The North Face ile Keşfetmekten Vazgeçme

Fikir, Güney Kore’den, INNORED adlı bir ajanstan çıkmış ve The North Face tarafından bayağı beğenilmiş. Korkutucu olduğu kadar eğlenceli duran bu çalışma, viral olarak da dikkat çekici. Biraz ‘cesaretin var mı buna?’ der gibi bir mesaj veriyor olsa da temel slogan olarak ‘keşfetmekten vazgeçme‘ söylemi kullanılmış ve küçük bir kitleye hitap etmesine rağmen başarılı bir çalışma.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyoloji mezunu, pazarlama iletişimi üzerine yüksek lisans yapmaya ve reklam yazarlığı sendromunu atlatmaya çalışıyor.

Bir Cevap Yazın

İlham Alınması Gereken 10 Ambient Taktiğini Derledik

Temel olarak reklam mecrası olmayan bir alanı tüketiciyle iletişim kurabileceğiniz bir alana dönüştürerek kullanmaya Ambient denir. Ambient henüz ülkemizde çok fazla uygulanan bir reklam mecrası değil. Fakat ben markalar için vazgeçilmez bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Çünkü markayla hedef kitle arasında samimi, sıcak etkileşimler kurma imkanı sunuyor bize. Marka ile hedef kitle arasında yüz yüze bir ilişki kuruluyor. Ben de içinde bulunduğum reklam ve halkla ilişkiler kampanyalarında özel bir önem veriyorum bu uygulamalara. Umarım en yakın zamanda ülkemizde de aşağıdakilere benzer çalışmalar görürüz.

Pazarlamasyon olarak şimdiye dek aklımızda kalan en başarılı Ambient fikirlerini sıralama yapmadan derledik. Ortaya da bu ilham alınası çalışmalar çıktı;

1. Lar Center

Brezilyalı Lar Center yaptıkları yaz indirimini daha eğlenceli hale getirmek için bir rodeo koltuğu hazırlatmış. Koltuğun üzerinde kalma sürenize göre mağazadan indirim kazanıyorsunuz. Markanın müşterilerine eğlenceli anlar yaşattığı kesin.

Lar-Center-Mechanical-Sofa

2. Oleg ve Dmitry

Rusyalı iki reklamcı olan Oleg ve Dmitry çok yaratıcı bir şekilde 33 ünlü reklamcıdan kendileri için bir öneri almayı başarmışlar. 33 kişiden birer harf ve imzalarının olduğu bir kağıt almışlar ardından o kağıtları birleştirdiklerinde kendileri hakkında olumlu bir ifade ortaya çıkmış. Biz genç reklamcılara ilham verecek cinsten bir yaratıcılık.

3. TNT

Bu çalışmayı pek çoğunuz izlemiştir aslında ama yinede listede olmasını istedim. TNT ve Drama Show. 2012’nin tartışmasız en yaratıcı işlerinden biri…

4. Santa Casa de Misericórdia Hastanesi 

Brezilya’da ki Santa Casa de Misericórdia Hastanesi organ bağışına dikkat çekmek amacıyla marketlerdeki sıra bekleme fişlerini son derece akıllıca kullanmış.

5. Warner Bros

Kanada vizyona giren Contagion (bulaşıcı hastalık) filmi için bir billboard yaparken bakterileri kullanmış. Billboarda Contagion yazısı bazı maddeler kullanılarak belli belirsiz yazılmıştır. Belli bir süre sonra o maddeler bakteriler sayesinde değişmeye başlamış. Sonunda bakterilerle yazılı Contagion yazısı belirmiş billboardda. Adı bulaşıcı hastalık olan bir filmi bakteriler kullanılarak hazırlanmış bir billboarddan daha iyi hiçbir şey anlatamazdı.

6. Odis

Şili’de Ofis kilit markası 3 rakamlı kilidini birbirine geçmiş 3 rakamla etkili şekilde anlatmış.

