Zirvedeki Yalnızlığın Yarattığı Şımarıklık: Uludağ Limonata

Yıllar önce, “ev yapımı tadında” limonatayı şişeleyip raflara koyan Uludağ, yakaladığı pazarlama başarısıyla ne kadar övünse azdır. Ardından gelen Doğanay, Cappy, Aroma, Chat, Dimes, Ersu, Pınar, Tamek, Ülker ve Netto gibi markalara öncü oldular ve pazar liderliğini bırakmadılar. Jenerik marka olamadılar belki ama limonata denince akla ilk gelen marka olmayı hep başardılar.

Son reklam kampanyalarını gördükten sonra markanın içine düştüğü durumu zirvedeki yalnızlığın yarattığı şımarıklık olarak özetleyebiliriz. 15’er saniyelik spotlardan oluşan reklam serisinde her yemeğin yanında Uludağ limonata içebileceğimiz mesajı veriliyor. Her yemeğin yanında dedim diye abarttığımı düşünmeyin. Gerçekten her yemeğin yanında! Kebabın, mangalın, hamsinin, dönerin, ciğerin, börülcenin vs. Konumlandırmalarına öyle güveniyorlar ki sloganlarını da “Her bi’şeyin yanında” olarak belirlemişler.

http://www.youtube.com/watch?v=QhMv1uE1_ak

Limonata, düğün pastasının yanında süper gider. Kek ve kurabiyenin yanında enfes olur. Yaz sıcağında serinlemek için birebirdir. Ürünün kullanım alanı apaçık belliyken markaya inanılmaz bir özgüven gelmiş. Sıfırdan bir konumlandırma yaratmak istemişler. Ama olmamış. En basitinden bir tüketici olarak söylüyorum bunu. Geçenlerde market dolabında Uludağ Limonata görünce yüzümün ekşidiğini farkettim. Sebebi işte bu yeni konumlandırma. Ciğer ve limonata, börülce ve limonata, döner ve limonata… Hayali bile hoş değil sanki. Bende mi bir abukluk var acaba diye çevremde de ufak çaplı bir araştırma yaptım. Herkesin yüzü ekşiyor. Koskoca marka; hiç mi tadım testi yapmamış, hiç mi focus grup yapmamış anlamak mümkün değil.

http://www.youtube.com/watch?v=o5W-aJagJWI

Yıllar önce Sütaş, ayranı yeniden konumlandırmaya çalışmıştı. Buna göre, sadece yemeklerin yanında içilen bir içecek olarak bilinen ayranı sade olarak özellikle yaz sıcaklarında tüketmeleri için tüketici teşvik edildi. Bu bence bir miktar mantıklı bir konumlandırmaydı. Fakat pek başarılı oldu diyemeyiz. Uludağ Limonata o kadar bile başarılı olamayacak. Fakat başarılı olmaması markanın pazar payını da düşürmeyecek. Pazarda her şey eski tas eski hamam olacak. Olan çarçur edilen reklam bütçesine olacak. Tek kazanan reklam ajansı olacak. Bence…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

Bir Cevap Yazın

Timberland Haiti’de 30 Yıldır Ölü Olan Pamuk Üretimini Canlandırıyor

Pamuk bir zamanlar Haiti’nin en büyük dördüncü ihraç ettiği ürün iken ülkenin son pamuk üretimi 30 yıl öncesine dayanıyor. Bunun en önemli nedenleri arasında ekonominin yanlış yönetimi ve ambargolar varken her şey bir anda tersine dönüyor ve  muhteşem bir proje ile pamuk Haiti’ye tekrar kavuşuyor.

Markaların etik sorumlulukları nelerdir sizce? Bizlerin tüketmesi için üretim yapan markaların bu kaynakları koruması gerekir değil mi? Tam da bu nedenlerle Timberland, Smallholder Farmers Alliance (SFA) isimli yerel tarım örgütü ile Haiti’nin ekonomisine de bir nevi can suyu olabilecek pamuğu geri getiriyor.

Yerel Haiti pamuğunun yanı sıra, ABD, Brezilya ve Hindistan’dan alınan çok çeşitli pamuk tohumları çoktan ekildi bile.

Eğer her şey planlandığı gibi giderse, birkaç yıl içinde adadan hatırı sayılır miktarda organik pamuk, bizlere kıyafet olarak geri dönmek için işlenmeye başlayacak.

Blockchain Cotton Project isimli projede bitcoin ve kriptopara işlemlerinin takibinde kullanılan teknolojinin bir benzeri kullanılıyor. Böylelikle pamuğun tarladan ayrılması ile işlendiği merkeze ve dağıtıma götürülüşü daha düşük maliyetlerle izlenebiliyor.

Böyle bir proje ile pamuğu tekrardan en güçlü olduğu ülkelerden birisinde yeniden tarıma kazandırma fikri muhteşem. Ancak bu noktada akıllara üretim yapılan pamuğun satılması soruları geliyor. Timberland’in buna da bir cevabı olmuş elbette.

