Sir Richard Branson’ın İlham Verici Hayatı

“İş fırsatları otobüs gibidir, her zaman bir diğeri gelir.”

Pazarlama dünyası ve girişimcilikle yakından ilgilenen herkesin en az bir kez bile olsa mutlaka duyacağı bir isim: Sir Richard Branson!  İş dünyası için ilham kaynağı niteliği taşıyan son 35 yılın en vizyoner girişimcisi bu adam herkese ilham kaynağı olabilecek başarı öykülerine sahip. Virgin Airlines için yapılan son flashmob benim de Sir Richard’ı daha yakından araştırmama yol açtı…

1950 yılında dünyaya gelen Sir Richard BransonDünyaya ikinci kez gelsem yine kendim olmak isterdim! diyecek kadar dolu dolu bir hayat yaşayıp kişisel vizyonu olanHayatını dolu yaşamak ve insanların yaşamlarında fark yaratmak hedefini gerçekleştirmiş. Yıllar önce müstehcen bir isim olması sebebiyle zorla kabul ettirdiği markası için vizyonu Virgin‘in, dünyada en büyük değil ama ‘en çok saygı duyulan’ markası olduğunu görmek hedefini gerçekleştirmek için attığı adımlar da son derece iddialı.

Her şeyden önce büyük servetin büyük bir sorumluluk getirdiği görüşünde. Kapitalizmin karşısında servetin eşit ve adil dağılımının sorunlu olduğunu düşünüyor ve servet sahiplerinin dünyaya ve toplumlara karşı sorumluluklarını yerini getirmesi gerektiğine inanıyor. Bu dağılımın biraz daha adil bir hale gelmesi için de iş adamlarının sürekli yeni yatırımlar yaparak istihdam sağlaması gerektiğini düşünüyor.

richard_branson

Bugün için yaklaşık 5 milyar dolar değer biçilen Virgin Grup olarak küresel ısınma projelerine on yıl içinde harcanmak üzere toplam 3 milyar dolar ayırması da sadece para kazanmak için yaşamadığının gerçekten insanların hayatlarını değiştirmek için çabaladığının bir kanıtı.

Çevre sorunlarının çözümü için attığı adımların yanı sıra açlık ve hastalıkla mücadelede de elinden geleni yapıyor. Dünya barışının sağlanması konusunda da Mandela gibi dünyanın gidişatıyla ve daha pek çok şeyle ilgili fikir sahibi, saygın kişilerden oluşan ve sözleri dinlenecek bir Elders grubu kurmak gibi bir hayali de var.

Şirket çalışanlarından ibarettir. diyen Sir Brandson çalışanların şirket misyonunun bir parçası haline getirilmesi gerektiğine inanıyor ve onlara değer veriyor. Yeni bir işe başlarken kurduğu ekibe hisse veriyor böylece ‘sadece Brandson’ı değil kendi şirketinizi de ayakta tutun’ diyor. Bu yöntemle kuruluşta yer alan çalışanların daha sonra da yanınızda olmalarını sağlayabileceğinizi söylüyor.

Neredeyse her girişimcinin yaptığının aksine başarısız bir girişimciyi kendisine örnek alarak onun yaptığı hatalardan ders almayı başarmış.Lider başarılıysa herkes başarılıdır. Eğer ortada bir başarısızlık varsa lider sorunu önce kendinde aramalıdır. diyor.

İş yaşamı da kişisel yaşamı da eğlence üzerine kurulu. Hatta Virgin Airlines’ın kuruluşu da buna dayanıyor. Bir gün eşiyle birlikte Porto Riko’ya gitmek üzere havaalanına geldiklerinde uçuşlarının iptal, oradaki herkesinse durumdan çok şikayetçi ama hiçbir şey yapmıyor olduğunu görüyorlar. Bunun  üzerine Sir Richard 2000 $’a bir charter kiralıyor ve bu rakamı oradaki kişi sayısına bölerek kişi başı 39 $’a Porto Riko’ya bir uçuş düzenliyor. Eve döndüklerinde Boeing şirketini bir yıl sonra başarısız olursa geri iade etmek üzere uçak satmaya ikna ediyor ve serüven başlıyor. İlk başlarda British Airways Virgin’in başarısız olması için elinden geleni yapsa da bugün Virgin Airlines ABD ile Avrupa arasında en fazla yolcu taşıyan uçak şirketi konumunda.

imagesBazı uzmanlar onun yatırımlarını cahil cesaretiyle yaptığını ve şansın yardımıyla bugünlere geldiğini düşünse de Virgin Grup bugün müzik, kitap, şarap, limuzin, enerji içeceği, prezarvatif, tren, spa, uçak, gelinlik, cep telefonu, kola, balonla yolculuk, bisiklet kiralama, uzay seyahati gibi pek çok alakasız sektörde dev adımlarla ilerliyor ki alakasız sektörlerde çalışmak en zor olanıdır.

Bence Virgin markasının bu kadar başarılı olmasının arkasında hayatını dolu dolu yaşamak isteyen Sir Richard ve onun dünya görüşü yatıyor çünkü bir marka için en önemli yatırım insana verdiği değerdir. Sir Richard’ın izlediği yol da son derece doğru: Ben nasıl yaşamak istiyorsam müşterim için de aynısını sağlamalıyım. Günümüz markalarının yakalaması gereken esas nokta: “Hayatlara değer katmak ya da katamamak işte tüm mesele bu…”  Umuyorum ki bir gün tüm markalar ve liderleri bu olgunluğa erişir ve biz de Sir Richard gibi insana değer veren liderlerle çalışma fırsatı elde etmiş oluruz.

Sir Richard’ın eğlenceli hayatından o kadar bahsetmişken bir kaç eğlenceli olayı göstermemek olmaz:)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü mezunu. Bölümünün adı ne kadar uzun olsa da işin özünde o bir ‘iletişimci’. En büyük hayali, bir gün dünyayı yeniden keşfetmek.

Bir Cevap Yazın

Haftanın Gündemi #60

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 4 – 11 Ağustos arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link