Yeni Nesil Satış Stratejisi: Kutuplaştırmak

Markanızın satışlarını artırmak için tutkulu aleyhtarlarınızı el üstünde tutmanız gerektiğini söylesem şaşırır mısınız? Artık şaşırmayın. Kraft’ın 2011 yılında bölünme etkisi yaratma amaçlı başladığı kampanya, markanın sevenleri ve nefret edenlerini daha çok kızıştırınca ortaya güzel bir sonuç çıktı. Sizden nefret ediyor olabilirler, bırakın bu avantaja dönüşsün. Nasıl mı?

Öncelikle her seferinde söylediğimiz gibi can dostumuz, yol arkadaşımız “sosyal medya” sayesinde. İnsanlar size dur durak bilmeden, buldukları her mecradan nefret söylemleri yayınlarken, onları gizlemek ve yok saymak markanıza da elveda demek olur. Öncelikle kutuplaştırıcı markalardan mısınız onu analiz etmek gerekir. Ürününüze ilişkin yapılan beğeni testini göz önünde bulundurduğunuz zaman aşağıdaki oranları değerlemeye aldığınız zaman “1 – 2” ve “7 – 8” numaraları arasındaki dengeye bakın. Hemen hemen eşit değerlere ulaştıysanız tebrik ederim artık siz de diğerleri gibi bir “kutuplaştırıcı markasınız”.

1 = nefret ettim
2 = hiç sevmedim
3 = çok sevmedim
4 = sevmedim
5 = kararsızım
6 = sevdim
7 = çok sevdim
8 = bayıldım

Peki bundan sonra izlemeniz gereken yol nedir? Aslında temelde 3 farklı seçeneğiniz var:

Markanızdan nefret edenleri sakinleştirin : Markanız kulaktan kulağa övgü aldığı gibi, nefreti de bu şekilde büyümüştür. Bu yüzden de sosyal medya aracılığıyla size en çok karşı çıkan, her fırsatta kötüleyen kişileri bulun ve onların denemesi için onlara özel ürünler göndererek “baştan tanışın.” Hatta mümkünse bu kişilerle bir buluşma organize ederek neden bu kadar sevilmediğinizi öğrenip geçerli sebeplere çözüm üretin. Yani o kişileri görmezden gelmeden gönüllünüz haline getirin.

Markanızdan nefret edenleri kışkırtın :  Eğer sevenlerinizin bağlılığından eminseniz diğerine göre biraz daha riskli olan bu yolu seçebilirsiniz. Bir tartışma yaratın ve bırakın destekçileriniz sizi savunsun. Bu sayede 5 numaralı kararsız tüketiciler de bir markanın bu kadar desteklenmesinden etkilenerek sizin safınıza geçecektir.

Kutuplaştırıcı davranışları kuvvetlendirin : İflah olmaz destekçilerinizin sadakatini artırabilmek için hali hazırda kutuplaşma etkisi yaratmış olan ürünü geliştirmek bu stratejinin bir parçası. Tuzlu bir İngiliz baharatı olan Marmite keskin tadı dolayısıyla piyasaya sürüldüğünden beri kutuplaştırıcı markalar arasında yer aldı. “İster sev ister nefret et” anlamına gelen “Love it or hate it” sloganı da bu tutumlarını doğrular nitelikte. Onların da uyguladığı bu strateji ile destekçilerinin coşkusunun artırılması için daha keskin tadı olan bir baharat çıkarıp sosyal medyadan belirlediği 30 gönüllüsünü de lezzet testine davet etti. Bu sayede şirketin web sitesi 50 binin üzerinde ziyaretçi aldı.

Görünen o ki, kimsenin sizi sevmesini sağlayamadığınız gibi nefret etmesini de engelleyemiyorsunuz. Ancak madem devir değişti o zaman bu kuralı da değiştirmek gerekli. Dostunuzu yakın, düşmanınızı daha yakın tutun ki, bu işten siz karlı çıkın!

kutuplastirici-marka

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstemeyerek okuduğum İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olup asla yapmam dediğim "pazarlamacı" kimliğim ile karşınızdayım. Özellikle de dijital pazarlamaya bayılır, WOMM 'un gücüne inanır, yeni stratejiler peşinde koşarım.

