Web Sitenizde AHA Etkisini Yakalamak

Türkiye’de Girişimcilik her geçen gün daha da önemi anlaşılan yükselen bir trend. Yalnızca girişimciler özelinde olmayıp tüm şirketleri kapsasa da özellikle çok daha tutarlı stratejileri girişimcilerin kendilerinden beklediğimden kendilerine çok kızdığım bir konu var. AHA Etkisi.

Muhteşem bir ürün geliştirdiniz, insanlar ürününüzü tanısa gerçekten çok sevecek ve kullanacak. Ancak sitenizin istatistiklerini incelerken baktınız ki sitenize gelen kullanıcıların %80’i sitenizde başka herhangi bir yere tıklamadan gidiyor. Yani Hemen Çıkma Oranınız (Bounce Rate) %80’nin üstünde. Bu da demek oluyor ki Adwords ya da Facebook reklamlarına verdiğiniz paranın 5’te 1i kesinlikle çöpe gidiyor. Peki Hemen Çıkma Oranını nasıl düşürebilirsiniz? Maddeler şeklinde listelemeye başlamadan önce yönetmiş olduğum bir markanın hemen çıkma oranındaki 10 aylık değişimin ekran görüntüsünü aşağıda görebilirsiniz. 5 aylık bir çalışma sonucu tema vs. değiştirmeden %80’den %23’e dek düşen hemen çıkma oranı:

hemen-cikma-orani

AHA Etkisini Yakalamak

AHA etkisi, bir siteye ilk girişinizde “heh buldum işte” dedirtmektir aslında. Peki insanlara nasıl bunu söyleteceğiz? Hayır, artık klişe haline gelmiş “Content is king” lafını söylemeyeceğim. Olayın içeriğinizden çok daha öte bir boyutu var.

1. Ziyaretçi Kitlenizi Tanıyın

Tanımaktan kasıt onların hangi üniversitelere gittiği ya da aylık gelirlerinin ne olduğu değil. S.E.S. grubunun internet kullanım alışkanlıklarında çok büyük bir etkisi yok. Bizim için önemli olan gelen kullanıcının ne kadar uzunlukta bir yazıyı okuyabileceği, nasıl görsellerden hoşlanacağı olmalı. Peki sitemize gelen kullanıcıların alışkanlıklarını nasıl öğreneceğiz? Bunun için önerebileceğim iki farklı araç bulunmakta.

Kissmetrics ve Mixpanel

Kullanıcılar sitenize geldiğinde ne yapıyorlar? Mixpanel ve Kissmetrics kullanıcılarınızı segmentlere ayırarak ziyaretçilerinizin hareketlerini anlamlı hale getiriyor. Örneğin e-ticaret sitenizde en çok hangi günlerde “ayakkabı” aranıyor sorusunu bir tık ötede cevaplayarak kullanıcıların hangi şehirden, hangi işletim sistemi ve tarayıcıyla saatleri ile birlikte cevap veriyor. Kurduğunuz eventlara göre yüzlerce spesifik sorunuzun cevabını alabiliyorsunuz.

finding-your-aha-moment-identify-users-2

2- İlk Ziyarette Neler Oluyor, Öğrenin

Ziyaretçilerinizle tanışacağınız ve büyük ihtimalle bir daha size fırsat verip vermeme kararını verecekleri o önemli anda, ilk ziyaretlerinde ne yaptıklarını öğrenin. Bir çok işletme sahibi “dur yaa bizim çaycı Hüseyin ağabey vardı, onu çağıralım bakalım o kullanabilecek mi?” diye sorar ve tasarımcıdan, yazılımcıdan akla hayale gelmeyecek şekillerde hakaret yer. (tabi içlerinden) Sitenize girmelerinden itibaren kullanıcıların gerçekleştirdiği eylemleri tek tek incelemek sizin için büyük bir fırsattır. Landing Page tasarımınızı kimse anlamamış olabilir ya da siteniz hiç ummadığınız bir şekilde bazı tarayıcılarda çalışmıyor olabilir. Yine Mixpanel ve Kissmetrics size sitenizi ilk kez ziyaret eden kullanıcıların neler yaptığını adım adım gösterebilmekte.

