Dijital Pazarlamacıların 4’te 1’i Pazarlama Harcamalarını Takip Etmiyor [Video]

Bu hafta #HaftanınGündemi serisinde dijital pazarlamacıların 4’te 1’inin pazarlama harcamalarını takip etmemesi ile ilgili keyifli bir sohbet ettik. Sohbetimize konu olan haberin linkine şuradan ulaşabilirsiniz. Yeni videolardan anında haberdar olmak adına Pazarlamasyon’un Youtube hesabını takip etmenizi öneriyoruz. Buraya tıklayarak Youtube hesabımızı takip edebilirsiniz.

Haber İçeriği

Greenlight’ın yaptığı araştırmaya katılan katılımcıların %36’sı kampanya hedeflerine güvenmiyor, %18’i ise kampanyalarının ulaşmasını istedikleri hedef kitleye ulaşmadığını söylüyor.

Her 10 pazarlamacıdan biri hangi kanalın kampanyası için doğru kanal olduğunu bilmediğini söylüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Kurumsal Blogun Markalaşmaya Etkisi ve Öneriler

Google’a “kurumsal blog”, “kurumsal blog yönetimi” gibi cümleler yazdığımızda karşımıza yüzlerce makale çıkıyor. Bu yazıların ana fikrine baktığımızda “kurumsal blog önemli” sonucuna ulaşıyoruz. Kurumsal blogun önemi anlatılırken ise genellikle işin “nedir”ine değinilir. Oysa insanlar “kurumsal blog nedir”, “kurumsal blogun faydası nedir?” gibi ifadelerden sıkılmış durumda…

Nedir”leri bırakma vakti geldi. Kitaplarımı, röportajlarımı ve makalelerimi okuyanlar veya konferanslarıma, eğitimlerime katılanlar bilir meselenin “nedir” kısmıyla pek ilgilenmem. Genelde “nasıl” kısmına odaklanırım. Dolayısıyla kurumsal blog konusunda da işin “nedir” kısmıyla değil, “nasıl” kısmıyla daha çok ilgiliyim.

“Nedir” konusuna çok takılmamamın birkaç nedeni var. İlki reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisindeki tüm kavramlar (dijital pazarlama, yeni medya, PR vs.) sosyal bilimlerin birer ögeleridir. Dolayısıyla bu kavramların her biriyle ilgili yüzlerce farklı tanıma rastlamak mümkündür. Elbette literatüre girmiş ve herkesçe kabul görmüş tanımlar mevcut ama işin özünde örneğin her halkla ilişkiler öğrencisinin veya profesyonelinin kendince bir halkla ilişkiler tanımı olabilir. Kısacası reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisine ait kavramlarla veya alanlarla alakalı kariyer yapan her birey bu kavramlara veya alanlara yönelik özgün tanım(lar) üretebilir. “Nedir” konusuna takılmamamın ikinci ve daha önemli nedeni ise “nedir”in pratik olmamasıdır. Kurumlar, markalar hatta biraz daha açık konuşayım patronlar sizin uzmanlığınızla ilgili ne kadar çok “nedir” bilmenize değil işleri “nasıl” yapacağınıza odaklanırlar ve size bu yüzden maaş öderler.

“Nedir” – “Nasıl” faslını daha fazla uzatmak istemiyorum. O konuya girme nedenim bu yazının aslında “kurumsal blog yönetimi nedir, niçin önemlidir?” bakış açısını bir kenara bıraktığımız anlatmak içindi. “Kurumsal blog nasıl farklılaştırılır?” konusuna odaklanmamız gerekiyor.

Danışmanlığını yaptığım işletmelerin markalaşma sürecinde kurumsal blog için ayrı bir sayfa açıyorum desem yeridir. Çünkü kurumsal blog, bir işletmenin; kurumsal yapısını, ürünlerini, hizmetlerini vs. ifade etmek için kullandığı en kestirme yoldur.

Kurumsal blog yönetiminde farklılaşmak için unutulmaması gereken önemli bir detay var o da kurumsal blogların dinamik bir yapıya sahip olduğu gerçeğidir. Diğer bir ifadeyle kurumsal bloglar için süreklilik ve etkileşim büyük önem taşır. Bu iki olgu sağlanmadığı müddetçe kurumsal blogun hiçbir anlamı yoktur. Etkileşimi sağlamak içinse iki şartımız var; “içerik” ve “kitle”.

Kurumsal blogdan mahrum bir işletmenin markalaşma süreciyle ilgili bir takım sıkıntılar yaşanması muhtemeldir. Aslında kurumsal blog işin jeneriğidir. Asıl önemli olanın “içerik” olduğunu unutmamalıyız. Kısacası kurumsal blog yönetiminde farklılaşmanın en önemli basamağı içeriktir.

