X Jenerasyonundan Y Jenerasyonuna Geçiş

1977  ve 1995 yılları arasında doğanları kapsayan Y jenerasyonu nüfusun büyük bir bölümünü oluşturur. Kendilerinden önceki X jenerasyonunun ardından gelen bu kuşağın gençleri,  rol model olarak ebeveynlerini almazlar. Annesine benzemek isteyen bir genç kıza rastlamak oldukça çok güç. Yeni nesil,  X kuşağının karamsar çizgilerinin dışına taşarak gelecek için daha çok umut besliyor. Y jenerasyonunun kendine özgü karakteristik özellikleri pazarlama dünyası için bulunmaz bir fırsat yaratıyor. Ülkemizde bu fırsatı en güzel değerlendiren kuruluşlardan bir tanesi olan Turkcell, Genç Turkcell tarifesi ile gençleri kapsama alanına almıştır.

Nakit para kullanımı yada kredi kartı kullanımı gibi ödeme seçeneklerinde bulunan gençler ekonomiyi canlandırıyorlar. Y jenerasyonuna pastaneler yerine Starbucks’da kahvesini yudumlarken, lokanta yerine McDonalds’da hamburger mönüsü seçerken rastlamak kaçınılmaz. Süpermarketler  ve alışveriş merkezleri üniversite öğrencileri ile dolup taşan ticari mecralar haline geldi.

Y jenerasyonunu daha bilinçli yapan şey ise önlerine koyulan her yemeği yememeleri. Pazarlama dünyasından gelen mesajları, reklamları, uzun soluklu markaların taktiklerini  süzgeçten geçirerek samimiyet hislerinin harekete geçirilmediği mercide  ikamet etmiyorlar. Markalar,  bu bilinci hafifsemenin ölümcül olduğunu unutmayarak  ünlü simaları stratejilerinin ortasına yerleştirmekten çok daha ötede  bir şeye ihtiyacı olduklarının farkında. Buna rağmen gençlerin yeni ürün yelpazesine olan ilgisi  pazarlama dünyasının ilgisini çekiyor. Markaya karşı olan emekleme sürecinde başarılı birer ebeveyn olabilen firmalar gençlerin ileriki yaşlarındaki marka eğlimlerini de garanti altına almış oluyorlar.

Geleceğe umutla bakarken eğlenmek Y jenerasyonunun değişmez parolası. Yine de gençler bir takım gelgitler yaşıyorlar. Ekonomik bağımsızlığını elde etmek için eğitim sürecine dahil olan birçok genç birey, bir taraftan özgür olmak isterken bir taraftan da maddi olduğu kadar manevi ebevyn desteğine de ihtiyaç duyuyor. Yaşadığı topluma ayak uydururken içindeki asi ruhu piercing, hızma gibi materyalleri kullanarak dışarıya vuruyorlar. Dünyayı keşfederken gerçekler ile baş başa kalır ve bir taraftan merkezleri benlik duygusu etrafında dönerken diğer yandan da akranları ile iletişim içerisinde olurlar.

Katı kuralların hakim olduğu ve başarının yaşamın merkezine konumlandırıldığı Japonya’ da gençliğin kendi içinde yaşadığı çatışmayı tecrübe etmiş. Okulu bırakan öğrenci sayısında artış gözlemlenmiş. Japonyalı genç kızların birçoğunun çantasında ve ceplerinde cep telefonları var. Bu durum dünyanın birçok yerinde birbirine benzer kıyafetleri giyinen genç grupların tutumundan daha farklı bir şekilde bir amaca hizmet ediyor. Japon gençlerin telefonları internet ile olan bağlarını hiçbir şekilde koparmıyor hatta God of Love adlı bir şirket belli bir ücret karşılığında sevgililerin ilişkileri hakkında geleceğe yönelik tahminlerde bulunuyor. Ayrıca Japon genç  kızları bir dönem dış görünüşlerine göre farklılaşan  gruplara ayrılmışlar.

