Mom and Kids Zone 7. Bölüm

BEBEĞİM BÜYÜYOR DÖNEMİ:

Bir referans kanalı olarak sosyal medyada son yıllarda büyüyen blogger trendi, X nesli anneleri için önemli bir kanaldır. Firmalar, her ne kadar kendi sosyal medyaları üzerinden iletişim/tanıtım/bilgilendirme yapsalar da anneler, bunları hala “ reklam” olarak algılamakta ve içeriği “gerçek” bulmamaktadır.

Bloggerlar, deneyim pazarlamasının önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Ve fakat Bloggerların reklam unsurlarını sıkça kullanmaya başlaması ve seedinglerini aynı dönem içerisinde yapmaları ile birlikte bu da kirlenmeye başlayan ve anneler arasında samimiyeti giderek sorgulanan bir kanal olmaya başlamıştır.

Kadınların kendi doğal ortamlarında paylaşabilecekleri bilgileri, “gerçek” “doğal” deneyimleri paylaşabilecekleri imkânların yaratılması önemlidir. Eskide kaldığı düşünülen ancak yeniden gündeme gelen mağaza içi, shopper marketing çalışmalarının hız kazanması gerekmektedir.

Sosyal medyanın, sadece reklam reklam değil, “ deneyim paylaşımı” sunan paylaşımlara daha açık olması gerekmektedir. Birebir iletişim kanalları her geçen gün daha değerli olmaya başladı. Tüketiciler, mass mesajlardan yoruldular, hedef kitle kırılımına uygun anneler, kadınlarla bir araya gelme ve markaların samimi bir dille rasyonel faydalarından bahsedecekleri operasyon yapmaları daha etkili olacaktır.

Birbirine güvenen kadınların, birbirleri ile fikir alışverişi yapacağı ortamlarda markaların yer alması önemlidir.

SİZE BASİT BİR ÖNERİ

Çocuklar büyümeye ve mama sandalyesinde durmamaya başladığında, annelerin çok Google’da arama yaptıkları şey: “ Oyun odası olan mekânlardır”. Annenin kahvesini, yemeğini soğumadan yemesi için bu alanlar elzemdir. İstanbul’da nispeten olsa da yine de yeterli olmayan bu konsept içerisinde yer alan mekanlarda, gıda markaları menülere dahil olarak ürünlerini annelerle buluşturabilirler.

Oyuncak markaları, oyun odalarında kendilerine köşeler yapabilirler. Giyim markaları, üstünü başını batıran çocuklar için minik köşeler yaratabilirler. Anne ile ihtiyacı olduğu anda buluşmak, deneyimle beraber ilgiyi de yükseltecektir.

Mekan: Ataşehir, Luna Yemek Vesaire ( Oğlum doğduğundan beri, sosyal hayatıma devam etmemi sağlayan önemli mekanlardan bir tanesidir.)

GERÇEK OLUN

” Anneler, iletişimde dürüst ve realistik tonları takdir ederler. Onları sadece “anne” olarak değil, “ akıllı ve zeki kadınlar “ olarak tanımlayın. Bir anne, eştir, kız kardeştir, iyi bir aşçıdır ve daha fazlasıdır. Anadolu Sigorta reklamı hatırlayın! Ve unutmayın, bu bir ilişki ve işbirliğidir, babaları sürekli eve ekmek getiren, sarsak adam olarak konumlandırmayın. O ilişkiye saygı duyun ve rollere aynı oranda takdir gösterin.

SAĞLIKLI BESLENME ALANINDA DANIŞMAN OLUN

Annelerin, çocuklarını sağlıklı besleme takıntılarına destek ve çözüm olun. Tıpkı, www.gurmebebek.com gibi yaş ve malzeme bazlı kırılımlarla annelere, bebeklerine sunabilecekleri farklı menülerin yer aldığı siteler, platformlar sunun.

Hatta bunlara daha kolay ulaşmalarını sağlayacak aplikasyonlar hazırlayın. Örneğin, mobil operatörlerin sms hizmeti içerisinde cep telefonlarına bu menülerden her gün anneye gönderiminin yapılmasını sağlayın.

TV’lerde, kadın programlarında, yemek programlarında, sponsorluk yaparak, ürünlerinizle, eğlenceli, çocukların bayılarak yiyecekleri, annelerin hayatlarını kurtaracak menüler oluşturun ve yayınlayın.