3- Simülasyon

İlk ziyaretlerinde kullanıcıların neler yaptığını belirledik. Şimdi kullanıcı gibi davranıp sıkıntıları çözme vakti.

  1. Masaüstünden sitemize üye oldu
  2. Adını ve Soyadını yazdı
  3. Profil resmi ekledi
  4. Tutorial kısmını bitirdi
  5. API iznini verdi
  6. İlk içeriklerini oluşturdu
  7. İlk ziyaretinin ardından geçen 6 günde 3 kez tekrar geldi

Peki kullanıcılarımızdan beklentilerimiz bunlarken kullanıcılarımız gerçekten bunları yapıyor mu? En çok kaybı hangi noktada yaşıyoruz? Eğer kullanıcılar profil resmini eklemeden çıkıyor ya da bir sonraki adıma geçiyorsa daha etkileyici güncellemeler yapıp A/B Testi aşamasına geçeceğiz.

4- Farkı Tespit Edin

Kullanıcıların neden bu şekilde davrandığını tespit etmek sorunumuzu çözmemiz için birincil etken. Sorunu tespit etmeden çözümü bulamayız. Bu noktada aşağıda Khan Academy kaynaklı Korelasyon ve Nedensellik videosunu izlemenizi tavsiye ederim. Segmentlere ayırmış olduğunuz kullanıcıların gerçekleştirdiğiniz değişiklikler üzerinde ne gibi tepkiler verdiğini ölçümleyerek en efektif formata sitenizi dönüştürmeniz gerekiyor.

Korelasyon ve Nedensellik

5- A/B Testi

Sitenizde gerçekleştirmiş olduğunuz değişiklikler ne derecede etki gösterdi? Split A/B Testleri sonucunda her segmente göre kullanıcıların CTA butonuna tıklama oranları ne kadar değişti? Bu verileri de yine hem Mixpanel üzerinden hem de Sıcaklık Haritası (Heat Map) üzerinden test edip tüm değişimlere göre içeriklerin optimize edilmesi gerekiyor.

pazarlamasyon-heat-map

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

  • Son dönemde tüketici davranışlarını anlayabilmek amacıyla duygu takibi teknolojileri geliştirmek üzere birçok çalışma yürütülüyor. Yakın gelecekte bu tarz teknolojiler sayesinde tüketicilerin duyguları izlenerek onlara her alanda daha iyi bir deneyim sunulabilecek.
  • Gartner’ın araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı Annette Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.” diyor.
  • PSFK’in yaptığı araştırmaya göre, duygu takibi teknolojilerini farklı şekillerde uygulayan dört şirket öne çıkıyor: mPath, us+, Emotiv ve NeuroSky.
  • İlgili Yazı: Nöropazarlama Nedir? Markalar Tarafından Nasıl Kullanılır?

Pazarlamanın önemli bir alt dalı olan nöropazarlamanın ilgilendiği alanlardan biri de tüketici davranışlarıdır. Tüketici davranışlarını etkileyen en önemli unsurlardan biri ise duygulardır. Yani tüketici duygularını anlayabilmek, tüketici davranışlarının büyük ölçüde anlaşılmasına yardımcı olur.

İşte bu yüzden son dönemde birçok farklı şirket, insan duygularını anlayabilen teknolojiler geliştirmek için çalışıyor ve bu çalışmalar, meyvelerini vermeye başladı. Yakın gelecekte, duygusal açıdan son derece hassas olan teknolojiler sayesinde tüketicilerin biyometrik tepkileri bile ölçülebilecek ve böylece her alanda tüketicilere daha iyi bir ürün ya da servis deneyimi sunulabilecek.

Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, 2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek. diyor. Bununla birlikte Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

PSFK, insan davranışlarının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla duygu takibi teknolojisini farklı şekillerde uygulayan dört şirketi şu şekilde sıralıyor:

mPath

Bir MIT (Massachusetts Institute of Technology) girişimi olan mPath, bir süredir MOXO adını verdikleri “emotyping” (“duygusal yazım” ya da “duygu yazımı” olarak çevrilebilir) cihazı aracılığıyla insanların tepkilerini ve hayal kırıklığı, can sıkıntısı ve stres gibi duygularını bir grafik haline getirmek için çalışıyor. Giyilebilir stres sensörleri, analiz ve başka teknolojiler kullanan mPath, tüketicilerin belirli uyaranlara karşı verdikleri tepkileri doğru bir şekilde resmedebilmek için tüketicilerin ürünlere karşı tepkilerini tecrübe ettikleri doğru anı tam olarak belirleyebiliyor.

mPath’in MOXO İsimli Cihazı

Bununla birlikte girişim, duygularını düzgün bir şekilde ifade etmekte sorun yaşadıkları için özellikle çocukların duygularını ölçebilmek için de MOXO isimli sensörü kullanıyor. MOXO, insanların bilinçaltını ve duygusal tepkilerini ölçme imkanı tanımasının yanı sıra, odak grup araştırmalarında elde edilenden daha fazla doğruluk sağlıyor.

us+

ABD’li sanatçı Lauren McCarthy tarafından ortaya çıkartılan us+, “Dilbilimsel Sorgu Kelime Sayımı” veritabanı ve “Dilbilimsel Stil Eşleştirme” kavramına dayalı sohbetleri optimize etmek için ses, yüz ifadesi ve dilbilimsel analiz kullanan bir video sohbet uygulaması. Bu uygulama sayesinde, bir kişi pozitiflik, sadece kendisiyle ilgilenme, küstahlık, saldırganlık ve dürüstlüğü açığa vurduğunda, bu gerçek zamanlı analiz olarak görülebiliyor.

Emotiv

Emotiv, elektroensefalografi kullanarak insan beyninin anlaşılması alanında ilerleyen bir biyobilişim şirketidir. Şirket, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenimi aracılığıyla sanal ve fiziksel nesneleri kontrol etmeyi, duyguları izlemeyi ve de bilişsel performansı takip etmeyi amaçlıyor.

NeuroSky

NeuroSky, direkt olarak tüketicilere beyin aktivitesi takibi yapabilen çeşitli giyilebilir cihazlar pazarlıyor. Şirketin sunduğu başlıklar kullanıcıların streslerini azaltmalarına, dikkatlerini artırmalarına ve öğrenme konusunda kendilerini geliştirmelerine imkan tanımak amacıyla elektroensefalografi sinyallerinden yararlanmak için birtakım uygulamalarla birlikte kullanılabiliyor. Dikkatli ve dalgın durumların tespiti, birkaç bandın aynı anda takip edilmesiyle yapılıyor ve başlığın sinyal işleme yazılımına gömülü olan NeuroSky’ın özel algoritmaları tarafından gerçekleştiriliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

EasyJet Neden Dünyada En Fazla Veriye Sahip Olan Havayolu Şirketi Olmak İstiyor?

  • Verinin ve müşteri deneyiminin hakim olduğu yeni nesil pazarlama dünyasında easyJet dünyada en fazla veriye sahip olan havayolu şirketi olmak istediğini duyurdu.
  • “Müşteri deneyimi sadece bir kişinin işi değildir, herkesin işidir.” Ünlü veri bilimci Michael Wu.
  • Müşteri kaybının nedeni kötü kalitedeki müşteri hizmetleri kaynaklı olmasına rağmen kuruluşların yalnızca % 31’inde, müşteri deneyimini iyileştirmek için şirket genelindeki çalışanlar takdir ediliyor ve ödüllendiriliyor.
  • İlgili yazı; Şirketlerin Müşteri Deneyimini Geliştirmek İçin Kullandığı 5 Yöntem