7. Aurora e Boteco Ferraz

Sırada Cannes Lions 2011 ödüllü bir Ambient var. Bar Aurora e Boteco Ferraz müşterilerini alkollü araç kullanma konusunda uyarmak için sarhoş bir valeyi kullanmış. Barın önünde araçlarını park etmesi için valeye teslim ettiklerinde valenin alkollü olduğunu gören bütün müşteriler sarhoş valenin araçlarını park etmesine izin vermemiş. Yarattığı yaratıcı empati duygusuyla ödülü sonuna kadar hak etmiş bence.

8. Toyota

Kullanıcılarının daha dikkatli ve güvenli otomobil kullanmalarını sağlamak için araçların ön tarafına su dolu bir bardak koymuş. Araç hızlı gittiğinde ya da savrulduğunda su dökülmektedir. Akıllı telefonlarda da kullanılan bu uygulamayla bardaktaki suyu dökmemek için bütün sürücüler kıyasıya yarışmış.

9. Opvoedingslijn

Belçika’daki Opvoedingslijn adlı çocuk bakım evi bir AVM’de yaratıcı bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirmiş. AVM’nin resepsiyon bölümünde Robin adlı bir çocuğun olduğu dahili hoparlörlerden duyuruluyor. Ardından kısa aralıklarla çocuğun resepsiyon görevlisine yaşattığı zor anlar hoparlörlerden yansıtılıyor. Sonunda marka adı söyleniyor ve telefon numarası veriliyor. Bir AVM’nin  anons yaptığı sistem bile nasıl bir Ambient mecrası oluyor şaşmamak elde değil.

10. MTV

Brezilya’da bir eğlence mekanı önünde kullanım süresi biten kredi kartlarından bir makine yardımıyla gitar penası yapıyor. Bu sayede müzikle aramızdaki bağın güçlenmesine katkı yapıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Olcayto Cengiz’le Oyunlaştırma Üzerine Konuştuk [Video]

Bildiğiniz gibi Marketing Meetup “Intelligence” yani “Zeka” konseptiyle 30 Kasım’da 600 pazarlama profesyonelinin katılımıyla İTÜ SDKM’de gerçekleşti. Klişeleşmiş konular yerine iş zekâsına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanan bu buluşmada konuşmacı olarak yer alan Olcayto Cengiz ile oyunlaştırma üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajımıza yukarıdan ulaşabilirsiniz.

Yaratıcı Direktör Olcayto CengizNoktaları Birleştirmek adlı konuşmasında ‘bağlanma hali’ni iletişimde olma kapsamında ele alarak “intelligence”ın sadece canlılara özgü bir özellik olmadığı IoT (nesnelerin interneti) çağında noktaların insanları birleştirdiği bir geleceğe nasıl hazırlanabileceğimizi ele aldı. Steve Jobs’un “Noktaları bir sonraki noktaya bakarak değil, ancak geride bıraktığınız noktalara bakarak birleştirebilirsiniz. Bu yüzden de, geride bıraktığınız noktaların geleceğinizde bi şekilde birleşeceğine güvenmekten başka şansınız yok.” sözünü izleyicilerle paylaşan Cengiz, tüm yeni teknolojilerde eksik olanın duygu olduğunu ifade etti.

İnsansı robotların hayatımıza girmeye başladığı günümüzde, bir ekran karşısında saatlerini geçirebilen bireyin de insansı robot olarak addedilebileceğini dile getirdi. Big Data’nın sürekli konuşulduğu teknoloji çağında Tylervigen sitesinden verdiği yıllara göre havuza düşüp ölen insan sayısı ile Nicholas Cage’in yer aldığı filmler arasındaki korelasyonun yer aldığı grafiğin olduğu absürt bir örnekle konuşmasına devam etti. Datanın yeterli olmadığına, datayı anlamlandırıp tıkanılan noktada anlamı insanın kurabileceğine parmak bastı.

Stephan Hawking ile Canan Karatay’ın esprili bir üslupla birbirine benzediğini söyleyen Cengiz, Hawking’in yapay zekânın bütün insanları öldüreceği fikrine gönderme yaparak ikisinin de doğruları söylediğini ama bunu yaparken çok kötü ifade ettiklerini dile getirdi.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link