Bir Cevap Yazın

Amazon, Artık Resmen Türkiye’de

Amazon’un Türkiye pazarına gireceğini biliyorduk ancak uzun bir zamandır ne zaman gireceği konuşuluyordu. Hatta yakın bir zamanda bu girişin ertelendiğine dair bazı söylentiler çıkmıştı. Amazon’un tr uzantılı sitesinde ise Amazon Türkiye’ye girişini duyurdu ve bugün itibarıyla Türkiye’ye resmen girmiş bulundu. 

Bu açılış sayfasından sonra Amazon Türkiye ekibini bizlerle tanıştıran kısa bir video geliyor. Amazon’un çalışma ortamını ve Amazon Türkiye’nin çalışanlarını görüyor ve dinliyoruz.

Kendi içindeki karşılaştırmalı fiyatlarla en uygun ürünü bulmanızı sağlayan Amazon aynı zamanda ilgilendiğiniz ürünü sipariş ederseniz ne zaman teslim alacağınızı da söylüyor. Türkiye kısa zamanda Amazon’a uyum sağlayacak gibi duruyor.

Amazon’un gelişi hakkında siz ne düşünüyorsunuz, alışverişe hazır mısınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Küresel Ticaret Savaşlarının Yeni Cephesi: Marka ve İtibar Yönetimi

Ticaret savaşlarıyla birlikte dünyada kartlar yeniden karılırken, şirketler, marka ve itibar riski taşıyan kriz durumlarını yönetemediklerinde yıllar içerisinde elde ettikleri kazanımlarını bir çırpıda kaybedebiliyor. Bu konuda hazırlıklı olmak risk yönetimini şirket içi bir kültür olarak benimsemek ve profesyonel danışmanlık almaktan geçiyor.

Son dönemde kutuplaşan dünya ve başlatılan küresel ticaret savaşları ile birlikte, marka itibarı konusu iş dünyasında hiç olmadığı kadar dikkatleri üzerine çekiyor. Yönetim Kurulu toplantılarının gündemlerinden neredeyse hiç düşmeyen marka itibarı konusu büyük ve köklü şirketlerin bile her an karşı karşıya kalabileceği riskleri de beraberinde getiriyor. Risk, sigorta, reasürans, emeklilik, insan kaynakları çözümleri, sağlık ve yan haklar konularında profesyonel hizmetler sunan Aon’un 64 ülkedeki 33 farklı sektörde faaliyet gösteren 1843 şirketin katılımıyla gerçekleştirdiği Aon 2017 Global Risk Yönetimi anketine göre marka ve itibar riskleri birinci sırada yer alıyor. Ancak, anket sonuçları önemli bir gerçeği de gözler önüne seriyor: Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 51’i marka ve itibar riskleriyle baş etmeye yeterince hazır olduklarını düşünüyor.

Bu sonucu değerlendiren Aon Risk Yönetim Danışmanlığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Eryaman şunları söyledi: “Aon’un Global Risk Yönetimi anketinden çıkan sonuçların geneli bugüne kadar risk yönetim uzmanlarının ve hemen hemen tüm sektörlerin aşina olduğu risklerden oluşuyor. Ancak, detaylı bir inceleme yaptığımızda firmaların yeni yeni konuşmaya başladığı marka ve itibar riski gibi risklerin geleneksel olarak gündemden düşmeyen risklerle iç içe geçerek firmalar nezdinde daha ciddi endişelere yol açtığını görüyoruz. İş dünyasının başarılı ismi Warren Buffet’ın o meşhur sözü marka ve itibar konusunun önemini en güzel şekilde özetliyor: ‘İtibar kazanmak 20 yıl sürer; kaybetmekse 5 dakika!’ Şirketler, yıllar içinde çok yoğun çaba ve dikkatle oluşturdukları tüm varlıkları, itibar ve marka değeri riski doğuran kriz durumlarını doğru şekilde yönetemediklerinde bir çırpıda yitirebiliyor. Bu noktada marka ve itibar risklerinin ön görülerek hesaplanması ve bu konuda gerekli profesyonel çözüm ve danışmanlık hizmetlerine başvurulması büyük önem arz ediyor. Bizim de tecrübe edip gözlemlediğimiz üzere risk yönetimini şirket politikalarında önceliklendirip kültür haline getiren ve risk yönetimi ve transferi konusunda profesyonel danışmanlık alan şirketlerin marka itibarı yükseliyor. Dünyanın önder marka değerlendirme şirketi Brand Finance’in Türkiye’nin 2018’deki En Değerli 100 Markası raporunda ilk 50 sırada yer alan markaların büyük bir kısmının profesyonel risk yönetim ve hizmetlerine başvurarak risk yönetimini kurum içi stratejik politikalarla önemli bir odak noktası haline getirdiklerini görüyoruz.”