Restoranlarda çocuk menülerine girin, her bir menüye kalori, vitamin, mineral bilgileri yazın, annelerin seçim yapmasını kolaylaştırın.

Annenin, kilo da vermeye çalıştığı bu dönemde, menülerde “sağlıklı anneler köşeleri” yaratın, onların bu eğilimine destek olun. Zaten light menüleriniz var, menüde değiştireceğiniz bir isim/başlık bile size bakışlarını değiştirecektir.

 ANNELER NEREDE SOSYALLEŞİYORSA, SİZ DE ORADA OLUN

Sosyal medya veya konvansiyonel mecralarla sınırlı kalmayın. Özellikle yaz dönemlerinde anneler park ve bahçelerde. Kış döneminde AVM’lerde yaşarlar. Doğal ortamlarında, zaman geçirmek ve öğrenmek için dolaşan annelerin yanında olun. Bütçelerinizi bölün, gerilla operasyonlar yapın.

Mesela, felekten bir akşam organize edin. Moms Night Out partileri giderek ivme kazanıyor. Annelerin, yeniden eskisi gibi hissedecekleri ortamlar hazırlayın. Bir kreş ile anlaşın, yakınındaki bir kafede hem markanızı anlatın hem de annelerin sosyalleşmesini sağlayın.

ÇOCUKLARLA HANGİ ŞEHİRDE, NE YAPILIR APLİKASYONU:

Seyahat halindeki anneleri, bloggerlara emanet etmeyin. Bir aplikasyon hazırlayın, yerel anneleri kullanın, onlardan gelen güncel bilgilerle her daim update olan programınız sayesinde, gidilen her şehri, her ülkeyi, anne- bebek dostu haline getirin.

ÇOCUKLARI İLE EĞLENECEKLERİ ANLARA SPONSOR OLUN:

Annelerin – bebekleri ile sosyalleşmelerini sağlayan yeni tarz kreşlerin ve oyun evlerinin geleceği elbette parlak ancak evde de sosyalleşme imkanı sunulması şart. Lokasyon belirleyen Foursquare/ Swarm gibi aplikasyon içerisinde annenin çevresinde kendisi yaşında bebeği olan anneleri bulabileceği aplikasyonların üretimi, aynı yapı içerisinde yakındaki oyun parkları, kreşlerin bilgilerinin yer alması, annenin aplikasyona ilgisini artıracaktır.

Aynı tarz uygulamaları,  hastanelerin veya kliniklerin de yapabileceğini düşünüyorum. Ellerindeki data sayesinde, benzer yaş grubu içerisindeki anneleri bir araya getirerek hem organizasyonlar ile kendi kurumlarına olan sadakati artırabilirler hem de uzun vadeli faydalar sağlayabilirler. Annenin bu dönemde interneti ve telefonunu daha aktif kullandığını biliyoruz, bu nedenle anneye ulaşılabilecek en önemli bu iki mecrayı ana iletişim kanalı olarak belirlemek gerekmektedir.

Online doktor, eczane, danışman hizmeti sunulması, 7/24 bu hizmeti sunan bir markanın varlığı anneler için sunan markayla bağını güçlendirecektir.

YEREL ANNE GRUPLARI İLE İŞBİRLİĞİ YAPIN

Yerel anne grupları giderek yükselen bir değerdir. Çocuğu ile yalnız kalan anne, ufak çevresi içerisinde sosyalleşmek, sorunlarını paylaşmak ister. Seyahat özgürlüğü kısıtlanan anne için, mahallesinde sosyalleşebilmek önemlidir. Bu bilinç ve ihtiyaç üzerinde Türkiye’nin ilk yerel anne grubunu kuran Aslı Altınok Erdal “Kadıköy Anneleri” ile binlerce anneye ulaşmaya başladı.

Hamilelik, ilk bebek, sosyalleşme, bilgi… Kadıköy Anneleri portalında her şey var. Düzenledikleri etkinlikler şen şakrak, cıvıl cıvıl geçiyor. Aslı Hanım’dan Kadıköy Annelerini dinleyelim.

