BMW’nin “BATMAN”i Andıran Yeni Motorsikleti ile Tanışın

BMW son dönemlerde sürücüsüz giden motorsiklet yapmak için oldukça yoğun bir mesai harcamaya başladı. Alman şirketin bu konudaki son ürünü ise karbon fiber’den yapılan ve yapay zeka ile çevresindeki maddeleri tanıyan motorsiklet oldu. Motorsiklet, üzerine yerleştirilmiş mini sensörler sayesinde sürücü yardımı almadan hareket edebiliyor.

Şirket motorsikleti kullanmak için herhangi bir kaska gerek olmadığı, kaza durumunun olmayacağı iddiasında. Görünümü ile Batman filmini andıran motorsikletin ne zaman piyasaya çıkacağı henüz belli olmasa da kısa vadede sokaklarda görmenin pek mümkün olmadığını söylesek yanılmış olmayız.

Sizce kasksız motorsiklet kullanmak bir tehlike yaratır mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Hayal Ederken Eşekten Düşülür mü?

Bugün sizlerlerle dün izlediğim bir TedX konuşmasını paylaşmak istiyorum. Başarıya ulaşmayı, başarıyı ve mutluluğu o kadar abartısız ve sade anlatmış ki Refika Birgül, bu konuşmasının daha fazla insana motivasyon kaynağı olabileceğini düşündüm.

Refika Birgül’ü çoğunuz YouTube’daki Yemek Okulu kanalından tanıyorsunuzdur. Markalara meydan okumalarıyla, ünlüleri programa konuk ederek onlarla yaptığı hoş sohbet ve güzel yemeklerle, değişik değişik, ekonomik tariflerle ve en önemlisi güler yüzüyle YouTube’un sevilen bir yüzü oldu. Peki bunu nasıl yaptı?

Yemek yapmak ve yazmak farklı şekillerde olabilir diyerek 2010 yılında çıkardığı Refika’nın Mutfağı /Cooking New Istanbul Style kitabından sonra TV program formatları, Hürriyet gazetesi yazıları, kitapları ve kurduğu Refika’dan markası ile bu toprakların güzelliklerini modern hayatın ihtiyaçları ile yeni denklemler kurarak birleştiriyor. Refika 30 yaşına kadar “doğru” olduğu söylenenleri yaptı. Robert Kolej üzeri Koç Psikoloji okudu. Pazarlamadan genel müdürlüğe giden bir kariyeri 30 yaşında bırakıp yemek yapmaya başladığında pek çok insan yolunu kaybettiğini düşündü.

Bu alt yapıyla 30 yaşına geldikten sonra bir karar vermiş, ilk defa kendi doğru bildiğini yapmış ve bu doğrular gerçekten kendisi için o kadar doğru olmuş ki şimdi TedX’te bunları nasıl yaptığını anlatabiliyor. Hiç abartısız, plansız programsız sadece istemeyi ve bunun için harekete geçmeyi anlatıyor. Ucundan kıyısından bir şekilde sizin de hayatınıza dokunacağına eminim… Lafı daha fazla uzatmayacağım, sizi 18 dakikalık bu video ile baş başa bırakmak istiyorum. Keyifli seyirler…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Çılgın Gıdalar: Gelecekte Ne Yiyeceğiz?

Dünyada hızla artan nüfus yoğunluğuna karşılık azalan doğal kaynaklara alternatifler geliştirilmeye başlandı. Geleceğin dünyasında geleneksel beslenme alışkanlıklarımızda devrim yapacak yüksek protein içeren böcekler, farklı meyve ve sebzelerin sentezlendiği genetiği değiştirilmiş gıdalar (GMO), müzikle yetiştirildiğinde tadı değişen besinler, laboratuvar ortamında üretilmiş et ve deniz ürünleri, çiğnenebilir kahve gibi yeni nesil gıdalar geliştiriliyor. Bunların yanı sıra doğada kendi kendine kaybolan gıda ambalajları, yiyecekleri detaylı analiz eden tayfölçüm cihazları , DNA temelli diyet programları sunan uygulamalar ve evde kendi balınızı yetiştirebileceğiniz dijital arı kovanı gibi inovatif ürünler de geleceğin gıda sektörüne dair konuşulanlar arasında.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Peki gelecekte yiyeceğimiz bazıları tuhaf tasarımlara sahip olan bu çılgın gıdalar neler?

