Roselinde Torres: Sağlam Bir Lider Olmak İçin

Günümüzde şirketlerin “lider yetiştirme programları” büyük bir trend olarak tüm insan kaynakları departmanlarının üzerinde harıl harıl çalıştığı bir konu. Ancak bunun analizi yapıldığında, şirketlerin gerçek lider beklentileri tam karşılanıyor mu? Bu konuda uzman olan Roselinde Torres ve ekibi tarafından 4000 şirketle uygulanan anket sonucunda, bu tarz programları uygulayan şirketlerin %58’i ne yazık ki lider açığıyla karşı karşıya kalmakta. Peki asıl soru, bu programlar neden ilgili ihtiyacı tam olarak karşılayamıyor?

Roselinda’nın her şeyi bir kenara bırakıp, gerçek liderleri araştırmak için gittiği Güney Afrika gezisi, birçok sorunun cevabını aydınlatacak asıl soruları ortaya çıkarmış. Üç soru ile özetlenebilecek bu liderlik gelişimlerinde önemli nokta, değişime açık olmak. Sağlam bir lider olabilmek için izlenebilecek, sağlam bir TED konuşması…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Firmalar için Değişim Gerçekten Gerekli mi?

Çevre şartları değişiyor, nesiller değişiyor, teknoloji değişiyor, yaşam şartları değişiyor, beklentiler değişiyor… Peki ya firmalar? Onlar değişiyor mu? Daha doğrusu değişmeliler mi?

Bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle sistem yaklaşımından biraz bahsedelim:

Sistem; belirli amaç ya da amaçların gerçekleştirilmesine yönelik birbirleri ile karşılıklı bağlı ve ilişkili parçaların bir araya gelmesi ile oluşan bir bütündür ve değişim için sistem yaklaşımından yararlanmak gerekir. Sistem; açık ve kapalı olmak üzere iki çeşittir. Örgütler de (yani şirketler) yapısı gereği açık sistemlerdir, yani çevrelerinden etkilenen yapılardır. Bir şirketin başarılı olabilmesi, çevresine uygun düzenlemeler yapmasına bağlıdır. Dolayısıyla şirketler değişmeli mi sorusunun cevabı: EVET DEĞİŞMELİ! 

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir”

Değişim, örgütler için kaçınılmazdır. Sadece çevrelerine uyum sağlayabilen örgütler yaşama olasılığına sahiptir. Şirket içi verimliliği, etkinliği, çalışan motivasyonunu ve çalışan doyum düzeyini arttırmak için örgütlerde değişim gereklidir. Peki mevcut durumda neden bunlara ulaşılamaz? İnsan ve çevre odaklı her şey dinamiktir çünkü ve bildiğiniz gibi şirket çalışanları ve yeni yöneticiler artık Y kuşağı ve Y kuşağının beklentileri, motive olma şekli değişime uğradı. Klasik sistem ile bunları sağlamak pek mümkün değil. Tabi bahsettiğimiz çalışanları da korkutan ve şirketin değiştirmesi gereken başka noktalar da var. Bu değişimler de dış çevrenin değişmesine bağlı olarak değişmesi gereken noktalar. Dış çevredeki değişimler de müşteri beklentileri, rekabet ortamı, teknoloji, politik değişimler…gibi konuları kapsamaktadır. Değişimi en hasarsız bir biçimde uygulamak için DEĞİŞİM YÖNETİMİ’ni en doğru şekilde sürdürmeniz gerekmektedir.

Çoğu örgüte baktığımızda bu değişimlere inanılmaz bir direnç görüyoruz. Peki ama neden örgütler değişime direnç gösterir?

  1. Rasyonel Nedenler:

Çoğu zaman çalışanlara uyum süresi tanıyacak fırsat tanınmaması, değişimin maliyetinin getirisinden yüksek olması, değişimin teknik açıdan işletmeye uygun olmaması, sürekli yeni sorunlar çıkarması, çalışanların yeni durumu öğrenmede yalnız bırakılması gibi nedenler değişime olan direncin reasyonel nedenleri olarak gösterilmekte.

2. Psikolojik Nedenler:

İnsan doğası gereği bilinmeyenden korkar ve güvensizlik duyar. Ve değişim de aslında bir nevi belirsizliktir. Bulunduğun mevkiyi kaybeder miyim, statüm değişecek mi kaygıları genelde değişime dirence neden olur.

3. Ekonomik Nedenler:

Özellikle kişilerdeki güven eksikliği işini kaybetme korkusu, ücretinin düşeceği korkusunu beraberinde getirir. Haliyle değişime direnç bu noktada kaçınılmazdır.

4. Sosyolojik Nedenler:

Ekip yöneticisinin değişmesi, kişinin bölümü değişmesi durumunda kişinin iş arkadaşlarından ayrılmak istememeleri, çıkar korkusu ve dar görüşlülük bu direncin başlıca sosyolojik nedenleri arasında gösterilmektedir.

Direnci Nasıl Önleyebiliriz?

Eğitim ve kurum içi iletişimi kuvvetlendirerek bu direncin daha hafif geçirilmesi mümkün. Çalışanlarınızı konulardan, yapılacak değişikliklerden nedenleri ile haberdar etmek size ilk aşamada fayda sağlayacaktır. Diğer bir önemli nokta ise değişim süreçlerine çalışanları da katmanız. Onlardan fikir alın, projeye dahil edin, süreçleri çalışanlarınız ile birlikte yürüttüğünüzde göreceksiniz ki daha kolay adaptasyon sağlayacaksınız.

