Yakın Gelecekte Laboratuvarda Üretilmiş Balıkları mı Yiyeceğiz?

Kaliforniya merkezli bir bioteknoloji şirketi Finless Foods,  aşırı ve düzensiz bir şekilde avladığımız için neslini yavaş yavaş tükettiğimiz balıkları gelecekte de yiyebilmemiz adına farklı bir çözüm ile geliyor: Laboratuvarda üretilmiş balıklar.

Küresel ısınma ve denizleri kirletmemiz yetmezmiş gibi av sezonu dışı, bilinçsiz bir şekilde avlayarak sonunu hazırladığımız denizaltı yaşamının başrolü balıklar, insanlığının aynı şekilde sorumsuz davranarak devam etmesi sonucu çokta uzak olmayan bir gelecekte belki de yok olacaklar.  Balık tüketiminin artmasına karşın Dünya balık rezervlerinin %53’ünü hali hazırda tüketmiş haldeyiz. Gelecekte balık kıtlığının yaşanması da balık fiyatlarının artmasına ve belirli bir kesimin en temel besin maddelerinden birine ulaşamamasına neden olacak.

Bu nedenlerle yola çıkan Finless Foods, insanların tüketmesi için deniz ürünleri üreten bir şirket olma amacı taşıyor. Hücresel tarım teknolojileri yardımıyla, yani doğal balık hücrelerini, mayalanmaya uygun bir ortam yaratarak çoğaltarak sürdürülebilir bir biçimde deniz ürünleri üretmeyi planlıyorlar.

Web sitelerinde yer alan bilgilere göre Finless ekibi üretim yapacağı ilk balığı en fazla talebin olduğu istavrit olarak belirlemiş. Doğada bulunan istavritin hücrelerinden örnek olarak laboratuvarda istavrit üretmeye başlayacaklar. Teorilerine göre, küçük miktarlarda alınan hücrelerden tonlarca istavrit üretilebiliyor. Birkaç ay sürmesi planlanan yeniden üretim projesinde balıklar sadece fileto şeklinde üretilecek. Yani alışkın olduğumuz şekilde balığın başı ve kuyruğu olmayacak.

İki yıl içinde kitlesel üretimi tamamlamayı öngören şirket sonrasında da pazara açılmayı hedefliyor.Alışkın olmadığımız bu yeni besin üretim şekli doğayı ve denizi sorumsuzca tüketmeye devam ettikçe hayatımızda daha da fazla yer kaplayacak gibi görünüyor.

Ne dersiniz, siz dener miydiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

PepsiCo, En Çok Tesla Semi Sipariş Eden Şirket Oldu. Peki ama Neden?

Bildiğiniz gibi Tesla, kasım ayının sonunda düzenlediği bir lansmanla yeni elektrikli tırı Tesla Semi’yi tanıtmıştı. Tesla’nın diğer elektrikli araçlarına olduğu gibi, Tesla Semi‘ye de şirketlerin yoğun bir ilgisi var gibi görünüyor. Zira lansmandan birkaç gün sonra Anheuser-Busch isimli ABD merkezli şirket, en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirdi. Ancak bunun üzerinden çok fazla zaman geçmeden, PepsiCo daha büyük bir sipariş geçerek şimdiye kadarki en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirmiş oldu.

Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın yaptığı habere göre PepsiCo, emisyonu ve yakıt masraflarını azaltmak amacıyla 100 adet Tesla Semi tır siparişi verdi. Bir adet Tesla Semi tır siparişi için 20.000 dolar depozito verilmesi gerekiyor ve bu da sadece bu siparişten Tesla’nın kasasına 2 milyon dolar girdiği anlamına geliyor. Tabii, eğer ki PepsiCo, Tesla depozito miktarını 5.000 dolardan 20.000 dolara çıkardıktan sonra bu ön siparişi gerçekleştirdiyse bu durum geçerli oluyor. Aksi halde, bu siparişten Tesla’nın kasasına sadece 500.000 dolar girdiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte bir Tesla Semi elektrikli tırın şu anki fiyatının 150.000 dolar olduğunu da belirtelim.

