Yandex, Lamborghini ile Türkiye’de Tutunabilecek mi?

Yandex Türkiye pazarına girdiğinde ”Yandex yel değirmenlerine karşı savaşıyor” demiştim. O zamanın koşullarına göre çok da haksız sayılmazdım çünkü Türk insanı yeniliklere karşı mücadele eden, memnun olduğu bir şeyi kolay kolay bırakmayan bir yapıya sahip. Bu durumu bile bile pazara girmek büyük bir cesaretin göstergesiydi Yandex için. Kararlılıklarını gösterdiler ve ilk 2-3 yıl hiç bir şey kazanamayacaklarını bildikleri halde Türkiye pazarına adım attılar.

Türkiye pazarına girme kararı Yandex için bir dönüm noktasıydı. Çünkü Türkiye’de kazanılabilecek olası bir başarı Yandex’in diğer Avrupa ülkelerine özellikle de Almanya pazarına yelken açmasını sağlayacaktı. Gelinen nokta ise Yandex için büyük bir başarı. Kendi uygulamaları olan Metrica’ya göre günlük 800.000 tekil kullanıcı tarafından tıklanan Yandex, arama motoru pazarından da %2.2’lik bir pay koparmış durumda.

Yandex Türkiye CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ ise Yandex’in Türkiye’de yıl sonu pazar payı hedefinin %10, 3 ila 5 yıl arasında ise %30 olacağını düşünüyor.(Bloomberg Businessweek 24 Şubat-2Mart 2013). Yalçındağ’ın bu beklentilerini aşırı derecede iyimser olarak görsem de Yandex’in uyguladığı pazarlama stratejilerinin doğru olduğunu(aşağıda nedenleri ile sıralayacağım) ve 2-3 yıllık bir süre zarfında %10-15’lere çıkabileceğini düşünüyorum. Ancak bu rakamın Rusya’daki Yandex yönetimini tatmin etmeyeceğini düşünüyorum.

Rusya’nın bu durumdan tatmin olmayacağını düşünmemi sağlayan etmenlerin en başında ise maddiyat geliyor. Yandex Türkiye pazarında ürünlerini tutundurmak adına ciddi paralar harcıyor. Son günlerde tanıtılan Lamgorghini kampanyası bunlardan sadece biri. İstenilen karşılığın alınamadığı takdirde Rusya, Türkiye ofisi için radikal kararlar alabilir.

Gelelim yapılan pazarlama iletişimini neden başarılı bulduğuma…

Yandex bire bir iletişim kuruyor

Yandex Türkiye ekibi yapıcı olan bütün eleştirileri dinliyor, değerlendiriyor ve yorumluyor. Halkın Yandex hakkında ne konuştuğunu çok iyi biliyorlar ve mümkün olduğunca onlara yakın olmak istiyorlar. Bu da halkın gözündeki Yandex’in değerini arttırıyor.

Yerelleştirilmiş motifler kullanıyorlar

Özellikle geçtiğimiz yıl bir çok yerel motifle karşımıza çıktı Yandex. Rakip globalde yayınladığı reklamları Türkiye’de bile yayınlamaya tenezzül etmezken Yandex’in bu yerelleşme arzusu takdire şayandı. Kullandığı ve memnun kaldığı ürüne sadık, zor vazgeçen bir toplumun gönlüne girmek için bunları yapmak zorundaydılar ve yaptılar.

Türk halkının bam telini iyi biliyorlar

Futbola ve rekabete çok düşkünüz. Özellikle de genç ve orta yaş segmentinde bulunan ve iyi eğitim almamış erkeklerimiz futbolla yatıp futbolla kalkıyor.

Bunu iyi bilen Yandex ”Futbol Aşkı” isminde bir kampanya başlattı ve futbolseverlerin tuttukları takımı Yandex Browser indirerek desteklemesini istedi. Bu segmentteki çoğu insan  ”Browser”in ne demek olduğunu bile bilmiyor ancak işin içine rekabet girdiğinde takımlarına destek olmak amacıyla Yandex Browser’ı indirdiklerini görüyoruz. Rakam mı lazım? işte Yandex Browser’ın indirilme rakamları:

gh

Yandex bu kampanya ile yoğun bir eleştiri aldı. Eleştirilerin odağında ise kampanyanın çok basit, geleneksel olduğu, insanların tutkularının sömürüldüğü ve yıllardır yapıldığı vardı. Evet doğru ama pazarlamada önemli olan istenilen sonuca ulaşmak değil mi?