Doğal doğumun psikolojik ve fizyolojik etkileri ile kolik, atopik dermatit, egzama tipi konak ve alerjik bir bebek birleşince hayatımın başka bir doğumunu da kucaklamış oldum; depresyon. Bebek öncesi 300 kilometrelerde yaşayan yeni anne olarak hızımın 10 kilometrelere düşmesine alışmakta zorlanırken, akıl sağlığımı kaybetmemek için sosyal hayatımı yeniden canlandıracak marjinal bir değişikliğe gitmem gerekiyordu. “Lohusalık sendromu yaşayan tek çalışan anne ben olamam.” deyip bebeğimle birlikte yapabileceğim aktiviteleri araştırmaya başladım. İlk adımım “Sine Bebe“ydi,  ardından anne&bebek yogasıanne&bebek zumbası derken kendim gibi işi bırakıp anneliğe soyunmuş kadınları gördükçe, “Neden daha fazlası olmasın?” dedim. Ve böylece Kadıköy Anneleri kuruluş hikayesi başlamış oldu.  Anlayacağınız Kadıköy Anneleri’nin arka planında hüzünlü bir “Lohusalık Hikayesi” var J.

11 anne bir whatsupp grubu oluşturduk ve halen bu grubu devam ettiriyoruz. Adı da Kadıköy Anneleri tabi ki J Bebeklerin ayları, annelerin de yaşları birbirine yakın. Sık sık bir araya gelip, paylaşımlarımız çeşitlendikçe “Neden diğer lokal annelere ilham vermiyoruz?” deyip Kadıköy Anneleri platformunu hayata geçirmeye karar verdik. Şimdiye kadarki değerli destekleri ve katkıları için hepsine özel teşekkürler. Benim “muhtar” lakabım da buradan geliyor aslında :) Bir de “reis” var. Ama “Kadıköy’ün anne-bebek muhtarı.” sözünü daha çok seviyorum.

Siteyi kurma kararı kesinleşince eşim Koray’ın da desteğiyle önce ABD’deki lokal oluşumları araştırdım ve buraya nasıl devşiririm konusuna gece&gündüz kafa patlattım. Bir Afrika atasözünün dediği gibi “Bir çocuğu yetiştirmek için bir köy dolusu insana ihtiyaç vardır”dan hareketle, komşuculuktan doğan bir fikir ile Kadıköy Annelleri oluştu. Çıkış amacı tamamiyle birbirimize destek olmak, hem kendimi hem de çevremdeki anneleri mutlu etmekti. Lokasyon olarak anneleri, babaları hatta tüm aile bireylerini bir araya getirecek sosyal bir platform olsun istedim. İhtiyaçtan doğduk ve komşuculuk olgusunu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz.

Ne fark yaratıyor bu platform annelerin hayatında, neyi amaçlıyor?

En büyük farkı her şeyden önce bu grupların ilki olması. Aktif bir web-sitesine sahip olması, tamamen lokal bir grubu domine etmesi ve sosyal sorumluluk projesi olması. Bir de diğer anne gruplarından farklı olarak “anne”nin değil “aile”nin önemine vurgu yapıyoruz. Tüm organizasyonlarımızda babalar da davetli. Kah bebekleriyle dans ediyorlar, kah yoga yapıyorlar, hatta baba da ne ki, anne anne, babaanne, dede, bakıcı, abla, teyze, kısaca tam bir aile organizasyonuyuz!

Sadece sanalda paylaşılan blog yazılarının aksine, Kadıköy Annelleri’nin en büyük gücü, periyodik aralıklarla yüz yüze görüşebilme fırsatı da sunmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla içeriğinde kitap, ebeveyn eğitimi, masal, dans gibi konuların bulunduğu, ücretsiz buluşmalar organize ediyoruz. Toplantılarımızda insanların kolayca kaynaştığını ve aslında yakında oturduklarını ve bunun farkında olmadıklarını görüyorum.

Anneler bu platform sayesinde hangi dertlerine/sorunlarına çare buluyor?

Kadıköy Anneleri’nin diğer “anne-bebek-çocuk” gruplarından farkları; bu grupların ilki olması, aktif bir web-sitesine sahip olması, tamamen lokal bir grubu domine etmesi ve çocuk gelişimde sadece “anne”nin değil “aile”nin önemine vurgu yapması. 

Platformun en önemli amaçlarından birisi de düzenli ücretsiz buluşmalar, eğitimler ve aktiviteler organize ederek, lokal anneler için bebekleriyle birlikte sosyalleşme fırsatını yaratması. Bu aktivitelerde sizinle benzer tecrübeleri yaşayan annelerle bir araya gelirken aslında paylaşılan deneyimler herkes için pozitif, keyifli ve ilham verici bir süreç haline geliyor. Bu noktada yalnızlık çeken ailelere sosyalleşme fırsatı sunuyor ve talebe göre de ücretsiz eğitimler organize ediyoruz.

En çok ne tarz anneler sizinle bağlantıya geçiyor? Ya da etkinliklerinizde yer alıyor?

Şimdilik ağırlıklı okuyucuları Kadıköy’de ikamet eden, 25-45 yaş arası, en az 1 çocuklu ya da hamile, internette aktif olarak yer alan iş kadını ve/veya girişimci annelerden oluşuyor. Etkinliklere hamilelik döneminde gelmeye başlayıp çocukları şimdi 2 yaşına gelmiş arkadaşlarımız var. Bu süreci birlikte yaşamak müthiş keyifli! Daha çok kendi keyfini de yaşamayı isteyen anneler geliyor. Mesela yeni açtığımız Kitap Kafe köşemiz çok ilgi gördü. Sadece kadınların katılabildiği bu gecelerde ( bakınız kadınlar, anneler de değil sadece J) önceden bir kitabı okuyoruz ve o gece buluşup tartışıyoruz. Öyle keyifli ki! Belli bir sosyo-kültürel seviyede olan kadınlar ağırlıklı bağlantıya geçiyor diyebiliriz.

Yaptığınız etkinlikler nelerdir?

3 yıl içerisinde ücretsiz ya da bize özel indirimli 15 #kadikoyanneleriyogada gece buluşması, 9 küçük kitap kurtları buluşması4 babywearing(bebek giyme) eğitimi, 3 geleneksel yaza veda ve tanışma pikniği, 3 anne-çocuk partisi, 3 bebeklerde uyku sohbeti, 3 anne-baba psikoloji sohbet3 ilk yardım eğitimi, 2 bebek işaret dili eğitimi1 yogi bebeler buluşuyor partisi, 1 yılbaşı partisi, 1 kitap imza günü, 1 emzirme toplantısı, 1 ebeveynler için yaratıcı drama atölyesi, 1 bebeklerde tuvalet rutini semineri, 1 anne-bebek yogası seansı, 1 hamile yogası dersi & bebek bezi sohbeti1 moms night out tr buluşması, 1 2 yaş sendromu semineri, 1 çay saati buluşması, 1 anne-bebek zumbası partisi, 1 SineBebe buluşması ve 1 ek gıdaya geçiş semineri düzenledik. Yaşları (anne karnında) 3 aylıktan 7 yaşında çocuğa, anneanneden bakıcısına, dedesinden teyzesine kadar tüm aile bireyleri dahil 30 farklı organizasyonda yaklaşık 1000 kişinin hayatına bir şekilde dokunduk.

 

Gelecek dönemde planladığınız etkinlikler nelerdir?

400’e yakın yazımızla, 125.000 farklı kullanıcıya, 500.000’in üzerinde sayfa görüntülenme rakamına ulaşmış bir site, Kadıköy başta özellikle Anadolu yakasında olmak üzere tamamen gerçek kişilerden oluşan 3.890 facebook, 1.035 twitter ve 7.760 instagram abonesiyle sosyal medyada aktif olarak yer alıp, günde ortalama 4.000 kişiye erişen bir platform olarak, bizi severek takip eden binlerce annenin varlığı, üzerimize de büyük bir sorumluluk yüklüyor.

Kadıköy Anneleri nereye gider bilemiyorum ama çevremizden aldığımız olumlu geri bildirimlerle güzel bir yolda ilerlediğimizi hissediyoruz. Bu yüzden 2018’de de en az ayda 2 kez olmak üzere bebek taşıma, bebek işaret dili, uyku, beslenme, ilk yardım konularında ücretsiz eğitimlerimiz ve masal, kitap, kitap kafe, tiyatro, piknik, partiler, buluşma gibi organizasyonlarımız olacak. Şimdiden dopdolu bir yılın programını oluşturmaya başladık.

Kadıköy Anneleri’ne olan pozitif ilgi, suya atılan ufak bir taş tanesi gibi dalga dalga büyüdü ve 4 senede çok güzel yerlere ulaştı. Dolayısıyla blogum adına bi sonraki aşama, profesyonel mesleğim olan organizatörlüğün verdiği tecrübeyle, “Kadıköy Anneleri” adını etkinlik alanında bir marka haline dönüştürmek diyebilirim.

Eğitim alanında da bir paylaşım alanınız var, burada ne gibi konulara, hangi uzmanlarla eğiliyorsunuz?

1 Haziran 2014’te kurulan www.kadikoyanneleri.com, 13. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde 37 kategoride, 300’den fazla finalist arasından “Topluluk/Sosyal İletişim”, “Eğitim” ve “Blog” kategorilerinde finale kalırken, 11 – 27 Mart 2015 tarihleri arasında, 18 binin üzerinde SMS katılımı ile gerçekleştirilen Halk Oylaması sonucunda ise Eğitim kategorisinde Halkın Favorisi seçilmişti.

Bu yüzden 2018’de de en az ayda 2 kez olmak üzere bebek taşıma, bebek işaret dili, uyku(seninle birlikte :P), beslenme, ilk yardım, emzirme, pozitif doğum vs. gibi konularında ücretsiz eğitimlerimiz ve masal, kitap, piknik, ebeveyn danışmanlık, buluşma gibi organizasyonlarımız olacak.

Siz kurumlarla da çalışıyorsunuz, neler yapıyorsunuz?

Açıkçası Kadıköy Annelleri ilk kurulduğunda grup marka çalışmaları ve para kazanma odağı odağım yoktu. Tamamen manevi haz amacıyla açılmıştı ki halen büyük oranda bu durum geçerli. Çocuktan sonra Kadıköy Annelleri doğdu. Bebek sonrası kadınsal ihtiyaçlarımı ifade etmek istedim. Özellikle lohusalık dönemi zordu ve lokasyon açısından kendimi yalnız hissediyordum. Ama biliyordum ki bu duyguları yaşayan tek kişi değildim. Birbirimize ihtiyacımız vardı.

Zamanla kurduğumuz bu “community” için markalardan çok güzel dönüşler aldım ve tabi ajansların da ilgisi arttı. Temmuz 2015’ten bu yana Kadıköy Anneleri olarak Migros TV Anne-Çocuk kategorisi ile bir ortak çalışmamız mevcut. Şimdiye kadar tam 24 farklı anne/baba ve bebek/çocuk ile tam 267 adet video çekimi yaptık. Epey de deneyim kazandık tabi J Farklı markalarla video ve fotoğraf içerik projelerimiz de bununla bağlantılı şekilde devam ediyor olacak. La-roche Posay ile yine birlikte bir video çekim çalışması gerçekleştirdik, kendileriyle daha büyük projelerimiz var.

Ne tarz kurum ve markalarla işbirliğine sıcak bakıyorsunuz?

Lokal bir grubu domine ettiğimizden ağırlıkta Kadıköy’de yaşayan ailelere hitap edecek markalarla çalışmayı tercih ederim ancak daha geniş bir çevreyi kapsayacak şekilde Kadıköy Anneleri markasına zarar vermeyecek markalarla asla tek vuruşluk değil, uzun süreli, sevgi, saygı çerçevesinde anlaşmala sıcak bakıyorum.

Birlikte neler yapabilirsiniz markalarla?

Video ve metin content içerik üretimi yanı sıra organizasyon, video cast, a’dan z’ye organizasyon ve sosyal medya danışmanlığı gibi hizmetler de veriyoruz. Yeni yılda çok sevilen bir anne-bebek dergisiyle ortak organizasyonlarımız başlayacak, bunun için de çok heyecanlıyız. Profesyonel olan işim organizatörlük aslın Kadıköy Anneleri ile örtüşüyor ve nihayetinde aynı işi yapıyor oluyorum. 11 yıllık tecrübemin yansıması olarak da 2018’de daha çok markayı anneyle buluşturmayı hedefliyorum. Bu noktada pek çok büyük anne-çocuk markası için de aslında hedef kitleye ulaşabilecek konumdayım. Çünkü elimde tamamen organik olarak edinilmiş, aktif 1.000 kişilik bir data mevcut. Bunlar içerisinden Pazar araştırması, anketler, ürün deneyimleri yapılabilir. Markalara yönelik kahvaltılar, brunchlarla gerçek kişileri buluşturup, A’dan Z’yi organizasyonunu üstlenebiliriz. Sosyal medya çalışması, görsel çalışması, yazı-metin içerik gibi aslında hem reelde hem de dijitalde iletişimini yönetebiliriz.

Lokal kadın gruplarının yaygınlaşması için markalar ne gibi destekler verebilirler?

