Yeni Nesil Pazarlamada ‘Değişim Etkisi’

Eskiden baş edilmesi gereken en önemli konumuz tek kelimeydi;

Rekabet.

O zaman bilirdik, köklü, eski ve şeffaf markalar canlı kalacak. Her nesilde hatırlanan, sevilen marka olmanın tek yolu da buradan geçiyordu.

Yani rekabette diri kalabilmekten.

Şimdi baş edilmesi gereken en önemli konumuz ise yine tek kelime;

Değişim.

Değişim, yeni dünya düzeninde eskiden insanların sorunuyken artık markaların da en büyük belası.

Değişime alışamayan, bunu kabullenemeyen ve değişmenin doğru yollarını keşfedemeyen markalar, köklü de olsalar ayakta duramıyor olduklarını yavaş yavaş göstermeye başladılar.

Değişime ayak uydurma süreçleri farklı yollarla olabilir.

marketing

Belki logo yenilemek istersiniz mesela. Son dönemde bunu sıkça yapan markalar var. Dünyaya bakış açılarını değiştirdiklerini, gençleştiklerini ve yeni dünya düzeninde ‘yepyeni’ olduklarını bağıran markalar var. Burada önemli olan şey logo ve renklerin yanında hizmet ve ürün mantığının da bu yolda değişime uğramış olmasıdır. Nitekim bu kısım şirketlerin en zor yürüttükleri süreç. Ancak en önemli kısım, burası.

Bir diğer yöntem ise, dijitalleşen, deli dolu olan dünya düzeninde, her trendi anında yakalayarak, sosyal bir duruş, siyasi bir görüş ve hızla yönetilen bir sürece sahip olmak.

Örneğin; H&M bu anlamda en başarılı örneklerden biri. Hem fiyat dengesini ve bu anlamda vaat ettiğini muhteşem yönetiyor, hem de iletişimde kendi duruşuyla, yeniçağda kimin tarafını seçtiğini bağırıyor. H&M iletişimde Premium dururken, fiyat ve ürün hızı süreçlerinde orta sınıfta durmayı seçiyor. Bu iletişim aslında ucuz olmanın, imaj sahibi olmayı engellemediğini de bağıran bir iletişim tonu yakalıyor.

Yeniçağ şunu söylüyor: değişmelisin!

Değişirken çağa ayak uydurmalısın. Yeniçağ ise sana aşırılıklar konusunun kavramsal olarak değiştiğini söylüyor. Artık daha başka bir yola doğru giriliyor.

İnsanlar artık daha lüksler, daha fazlaları için değil, hayatta kalan olmak için öğreniyor ve tüketiyor. Dünyanın kendi içindeki devinimi de bu yolda değişiyor. Dünya yok olmamak için direniyor. İnsan da buna ayak uydurarak, ayakta kalmanın yollarını keşfetmeye çalışıyor. Markalar aynı yerde kalabilir mi? Mümkün değil.

Değişim, yeni pazarlamanın ve marka kavramının reddedilemez tanımı.

Değişmelisin.

Değişmezsen, yok olursun.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon’da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra’da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu’da İçerik Pazarlama’cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Drone’la Mangal Yapan Millet, Influencer Marketing’i Yemez

Evet, biliyorum geleneksel reklam verme yöntemleri giderek etkisini kaybediyor. Evet, biliyorum markalar kendilerini ifade etmekte ve günde ortalama 3000 pazarlama mesajını alan tüketicinin beyninde yer edinmekte zorlanıyorlar. Biliyorum, biliyorum… Ama burası Türkiye. Burada durum biraz daha farklı işliyor. Gelin biraz pazarın dinamiklerine biraz da rakamlara bakalım.

Tüm dünyada Instagram influencer pazarı 1 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakamın 2019’da 2 katına çıkması bekleniyor. Bu işin Instagram kısmı tabii ki. Twitter’ı, Facebook’u, LinkedIn’i derken 10 milyar doların üzerine çıkan bir pazardan söz ediyoruz aslında. Türkiye’de ise durum farklı. 2020 itibariyle influencer marketing’in Türkiye’de 100 milyon TL’lik bir pazar olacağı tahmin ediliyor.

Şimdi biraz da araştırmalara gözatalım. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarına göre fenomenlerin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor.

Benzer bir durum bizim sosyal medya anketimizde de gerçekleşti. Sonuçları hemen aşağıda.

İşin ilginci, yurtdışında yapılan araştırmalar, influencer’ların satın alım kararlarında çok daha etkili olduğunu söylüyor. Ancak Türk insanı için çok da geçerli değil bu. Çünkü biz samimiyiz, açıkgözlüyüz, hangi hamlenin ne için yapıldığını biliyor; işin içine markanın girdiğini ve reklam yapmaya çalıştığını hemen anlıyoruz. O yüzden de ortalama bir paylaşımda binlerce etkileşim alan influencer’lar, marka paylaşımlarında neredeyse hiç etkileşim alamıyorlar.

