Devrimsel Markaların Başarısının Ardında Ne Yatıyor?

Netflix, Apple ve Spotify neden bu kadar başarılı hiç düşündünüz mü? Bu hafta Pazarlamasyon’un YouTube kanalında bu konuyu konuştuk.

Spotify’ın 58 ülkede 60 milyonun üzerinde kullanıcısı var. Bu kullanıcıların %25’i her ay düzenli para ödüyor. Keza Netflix’in 2017 sonunda dünya genelinde 117.5 milyon kullanıcısı var. Bu şirketler bu rakamlara nasıl ulaştılar, neden bu kadar başarılılar?

Daha önce Netflix’in başarısı ile ilgili tahminlerimizden bahsetmiştik. Abonelik sistemiyle düzenli kullanıcılar elde eden Spotify ve Netflix’in başarısının altında ortak neler var bunları değerlendirdik. Öncelikle her iki uygulamaya da her türlü cihazdan erişim kolaylığı olması kullanıcıların artması için çok büyük ve önemli bir etken fakat Apple da dahil olmak üzere bu üç markada da ortak olan çok daha bariz bir unsur var: Basitlik.

Apple kaç yaşında olursan ol kim olursan ol benim ürünlerimi kullanabilirsin diyor ve gerçekten Apple ürünleri herkesin kullanabileceği basitlikte tasarlanıyor. Spotify tüm müzikleri tek bir platformda topluyor, Netflix keza tüm dizilerini tek bir platformda buluşturuyor ve istediğiniz ürüne çok daha kolay ulaşma imkanı sağlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Black Mirror’ın Yeni Sezonunda İnteraktif Bir Bölüm Olacak


Netflix’in en popüler bilim-kurgu dizilerinin başında gelen Black Mirror’ın beşinci sezonunun çıkış tarihi resmi olarak duyurulmadı; ancak Bloomberg’in dün paylaştığı habere göre, dizinin yeni sezonu bu yılın sonunda yayımlanacak. Ki dizinin önceki sezonlarının çıkış tarihlerini göz önüne aldığımızda, bu iddia son derece mantıklı görünüyor. Zira dizinin üçüncü sezonu 21 Ekim 2016’da, dördüncü sezonu ise 29 Aralık 2017 tarihinde çıkış yapmıştı.

Black Mirror İzleyenlere İlginç Haber: Sosyal Skor Gerçek Oluyor

Aynı zamanda haberde bilim-kurgu dizisinin yeni sezonuyla ilgili olarak son derece dikkat çekici bir detaya da yer verildi. Bloomberg’in belirttiğine göre, Black Mirror’ın beşinci sezonunda, hikayenin gidişatına izleyicilerin karar verdiği interaktif bir bölüm yer alacak. Teknolojik gelişim ve gelecekle ilgilenen izleyicilere hitap ettiği göz önüne alındığında, dizi, bu tür bir deney için alışılmadık bir şekilde biçilmiş kaftan gibi görünüyor. Aynı zamanda Netflix, etkileşimli içeriklerin gerektirdiği akış anahtarlama gibi işlemleri gerçekleştirebilen akıllı cihazlarda yayımlanan video aracılığıyla tamamen bir akış ortamında çalıştığı için özellikle etkileşimli içerik için iyi bir konumdadır.

Bunların yanı sıra Bloomberg’in haberinde, dizinin yeni sezonundaki interaktif bölüm ile ilgili olarak hemen hemen hiç detaya yer verilmedi. Ancak Netflix’in henüz adlandırılmamış video oyunları uyarlamaları da dahil olmak üzere, çalışmaları arasında başka etkileşimli projelerin de yer aldığı iddia edildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Apple, Giderek Bir Lüks Markasına mı Dönüşüyor?

  • Geçen yıl 1000 dolar fiyat etiketine sahip ilk telefonunu çıkartan Apple’ın, bu sene de 1000 dolar ve üzeri fiyata sahip iki telefon çıkarması, şirketin bir lüks markasına dönüştüğü konusunda tartışmalara neden oldu.
  • Şirketin bu stratejisi kısa vadede gelirleri artırsa da, uzun vadede müşteri kaybı yaşanmasına ve yeni müşteri kazanma konusunda sıkıntılara neden olabilir.
  • Yeni iPhone modellerinin tahmin edilen başlangıç fiyatları, daha şimdiden Apple’ın Türkiye’deki hedef kitlesinin ve müşteri tabanının bir hayli daralacağının kanıtı gibi görünüyor.
  • İlgili Yazı: Apple, Tarihin İlk 1 Trilyon Dolarlık Şirketi Olmaya Çok Yakın

Apple, geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği etkinlikle yeni akıllı telefon serisini tanıttı ve bu akıllı telefonların en çok tartışılan taraflarından biri fiyatları oldu. Teknoloji şirketi, geçtiğimiz yıl 1000 dolar başlangıç fiyatına sahip olan ilk akıllı telefonu olan iPhone X’i piyasaya sürmüştü ve iPhone X, bu fiyat etiketiyle o zamana kadar piyasaya sürülen en yüksek fiyatlı iPhone unvanını elde etmişti. Şirket, bu seneki büyük lansmanında ise 1000 dolar ve üzeri fiyatlı iki telefon birden tanıttı. iPhone XS, 1000 dolar; iPhone XS Max ise 1100 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunuldu.

