Amazon Bu Yıl Target Mağazalarını Mı Satın Alacak?

Amazon

Amazon internetten alışverişin amiral gemisi olsa da marka uzun bir süredir çevrimiçi mağaza olmanın ötesine geçerek fiziksel alanlarda da varlık gösterdiğini biliyoruz. Son birkaç yılda hızla büyüyen şirket, Main Street’te boy göstermesi ve Whole Foods’u geçen yıl 13.7 milyar dolara satın almasıyla dikkat çekti. Bunun yanı sıra Amazon, birkaç ABD kentinde kitap satışı yapan bir zincir mağaza da işletiyor.

Firmanın bu yöndeki çalışmalarını yorumlayan Loup Ventures yatırım ağının kurucu ortağı Gene Münster ise şirketin geleneksel perakende ağındaki gelişimini henüz tamamlamadığını söyledi. Hatta internetten alışverişin dev oyuncusunun, ABD’nin büyük perakende zincirlerinden Target’ı bu yılın sonlarına doğru satın alacağını öne sürdü.

ABD’de 1800’den fazla mağazası olan Target’ın, Amazon’a büyük güç katacağı tahmin ediliyor.

Peki Target’ı Amazon için cazip hâle getiren faktör ne olabilir? Bu sorunun cevabını ararken akla ilk gelen nokta, ABD’de bulunan 1800’ün üzerindeki outlet mağazasıyla Target’ın geniş bir ağa yayılması olarak öne çıkıyor. Amazon’un satın aldığı Whole Foods’un dünyaya yayılmış 500 mağazadan ibaret olduğunu düşündüğümüzde, Target’ın firma için iştah kabartması hiç de şaşırtıcı sayılmaz.

Her ne kadar bu olası satın alma piyasayı düzenleme ve denetlemeye yetkili makamların onayını gerektirecek olsa da gerçekleşmesi durumunda, Amazon için cesur bir adım olacak. Zira Target ürün yelpazesinde gıda yer alsa da zincirin odaklandığı kategori bu değil. Giyim, ev eşyası ve elektronik gibi çeşitli kategorilerde ürün satan zincir, bu yönüyle Whole Foods’tan ayrılıyor.

Target, geniş bir ürün yelpazesine sahip olması nedeniyle de Amazon’un dikkatini çekiyor.

Tam da bu nedenle, Amazon’un fiziki ortamda kendi markalarıyla satış yapması adına, Target zincirini bünyesine katmasının büyük avantaj sağlayacağını söylemeliyiz. Amazon, geçen yıl AmazonBasics adını verdiği kendi markası üzerinden sırt çantasından raf ünitelerine ve elektroniğe varan geniş bir ürün gamıyla karşımıza çıkmıştı ki özellikle giyim piyasasını alt üst etmişti. Bu bağlamda düşündüğümüzde, şirketin Target’ı satın almasıyla, bu yolda oldukça mesafe alacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yeri gelmişken, Amazon’un satın almayı düşündüğü tek zincirin Target olmadığını da not etmemiz gerekir. Spor giyim markası Lulemon Athletica, yatak, banyo malzemeler ve ev eşyalarına odaklı Bed Batt & Beyond, Abercrombie & Fitch ile oto parça ve bakım markası Advance Auto Parts‘ın da listede yer aldığını belirtelim.

Satın alma iddialarına ilişkin yorum yapmayı reddeden Amazon’un ilgisinin sadece perakendecilikle sınırlı olmadığı da dedikodular arasında yer alıyor. Yatırım araştırmaları şirketi CFRA’da görevli analist Ken Leon’a göre, şirketin bu yıl içinde küçük ya da orta ölçekli bir banka satın alarak finansal hizmetler alanına girmesi de söz konusu olabilir.

Amazon’un bu olağanüstü hızdaki büyüme politikasının nereye varabileceğini tahmin etmek, bugün için oldukça zor.