Y jenerasyonunun duygusal bağlarını desteklediği en önemli mecralardan biri de internet. Enformasyondan sosyal medyaya kadar bu kuşak tek tuşla dünyada olan bitenden haberdar oluyor. Virütük pazarlamaya en çok katkıda bulunan gençler hemen hemen her gün zamanlarının bir kısmını e-posta göndermeye ve e-postalarını okumaya ayırıyorlar. Sosyal medya blogları üzerinden aldıkları bir ürün yada marka  hakkında olumlu yada olumsuz fikirlerini tartışıyorlar.  E-ticaret, birçok insan gibi gençlerinde almayı düşündükleri bir ürün hakkında ön bir araştırma yapmalarını sağlayarak kendilerine yakın buldukları mağazalara hedef nokta ile gitmelerini sağlıyor. Katalogların yerini web siteleri alıyor. Web üzerinden alışveriş ise  önyargıların çok ötesinde.

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Kahve Tiryakilerine Uyku Açan Porsche Sürprizi

ABD’nin Los Angeles kentinin bir ilçesi olan Carson’daki kahve dükkânı geçtiğimiz günlerde müşterilerini şaşırtan sabah sürprizlerine sahne oldu. Porsche tanıtımı olan çalışmada, kahve dükkânındaki barista, sabah mahmurluğundan arınmak için kahveye koşan müşterilere E-Jolt adlı yeni ve gizemli bir içecekleri olduğunu, bu içeceğin inanılmayacak derecede güç verdiğini, fakat bu içeceği denemek için bir izin kâğıdı imzalamaları gerektiğini söylüyor. Deneyeceğini söyleyenlere ise E-Jolt’un kapıda onları beklediğini belirtiyor.

Dükkândan şüphe ve merakla çıkan müşterileri ise kapının önünde bir Porsche bekliyor ve böylece merakın yerini büyük bir heyecan alıyor. Kahve tutkunları, profesyonel sürücü tarafından kullanılan ve son hızla daireler çizen Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid model arabayla, trafiğe kapalı alanda unutamayacakları bir deneyim yaşıyor. Bu ilginç anlar da gizli kamera çekimleriyle ekrana yansıtılıyor. Otomobilin tam 680 beygir gücünde olduğunu ve 0’dan 60 kilometreye sadece 3.2 saniyede çıktığını göz önüne alırsak, ortaya çıkan görüntülerin son derece doğal olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Sürüşler, söz konusu kahve dükkânına yaklaşık 3.2 kilometre uzaklıktaki Porsche Deneyim Merkezi’nde yapılmış ve projeyi gerçekleştiren Cramer-Krasselt’in Yaratıcı Yönetmeni Marshall Ross’un dediğine göre fikir tamamen, hibrid teknoloji algısını ters yüz etmek üzerine kurgulanmış.

Ross’un dediklerine bakılırsa bu kurgu, çevre dostu teknolojilerin iyi performans gösterdiğini kitlelere kanıtlamak için biçilmiş kaftan. Özellikle çoğunluğun hibrid teknolojilere kendini henüz yakın hissetmediğini göz önüne aldığımızda, kafeinin uyarıcı etkisinden yola çıkılarak, iyi teknoloji ve ekolojik duyarlık kavramlarını iki öz değer olarak gören Porsche için yapılan bu çalışma, “tam isabet” görünüyor. Tıpkı kafein gibi uyarıcı, uyandırıcı, gözleri açan ve güç veren bir deneyim.

Porsche kahve
Marka, kahvenin uyanık tutucu etkisiyle ürününü güzel bir şekilde eşleştirmiş.

Bununla birlikte kahve dükkânı deneyimi, Cramer-Krasselt ile Porsche’nin iş birliği yaptığı ilk yaratıcı çalışma değil. İkili daha önce, hologramın ve diğer yeni teknolojilerin de kullanıldığı dergi reklamları da dâhil olmak üzere, farklı çalışmalarda yan yana gelmiş. İnovasyon kavramının Porsche markasının çekirdeğini oluşturduğunu düşündüğümüzde, marka bunu iletişim süreçlerine de yansıtıyor ve inovasyondan bahsetmekle kalmayıp bu kavramın gerektirdiği yönde davranmak için yeni projelerle karşımıza çıkıyor. Marka ayrıca, müşteri memnuniyetiyle de dikkat çekiyor.