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” gibi grubun gücüne çok inanıyorum ve markaların ileriki dönemlerde bireysel bloglar kadar bizim gibi belli bir bölgeyi domine etmiş gruplara yöneleceklerini düşünüyorum. Markalar kesinlikle lokal kadın gruplarıyla ciddi anlamda çalışmayı değerlendirmeliler ki zaten bu durum onların da dikkatini çekiyor. Bir kesim bloggerlardan hoşlanırken bir kesim de uzak durmak istiyor. Dolayısıyla lokal kadın gruplarına nüfus etmek markaların güvenirliklerini de perçinleyecektir. Buluşmalarına hediye ürün, eğitim, uzman desteği verebilirler. Bütçe organizasyonlarda yer alabilirler. Markaların gerçek kişilerle yüzyüze gerçekleştireceği buluşmaların herhangi bir blogger etkinliğinden çok daha inandırıcı ve etkisi yüksek olacağına inanıyorum. Bence lokal anne gruplarının kıymeti 2018’de daha çok bilinecek.

PEDAGOGLAR VE KLİNİK PSİKOLOGLARLA İŞBİRLİĞİ YAPIN

Annelerin kendilerinin bile farkında olmadıkları dertleri var. Markanız için bir değer yaratırken, işin uzmanları ile çalışın. Sadece anneden duymak yetmez. Klinik psikologlar, pedagoglarla yapacağınız işbirlikleri sizlere bambaşka bakış açıları, farklı değerler, projeler ortaya çıkarabilir.

Virtua Danışmanlık Kurucusu Çiğdem Koşe Demiray ile annelerin sorunlarını, ihtiyaçlarını ve markaların bu dünya içerisindeki rollerini konuştuk.

Günümüz annelerinin e büyük problemi nedir?

Çocuk yetiştirirken yapılan en büyük hatalar nedir?

Kaliteli zaman geçirmek ne demek? 

Aile ve çocuk arasındaki güven bağı kaç yaş itibariyle kurulur?

Ailelerin çocuklarına dair yapabilecekleri en değerli yatırım nedir?

Teknoloji ile çocuk arasında nasıl bir denge kurulmalıdır?

Annelere, hayatlarını daha kaliteli, sağlıklı sürdürmeleri için neler önerirsiniz?

Gelecek bölümde görüşmek üzere,

Esra Baykal Güçlü

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Esra Baykal; İtalyan Filolojisi, Marmara Üniversitesi MBA mezunu, moderatör ve marka stratejistidir. Leo Burnett, Pars McCANN Erickson gibi uluslararası reklam ajanslarının yanı sıra yerel pek çok reklam ajansı, digital ajans ve kurumsal firmada marka stratejisti ve danışman olarak görev almıştır. 2012 yılından beri sahibi olduğu iletişim ve pazarlama danışmanlığı firması olan GAME KUDRA’da, ölümsüz ve zamana kafa tutan markalar yaratmak için çalışmaktadır. Game Kudra, sadece Türkiye'de değil, Arnavutluk, Azerbaycan ve Rusya'da da tüketici iç görülerine ve pazar bilgilerine hakimdir.

Bir Cevap Yazın

Devrimsel Markaların Başarısının Ardında Ne Yatıyor?

Netflix, Apple ve Spotify neden bu kadar başarılı hiç düşündünüz mü? Bu hafta Pazarlamasyon’un YouTube kanalında bu konuyu konuştuk.

Spotify’ın 58 ülkede 60 milyonun üzerinde kullanıcısı var. Bu kullanıcıların %25’i her ay düzenli para ödüyor. Keza Netflix’in 2017 sonunda dünya genelinde 117.5 milyon kullanıcısı var. Bu şirketler bu rakamlara nasıl ulaştılar, neden bu kadar başarılılar?

Daha önce Netflix’in başarısı ile ilgili tahminlerimizden bahsetmiştik. Abonelik sistemiyle düzenli kullanıcılar elde eden Spotify ve Netflix’in başarısının altında ortak neler var bunları değerlendirdik. Öncelikle her iki uygulamaya da her türlü cihazdan erişim kolaylığı olması kullanıcıların artması için çok büyük ve önemli bir etken fakat Apple da dahil olmak üzere bu üç markada da ortak olan çok daha bariz bir unsur var: Basitlik.

Apple kaç yaşında olursan ol kim olursan ol benim ürünlerimi kullanabilirsin diyor ve gerçekten Apple ürünleri herkesin kullanabileceği basitlikte tasarlanıyor. Spotify tüm müzikleri tek bir platformda topluyor, Netflix keza tüm dizilerini tek bir platformda buluşturuyor ve istediğiniz ürüne çok daha kolay ulaşma imkanı sağlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link