Yeni Ödeme Sistemi: Güldüğün Kadar Öde!

Ülkemizde kültürel ve sanatsal etkinliklerine gösterilen ilginin, gelişmiş dünya ülkelere nazaran bir hayli düşük olduğu biliniyor. Buna rağmen ülkemizde bazı etkinlikleri üstlenen şirketler bu sektörden önemli gelirler elde ediyor. Etkinlikleri düzenleyen şirketler farklı pazarlama araçları ile hedef kitlenin ilgisini çekebilmek için önemli vaatlerde bulunuyor. “Çatlama Garantili Stand-Up” veya “Ağlama Garantili Gösteri” gibi reklam vaatleri…

Peki bu vaat edilen gösteriler, seyircilerin ne kadarını tatmin ediyor?

Bir stand-up gösterisinden soruyu yanıtlayacak olursak; bu soruya net bir cevap vermemiz zor olacaktır. Çünkü herkesin espri anlayışı farklı olduğundan, bir seyirci gösteri boyunca 20 kez gülmüş ise diğeri gösteri sonunda 50 kez gülmüş olabilir. Bunu fiyata dökecek olursak az gülen ile çok gülen aynı bilet parası vermekte. Birilerine haksızlık edilmiş gibi gözüküyor. Bunun tartışmasını yaparken Cem Yılmaz’ın bir sözü aklıma geliyor “Bedavaya kimse gülmüyor, parayla alınmış bir biletin hissiyatı aynı olmuyor.“ Bu çok derin bir mevzu, bundan dolayı konuyu daha fazla uzatmayıp, bu tartışmayı psikologlara bırakmak en iyisi olacak.

Barselona şehrinde bir Komedi Kulübü bu haksızlığın önüne geçebilmek için adaletli bir ödeme sistemi geliştirmiş: Pay-Per-Laugh (Güldüğün Kadar Öde). Gösteri sırasında her seyircinin önüne bir tablet monte ediliyor. Başarılı bir uygulamayla tabletin kamerasından seyircinin ne kadar güldüğü veya ağladığı tespit edildikten sonra, gösterinin formatına göre gösterinin sonunda her seyirciden güldüğü yada ağladığı kadar ücret talep ediliyor. Bu adaletli ödeme sistemi kesinlikle Türkiye’de de hayata geçirilmeli. Bu konuyla ilgili en çok Cem Yılmaz’ın sitemleri söz konusu. İleride olurda bu ödeme sistemine geçilirse, Cem Yılmaz’ın mevcut ödenen gösteri fiyatlar arasında nasıl bir fiyat farkı çıkar açıkçası çok merak ederim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Haftanın Gündemi #66

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 7 – 13 Ekim arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tasarım Pazarlamayı Öldürecek mi?

Ikea’nın eski tasarım şefi Marcus Engman, son 6 yıldır Ikea tasarımlarını başarılı bir şekilde yürütmüştü. 2012’den beri Ikea’ya benzersiz tasarımlar yapan Engman geçtiğimiz günlerde kendi tasarım danışmanlığını kurmak için işten ayrıldığını belirtti.

[Fotoğraf: Ikea]

Engman bu ay kendi tasarım danışmanlığını yapmaya hazırlanırken, Bloomberg Businessweek’e tasarım, iş ve şeffaflığın önemi hakkında konuştu, biz de sizler için Engman’ın tasarım ve pazarlamayla ilgili öngörülerini sizler için derledik.

Reklam satın alımlarında para harcamak yerine, Engman şirketlere tasarımlarıyla kendilerini pazarlamayı öğretmek istiyor.

Engman şöyle diyor; “Gerçekten de tasarım olan bir pazarlama alternatifinin olduğunu göstermek istiyorum. “Eğer tasarım ve iletişim ile doğru bir şekilde çalışıyorsanız, medyaya o kadar ihtiyacınız olmadan pazarlamanızı gerçekleştirebilirsiniz.”  Tasarım her zaman ön planda ön planda olmuştur. Artık işlerin nasıl yapıldığına odaklanma biraz değişmiştir, en büyük başarılarımızdan biri, tasarımımızın ortak bir diline benzeyen, kendi tasarım anlayışımızla (demokratik tasarım olarak adlandırdığımız) çalışmaya başladığımızı düşünüyorum. Birçok büyük şirketin tasarım uğraştığı bir sorun ve şirketin farklı bölümlerinin birbirini anlamadığı yönünde olduğunu düşünüyorum. Tasarımı ifade etmek için 5 temel özellik sayabilirim [biçim, işlev, kalite, sürdürülebilirlik ve satın alınabilirlik] herkesin ürün hakkında konuşmasını kolaylaştırmak böylelikle daha kolay bir hal alır.

Tüketici Odaklı Bir Dünyada Tasarım Büyük Bir Satış Noktası Haline Geldi

Tüketici-odaklı bir dünyada tasarım büyük bir satış noktası haline geldi. Tüketiciler, satın aldığımız ürünlerin arkasındaki niyet ve motivasyonu duymak için bu ürünleri tercih etmekte.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link