Yıllardır şirketler insanların duygularını sömürmüyor mu zaten?

Ya Lamborghini?

Klasikleşmiş bir pazarlama yöntemidir ürünleri promosyon ürünleri ile tanıtmak. Lamborghini de bu taktik ile kurulmuş olan ”Futbol Aşkı” kampanyasının bir diğer versiyonu aslında. Türkiye şartlarında da başarıya ulaşacağı ve daha çok Browser indirteceği kesin. Ancak bu noktada önemli olan şey Lamborghini ve Futbol Aşkı ile gelen kullanıcıları Yandex’e bağlayabilmek. Bu bağ kurulursa Yandex çok daha iyi noktalara gelecektir.

Bundan sonrası?

Yandex şimdiye kadar hep zararına çalıştı. Google gibi bir dünya deviyle rekabet etmek için elbetteki bu fedakarlığı yapmak zorundaydı. İşler yolunda giderse bu yılın sonunda veya önümüzdeki yılın ilk döneminde Google vari gelir modellleri oluşturacaklardır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Kind, Cesur Pazarlama Faaliyeti Kapsamında 10.000 Kişiye Rakiplerinin Ürünlerini Gönderdi

Bir markanın ürününe sonuna kadar güvenmesi çok önemli bir olaydır. Markalar sürekli olarak kendi ürünlerinin en iyisi olduğunu ve ürünlerine güvendiklerini söyleseler de, bu güveni göstermek yürek ister. Kind isimli marka ise son yaptığı pazarlama faaliyetiyle böyle bir yüreğe sahip olduğunu gösterdi.

Protein barı ve granola bar gibi sağlıklı atıştırmalıklar üreten bir marka olan Kind, protein barı pazarına girişini doğrudan rakiplerini hedef alan bir pazarlama hamlesiyle duyurdu. Yeni ürününü insanlara denettirmek isteyen marka, internet sitesi üzerinden kayıt olan 10.000 kişiye kendi ürününden göndermekle kalmayıp kendisi gibi protein barı üreten Clif, Quest, ThinkThin ve Power Crunch gibi çeşitli rakiplerinin ürünlerinden de gönderdi. Tabii ki Kind’in bunu yapmaktaki amacı, insanların iki ürünü de deneyip hangisinin daha iyi olduğuna karar vermelerini sağlamaktı.

Kind, kendi protein barlarında ana protein kaynağının fındık olduğunu ve bu yüzden otomatik olarak kendi protein barlarının, yoğun olarak yapay protein karışımları, yapay tatlandırıcı ve şeker alkolü barındıran diğer protein barlarından daha iyi olduğunu belirtiyor. Kind şirketinin entegre iletişimden aorumlu başkan yardımcısı Drew Nannis, bu pazarlama faaliyetiyle ilgili olarak şunları ifade etti:

“Yeni bir kategoriye girdiğimizden beri, insanları ilgi uyandıran bir şekilde değişiklik yapma konusunda ikna etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Tat oldukça subjektiftir, bu yüzden insanların ürünümüzü denemelerini sağlayarak iyi bir etki yaratmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak istedik.”

Protein barları, marka için net bir büyüme fırsatı barındırıyor. Bununla birlikte Kind, kendisini meydan okuyan bir marka olarak görüyor ve yerleşik rakiplerle boy ölçüşmekten hiçbir şekilde kaçınmıyor. Ayrıca belirtilene göre bu pazarlama faaliyetleri onlar açısından oldukça iyi sonuç verdi. Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse, Drew Nannis’in belirttiğine göre bu pazarlama faaliyetinin başlatıldığı hafta boyunca şirketin internet sitesinin trafiği %61 oranında arttı.

Tüm bunların yanı sıra Kind, Korkunç Bir Film’deki Cindy Campbell rolüyle tanınan Anna Faris’in rol aldığı bir dijital reklam kampanyası da yürütüyor. Bu reklam videosunda Anna Faris, Amazon kullanıcılarının piyasada yer alan lider protein barları hakkında yaptıkları ve tamamen gerçek olan kötü yorumları okuyor. Birkaç farklı dijital kanal üzerinden yayımlanan bu reklam videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link