Peki bu durum, Apple’ın geleceğiyle ilgili olarak bizlere neyi işaret ediyor? Business Insider’ın belirttiğine göre, teknolojinin devinin bu stratejisi, kısa vadede büyük kazanç sağlayacak gibi görünüyor. Zira şirketin geçtiğimiz seneki deneyimi, bu konuda bizlere ciddi bir ipucu sağlıyor. Geçtiğimiz yıl içinde, şirketin akıllı telefon satışlarından elde ettiği gelir, bir önceki yılın aynı dönemine göre %13 artmıştı ve bunun en büyük sebeplerinden biri, 1000 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunulan iPhone X idi. Bununla birlikte Apple’ın yılın son çeyreğinde sattığı iPhone başına elde ettiği gelir 724 dolardı. 2 yıl önce ise bu rakam, 600 dolardan daha düşüktü.

Apple’ın Son Olarak Tanıttığı Akıllı Telefonları iPhone XS Max ve iPhone XS

Şirketin yeni stratejisi, uzun vadede, yüksek fiyatlar nedeniyle müşteri kaybı yaşanmasına neden olabilir. Bu durum, tabii ki yıllardır Apple ürünlerini kullanan koyu Apple hayranlarını fazla etkilemeyecektir; ancak Apple’a çok da bağlı olmayan kitlenin uzaklaşması olasılık dahilinde bir durum. Bununla birlikte yüksek fiyatlar, şirketin yeni müşteri elde etme konusunda sıkıntı çekmesi durumunu da beraberinde getirebilir. Aynı zamanda bu durum, mevcut Apple kullanıcılarının telefonlarını daha uzun süre kullanmalarına ve daha az sıklıkla telefon değiştirmelerine de sebep olabilir.

Bütün bunlar bir yana, Apple zaten akıllı telefon satış rakamları konusunda uzun bir süredir yerinde sayıyor. Yıllık bazda baktığımızda, şirket son dört yılın her birinde aynı sayıda telefon sattı. Hatta bu durgunluk, şirketin küresel akıllı telefon pazarında, satış rakamı bazında sahip olduğu ikincilik koltuğunu Huawei’ye devretmesine neden oldu. Üstelik akıllı telefon satışlarındaki bu durgunluk, ABD ekonomisinin büyüdüğü bir dönemde gerçekleşti. Yani bir sonraki ekonomik gerileme yaşandığında, insanlar daha uygun fiyatlı akıllı telefonlar satan diğer markalara yönelebilir ve Apple’ın satışları ciddi anlamda düşebilir.

Huawei’yi Akıllı Telefon Pazarında İkinciliğe Taşıyan Pazarlama Stratejisi

Şirket, Düşük Fiyatlı Ürünler Çıkarmaktan Vazgeçti

Apple her zaman rakiplerine göre daha yüksek fiyatlı ürünler satışa sunmuştur. Genel olarak hem iPhone’lar Android işletim sistemli rakiplerinden hem de Mac bilgisayarlar Windows işletim sistemli rakiplerinden daha pahalı olmuşturlar. Bütün bunlara rağmen Apple, yıllardır daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmek için daha uygun fiyatlı ürünler, piyasaya sürmeyi de ihmal etmiyordu. Örneğin Eylül 2015’te 649 dolar fiyat etiketine sahip iPhone 6S ve 749 dolar fiyat etiketine sahip iPhone 6S Plus’ın piyasaya sürülmesinin ardından, Mart 2016’da 399 dolar başlangıç fiyatına sahip olan iPhone SE piyasaya sürülmüştü.

Bununla birlikte Apple, yeni iPhone modellerini piyasaya sürdüğünde, sürekli olarak daha eski modellerin fiyatlarında indirime gidiyordu. Ancak şirket, bu stratejiden yavaş yavaş uzaklaşıyor gibi görünüyor. Zira Business Insider’ın paylaştığı bilgiye göre, şirket geçtiğimiz ay yeni akıllı telefonlarını tanıtırken 350 dolara satışa sunduğu iPhone SE’nin satışını durdurdu. Şu anda teknoloji şirketinin satışa sunduğu en uygun fiyatlı akıllı telefon 450 dolar başlangıç fiyatına sahip olan iPhone 7.

Türkiye’de iPhone Sahibi Olmak

Apple’ın bu yeni fiyatlandırma stratejisiyle ilgili olarak bizi ilgilendiren en önemli kısım, bu fiyatların Türkiye’deki yansıması. Son dönemde Türk lirasının dolar ve euro karşısında hızla değer kaybetmesi, özellikle elektronik ürünlerin fiyatlarının hızla artmasına neden oldu. Doğal olarak yeni çıkacak iPhone’ların Türkiye satış fiyatları da bir hayli yüksek olacak. Resmi satış fiyatları henüz belli olmasa da, özellikle iPhone XS ve iPhone XS Max’in 10.000 TL’nin üzerinde başlangıç fiyatlarına sahip olmaları bekleniyor.

Bana sorarsanız, Türkiye’de bundan önce de iPhone satın almak, birçok kişi için bir lükstü. Ancak yeni fiyatlar üstünden düşündüğümüzde, Apple’ın Türkiye için tam anlamıyla bir lüks markasına dönüştüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Bununla birlikte Samsung ve Huawei gibi markaların amiral gemisi akıllı telefonlarının bile 6-7 bin TL civarında fiyatlarla satışa sunulduğu bir ortamda, neredeyse iki katı fiyata iPhone satın almak, çoğu kullanıcı için maddi açıdan pek de mümkün olmayacaktır. Sonuç olarak yeni iPhone’ların bu fahiş fiyatları, daha şimdiden Apple’ın Türkiye’deki hedef kitlesinin ve müşteri tabanının bir hayli daralacağının kanıtı gibi görünüyor. Aynı zamanda Türkiye gibi döviz kurunun yüksek olduğu diğer ülkelerde de Apple’ın satışları ciddi oranda azalabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?