Zuckerberg, 16 Milyar Dolarla Türkiye’de Neler Yapabilir ?

Facebook, TSİ gece yarısı çok büyük bir satın alma haberini duyurdu. 16 milyar dolara dünyada her ay 450 milyon kişinin kullandığı WhasApp’ı satın aldı. (Ayrıca Facebook çalışanlar için de ayrıca ek olarak 3 milyar dolarlık bir Facebook RSU hissesini ayırmış durumda.) Facebook bu satın alma ile tarihindeki en büyük ödemeyi yapmış olacak. Teknoloji dünyasında son dönemlerdeki en büyük satın almalardan biri olan bu hamle de ödenen 16 milyar dolar oldukça dikkat çekici bir meblağ.

Biz de Pazarlamasyon olarak, bu meblağ ile Facebook’un Türkiye’de hangi satın almaları gerçekleştirebileceğini düşündük ve sizler için bir liste hazırladık.

Facebook $ 16.000.000.000 = 35.150.000.000 TL ile;

 

En Büyük 3 Bankadan Birini Satın Almak (Garanti, Akbank, İş Bankası) + HSBC TR Bonus

 

atm haber

 

Turkcell, Vodafone ve Avea’yı Satın Alıp Üçlü Çekmek

 

 

4 Tane Bim ile Türkiye’yi Hard-Discount’a Boğmak

 

 

2 Türk Telekom ile Türkiye’de İnternetsiz Ev Bırakmamak

 

7 Adet Boğaz Köprüsü ile Trafiğe Son Vermek (Bağlantı Yolları Dahil)

 

 

4 Adet Marmaray ile Pekin ve Londra’yı Bağlamaktan Beter Etmek

 

 

İstanbul’u En Uzun Metro Hattına Sahip Kent Yapmak

 

 

Türkiye’nin Köyüne Kasabasına Hızlı Tren Bağlamak

 

 

 175 Adet Türk Telekom Arena ile Bir Sonraki Avrupa Şampiyonası’nı Garantilemek

 

 

140 Tane Gareth Bale Alıp Süper Ligi Uçurmak

 

 

Mümkün, ama Mark’a da Saygı Duymak Lazım.

 

Bg36WPeIcAArqaH

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Lüks Otomobil Savaşları: BMW vs Mercedes-Benz

  • “Marka Savaşları” serisimizin bu haftaki bölümünde, Almanya’nın iki lüks otomobil markası BMW ve Mercedes-Benz’i karşılaştırdık.
  • 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi.
  • 2,29 milyon araç satış rakamına ulaşan Mercedes-Benz, 2016 yılının ardından 2017 yılında da dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu.
  • 2017 yılında dünyanın en değerli otomobil markaları sıralamasında, 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW ikinci sırada yer alırken Mercedes-Benz ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle üçüncü sırada yer alıyor.
  • İlgili Yazı: Spor Giyim Savaşları: Nike vs Adidas

Otomotiv sektörü söz konusu olduğunda akla gelen ilk ülkelerden biri hiç şüphesiz Almanya. Zira kendileri, dünyanın en iyi araçlarını üreten ülkelerin başında geliyor. Mühendislikteki başarısını otomotiv sektörüne yansıtan Almanya’nın BMW, Mercedes-Benz, Audi, Volkswagen, Opel ve Porsche gibi önemli otomobil markaları bulunuyor. Ve bu markalar arasında en çok BMW ve Mercedes-Benz arasındaki rekabet dikkat çekiyor.

Bu iki büyük otomobil markasının arasındaki rekabete, geçtiğimiz yılki araç satış rakamlarına göz atarak bir giriş yapalım. Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın paylaştığı bilgilere göre, 2017 yılında BMW, araç satışlarını bir önceki yıla göre %4,2 oranında artırarak toplamda 2,09 milyon araç sattı. Buna karşılık Mercedes-Benz ise %9,9 oranında bir artışla toplamda 2,29 milyon araç satışı gerçekleştirdi ve bu rakamla birlikte, 2016 yılından ardından ikinci kez üst üste dünyada en çok lüks araç satan otomobil markası oldu. 2016 yılından önce ise BMW, yaklaşık olarak 10 yıl boyunca global lüks araç satışları kategorisinde zirvede yer alıyordu.

İki otomobil markasının arasındaki rekabetle ilgili olarak istatistik platformu Statista’nın yayımladığı birkaç istatistiği de sizlerle paylaşalım. Bu istatistiklerden ilki, otomobil markalanın sağladığı müşteri memnuniyetiyle alakalı. 2017 yılında ABD’de, belirli otomobil ve hafif araç markaları için yapılan müşteri memnuniyeti araştırmasında, BMW 82 puan alırken Mercedes-Benz ise 84 puan aldı. Bu arada ortalama puanın 81 olduğunuda belirtelim.

