Yeni Pazarlama Trendi ”İslami Pazarlama” 1

Pazarlamayı akademik çerçeve dışında tanımlamaya kalkarsak, farklı tanımların olacağını biliyoruz. Çünkü insanlar her dönemde farklı bir pazarlama anlayışıyla pazarlama kavramıyla karşılaştı. Örneğin ailemizden yaşlı birine pazarlama nasıl bir şeydir? diye sorduğumuzda alacağımız cevap, sokak sokak, kapı kapı gezen insanların tarifinden başka bir şey olmayacaktır. Ama artık bizler, pazarlamanın bu kadar basit olmadığını hatta işletmelerin can damarını oluşturan bir kavram olduğunu biliyoruz.

Pazarlama, işletmeler, şirketler hatta bireyler için o kadar çok önem arz ediyor ki, bu yüzden her dönemin kendi pazarlama anlayışını oluştu. Mesela üreticinin ön planda olduğu tüketicinin arka planda kaldığı dönemde klasik pazarlama anlayışı, tüketicinin öne çıktığı dönemde modern pazarlama anlayışı, düzensizliğin ön plana olduğu dönemde ise post modern pazarlama anlayışı ortaya çıktı. Bugün ise; eksiden beri var olan fakat kabuğundan yeni yeni çıkan bir pazarlama baş gösteriyor. İslami pazarlama!

Pazarlama her alanda olması gereken bir kavram olmakla birlikte, iyi yapılması gereken bir unsurdur. Gıdadan kozmetiğe, otelcilikten bankacılığa birçok alanda faaliyet gösteren bir çok şirket, dini hassasiyetleri göz önünde bulundurarak yüksek Müslüman müşterilerine hizmet veya ürün ulaştırmak için yarışıyor.

Annual Trends

Dünyanın önde gelen finansal danışmanlık şirketlerinden AT Kearney’in tahminlerine göre helal ürün ve hizmetleri kapsayan pazarın büyüklüğü yaklaşık 2 trilyon dolar. Şirketler bu pazardan pay alabilmek için bu konuda üzerine düşen hassasiyeti göstermeye çalışıyor. Zaten var olan bu pazar payı, daha önceleri kendisini bu kadar çok gösteremiyordu. Çünkü öncesinden gelen bir genel kabulle, batılı halkın Müslüman kesime bakış açısı normal değildi. Ve 11 Eylül 2001 yılında yapılan ikiz kule saldırıları da Müslümanları küreleşmenin önünde duran bir unsur olarak gösterdi.  Tüm bu gelişmeler Müslümanların kabuklarından çıkmamasına sebep oldu.

Zamanın birçok şeyi değiştirdiği gibi artık bu genel kabulde kendini değişime bıraktı. Ciddi bir tüketim potansiyeli taşıyan Müslüman halkı, pazarlamacılar için keşfedilmemiş bir pazar olarak kendini yeniledi.

Finansal araçlar yoluyla aşırı fiyatlandırma yapmamak, ahlaklı çalışan firmalarla işbirliği yapmak bir işletmenin helal uygulamaları arasında sayılabilmektedir. Yani Müslüman kitleye hitap edebilmek için sayılan bu unsurları göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü 2012 yılında kurulan Ogilvy Noor ajansı, Müslüman tüketicilere yönelik pazarlama faaliyetleri yürüten markalara danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu ajans Müslüman dostu markaları değerlendirerek ve derecelendirerek bir marka endeksi yayınlıyor. Bu unsurları göz önüne almazsanız değerlendireniz ve derecelendirmeniz düşük olacağından 2 Trilyon dolarlık pazardan istediğiniz payı alamayacaksınızdır.

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2012 yılında mezun oldu. Üniversiteyi okurken Genç Girişimciler Topluluğu’nun Başkanlığını yaptı. Bir dönem Fransa’ya gitti. İletişim, reklam, sosyal medya, marka ve pazarlama, İK konularına çok ilgili. Şu anda bir şirkette İK ve kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalışıyor. Kariyeri için düşündüğü çok iyi adımlar var; fakat uygun zamanı bekliyor.

