Rory Sutherland: Bir Reklamcıdan Hayat Dersleri

Reklamcılık ürünün kendisinden ziyade , ürüne değer ekleyerek algımızı değiştirir, .Rory Sutherland algılanan değerdeki değişikliğin en az gerçek olarak adlandırdığımız değer kadar tatmin edici olabileceğini iddia ediyor ve de bu çıkarımı hayata nasl baktığımıza dair oldukça ilginç sonuçlara sahip.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Marka Logosunu Gözümüze Sokmayan Kıvrak Zeka Örneği Reklamlar

Bazı reklamlarda yaratıcılık öyle parlar ki bir şekilde denk geldiğimizde denk geldiğimize sevinebiliriz. Ve hatta o reklamların bazılarında markanın gözümüzün içine sokulmasına da pek gerek yoktur zaten. Bunun güzelliğini gören bazı markalar “unbranding dediğimiz” bu reklam türüyle başarılı işler çıkardılar.

Beklenmedik bir deneyim sunan bu işlere gelin hep beraber göz atalım;

Spotify:

2017 yılının ilk aylarında Dünyadaki büyük birçok şehirde sağ köşesinde küçük bir logo bulunan boş mor posterler görülmeye başlandı. New York metrosunda da görülen bu reklamlar, aslında sıkı müzik takipçileri için içinde bir şifre barındırıyordu: morun belirli bir tonunun kullanılması.

Bir müzik dehası olan Prince’ın kısıtlı olarak Tidal üzerinde yayınlanan bazı kayıtlarının sonunda Spotify üzerinde yayınlanmaya başlayacağını haber veren bu mor outdoor reklamlar sonunda yerini Prince’e bıraktı ve söylenti Spotify tarafından doğrulandı.

Mc Donald’s

Genç kitleyi hedefleyen kampanyada oyuncu Mindy Kaling ile anlaşan marka, kırmızı bir fon önünde markanın rengi olan sarı bir elbise giyerek “ Bazılarına göre bir yerde Coca Cola’nın tadı muhteşem ötesiymiş, durmayın Google’a sorun” diyen Kaling’in sorusuna cevabı Mc Donalds’ın yeni kampanyasını vurgulayan  “ artık her seçimi 1$ dolara alabilirsiniz.” Spotu ile bitirerek tüketicilere bir ipucu verdi.

Volkswagen

Nostalji pazarlaması dediğimizde aklımıza gelecek ilk marka olan Volkswagen 2017 yılında yaptığı “People First” isimli kampanyada Hiçbir yerde marka ya da logoyu göstermeyerek izleyiciyi kendi en güçlü olduğu dönemlerden birisine, 1960’ların hippie dünyasına götürüyor. Sadece festival döneminde genç insanların beraber eğlendiğini gördüğümüz bu reklam filminde “topluluk imajı” tüketiciye oldukça başarılı bir şekilde hatırlatılıyor.

Givenchy

Givenchy’nin yeni moda tasarımcısı Claire Waight Keller, Paris Moda Haftasında sergileyeceği ilk koleksiyonu büyük bir gizlilik içinde duyurmayı tercih etti: Paris’teki sokak lambalarına, ağaçlara, telefon kulübelerine asılan kayıt bir siyah kedi ilanı ile!

İlanda markanın logosu yer alsa da hiç kimse bahsetmediği için sadece ilanın yırtılan kısımlarındaki telefon numarasını arayanların haberinin olduğu ve içlerinden defileye davetiye kazananların olduğu markanın sosyal medya hesaplarında sonradan moda meraklılarına açıklandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

New York Metrosunda Bir Tren İkon Dizi Roseanne’in Oturma Odasına Dönüştü!

1988-1997 yılları arasında 9 sezon yayınlanan komedi dizisi Roseanne ekranlara dönüş yapmaya hazırlanırken bu aralar New York metrosuna binenler kendilerini bir anda Landford’da Roseanne Conner’ın oturma odasında buluverdiler.

İkonik komedi dizisinin ekranlara geri döndüğünü duyurmak için New York metrosunun  Grand Central- Times Meydanı arası çalışan trenlerinden birisini  Dan ve Roseanne Conner çiftinin oturma odası haline çevirdi.

Nostalji pazarlamasının başarılı bir örneği olarak gösterebileceğimiz bu kampanya ile şehirdeki birçok insana 27 Mart’ta geri dönecek olan dizi ile ilgili küçük ve tatlı bir hatırlatma yapıldı.

Metro koltuklarının Conner’ların ünlü kanepesi haline gelişi, yanan bir şömine ve üstünde çerçevelerin olduğu bir köşe, metro pencereleri arasına iliştirilmiş mutlu aile portreleri, minik aydınlatmalar ve hatta sehpanın bile tam da yerinde, kanepenin bittiği köşede yer almasıyla metro vagonun daha sıcak bir yer haline geldiğini görüyoruz.

Bu muhteşem geri dönüş kampanyasının tek metro aktivitesi olacak bu giydirme, trenlerin üzerinde 4 hafta kadar yer alacak.

 

1997’de sona eren sit-com’un tüm oyuncularının 8 bölüm olarak planlanan bu versiyon için, final bölümünde ana karakterlerden Dan’in ölmesine rağmen tam kadro bir araya geleceğini duyuran kanal nostalji temalı bu kampanyanın amacını, aradan geçen uzun vakitten sonra bildikler ve çok sevdikleri bu aileye yeniden kucak açmalarını sağlamak olarak belirtiyor.

Umuyoruz ki yeniden bir araya gelen Roseanne eski güzel günlerdeki gibi başarılı olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link