerçekleştirdi ve ankete katılanların %75’i, bir restoranın nakitsiz sisteme geçiş yapmasının, restoranı ziyaret etme sıklıklarını değiştirmeyeceğini belirtti. Katılımcıların %15’i ise gittikleri restoranın nakit kabul etmemesi durumunda oraya gitmekten vazgeçeceklerini dile getirdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

1 Comment

Bir Cevap Yazın

İsveç’te Binlerce İnsan Kimlik Kartlarını Mikroçip ile Derilerinin Altına Yerleştiriyor

  • 3.000 İsveçli, günlük hayatlarını kolaylaştırmak için mikroçipleri bedenlerine soktu.
  • Çipler kimlik kartı, ev anahtarı, ofis giriş kartı gibi pek çok günlük ihtiyacın yerine kullanılabiliyor. 
  • Bu teknoloji ülkede ilk kez 2015’te kullanılmaya başlanmıştı.

Daha önce sizlere “Black Mirror’daki Mikroçip İmplantları Gerçek Oldu” başlığıyla insan vücuduna yerleştirilen ve günlük ihtiyaçları gidermek için kullanılacak olan çiplerden bahsetmiştik. Bu teknoloji Avustralya’daki bir teknoloji festivalinde bilet olarak kullanılmak üzere katılımcılarda kullanılmıştı. Festivale gidecek olan VIP bilet sahibi 10 kişi, Near Field Communication (NFC) tarafından ellerine çip yerleştirilmesi için gönüllü olmuştu.

Bu teknoloji şu anda İsveç’te kişilerin günlük ihtiyaçlarını mikroçipler aracılığıyla karşılamak amacıyla uygulanıyor . Bu sayede insanların kimlik kartlarını hatta tren biletlerini bile yanlarında taşımaları gerekmiyor.

İsveç’te şimdiye kadar 3000’den fazla insan son üç yılda derilerinin altına küçük gri mikroçip yerleştirdi. Bu teknoloji ülkede ilk olarak 2015’te kullanılmıştı.

Bu mikroçipler günlük gerekli olan pek çok kartın yerine kullanılabiliyor. Spor salonu giriş kartını veya ev anahtarını vücuduna bu şekilde yerleştirenler mevcut.

Bu çipler vücuda nasıl yerleştiriliyor?

Çipin yerleştirilmesi delme işlemine benzer bir işlem. Elinizin üst derisine küçük gri bir çip yerleştiriliyor ve ta-taa! Artık eliniz kimliğinizin veya anahtarınızın işlevini görebiliyor. Mikroçipten yerleştirilen kişiler işlem esnasında sadece ufak bir acı hissettiklerini söylüyorlar.

Bu yöntemle belli ödeme yöntemleri de test edilebilir ancak bunu deneyen şimdiye kadar olmadı. Alışveriş yapmak için paraya veya karta ihtiyaç duymadığınızı ve elinizi göstererek istediğinizi alabildiğinizi bir düşünsenize! Size de hem çok heyecan verici hem de biraz korkunç gelmiyor mu?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kola Savaşları: Coca-Cola vs Pepsi

  • Kola denilince akla gelen ilk iki marka olan Coca-Cola ve Pepsi arasında yıllardır süren bir rekabet var.
  • Global pazar payı anlamında Coca-Cola rakibinden üstün olsa da, tadım testlerinde genel olarak Pepsi galip geliyor.
  • Coca-Cola’nın rakibine karşı üstünlüğünde başarılı pazarlama ve reklam kampanyalarının etkisi büyük.
  • İlgili Yazı: Fast Food Savaşları: Burger King vs McDonald’s

     

İçecek sektörünü göz önüne aldığımızda, buradaki en köklü rekabetin Coca-Cola ve Pepsi arasında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii bu iki dev marka çok çeşitli içecekler piyasaya sürseler de, aralarındaki rekabet genel olarak kola üzerinden ilerliyor. Elimizde güncel pazar payı verileri olmasa da, hem Türkiye hem de global pazarda tüketicilerin Coca-Cola’yı Pepsi’den daha fazla tercih ettiği bildiğimiz bir gerçek.

Ancak çoğu insanın Coca-Cola tercihine rağmen, genel olarak tadım testlerinde Pepsi’nin galip gelmesi de kafaları karıştıran bir durum. Gazeteci ve yazar Malcolm Gladwell, 2005 yılında çıkardığı Blink isimli kitabında iki kola markası arasında ciddi bir tat farkının olduğuna dikkat çekerek Coca-Cola’nın keskin bir kuru üzüm – vanilya tadına, Pepsi’nin ise daha çok turunçgil tadına sahip olduğunu ifade ediyor. Gladwell, Pepsi’nin genel olarak tadım testlerinde galip gelmesinin nedeninin de işte sahip olduğu bu tatlı ve turunçgil ağırlıklı tat olduğunu söylüyor.

İki kolanın içeriklerine baktığımızda da Gladwell’in bu tespitinin gayet yerinde olduğunu görüyoruz. Zira Pepsi, Coca-Cola’ya göre daha fazla şeker, kafein ve kalori içerirken Coca-Cola ise Pepsi’ye göre biraz daha fazla sodyum içeriyor. İşte Pepsi’nin Coca-Cola’ya göre daha tatlı, Coca-Cola’nın ise Pepsi’ye göre daha asitli olmasının nedeni içeriklerindeki bu fark.

Tadım testlerinde genel olarak Pepsi’nin galip gelmesine rağmen Coca-Cola’nın satışlarının daha iyi olması, bu tadım testlerinin geçerliliğini sorgulatabilir. Ancak bu noktada Coca-Cola’nın başarılı pazarlama ve reklam kampanyalarının yarattığı etkiyi de unutmamak gerek. Bu alanda Coca-Cola’nın Pepsi’den daha fazla öne çıktığını ve bu sayede bir “lovemark” olma konusunda Pepsi’den daha başarılı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Kola Harici İçecek Rekabeti

Kola rekabetinde uzun bir süredir Coca-Cola yarışı önde götürüyor. Ancak iki markanın kola haricinde birçok içecek markası bulunuyor ve o tarafta da ciddi bir rekabet var. Peki, bu rekabette durum ne?

Pepsi, geçtiğimiz ayın sonunda son satış verilerini paylaştı. Paylaşılan verilere göre, Kuzey Amerika bölgesinde Lipton, Pure Leaf, LifeWTR ve KeVita markalarının satışlarında ciddi bir artış var. Bununla birlikte şirket; Çin, Hindistan, Brezilya ve diğer uluslararası pazarlarda içecek satışlarından ciddi kazançlar elde etmiş. Pepsi’nin açıkladığı satış ve kar miktarları, Wall Street tahminlerini bile aştı ve bunun sonucunda şirketin hisse değerleri yaklaşık olarak %1 oranında arttı.

 

Pepsi tarafından gelen bu yüksek rakamlara karşılık olarak Coca-Cola da beklenen daha iyi satış ve kar rakamları açıkladı. Üstelik şirketin Diet Coke ürününün Kuzey Amerika bölgesindeki satış hacminde, yedi yıldan uzun bir süredir ilk defa artış yaşandı. Bunun yanı sıra şirket, geçtiğimiz aylarda doğru Y kuşağının hedefleyen dört yeni Diet Coke çeşidini piyasaya sürmüştü. Bu artışla beraber, Coca-Cola’nın, Y kuşağının ilgisini diyet kolaya çekme girişiminin ilk etapta başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

2017 Yılında Gazlı Soft İçecek Pazarında Coca-Cola Galip

Global alkolsüz içecek endüstrisi hakkında paylaşımlar yapan Beverage Digest isimli yayın kuruluşunun paylaştığı verilere göre, 2017 yılında Amerikanlar alkolsüz içeceklere bir önceki yıla kıyasla 2,1 milyar dolar daha fazla para harcadılar. Coca-Cola Kuzey Amerika da bu harcamadan önemli bir pay alırken şirketin önemli içecek markalarının satışları da ciddi oranda arttı. Paylaşılan verilere göre Coca-Cola markasının satışları %1, Sprite markasının satışları %6,8, Dasani markasının satışları %2,5 ve şirketin enerji içeceği ortağı Monster’ın satışları ise yaklaşık olarak %11 oranında arttı.

Beverage Digest’in paylaştığı bilgiye göre, 2017 yılında Coca-Cola’nın gazlı soft içecek markaları, Pepsi’nin gazlı soft içecek markalarına genel olarak galip geldi. Buna karşılık Pepsi, bu farkı kapatmak için medya ve reklam bütçesini artıracağını açıkladı ve öyle oldu. Geçtiğimiz ay PepsiCo CFO’su Hugh Johnston, CNNMoney’e yaptığı açıklamada, şirketin yılın ilk çeyreğin reklam bütçesini artırdığını ifade etti. Bu kapsamda Pepsi, bu yılki Super Bowl‘da Doritos Blaze ve MTN DEW ICE markaları için Morgan Freeman ve Peter Dinklage‘in rol aldığı iddialı bir reklam yayımladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link