Değişim sürecindeki tüm şirketlere ve takım liderlerine başarılar dilerim…

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama Üzerine TED Konuşmaları

TED (Technology, Entertainment and Design) Konuşmaları 1984 yılından bu yana yüzlerce konu hakkında bilgi ve düşüncelerin yayılmasını sağlayarak, ufukların açılmasına, zihinlerin genişlemesine öncülük ediyor. TED Konuşmaları ile dünyanın en zeki beyinleri bizlere aktardıkları fikirleri ile yepyeni dünyalara yelken açmamızı sağlıyor.

Pazarlama ile ilgilenen biri olarak, TED Konuşmaları’nda ilgimi en çok psikoloji, sosyoloji ve dijitalleşme ile ilgili konuşmalar çekiyor. İzlediğim yüzlerce farklı TED Konuşması arasından, pazarlama ile ilgili olanları eleyerek sizlere de faydası olacağını düşündüklerimi bu yazıyla paylaşmak istedik.

Pazarlama dışında da hemen her konuda konuşmalara rastlayabileceğiniz TED.com sitesine, bir göz atmanızda fayda var. Pek çok videoda Türkçe alt yazı seçeneği de mevcut.

Şimdi gelelim pazarlama üzerine konuşmalara…

Seth Godin: Önderlik Ettiğimiz Kabilelere Dair

Seth Godin Internet’in kitlesel pazarlamanın sonunu getirdiğini ve çok öncelerden aşina olunan insani bir sosyal birimin dirilttiğini öne sürüyor. Ortak fikir ve değerler üstüne kurulan kabileler sıradan kişilere önderlik etme ve böylelikle büyük değişiklikler yapmak için güç sağlıyor. Seth Godin, bizi de böyle bu şekilde hareket etmeye teşvik ediyor.

Malcolm Gladwell: Seçim, Mutluluk ve Spagetti Sosu

Tipping Point kitabının yazarı Malcolm Gladwell, mükemmel spagetti sosunu yakalama peşinde olan yiyecek endüstrisinin içine giriyor ve seçimlerimiz ile mutluluk hakkında daha geniş bir argüman sunuyor.

Rory Sutherland: Reklamcıdan Hayat Dersleri

Reklamcılık ürünün kendisinden ziyade , ürüne değer ekleyerek algımızı değiştirir, .Rory Sutherland algılanan değerdeki değişikliğin en az gerçek olarak adlandırdığımız değer kadar tatmin edici olabileceğini iddia ediyor ve de bu çıkarımı hayata nasl baktığımıza dair oldukça ilginç sonuçlara sahip.

Joseph Pine: Tüketiciler Ne İster

Müşteriler satın aldıkları şeylerin özgün olduğunu hissetmek ister fakat “Toplu Özelleştirme” kitabının yazarı Joseph Pine’a göre özgünlük satmak çetin bir iştir çünkü aslında öyle bir şey yoktur. Pine, konuşmasında yapay olduğu halde milyonlar kazandıran birkaç deneyimden bahsediyor.

John Gerzema: Kriz Sonrası Tüketici

John Gerzama son finansal krizde olumlu bir taraf olduğunu söylüyor — pozitif değişim için bir fırsat. TEDxKC’de konuşurken yeni tüketici davranışlarının oluşmasına yol açan dört temel kültürel değişimi tanımlıyor ve işletmelerin düşünceli harcama ile bağlantı kurmak için nasıl değişimden geçtiklerini gösteriyor.

Amy Lockwood: Kongo’da Kondom Satmak

HIV, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde ciddi bir problem, ve yardım şirketleri ülkeyi ucuz hatta ücretsiz kondomlarla dolduruyorlar. Ancak, çok az insan bunları kullanıyor. Neden? “Yenilikçi Pazarlamacı” Amy Lockwood geleneksel hayırseverliği altüst eden şaşırtıcı bir cevap sunuyor. (+18 Fotoğraflar)

Seth Godin: Dilimlenmiş Ekmek

Çok fazla seçeneğin ve bunun yanında çok az zamanın olduğu bir dünyada, bariz tercihimiz sadece sıradan olan şeyleri görmezden gelmektir. Pazarlama gurusu Seth Godin söz konusu dikkatimizi çekmek olduğunda, neden kötü ya da tuhaf fikirlerin sıkıcı olanlardan daha başarılı olduğunu açıklıyor.

Dan Cobley: Fizik Bana Pazarlama Hakkında Ne Öğretti

Fizik ve pazarlama aralarında çok ortak bir şey varmış gibi görünmüyor, fakat Dan Cobley ikisi içinde tutkulu. O birbirine benzemeyen arkadaşı Newton’un ikinci yasası, Heisenberg’in belirsizlik prensibi, bilimsel metod ve termodinamiğin ikinci yasasını biraraya getirerek markalaşmanın temel teorilerini açıklamaya çalışıyor.

Dan Ariely: Kararlarımız Bizim Kontrolümüzde mi?

“Predictably Irrational” kitabının yazarı davranışçı ekonomist Dan Ariely klasik görsel yanılsamalar ve beklenmedik (bazen de şok edici) araştırma bulgularıyla kararlarımızda pek de düşündüğümüz kadar akılcı olmadığımızı gözler önüne seriyor.

Rory Sutherland: Küçük Şeylere Önem Verin

Büyük problemler büyük çözümler gerektiriyor gibi gözükür, ama reklamcılık insanı Rory Sutherland’e göre bir çok pahalı ve büyük çözümler sadece daha iyi ve basit cevapları engelliyor. O bunu göstermek için davranışsal ekonomiyi ve muhteşem örnekleri kullanıyor

“Gözden kaçırdığımız, belki de hiç rastlamadığımız ya da mutlaka izlemelisiniz dediğiniz konuşmalar varsa bekliyoruz…”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link