Timberland, Smallholder Farmers Alliance sponsoru olarak üretilen pamuğun potansiyel alıcısı olma hedefinde. Böylece doğaya karşı daha sorumlu bir tutum benimseyerek beş yıllık süreyi kapsaması planlanan projeye kaynak sağlıyorlar ve yıllık pamuk alımların üçte birini bu proje kapsamında sağlamayı hedefliyorlar.

Böylelikle hem ülkenin ihraç ettiği ürünler arasında ilk sıralara tekrardan yerleşen pamuk, bölge ekonomisinin canlanması ve yeni bir iş alanı yaratılması bakımından oldukça önem taşıyor.

Umarız Timberland gibi tüm markaları da sadece tüketim amacından uzaklaşarak üretim için kullandığı her malzemenin kaynağına da sorumlu bir şekilde sahip çıkarken görebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Müşteriye Çok Fazla Seçenek Sunmak Doğru Satış Stratejisi mi?

Müşterilerinize çok fazla seçenek sunduğunuz için gurur mu duyuyorsunuz yoksa pişmanlık mı? Yüzlerce seçeneği önüne serdiğiniz müşteriler sizce ne kadar mutlular?

Sizinle Barry Schwartz’ın Paradox of Choice (Tercih İkilemi) adlı kitabından belki birçoğunuzun da hatırlayacağı bir örnek paylaşayım:

Bir grup müşteriden, bazı kaliteli reçel örneklerini deneyerek seçim yapmaları istendi. Grubun yarısına 6 reçel örneği sunulurken, diğer yarısına da 24 örnek sunuldu.

Altı örnek sunulan müşterilerden %30’u reçelleri denedikten sonra alışveriş yaparken, yirmi dört örnek sunulan müşterilerin sadece %3’ü denemelerini alışverişle sonlandırdı. Bu da %90 daha az satış demekti.

Çok fazla seçenek kafa karışıklığı, daha uzun bir satın alma süreci ve nihayet daha az satış anlamına geliyor.

Süreci şöyle inceleyebiliriz:

Çok fazla seçenek çok fazla düşünmeye sevk ediyor. Bir karar vermek için çok fazla düşünmek gerektiğinde ise genellikle hiç bir şey yapmama eğiliminde oluyoruz. Kesinlikle bir seçim YAPACAĞIMIZI veya YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ bilsek bile, genel olarak kararımızı erteliyor ve bu kararı kolaylaştırmak üzere daha fazla bilgi toplamayı tercih ediyoruz.

Bu konudaki kilit nokta ise insan psikolojisindeki şu güdüden geçiyor:

Hiç kimse YANLIŞ TERCİH YAPMAYI sevmez! Haliyle zor bir seçim yapacağı zaman insanlar doğal bir eğilimle kesin bilgilere başvurma ihtiyacı duyarlar. Çünkü kendilerini yanlış bir karar verdikleri için suçlu hissetmek istemezler.

İşte müşterilerinize tatmin edici satın alma kararları verebilmeleri ve hızlı seçim yapabilmeleri için yardım etmenizi sağlayacak 4 anahtar yaklaşım:

1. Seçenekleri Azaltın:

ABD’nin ünlü yol üstü restoranlarından biri olan Sonic Drive-In’de ne kadar içecek türü bulunuyordur sizce? Tam 688.133! Çılgınca, değil mi? Peki ama menülerinde kaç tanesi sunuluyor dersiniz?

50 taneden daha az…

sonic-drive-in-menuesue

2. Satın Alma Kararını Kategorilerle Belirleyin:

Araç satın almak isteyen bir müşteri düşünün. Sıfır ve ikinci el tüm araçların bir arada olduğu araba pazarlarındaki gibi bir düzen bu müşteri için ne kadar kafa karıştırıcı ve yorucu olurdu sizce? Hatta binek araçlar, ticari araçlar ve SUV tarzı araçların hepsi dağınık bir biçimde ve rastgele bir araya toplanmış olsa? Satın alma sürecinin ne kadar uzun ve karmaşık olacağını hayal edin.

araba-pazari

3. Karar Vermek Üzere Müşterilere Yönlendirmeler ve Tavsiyeler Sunun:

Örneğin sipariş süreciniz birden fazla adımı ve seçenekleri içeriyorsa, daha hızlı karar verebilmeleri için müşterilerinize rehberlik edecek yönergeler sunun. Satın alma sürecinde ne olacağını ve bir sonraki adımda ne yapmaları gerektiğini bilmelerini sağlayın.

satin-alma-suereci

4. Yalnız Olmadıklarını Hissettirin:

Kimse yanlış karar vermeyi sevmediği için, insanlar genellikle bir seçim yapmak üzere iken daha önce başkalarının da aynı seçimi yapıp yapmadıklarına bakarlar. Tercihlerinin doğru olup olmadığından emin olmak için sosyal kanıt ararlar.

Referansların kullanımı yanlış karar verme korkusunu dindirmek üzere önemli bir katkı sağlar. Amazon sattıkları tüm ürünlerle ilgili olarak müşteri değerlendirmelerine önemli bir yer vermek suretiyle bu konuda harika bir iş çıkarmaktadır. Bu marka da aşağıdaki resimde önemli bir vurgu yapıyor. Fark ettiniz, değil mi?

referansla-pazarlama

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link