Ürün mü satıyoruz, deneyim mi? Yanıtını Paşabahçe’den Dinliyoruz [Video]

Bu hafta #HaftanınGündemi serisinde Paşabahçe’nin deneyim pazarlaması ile ilgili keyifli bir sohbet ettik. Sohbetimize konu olan haberin linkine şuradan ulaşabilirsiniz. Yeni videolardan anında haberdar olmak adına Pazarlamasyon’un Youtube hesabını takip etmenizi öneriyoruz. Buraya tıklayarak Youtube hesabımızı takip edebilirsiniz.

Haber İçeriği

Eski ve farklı sözcükleri günümüze taşıyan Lugat 365 ile bir anlaşma yapan Paşabahçe’nin hazırladığı şahane kampanya, fincanları fincan olmaktan çıkarıyor ve anılara, duygulara, maziye dönüştürüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Content Editor

Bir Cevap Yazın

Deneyim Her Şeydir

Müşteri sadakatinin yerini müşteri deneyimine bıraktığı bugünlerde özellikle üzerinde durulan kavramlardan biri ‘deneyim ekonomisi’’ kavramıdır.

Nedir bu deneyim  ekonomisi?

Bu kavramı Joseph Pine ve James Gilmore 1998 yılında kaleme aldıkları Deneyim Ekonomisi adlı eserlerinde attılar. Daha sonra 1999 yılında Bernd Schmitt , “Deneyimsel Pazarlama” (Experiantial Marketing) isimli makalesinde deneyim kavramını yeni pazarlama anlayışının deyim yerindeyse tam ortasına yerleştirmiştir.

Pine ve Gilmore ürün ve hizmet kelimelerinin artık ekonomiyi anlatmada yetersiz olduğunu ve her şeyin dört bileşeni olan bir deneyim olarak sunulması gerektiğini savunmuşlardır.. Bu bileşenler eğlenceli olması, eğitici olması, estetik olması ve tüketiciye bir kaçış sunabilmesi olarak sıralanmaktaydı.

Peki deneyim nasıl tanımlanır?

Bugün, tüketiciye ne satarsanız satın, aslında sunduğunuz şey her anı ve her boyutuyla bir deneyim, hatta bir performanstır. Deneyim; bir insanın satın alma öncesinde markayla ilgili bilgi edinmekten başlayan, alışverişten ve tüketimden sonrasına kadar uzanan zincirin her parçasından elde ettiği değerin toplamıdır. Her temasta yaşanan deneyimler bir süre sonra alışkanlık yaratır. Alışkanlıklarımızdan zor vazgeçmemizin nedeni işin içinde akıldan öte birçok duygusal bağ olmasıdır.

Özellikle markaların deneyime yönelmesini tetikleyen durumlar ne olabilir?

Özellikle son yıllarda yapılan mutluluk üzerine çalışmalarda, insanların malvarlıkları veya gelirleri ile mutluluk seviyeleri arasında hiçbir ilişki bulunamamıştır. Tabii ki insanlar belli bir temel gelir elde edene kadar mutsuzlardır, ancak bu seviyeden sonra da para onlara eşdeğer mutluluk getirmemektir. Sonraki araştırmalar mutluluk seviyesini asıl belirleyen şeyin sevilen insanlarla yaşanan deneyimler olduğunu ve bir amaç için paraya ek olarak zaman da harcamanın insanları mutlu ettiğini göstermektedir. Örneğin aylar öncesinden bir tatil  köyüne rezervasyon yaptırıldığında o tatili hayal etmenin verdiği mutluluk,tatile gitmiş olmaktan çok daha fazla heyecan yaratmaktadır. İnsanlar tatille ilgili kurduğu hayalleri, yaptıkları planları birbirleriyle paylaşmakta ve bundan daha fazla keyif almaktadır. Araştırmacılar belli alışverişlerden sonra yaşanan pişmanlığı da ölçtüklerin de yemek, tatil, tiyatro gibi deneyimler yaşayan kişiler; aynı fiyata maddesel alışverişler yapanlardan, yani saat, kıyafet, çanta vs. alanlardan çok daha az pişmanlık hissettiklerini ortaya koymuşlardır. İnsanlar geçmiş alışverişlerine dönüp baktıklarında, deneyimlerin çok daha mantıklı seçimler olduğunu ve bu tür yapılan alışverişlerden daha fazla keyif aldıklarını söylemişlerdir.

Bu konuda tüketici davranışları üzerinde yapılan bu çalışmalar sonucu böylece markalar da deneyim denen şeyi yaratmanın peşine düşmüşlerdir.

İşte deneyim pazarlamasını yaratan en iyi markalardan akla gelen ilk örnekler den biri Apple’dır. Çünkü bir iphone aldığımızda sadece iletişim ihtiyacımızı karşılamayız aynı zamanda bu telefona sahip olan diğer insanlarla ortak bir anı oluşturur deneyimlerimizi paylaşırız.

2001 yılında ilk Apple Storelar açıldığında, en önemli işletme haber kaynaklarından Bloomberg Businessweek bir yazı yayınladı ve “Üzgünüz Steve, Apple Storelar İşe Yaramayacak” başlığı attı. Sektörde sözü geçen birçok kritik bu yeni Apple deneyimine sadece 2 yıllık bir ömür biçti. Deneyim ekonomisine ayak uyduramayan bu öngörü kadar yanlış öngörü tarihte çok az vardır. Dönüp baktığımızda markanın kendi adını ve logosunu taşıyan, kendi kostümünü giymiş, kendi dilini konuşan, istediğiniz kadar vakit geçirebileceğiniz, standlarda istediğiniz kadar yardım alıp istediğiniz kadar ürün kurcalayabileceğiniz, çoğunlukla kapısında saatlerce kuyruklar oluşturan Apple storelar, bir telefon veya bilgisayar deneyiminin kasada ödeyip eve getirmekle sınırlı olmadığının kanıtı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın Gündemi #64

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 23 – 29 Eylül arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link