1 Comment

  1. Evet.
    Bu konu bir uygulama metodu değil bir kültür ve insani değerler sorunudur.
    Rusya’da bu konuda başarılı bir model biliyorum.
    Detayı bedava değil…

Bir Cevap Yazın

UberEATS Sanal Restoranlardan Yemek Siparişi Almaya Başladı 0

Uber’in bir araç paylaşım servisi olmaktan öte, yemek siparişi vermenizi sağlayan hizmeti UberEATS, çalıştığı fiziksel restoran sayısına sanal restoranları da ekleyerek yemek servisinde yeni bir dönem açtı.

Teknik olarak kişilere sevdikleri restoranlardan yemek şiparişi vermelerine olanak sağlayan bir yemek teslimatı platformu olan UberEATS servisi henüz ülkemizde hizmet vermeye başlamadı.

Müşterilerinin geniş yelpazedeki yemek tercihlerine daha fazla restoran ile yanıt vermeye çalışan servis, müşterileri kolay bulabilecekleri lezzetlerin yanında spesifik tatlara da ulaşabilsinler diye testler yaparak sanal restoranlar piyasasına girmeye hazırlanan şirket tabiri caizse müşterilerin yemek zevklerini ince ince araştırıyor.

Uygulama üzerinden yemek istediği şeyi yakınlarındaki restoranlarda bulamayan müşterileri için, bölgedeki restoranlara “kanıtlı talepler” ile gidiyor ve yemek bilgilerini paylaşıyor. Eğer yakınlardaki restoranlar bu taleplerle ilgilenir ve yemeği uygulama üzerinden sunmaya karar verirse UberEATS üzerinden sanal bir restoran oluşturabiliyor.

Henüz yapım aşamasında olan sanal restoran konsepti halihazırda birkaç restoran tarafından kullanılmaya başlandı bile.

Aslında yeni bir “icat” olduğunu söyleyemeyeceğimiz sanal restoran konsepti DoorDash ve Grubhub tarafından kendi müşterilerine sunuluyor. Hatta bu yılın başında GrubHub ise Green Summit Group isimli bir mutfak kullanarak dokuz farklı sanal restoran girişimine 1 milyon $ yatırım yaptı.

Görünen o ki sanal mutfak konsepti yayılmaya başlamış. Belki de aynı model ülkemizde en fazla bilinen yemek sipariş uygulaması Yemek Sepeti tarafından da hayata geçirilebilir. Ne dersiniz?

 

 

Geçmişten Feyz Alarak Gelecekteki Müşteri Deneyimini Tasarlamak 0

“İleriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz; bunu sadece geriye bakarak yapabilirsiniz. Bu yüzden noktaların gelecekte bir şekilde birleşeceğine güvenmelisiniz. İster kader deyin, ister karma – Bir şeye güvenmelisiniz. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman yarı yolda bırakmadı. Hayatımın değişmesi buna bağlıydı.” Steve Jobs

Steve Jobs’un da dediği gibi, doğru ve kalıcı bir müşteri deneyimi yaratmak istiyorsanız çoğu zaman geçmişe bakmak zorundasınız. İnsanoğlu varolmaya başladığı günden beri, kendini en konforlu, faydalı, korunaklı ve iyi hissettirecek alanlar yaratmak ve keşifler yapmak zorunda kaldı. Aksi durumda evrenin bu uçsuz bucaksız devasa keşmekeşi içinde, insan kadar zayıf (bedenen) bir canlının hayatta kalabilmesi mümkün olabilir miydi? Yaşamı keşfederken bertaraf etmeye çalıştığımız sorunlarımız bir yana, aslında aldığımız farklı hazlar bizi hep bir sonraki keşfe zorladı. Bugün geldiğimiz noktada ise tüketiciler eğer bir şeylere erişmek ve onu elde etmek istiyorsa, mesafelerin, paranın, bazen de tüm koşullarının ne kadar zor olduğunun pek de önemi kalmıyor. Çünkü insandaki o bitmek bilmeyen merak duygusu, o deneyimi mutlaka bir gün en azından bir defa yaşaması gerektiğini tetikliyor.