Markalar kurumsal blogları genellikle siteye trafik çekmek için tercih ediyor. O nedenle kurumsal blogda SEO için önem arz eden faktörler çerçevesinde içerik oluşturuyorlar. Bu da blogun soğuk ve samimiyetsiz bir yapıya bürünmesine neden oluyor.  Oysa kullanıcılar, müşteriler veya paydaşlar bir işletmenin kurumsal blogunu işletmeyle ilgili ya da işletmenin ürün, hizmet veya gerçekleştirdiği / gerçekleştireceği aksiyonlarıyla alakalı bilgi edinmek için takip eder. Sırf işletmenin faaliyet gösterdiği alana dair kelimelere yer vermek için yazılan bloglar en kibar tabirle çöptür.

Kurumsal blog yönetiminde benim işletmelere tavsiyem şu şekilde;

  • Blog içeriklerinizi bir profesyonele (blogger, uzman) yazdırın
  • Kurumsal blogda kuru içerik yerine dinamik içeriklere odaklanın
  • Deneyim pazarlaması (ürün incelemesi vs) şeklinde içerikler oluşturun
  • Sektörünüzdeki profesyonellerle röportaj yapıp onların sektörünüz ve markanız hakkında konuşmasını sağlayın
  • İçeriklerinizin sosyal medya kullanıcıları tarafından okunacağını unutmayın ve sosyal medya kullanıcılarının paylaşacağı türde içerikler oluşturmaya odaklanın
  • İçeriklerin ipucu ve pratik bilgi içermesine özen gösterin
  • İçeriklerin anahtar kelime odaklı olduğu kadar bilgi ve deneyim odaklı olmasına da özen gösterin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hayatının Sonuna Kadar Şekerli Su Mu Satmak İstersin, Yoksa Benimle Gelerek Dünyayı Değiştirmek Mi?

Hayat denilen olgu insanın verdiği kararlardan oluşan uzun bir yol. Verdiğiniz her karar yolun şeklini, büyüklüğünü, uzunluğunu ve istikametini belirliyor. Bu, hem özel hayat hemde iş hayatı için geçerli bir durum. Steve Jobs’ın fahri doktora ünvanı alırken yaptığı konuşmada yaşamında verdiği kararlar için dediği gibi, “Noktaları ileriye bakarak birleştiremezsiniz, onları ancak geriye doğru bakarak birleştirebilirsiniz.” Bugün için çok anlamlı ve doğruymuş gibi duran bir karar, hem sizi hem de insanlığı etkileyebilecek çok önemli, yanlış bir karar olabilir. Bunun için ne olursa olsun, karar vermeden önce mutlaka iyi düşünmeli.

Şimdi kararlarıyla teknoloji dünyasına çağ atlatan Steve Jobs’a geçelim. Yıl 1983, Apple Apple III’ü piyasaya sürmüş ve o dönem muazzam bir başarı elde etmiş. Şirketin artan karı ve giderek çok daha büyük bir hal aldığını gören Jobs, şirketin ticari yeterliliğe sahip bir yöneticiye ihtiyaç duyduğunu düşünmeye başlar. Bunun üzerine o dönemde Pepsi’nin CEO’su olan John Sculley’e, Apple’ın başına geçmesi için bir teklif yapar. Sculley’le Central Park’ta buluşan Steve Jobs, yanında bir çantayla gelmiştir buluşmaya. Çantanın içinde ise o zamana kadar eşi benzeri görülmemiş bir portatifliğe sahip bir Mac bilgisayar vardır. Jobs çantayı açar, Mac’i Sculley’e gösterir ve tarihe kazınacak o teklifi yapar: Hayatının sonuna kadar şekerli su mu satmak istersin, yoksa benimle gelerek dünyayı değiştirmek mi?

Bu tekliften çok etkilenen Sculley, Pepsi’de ki görevini bırakarak Apple’ın başına geçer. Ancak işler bundan sonra ne Sculley’in ne de Jobs’ın istediği gibi gider. Sculley’in Apple dinamizmine ayak uyduramaması ve Jobs’la anlaşmazlığa düşmesi sonucunda Sculley, 1985 yılında Jobs’ın Apple’dan ayrılmasını ister. Yönetim kurulu toplanır ve Steve Jobs’ı kendi kurduğu şirketten ayrılmak zorunda bırakır.Yani Jobs, kendi işe aldığı yönetici tarafından kendi kurduğu şirketten istifaya zorlanır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link