Markaların bu toplumu gözardı etmemesi gerekiyor. Bu toplum, aşağıya düşen eşyasını almak için elektrikli süpürgeyi aşağıya sarkıtan, mangal közünü alevlendirmek için drone kullanan bir toplum. Bu toplum samimi olan şey ile samimi olmayan bir şeyi ayırt etmesini çok biliyor.

Zamanında “Fanta’ya “Sarı Kola” Diyen İnsana Storytelling Yapmak mı?” diye sormuş ve şöyle demiştim; “Bir pazarlamacının en büyük görevidir içinde bulunduğu toplumu anlayabilmek ve buna göre stratejiler üretebilmek. Çoğu zaman gerçek dünyayı kendi yaşadığımız dünya ile karıştırıyoruz; ondandır bu cümlelerim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

McDonald’s’tan Pazartesi Günlerine Özel Kahve İkramı

Türkiye’de de oldukça sevilen fast food restoranı McDonald’s, artık her pazartesi filtre kahvesini misafirlerine ücretsiz ikram edecek. Kampanya sadece Pazartesi günleri, küçük boy filtre kahve için seçili restoranlarda geçerli olup AloServis’te geçerli olmayacak.

255 restoranıyla Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren McDonald’s artık her pazartesi günü misafirlerine filtre kahve hediye ediyor. Haftanın ilk gününde, ofis yolu gözünde büyüyenler, gün boyu uykusuzluk çeken ve asık suratla gezen pazartesi mağdurlarının ilk durağı artık McDonald’s olacak. İyi hissettiren anların adresi McDonald’s’ta özenle seçilmiş yüzde 100 Arabica çekirdeklerinden hazırlanan nefis filtre kahvesi, mükemmel kıvam-aroma dengesi yaratılarak hazırlanıyor.

Türkiye’de McDonald’s

‘BrandZ En Değerli 100 Küresel Marka’ çalışmasına ve Interbrand 2016 araştırmasına göre, dünyanın en değerli 12’inci markası olan Türkiye’de ilk restoranını 1986 yılında açan McDonald’s, 2005 yılından bu yana Anadolu Grubu (Anadolu Endüstri Holding) çatısı altında faaliyet göstermektedir. McDonald’s, bugün yaklaşık 260 restoranı ve 6000 civarında çalışanı ile yılda 100 milyon kişiye hizmet vermektedir. McDonald’s, sunduğu ürün ve hizmetlerin %98’ini Türkiye’de üretim yapan tedarikçilerden temin etmektedir.

McDCafé
McCafé yaklaşık 20 yıl önce Avustralya’da doğmuş bir konsepttir. Dünyada 32 ülkede 1300’den fazla restoranda faaliyet gösteren kahve zinciri McCafé, Türkiye’de McDCafé adıyla 25 McDonald’s restoranında hizmet vermektedir. McDCafé’lerde, Espresso’dan Capuccino’ya, Flatwhite’dan Americano’ya, Latte’den Türk kahvesine, Frappe’den, Smoothie’ye kadar, birçok sıcak ve soğuk içecek seçeneklerinin yanında birbirinden lezzetli kek ve muffin gibi damak zevkine hitap eden yiyecekler de bulunmaktadır.

McDonald’s Çocuk Vakfı Hakkında
1974 yılında ABD’de kurulan günümüzde 64 ülkede faaliyet gösteren RMHC’nin (Ronald McDonald House Charities) bir uzantısı olarak Türkiye’de 2001 yılında faaliyete geçen McDonald’s Çocuk Vakfı’nın misyonu, çocukların sağlığı ve mutluluğu için projeler gerçekleştirmektir. McDonald’s Çocuk Vakfı, bu misyon çerçevesinde bugüne kadar 25 yerleşim merkezindeki 29 sağlık kuruluşunda 49 proje gerçekleştirmiştir. Bu projelerden yararlanan çocuk sayısı 200 bin’e yaklaşmış ve Vakfa 1,5 milyon doların üzerinde ayni ve nakdi bağış yapılmıştır.

McDonald’s Çocuk Vakfı 2012 yılında gerçekleştirilen Şişli Etfal Hastanesi Gelişimsel Pediatri Servisi’nin inşa ve teşrifi projesi ile RMHC’nin en prestijli ödüllerini kazandı. Şişli Etfal Hastanesi Gelişimsel Pediatri Servisi Projesi kendi kategorisinde ‘En İyi Proje’ ödülünü alırken, RMHC’nin en büyük ödülü olan Kim Hill seyirci ödülüne layık görüldü.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link