Aon’dan, marka ve itibar risklerine karşı şirketlere 5 etkin tavsiye

Aon, şirketleri iflas ve batma noktasına götürebilecek büyük çaplı siber saldırılar, veri ihlalleri, kaçınması zor endüstriyel kazalar ve skandallara karşı şirketleri öngörülmesi zor marka ve itibar kayıplarına karşı hazırlayacak önemli öneriler sunuyor.

  1. Geçmiş krizlerden ders çıkarmak: Kurumlar geçmişi anlayarak ve hatalarından ders çıkararak, marka ve itibar riski içeren kriz durumlarında doğru hareket edebilme imkanına sahip olabilir. Bunun için kurumların, ne tür zafiyetlere sahip olduklarını ve faaliyet gösterdikleri sektörün ne tür krizli durumlara eğilimli olduğu, geçmişte yaşanan olaylardan yola çıkarak bütüncül bir yaklaşım ile analiz etmesi önem arz ediyor.
  2. Stratejik ekipler kurmak: Her şeyden önce, kurumların kriz durumlarında koordineli, hızlı ve etkin bir şekilde harekete geçebilmesi gerekiyor. Bu sebeple Aon, kriz zamanında ilk elden sorumluluk alması gereken strateji takımları oluştururken, özellikle iç ve dış iletişimin doğru ve etkili yönetimi için kurumsal iletişim ekiplerinin yanı sıra, Hukuk ve Uyum departmanları ile İnsan Kaynakları departmanlarından da temsilcilere bu ekipler içerisinde yer verilmesini öneriyor. Organizasyonun kilit noktalarından temsilcileri bir araya getirecek strateji ekipleri kriz durumunun doğru koordine edilebilmesini ve kararların doğru ve hızlı bir şekilde alınmasını mümkün kılıyor.
  3. Kriz eğitimleri planlamak: Kurumların karşılaşabilecekleri kriz türlerine dair sahip oldukları güçlü farkındalık ile, krize müdahaleye yönelik tatbikatlar, müdahale senaryoları ve uygulamalı eğitimler düzenlemesi büyük önem arz ediyor. Bu tür eğitim ve hazırlıklar krizin oluşmasına engel olmasa da kurumların doğru tepki vermesine ve krizin etkilerinin azaltılmasına yardımcı oluyor.
  4. Müşteri ve çalışanlara kulak vermek: Günümüzde kesintisiz bilgi akışı ve sosyal medyanın egemen konumu, kurumların iletişim kanallarını hiç olmadığı kadar büyük bir dikkat ile ele alması gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Kurumların, kriz iletişim stratejilerini, müşterilerin ve çalışanların endişe ve sorunlarını dikkate alarak şekillendirmeleri krize müdahalede etkili sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
  5. Sosyal medyayı etkin kullanmak: Kriz dönemlerinde, sosyal medyanın baş edilmesi zor bir faktör olduğu düşünülse de aslında etkili bir sosyal medya kullanımı kriz iletişiminde son derece önemli bir rol oynuyor. Sosyal medya kanallarını etkin kullanmak, şirketin krizle ilgili tepkileri ve krizin nasıl bir seyir gösterdiğini gerçek zamanlı olarak tespit etmesini sağlıyor. Aynı zamanda, kamuoyuyla doğrudan ve kısa sürede diyalog oluşturmak için gerekli zeminin oluşturulmasına yardımcı oluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?