Statistic: Consumer satisfaction with selected automobile and light vehicle brands in the United States in 2017 (index score) | Statista
2017 Yılında, ABD’de Otomobil ve Hafif Araç Markaları İçin Oluşturulan Müşteri Memnuniyeti İndeksi (100 Üzerinden)

Statista’nın paylaştığı bir diğer istatistik ise marka değerleriyle alakalı. Statista’nın yaptığı araştırmaya göre, 2017 yılı itibarıyla dünya genelinde otomotiv sektörü içerisindeki en değerli markalar sıralamasının zirvesinde 28,7 milyar dolarlık marka değeriyle Japon otomotiv devi Toyota yer alıyor. Listenin ikincisi sırasında 24,56 milyar dolarlık marka değeriyle BMW, üçüncü sırada ise 23,51 milyar dolarlık marka değeriyle Mercedes-Benz bulunuyor.

Statistic: Most valuable brands within the automotive sector worldwide as of 2017, by brand value (in billion U.S. dollars) | Statista
2017 Yılında Dünyanın En Değerli Otomobil Markaları

Tüketiciler İçin Hangisi Daha İyi?

U.S. News isimli internet sitesi geçtiğimiz yılın mayıs ayında yayımladığı yazıda, bu iki otomobil devini güvenilirlik, güvenlik, performans ve iç kısım gibi çeşitli kriterlere göre karşılaştırmış ve her bir kriterde hangi markanın daha iyi olduğuna karar vermiş.

Güvenilirlik: Mercedes-Benz

Bir global pazar araştırma şirketi olan J.D. Power and Associates, her yıl bir marka güvenilirlik çalışması yayımlar. Şirketin yaptığı sıralama, her otomobil markasının sahip olduğu 100 araç başına düşen sorun sayısını baz almaktadır. Mercedes-Benz, 2017 çalışmasında 100 araç başına 131 sorunla ilk beşe girdi. BMW ise 100 araç başına 139 sorunla Mercedes-Benz’in iki sıra altında yer aldı.

Güvenlik: BMW

Mayıs 2017 itibarıyla bir güvenlik derecelendirmesine sahip olan Mercedes-Benz modelleri C sınıfı (10 üzerinden 9,3 puan), GLE (10 üzerinden 9,7 puan) ve E sınıfı (10 üzerinden 10 puan) idi. BMW’nin ise 2 serisi ve X1, güvenlik derecelendirmesinde 10 üzerinden 10 puan aldı. Bununla birlikte i3, 9,9 ve X3 ise 9,7 güvenlik puanına sahip.

Performans: BMW

Son yıllarda BMW, konfora daha fazla önem veriyor. Mercedes-Benz ise performans konusunda yeni atılımlar yapıyor. Ancak puanlar, BMW’nin hala performans konusunda daha iyi olduğuna işaret ediyor.

BMW X4 ve 3 serisinin ikisi de 8,8’lik bir performans puanına sahip. X6 ve 2 serisi 8,9 performans puanı alırken X5 ve 4 serisi tam 9 puan alıyor. 5 serisi ise sahip olduğu 9,1 puan ile performans açısından en iyi BMW modeli olma özelliği taşıyor.

Gelelim Mercedes-Benz’e. Mercedes-Benz için S serisi, 9,2 performans puanıyla bu alanda zirvede yer alırken onu 8,9 puan ile SL ve CLS takip ediyor. Bütün bu BMW ve Mercedes-Benz modelleri arasında en yüksek performans puanına S serisi sahip olsa da, BMW yüksek performans puanına sahip çok fazla araç modeline sahip olması nedeniyle ön plana çıkıyor.

İç Kısım: Mercedes-Benz

Aracın iç ortamı söz konusu olduğunda, burada Mercedes-Benz’in BMW’ye karşı bir üstünlüğü bulunmaktadır. Özellikle Mercedes-Benz’in S serisi ve E serisine göz attığınızda, kabin konforunda ve tarzında ustalık sınıfı bir tasarım görürsünüz. Ki bu tasarım da S serisinin bu alanda 9,2, E serisinin ise 8,9 puana sahip olmasını sağlıyor.