Şimdi biraz geçmişe dönelim ve tüketici deneyimlerinin nereden nereye geldiğine bakalım. Çevirmeli kocaman telefonların evlerimize ilk girdiği ve evin en nadide köşesinde beyaz dantelalı örtüsü ile yer aldığı yılları hatırlayanlar, evde anne-baba yokken gereksiz telefon kullanımının önüne geçmek için çevirmeli tuşlara takılan metalden kilitleri de hatırlarlar. Kesin çözüm olduğuna inanılan o yıllardaki bu keşif, bugün mobil telefonlarda “tuş kilidi” olarak kullanılmaya başlandı. Araç telefonları ile başlayan erişilebilirlik  merakı had safhaya gelince kocaman Motorola telefonlar cep telefonu diye satışa sunuldu. Ancak bu çok büyük ve ağır telefonların tüketici açısından kullanımı oldukça rahatsız ve konforsunuz olduğundan kısa zaman içinde kibrit kutusundan neredeyse biraz büyük telefonlar tasarlandı. Müzik o zaman da, şimdi de ruhun gıdası. Kaset-çalarla başlayan akım Walkman ile devam etti. O yıllarda özellikle gençler tarafından tercih edilen, keyifli ve lüx bir akım olan walkman, tüketicinin konforu düşünüldüğünde ağır ve kaba idi. CD teknolojisi başlayınca CD çalarlar (Discman) walkman’lerin yerine geçti ve kısa zamanda da ipod’larla dünyanın müziği ceplerimize girdi. Video kaset çalar devri kocaman kaset betamax’larla başladı. Küçük VHS lerle devam etti. Hatta öyle ki sadece bu kasetleri almak yetmiyordu, yanında da kaseti saran aletler vardı herkesin evinde. CD teknolojisi bu dünyaya da el attı ve DVD – VCD player’lar hala bazılarımızın evlerinde varolmaya devam ediyor.

Tüketici, televizyonlardaki tek kanal devrini bitireli yıllar oldu. Artık evlerimizde yüzlerce kanal var ve aslına bakarsanız sadece 10 veya 20 tanesi yoğun kullanılıyor. Ama olsun, evimizde bulunsun belki bir gün lazım olur diyoruz.

Tüplü televizyonlar yerini plazmalara ve daha sonra LED ve Smart televizyonlara bıraktı. Hatta o zamanın tüplü televizyonları ani elektrik akımından zarar görmesin diye regülatörler vardı. Çatı antenleri yerini çanak antenlere ve hatta internet altyapılı vericilere bıraktı. Artık televizyonlar sadece kendilerinden beklenen hizmeti vermiyor, aynı zamanda bir bilgisayarda ne yapıyorsanız onu da yapmanızı sağlıyor. Cep telefonlarımıza sadece telefon demek sanırım haksızlık olur.

Tüm bu saydıklarım cok değil 15-20 yılda oldu. Her şeyi ne kadar hızlı tüketiyoruz. Aslında ürün değildi istediğimiz, farklı deneyimlerdi. Sadece ürün olsaydı walkman müzik dinleme işini yapıyordu. Ipod’a ne gerek vardı. Veya tüplü tv’de de toplamda 10 – 15 kanal zaten izlerdik. Ama insanın özündeki o konformist yapı merakı tetikliyor, o da farklı deneyimlere kapı açıyor. Neden aynı uçağın business koltuğunda oturmak için can atıyoruz? En azından bir kere bile olsa denemek istiyoruz. Oysa diğer koltuklara göre çoğu zaman 2 veya 3 katı pahalı. Ama burada o deneyimi yaşamak paranın değerinden daha önemli. Walkman’den CD çalardan kat kat pahalı olan Ipod piyasaya sürülürken Steve Jobs asla fiyata takılmadı. Satılsın diye ucuz bir değer biçmedi. Çünkü o, ürünün (Ipod) değil, deneyimin satılacağına inanıyordu. İnsanlara bir ürün veya hizmet satmak istiyorsanız fayda ve deneyimi ön plana çıkarmak zorundasınız. Müşterileriniz bu deneyimi yaşamak için can atmalılar. Teknolojinin bu kadar hızla hayatımıza girdiği bu yüzyılda şu an belki de hayal bile edemediğimiz deneyimler tasarlanıyordur bizim için. Şu anda bu yazıyı okurken de hayal ettiğiniz bir deneyim mutlaka bir gün gerçek olacaktır.

Çünkü unutmayın Pablo Picasso’nun da dediği gibi “Hayal Edebildiğin Her Şey Gerçektir”

Sevgiyle kalın.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link