PepsiCo‘nun sadece ABD’de yaklaşık olarak 10.000 araçlık bir filosu bulunuyor. Yani bu 100 adet Tesla Semi tır, şirketin filosunun çok küçük bir kısmını temsil edecek. Bununla birlikte PepsiCo’nun bir yöneticisi Reuters’a yaptığı açıklamada, Tesla Semi tırların kısa mesafe teslimatlarını gerçekleştirmek için kullanılacağını belirtti.

PepsiCo’nun bu 100 adetlik Tesla Semi tır siparişinin Tesla açısından bir başka olumlu yanı ise hisse değerlerinin yükselmesi oldu. Business Insider’ın yaptığı habere göre PepsiCo’nun bu ön siparişinde n sonra, Tesla hisselerinin değeri %2,28 oranında arttı. Görünüşe göre her bir büyük firmanın Tesla Semi tır siparişiyle birlikte şirketin hisse değerleri biraz daha artacak. Bu da 2020 yılına kadar kar edemeyeceği tahmin edilen Tesla için çok olumlu bir gelişme.

Tesla geçtiğimiz ayın sonunda yeni elektrikli tırını tanıttıktan sonra, birçok büyük şirketten çok sayıda Tesla Semi tır siparişi aldı. Lansmanın ertesi günü Walmart, 15 adet Tesla Semi tır sipariş ettiğini açıkladı. Bununla birlikte JB Hunt Transport Services isimli taşımacılık şirketi de birden fazla tır sipariş ettiğini belirtti. İlerleyen süreçte ise Alman lojistik firması DHL, Kanadalı süpermarket zinciri Loblaw ve ABD’li lojistik ve taşımacılık çözümleri şirketi Ryder; Tesla Semi elektrikli tır siparişi veren şirketler arasına katıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ali Sami Aydın’la Ev Tekstili Üzerine Konuştuk

Bildiğiniz gibi Marketing Meetup “Intelligence” yani “Zeka” konseptiyle 30 Kasım’da 600 pazarlama profesyonelinin katılımıyla İTÜ SDKM’de gerçekleşti. Klişeleşmiş konular yerine iş zekâsına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanan bu buluşmada konuşmacı olarak yer alan Ali Sami Aydın ile ev tekstili üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajımıza yukarıdan ulaşabilirsiniz.

Katılımcıların öğle yemeği eşliğinde networking yapabildiği bir saatlik aranın ardından Arzum Yönetim Kurulu Başkanı  ve Genel Müdürü Murat Kolbaşı, Aydın Tekstil ve TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın ve Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Danışmanı ve Sağlık Bölümü Danışmanı Oğuzhan Süral, Marka Danışmanı ve BrandMap Genel Yayın Yönetmeni Bülent Fidan Türk Markalarına Zeka Katmak konulu panelde bir araya geldiler. Sohbet havasında geçen panelde Bülent Fidan’ın soruları eşliğinde farklı sektörlerden gelen, ürünlerinin belli aşamalarında dijital uygulamalar gerçekleştiren ya da dijital zekâ ekleyen ihracatın bu üç farklı ismi markalarına dijital zekâyı nasıl kattıklarını irdelediler.

“İnovasyonsuz, zekâyı işin içine katmadan başarılı olmanız mümkün değil.” diyen Aydın, günümüzde satışın yeterli olmadığını, her ürünü deneyimleyerek geliştirme zorunluluğunun bulunduğunu söyledi. Bir tekstil firması olarak turizm, sağlık sektörü ve savunma sanayi gibi alanlarda kendilerini deneyerek yeni ürünler geliştirmenin yollarını arayarak; bu yolda karşılaştıkları başarısızlık deneyimlerini ve sonrasında gelen ilham verici hikayelerini paylaştı.

Denemeden ileriye doğru bir adım atılamayacağını belirten Aydın, bu zorlu denemeler sonrası elde ettikleri başarının şirketlerine katma değer sağladığını ifade etti. Türkiye’de doğalgaz ve petrol gibi hammaddeler olmadığı için zekâ katılmış ürünlere odaklanılması gerektiğini belirtirken, Türkiye’deki “Lider doğulur, lider olunmaz.” anlayışının şirketler için anlamsız olduğunu, hiçbir şirketin lider olarak başlangıç yapmadığını, bunun tek mümkün yolunun iyi bir zekâ katılımı ile lider konumuna gelmek olduğunu belirtti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link