BMW’ye gelecek olursak, markanın tüm modelleri 7,5 ile 8,4 arasında bir puana sahip. Mercedes-Benz tarafında ise SL, GLS, GLE, GLC ve C sınıfının tamamı 8,5 ya da daha üstü bir puana sahip. Bunların yanı sıra şaşırtıcı sayılabilecek bir şekilde, küçük araç sınıfındaki CLA sadece 6,7 puana sahip.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ekip Ruhu Geliştirmede Sıra Dışı Yöntemler Uygulayan 5 Ünlü Patron

Takım ruhu veya ekip ruhu dediğimiz kavram, aslında ne göründüğü kadar basit ne de karmaşık kurgular düşündürecek bir tanım. Çünkü ortak çalışma ve iş birliği kültüründen doğan ekip ruhu, çalışanlarınızı görev tanımlarına göre yan yana getirip “Haydi, şimdi şirketimiz için bir şeyler üretin.” demekle kotarılacak bir durum değil. Ekibinizin sadece fiziksel değil, anlayış olarak da ne kadar yan yana çalışabileceğini anlamanız ve bunu geliştirmeniz için onları mesai saatleri dışında da eğlenceli aktivitelerle bir araya getirmelisiniz.

Peki uluslararası bilinirliğe kavuşmuş, dünyanın başarılı şirketleri, aradıkları ekip ruhunu yakalamak için hangi yöntemleri seçiyor? Colonial Life’ın bu konu üzerine hazırladığı infografik, işte bu büyük markaların başındaki isimlerin, çalışanlarını birbirine daha çok kenetlemek için seçtiği sıra dışı etkinlikleri anlatıyor.

Muhtar Kent (Coca-Cola)

Örneğin içeceğin dev markası Coca Cola, bu noktada flash mobbing’in âni, alışılmadık ve farklı insanlar arasında etkileşim yaratan enerjik yapısına güveniyor. Düşünsenize! Belki de ekip ruhu ile dolu bir Coca Cola çalışanı olarak, İstiklal Caddesi’ndeki toplu bir yastık savaşında Muhtar Kent ile karşı karşıya gelirsiniz.

Coca-Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent

Marissa Mayer (Yahoo)

İnternetin kıdemli oyuncularından Yahoo ise konuya yemek kamyonu yarışmasıyla giriyor. Yemek kamyonunu kendi zevkine göre dekore eden çalışanlardan hayali yemek şirketleri için bir logo ve isim bulmaları da isteniyor ve takım üyeleri yaptıkları yemeklerle bir adım öne çıkmak arkadaşlarıyla rakip oluyor. Ne o? Yoksa CEO Marissa Mayer’in yaptığı çorbayı beğenmediniz mi?

Yahoo CEO’su Marissa Mayer

Ryan Mack (Facebook)

Facebook Boston Lideri Ryan Mack ise çalışanların birbiriyle sosyal iletişimini güçlendirmek için yeri geliyor çalışanlarının Boston Limanı’nda yelken öğrenmelerini sağlıyor, yeri geliyor havalar ısınınca onları Fenway Park’ta bir yaz partisine davet ediyor. Farklı planları olan çalışanlara gelince, onlar boks antremanlarına gidiyor, o da kafalarına yatmazsa bowling oynamaya ya da kokteyl karışım atölyelerine gidiyor. Bir Facebook Boston çalışanı olarak bir gün Bay Zuckerberg ile yelken turuna çıksanız fena mı olurdu?

Facebook Boston Lideri Ryan Mack

Brent Smart (Saatchi&Saatchi)

Uluslararası yaratıcı ajans Saatchi&Saatchi‘nin CEO’su Brent Smart ise ekip ruhu yakalamada lezzetin birleştirici gücüne inanıyor. Her ay farklı departmanlardan 20 çalışanın katıldığı aile yemeklerinde, o güne dek aynı ajansta olmalarına rağmen tanışmamış ya da yakın iletişim kurmamış kişiler nefis yemekleri tadarken bir yandan da karaoke performaslarına katılarak şarkılara eşlik ediyorlar. Karaoke dedik diye, herhalde Bay Smart’ın Serdar Ortaç şarkısı söyleyeceğini düşünmüyorsunuz değil mi?

Saatchi&Saatchi CEO’su Brent Smart

Mark Josephson (Bit.ly)

O upuzun adresleri onlar olmasa nasıl kısaltacağımızı bir düşünün. Bit.ly çalışanlarının, bizi bu sorundan kurtarırlarkenki motivasyonu, katıldıkları kokteyl buluşmalarından geliyor. Şirketin CEO’su Mark Josephson’ın ev sahipliğini üstlendiği haftalık Cocktails&Dreams etkinliklerinde, bir çalışan barmen ya da barmeyd oluyor ve tüm ekip kokteyllerini onun elinden alıp yudumluyor. İşte gerçek ekip ruhu!

Bitly CEO’su Mark Josephson

İnfografikte, Uber, GlaxoSmithKlein (GSK) ve daha birçok farklı firmanın, ekip üyelerini birbirine yakınlaştıran birçok farklı etkinliği de bulunuyor. Umarız, ülkemizde nadiren görülen bu ilginç ekip deneyimleri bizde de yaygınlaşır ve iş yerlerimizde her gün daha yüksek motivasyonla çalışırız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link