“Büyük veri”, “müşteri deneyimi” gibi kavramların şirketlerin ve markaların kaderini belirlediği artık su götürmez bir gerçek. Starbucks, Netflix, Spotify gibi başarılı yeni nesil markaların müşterilerine sunduğu farklı deneyimler toplumdaki beklentiyi de bu yöne çekti. Günümüzde pek çok marka bu farkındalıkla yoluna devam etmeye hazırlanıyor ve easyJet de bunlardan birisi.

easyJet’ten kısaca bahsetmek gerekirse; şirket İngiltere’nin en büyük ve Avrupanın ikinci en büyük tarifeli havayolu şirketi. 1995 yılında Sahibi olan Stelios Haji-Ioannou adlı İngiliz bir iş adamı tarafından İngiltere merkezli olarak kuruldu.

easyJet‘in şu anki CEO’su Johan Lundgren dün yaptığı konuşmada göre şirketin veri kullanımını üst düzeye çıkararak, tatilleri, iş müşterilerini ve sadakat programını kapsayan bir model ile büyüme sağlayabileceğine inandıklarını belirtti. Johan Lundgren, düşük maliyet ile geliri ve müşteri sadakatini artırıp dünyanın en fazla veriye sahip hava yolu şirketleri olacaklarına dair söz verdi.

Şirket son çeyrekte %8,8 artışla 36,8 milyon yolcuya sahip olmasına rağmen, Lundgren şirketin müşteri deneyimi ve müşteri korumasının geliştirilmesi ile ilgili “daha ​​iyisi yapılabilir” dedi. Çünkü yaşadığımız çağda daha iyisini yapmanın yolu olabildiğince çok veriye sahip olup bu verileri doğru kullanmaktan geçiyor. Markanıza sadık müşteriler kazandırmak istiyorsanız onlara kaliteli deneyimler yaşatmanız gerekiyor.

Lundgren konuşmasına “Sadık düzenli müşteriler bir marka için en yüksek değeri yaratıyor ve şu anda müşterilerimizin %46’sı bizimle yılda bir kez uçuyor, bu da büyük bir fırsat yaratıyor.” şeklinde devam etti. Bağlılık ve sadakat büyümeyi etkileyen en önemli faktör olduğu için Lundgren kendilerine üç kilit noktası belirlediklerini söyledi. Bunlar; tatil, iş ve sadakat.

Veri kullanımının “mükemmel” olmasını sağlamak için easyJet, havayolu şirketinin yönetim kuruluna katılacak olan Luca Zuccoli’deki ilk ana veri memurunu işe aldı. Lundgren, müşteri deneyimini geliştirmek için uçuş sürelerini de optimize etmeyi planladıklarını açıkladı. Ayrıca Lundgren müşterilerinin tatil deneyimini artırmak için konaklama hizmetlerini de kapsayan tatil paketlerini artıracaklarını söyledi. 

easyJet’in bu açıklamaları ve attığı adımlar büyümek ve yeni nesle ayak uydurmak isteyen diğer şirketler için güzel bir örnek teşkil edebilir. Zira markanız bu zamana kadar Starbucks, Netflix olamadı diye bundan sonra olamayacağı anlamına gelmiyor. Tek yapmanız gereken rakiplerinizden farklılaşmak ve Johan Lundgren’ın da dediği gibi olabildiğince çok veriye sahip olmak.

Nisan 2018’de gerçekleştirdiğimiz Marketing Meetup’a dünyaca ünlü veri bilimci Dr. Michael Wu’yu davet etmiştik. Konuşmasında müşteriye sunulan hizmet ile müşteri beklentisinin arasında fark olduğunu belirten Dr. Michael Wu, günümüzde müşteri beklentisinin artmasından ötürü hayal kırıklığının da arttığını ifade etmişti.  Buradan rahatlıkla şu sonucu çıkarabiliriz diye düşünüyorum: Müşterilerinizin beklentilerine uygun hizmet verebilmeniz için müşterilerin ne beklediğini anlayacak kadar veri toplamalısınız. Elde ettiğiniz verileri doğru kullandığınız takdirde büyümenizin önünde fazla engel kalmayacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link