Algler

Algler (su yosunları) bünyesinde yüksek miktarda Omega – 3, 6, 9 yağ asitleri barındırır, sütten 26 kat daha fazla kalsiyum oranına sahiptir ve besin değerleri açısından da oldukça zengindir. Bir gün içinde ağırlıklarının 3 – 4 katına çıkabilen algler, günümüzde daha çok biyoyakıt kullanımına yönelik araştırmalara konu oluyor. Tasarımcı ve mucit Michael Burton ve Michiko Nitta, gelecekte insanların özel bir maske takarak kendi nefesleri ile kendi alglerini yetiştirmelerini öneriyorlar. Hatta bu konuda Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde gerçekleştirdikleri performans gösterisinde, bir opera sanatçısının nefesiyle alglerin büyümesine yakıt sağlamasını sergilediler.

3 Boyutlu Yazıcılarla Hazırlanan “Yaşayan” Gıdalar

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarla yapılmayan pek bir şey kalmadı neredeyse. Plastik ya da metal objeler, yapay organlar, kıyafetler hatta dünyanın 3d yazıcı ile tek seferde inşa edilmiş evi derken yiyecek üretiminde de kullanılır hale geldiler. Her ne kadar Star Trek filmindeki gibi tek bir komutla istediğimiz yiyeceği hazırlamaları henüz mümkün olmasa da, Alman tasarımcı Chloe Rutzerfeld özel bir 3d yazıcı ile yenilebilir toprak ve çeşitli tohumları bir araya getirerek ekolojik sisteme katkı sağlayan bu konsept fikriyle ödüller kazandı. Yazıcıdan alınan hamur bazlı gıdaya ekilen tohumlar birkaç gün içerisinde büyüyerek yepyeni bir lezzetin kapılarını açıyor. Ürün şu anda Ar – Ge aşamasında.

Yenilebilir Su Şişeleri

Londra merkezli Skipping Rock Labs adlı teknoloji girişiminin icat ettiği yenilebilir su baloncukları, hem şişeleme maliyeti açısından daha ucuz hem de doğada 400 yılda ancak toprağa karışabilen pet şişelerin yerine geçerek ekosisteme katkı sağlamayı amaçlıyor. Deniz yosunu özlerinden üretilen bu baloncukların içi çeşitli sıvılarla doldurulabiliyor ve aromalı ya da renkli olarak da üretilebiliyor. Çeşitli etkinliklerde yer alarak yatırımcıların ilgisini çeken yenilebilir su Ooho!, tüketilmediği takdirde 4 ila 6 hafta içerisinde geri dönüşümü de sağlanabiliyor. Yakın gelecekte on yüz milyon baloncuk yuttum diyebilecek miyiz merak ediyorum doğrusu. Ürünle ilgili Ted konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

Hap ve Tabletler

Tekno – ütopyanist geleceğin dünyasının yer aldığı 1960’ların popüler çizgi filmi Jetgiller’i hatırlarsınız. Mutfak masasında toplanan aile yemek makinesinden pizza, kızarmış tavuk, hamburger ve tatlı gibi yiyecekleri seçtiklerinde tablet / hap şeklinde servis ediliyordu. Günümüzde tüm vitamin ve mineralleri tek bir tablete sığdırabilen uzmanlar, neden hala öğünlerimizi bize Willy Wonka gibi  tek bir hap şeklinde sunamıyorlar? Bilimadamları bu soruyu yeterli kalori almamız için mutlaka yiyecekleri sindirmemiz gerektiğini söyleyerek yanıtlıyorlar. Her ne kadar bir çok insan haplarla beslenme fikrine beslenme ritüelleri gereği lezzet ve keyif kültürü açısından karşı çıksa da, bu fikre sıcak bakıp merakla bekleyenler de yok değil. Kim bilir bakarsınız yakın gelecekte biz de Jetgiller gibi hap döner yiyebiliriz.

Geleceğin gıda sektörüne dair ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz FutureFood2050 sitesini ziyaret edebilirsiniz. Günümüz gıda sektörüne daha farklı bir bakış açısı kazanmak için de eğer hala izlemediyseniz 2009 Amerikan yapımı belgesel olan Gıda Limited’i seyretmenizi öneririm. Unutmayın ki, ne yerseniz o olursunuz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link