Dün duyurduğumuz Apple’ın Netflix’i satın almayı düşündüğü iddialarını anımsadığımızda, 2018 hareketli geçeceğe benziyor. Peki, Amazon’un bu hızla uyguladığı ve aynı anda farklı yönlere doğru genişlemeye eğilimli şirket politikası hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Amazon gibi devasa bir şirketin, birbirinden çok farklı sektörlerde kendini göstermesi normal mi, yoksa bu büyük oyuncuyu gelecekte yönetimi zor ve bugünkü verimliliği sürdürmekte zorluk çekeceği süreçler mi bekliyor? Kısacası, Amazon İmparatorluğu doğal sınırlarına ulaşmış olabilir mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Pepsi’nin 90’lı Yıllarda Çıkardığı Fiyasko Ürün: Crystal Pepsi

Ne kadar büyük bir marka olursanız olun, piyasaya yeni bir ürün sürmek her zaman büyük bir risk taşır. Bir ürünü piyasaya sürmeden önce, hedef kitlenizin o ürünü beğenip beğenmeyeceğini anlamak için kapsamlı bir pazar araştırması yapmanız da bazen yeterli olmaz ve işler, hiç beklenmediği şekilde sarpa sarar. Geçmiş yıllarda aynen bu tarz bir durumla karşı karşıya kalmış olan büyük markalardan biri Pepsi.

Dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan Pepsi, 90’lı yılların başında Crystal Pepsi adında bir gazlı içecek çıkardı. Crystal Pepsi; tadı normal kolayla neredeyse aynı olan, kafein içermeyen ve renksiz bir gazlı içecekti. Bu ürün, aslında 1980’lerin sonu ve 1990’lı yıllardaki “Clear Craze” (Şeffaf Modası) isimli pazarlama modasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. İçeçek sektöründe ise bu şeffaflık anlayışı, mümkün olduğunca katkı maddesi içermeyen ürünlerle kendini göstermişti ve birçok marka, ürünlerinin bir de şeffaf ya da başka bir deyişle sağlıklı versiyonlarını piyasaya sürmüştü.

Crystal Pepsi, Neden Başarısız Bir Ürün Oldu?

İşte böyle bir pazarlama akımının olduğu bir dönemde piyasaya sürülen Crystal Pepsi, teoride çok iyi bir üründü, ancak pratikte işler beklenildiği gibi gitmedi. İlk olarak Avrupa’da, 1992 yılında ise Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Kanada’da satışa sunulan içecek, o dönemde tüketicilerin “limonsuz içeceklerin sağlıklı olmayacağı” yönündeki görüşleri nedeniyle benimsenmedi.

Daha sonra ürünün içeriğine limon eklenmesiyle birlikte satışlar artsa da, hemen ardından daha büyük bir sorun ortaya çıktı. Crystal Pepsi, Pepsi’nin gazoz markası 7 Up‘ın satışlarının olumsuz yönde etkiliyordu. Yani başka bir deyişle, Crystal Pepsi, 7 Up’ın pazar payından çalıyordu. Bu yaşananların ardından Pepsi, 1993 yılının sonunda Crystal Pepsi’yi tamamen piyasadan çekti.

Ancak Crystal Pepsi’nin başarısız olmasının asıl sebebi bu değildi. Crystal Pepsi, piyasaya sürüldüğü ilk yılda yaklaşık olarak 474 milyon dolarlık satışla, Amerika Birleşik Devletleri’deki soft içecek pazarının %1’ine sahip olmuştu. Pepsi’nin en büyük rakibi olan Coca-Cola da bu ürünün başarılı gidişatından endişe duymuş olacak ki, 1992 yılının sonunda Tab Clear adında benzer bir ürün piyasaya sürdü. Ancak bu ürünün tadı çok kötüydü ve amacı Crystal Pepsi’ye rakip olmak değil, iki markayı da tamamen bitirmekti. Coca-Cola’nın çıkarttığı Tab Clear isimli içecek, tüketicilerin Crystal Pepsi hakkında da yanlış izlenime kapılmasına yol açtı ve Tab Clear’ın piyasaya sürülmesinden sonra, yaklaşık 6 ay içinde iki marka da dibe vurdu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link





Migros’un katkı ve destekleri ile
Türkiye’deki perakende sektörünü ele alıyoruz