Ross tam da bu noktada, E-Jolt çalışması için önlerindeki en büyük zorluğu, aracın insanlara ne denli yenilenme ve şaşkınlık hissi verdiğini gösterirken, aynı zamanda onları gülümseten bir durum oluşturma konusunda yaşadıklarını belirtiyor. Gizli kamera kullanımının ise gösterilen tepkileri doğal hâlleriyle yakalamada oldukça etkili olduğunu, bunu en iyi şekilde yansıtmak için çekimlerde sayısız gizli kamera kullanıldığını da sözlerine ekliyor.

İşin başarılı ve yaratıcı kurgusu, deneyimi yaşayan ziyaretçilerin tepkilerinde yakından görülüyor.

Elbette çalışmadaki gerçeklik unsuru, iki gün süren çekimlerde ajans tarafına az da olsa gergin anlar yaşatmış. Zira çalışmanın bütün başarısı, insanların verecekleri tepkiye bağlıydı. Baristanın ziyaretçileri E-Jolt içeceği için ikna konuşması ve izin kâğıdının denemeye karar verenleri caydırma olasılığı, ajans ekibini hep diken üstünde tutmuş.

Özetle Porsche, mekân ve içeceğin insanlarda uyandırdığı tazelenme, uyku açma ve zindelik verme hislerinden yola çıkıp bununla uyumlu olarak ürününü ilgi çekici ve yaratıcı bir şekilde tanıtmış. Kim bilir? Belki aramızdan biri ya da birileri de bir gün Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid sahibi olur, belli mi olur? Sonuçta o gün o kahve dükkânında değildik diye, hayallerimizi de satmadık ya!

IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme

Geçtiğimiz hafta ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin Salvator Mundi isimli tablosu bir açık artırmada 450 milyon dolara satılmış ve bu rakam, tablonun bugüne kadar satılan en pahalı sanat eseri unvanını almasını sağlamıştı. Tablonun ünlü ressama ait olması ve bu denli yüksek bir rakama satılması nedeniyle de bu olay, geçtiğimiz haftanın önemli haberleri arasında kendine yer bulmuştu. Sürekli olarak pahalı şeylerle ilgili göndermelerde bulunan İsveçli mobilya üreticisi IKEA, tabii ki bu fırsatı da boş geçmedi ve bu olayı bir reklam malzemesi olarak kullandı.

Daha önce moda markası Balenciaga’nın 2145 dolardan satışa sunduğu ve IKEA’nın 99 cent’lik çantasına benzeyen çantaya göndermede bulunan IKEA, Acne isimli reklam ajansını hazırladığı yeni reklam kampanyasında, muhtemelen söz konusu bir sanat eseri olduğu -ve de tarihin gördüğü en iyi ressamlardan birine ait olduğu- için ürünün fiyatına odaklanmadı. Bunun yerine tablonun çerçevesine odaklandı.

Bu reklam kampanyası için hazırlanan görselde, IKEA‘nın Virserum isimli altın sarısı rengindeki ve 9,99 dolar fiyat etiketine sahip çerçevesine yerleştirilmiş Salvator Mundi tablosu ön plana çıkartılırken tablonun altında “Bir tablo için 450 milyon dolar harcadığınızda, ama çerçeveyi beğenmediğinizde…” ifadesi yer alıyor.

Bu noktada milyon dolarlık tablolar satın alan hangi sanat düşkününün bu tabloları 9,99 dolarlık çerçevelere yerleştirmek isteyeceği sorusu akıllara gelebilir. Ancak tabii ki, burada vurgulanmak istenen şey bu değil. IKEA sadece her zaman olduğu gibi bu olaya farklı ve mizahi bir açıdan yaklaşmış. Başka bir deyişle, IKEA’nın olayın popülerliğinden yararlanarak güzel bir gerçek zamanlı pazarlama örneği sergilediğini söyleyebiliriz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün ve Yarın Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Sadece ilk 50 kişi için geçerli olacaktır
close-link
€42,90 Bugün ve Yarın Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday